56. sure

Vâkıa Suresi الواقعة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Kıyametin kopuşu ve üç sınıf 1–12 karşılaştır — Kıyametin kopuşu ve üç sınıf
  2. Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri 13–40 karşılaştır — Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri
  3. Soldakilerin hâli 41–56 karşılaştır — Soldakilerin hâli
  4. Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? 57–74 karşılaştır — Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi?
  5. Kur'an'ın değeri 75–82 karşılaştır — Kur'an'ın değeri
  6. Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu 83–96 karşılaştır — Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kıyametin kopuşu ve üç sınıf 1–12

  1. Vâkıa suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 1. ayet. إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

    iẕâ veḳa`ati-lvâḳi`ah.

    Ali Rıza Safa

    Kaçınılmaz Olay gerçekleştiğinde. dipnot 486

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 486
      Sureye ismini veren ve "Kaçınılmaz olay" olarak yazdığımız "Vakıa" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Beklenen müthiş olay" veya "Gerçek olay" veya "Gerçekleşecek olan" veya "Kıyamet" biçiminde çevrilmiş; kimi Kur'an çevirilerinde ise "Vakıa" olarak bırakılmıştır. Bu terimin tıpkısı, 69:15 ayetinde de bildirilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 1. ayet

  2. Vâkıa suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 2. ayet. لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ

    leyse livaḳ`atihâ kâẕibeh.

    Ali Rıza Safa

    Onun yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 2. ayet

  3. Vâkıa suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 3. ayet. خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ

    ḫâfiḍatür râfi`ah.

    Ali Rıza Safa

    Aşağılar; yüceltir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 3. ayet

  4. Vâkıa suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 4. ayet. إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّا

    iẕâ rucceti-l'arḍu raccâ.

    Ali Rıza Safa

    Sarsıntıyla yeryüzü sarsıldığında.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 4. ayet

  5. Vâkıa suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 5. ayet. وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّا

    vebüsseti-lcibâlü bessâ.

    Ali Rıza Safa

    Ve dağlar parçalanarak ufalandığında.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 5. ayet

  6. Vâkıa suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 6. ayet. فَكَانَتْ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا

    fekânet hebâem mümbeŝŝâ.

    Ali Rıza Safa

    Artık, toz duman olarak savrulmuştur.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 6. ayet

  7. Vâkıa suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 7. ayet. وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًا ثَلَٰثَةً

    veküntüm ezvâcen ŝelâŝeh.

    Ali Rıza Safa

    Ve sizler, üç kümeye ayrılacaksınız.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 7. ayet

  8. Vâkıa suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 8. ayet. فَأَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

    feaṣḥâbü-lmeymeneti mâ aṣḥâbü-lmeymeneh.

    Ali Rıza Safa

    İşte, gerçeğe erişenlerin yoldaşları! Gerçeğe erişenlerin yoldaşları, nedir? dipnot 487

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 487
      "Gerçeğe erişenlerin yoldaşları" olarak yazdığımız "Ashabu'l meymeneti" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Sağdakiler" veya "Sağ taraf halkı" veya "Defterleri sağdan verilenler" veya "Ahiret mutluluğuna erenler" veya "Mutlular" veya "Uğur sahipleri" veya "Uğur ve mutluluk dostları" biçiminde çevrilmiştir. Kimi Kur'an çevirilerinde ise "Ashab-ı meymene" olarak bırakılmıştır. Bu terimin tıpkısı, 90:18 ayetinde de bildirilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 8. ayet

  9. Vâkıa suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 9. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

    veaṣḥâbü-lmeş'emeti mâ aṣḥâbü-lmeş'emeh.

    Ali Rıza Safa

    Ve kötülüğe batanların yoldaşları! Kötülüğe batanların yoldaşları, nedir? dipnot 488

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 488
      "Kötülüğe batanların yoldaşları" olarak yazdığımız "Ashabu'l meş'eme" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Soldakiler" veya "Sol taraf halkı" veya "Defterleri soldan verilenler" veya "Solcular" veya "Mutsuzlar" veya "Uğursuzluk ve bunalım dostları" biçiminde çevrilmiştir. Kimi Kur'an çevirilerinde ise "Ashab-ı meş'eme" olarak bırakılmıştır. Bu terimin tıpkısı, 90:19 ayetinde de bildirilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 9. ayet

  10. Vâkıa suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 10. ayet. وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ

    vessâbiḳûne-ssâbiḳûn.

    Ali Rıza Safa

    Ve önde olanlar; öne çıkanlardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 10. ayet

  11. Vâkıa suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 11. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ

    ülâike-lmüḳarrabûn.

    Ali Rıza Safa

    İşte onlar, yaklaştırılanlardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 11. ayet

  12. Vâkıa suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 12. ayet. فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    fî cennâti-nne`îm.

    Ali Rıza Safa

    Nimet cennetleri içindedirler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 12. ayet

Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri 13–40

  1. Vâkıa suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 13. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    ŝülletüm mine-l'evvelîn.

    Ali Rıza Safa

    Bir bölümü öncekilerden.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 13. ayet

  2. Vâkıa suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 14. ayet. وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veḳalîlüm mine-l'âḫirîn.

    Ali Rıza Safa

    Çok azı da sonrakilerden.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 14. ayet

  3. Vâkıa suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 15. ayet. عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ

    `alâ sürurim mevḍûneh.

    Ali Rıza Safa

    Altın işlemeli tahtlar üzerinde.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 15. ayet

  4. Vâkıa suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 16. ayet. مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ

    müttekiîne `aleyhâ müteḳâbilîn.

    Ali Rıza Safa

    Karşılıklı otururlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 16. ayet

  5. Vâkıa suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 17. ayet. يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ

    yeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn.

    Ali Rıza Safa

    Ölümsüz gençler çevrelerinde dolaşır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 17. ayet

  6. Vâkıa suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 18. ayet. بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ

    biekvâbiv veebârîḳa veke'sim mim me`în.

    Ali Rıza Safa

    Tertemiz kaynaklardan doldurulmuş sürahiler, testiler ve kadehlerle. dipnot 489

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 489
      "Tertemiz kaynak" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Şarap" veya "Cennet şarabı" veya "Cennet pınarı" veya "Öz kaynağından içki" veya "Baş ağrısı ve baş dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynak" biçiminde değişik anlamlar verilerek çevrilmiştir. Bu ayette cennete yönelik bildirilen ve "Tertemiz kaynaklar" olarak yazdığımız "Mainin" terimi, 67:30 ayetinde yeryüzüne yönelik olarak bildirilmiş ve tüm çevirilerde, "Su kaynakları" biçiminde çevrilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 18. ayet

  7. Vâkıa suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 19. ayet. لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

    lâ yüṣadde`ûne `anhâ velâ yünzifûn.

    Ali Rıza Safa

    Ne başları döner ne de sarhoş olurlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 19. ayet

  8. Vâkıa suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 20. ayet. وَفَٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

    vefâkihetim mimmâ yeteḫayyerûn.

    Ali Rıza Safa

    Ve beğendikleri meyveler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 20. ayet

  9. Vâkıa suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 21. ayet. وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

    velaḥmi ṭayrim mimmâ yeştehûn.

    Ali Rıza Safa

    Ve canlarının çektiği kuş etleri.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 21. ayet

  10. Vâkıa suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 22. ayet. وَحُورٌ عِينٌ

    veḥûrun `în.

    Ali Rıza Safa

    Ve güzel gözlü eşler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 22. ayet

  11. Vâkıa suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 23. ayet. كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ

    keemŝâli-llü'lüi-lmeknûn.

    Ali Rıza Safa

    Saklanmış inciler gibilerdir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 23. ayet

  12. Vâkıa suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 24. ayet. جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    cezâem bimâ kânû ya`melûn.

    Ali Rıza Safa

    Yaptıklarına karşılık.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 24. ayet

  13. Vâkıa suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 25. ayet. لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا

    lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ te'ŝîmâ.

    Ali Rıza Safa

    Orada, ne boş bir söz ne de suç olan bir şey duymazlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 25. ayet

  14. Vâkıa suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 26. ayet. إِلَّا قِيلًا سَلَٰمًا سَلَٰمًا

    illâ ḳîlen selâmen selâmâ.

    Ali Rıza Safa

    Yalnızca, şunu duyarlar; "Selam... Selam!"

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 26. ayet

  15. Vâkıa suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 27. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ

    veaṣḥâbü-lyemîni mâ aṣḥâbü-lyemîn.

    Ali Rıza Safa

    Ve sözü yerine getirenlerin yoldaşları! Sözü yerine getirenlerin yoldaşları, nedir?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 27. ayet

  16. Vâkıa suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 28. ayet. فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ

    fî sidrim maḫḍûd.

    Ali Rıza Safa

    Dikensiz sidir ağaçları arasında.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 28. ayet

  17. Vâkıa suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 29. ayet. وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ

    veṭalḥim menḍûd.

    Ali Rıza Safa

    Meyve dizili muz ağaçları.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 29. ayet

  18. Vâkıa suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 30. ayet. وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ

    veżillim memdûd.

    Ali Rıza Safa

    Geniş yayılmış gölgeler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 30. ayet

  19. Vâkıa suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 31. ayet. وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ

    vemâim meskûb.

    Ali Rıza Safa

    Çağlayan sular.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 31. ayet

  20. Vâkıa suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 32. ayet. وَفَٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ

    vefâkihetin keŝîrah.

    Ali Rıza Safa

    Ve sayısız meyveler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 32. ayet

  21. Vâkıa suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 33. ayet. لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ

    lâ maḳṭû`ativ velâ memnû`ah.

    Ali Rıza Safa

    Eksilmeyen ve yasaklanmayan.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 33. ayet

  22. Vâkıa suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 34. ayet. وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ

    vefüruşim merfû`ah.

    Ali Rıza Safa

    Ve yüceltilmiş eşler. dipnot 490

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 490
      "Yüceltilmiş eşler" veya "Çok değerli eşler" anlamına gelen "Furuşin merfuatin" söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Yüksek döşekler" veya "Kıymetleri yüksek döşekler" veya "Kabartılmış döşekler" veya "Yükseltilmiş yataklar" biçiminde çevrilmiştir. "Furuşin" sözcüğü, sözlük anlamıyla "Döşek" veya "Yatak" anlamında olmasına karşın, çoğunlukla, değişmeceli olarak, "Kadın" veya "Koca" anlamında kullanılır. Bu ayetten sonraki ayet, yüceltilmiş eşler anlamının daha gerçekçi olduğunu göstermektedir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 34. ayet

  23. Vâkıa suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 35. ayet. إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءً

    innâ enşe'nâhünne inşââ.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, onları, yepyeni bir yaratılışta yaratacağız. dipnot 491

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 491
      "Onları, yepyeni bir yaratılışta yaratacağız!" tümcesindeki zamir, kadınlara yöneliktir. "Onları" zamiri, kimi Kur'an çevirilerinde, "Cennete giren kadınları" veya "Dünyadaki yaşlı kadınları" veya "Onların eşlerini" veya "Ceylan gözlüleri" veya "Oradaki kadınları" veya "Hurileri" biçiminde uydurma yorumlar eklenerek çevrilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 35. ayet

  24. Vâkıa suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 36. ayet. فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا

    fece`alnâhünne ebkârâ.

    Ali Rıza Safa

    Böylece, el değmemişler olarak yeniden yaşam vereceğiz. dipnot 492

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 492
      "El değmemişler" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Bakireler" veya "Kız oğlan kızlar" veya "Eşlerini çok seven gösterişli bakireler" veya "Defterleri sağdan verilenler için yaratılmış kızlar" veya "Kullanılmamış kızlar" biçiminde çevrilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 36. ayet

  25. Vâkıa suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 37. ayet. عُرُبًا أَتْرَابًا

    `uruben etrâbâ.

    Ali Rıza Safa

    Sevgi dolu ve uyumlu. dipnot 493

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 493
      "Sevgi dolu ve uyumlu" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Cilveli ve yaşıt dilberler" veya "Yaşıt sevgililer" veya "Kocalarına aşık yaşıtlar" veya "Cilveli, şirin sözlü, eşlerine aşık yaşıtlar" biçiminde çevrilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 37. ayet

  26. Vâkıa suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 38. ayet. لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    liaṣḥâbi-lyemîn.

    Ali Rıza Safa

    Sözü yerine getirenlerin yoldaşları için. dipnot 494

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 494
      "Sözü yerine getirenlerin yoldaşları" olarak yazdığımız "Ashabu'l yemin" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Sağdakiler" veya "Sağcılar" veya "Sağ tarafta olanlar" veya "Defterleri sağdan verilenler" veya "Uğur sahipleri" veya "Uğur ve mutluluk dostları" veya "Erdemli olanlar" biçiminde çevrilmiş; kimi Kur'an çevirilerinde ise "Ashab-ı yemin" olarak bırakılmıştır. Bu terimin tıpkısı, 74:39 ayetinde de bildirilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 38. ayet

  27. Vâkıa suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 39. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    ŝülletüm mine-l'evvelîn.

    Ali Rıza Safa

    Bir bölümü öncekilerden.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 39. ayet

  28. Vâkıa suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 40. ayet. وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veŝülletüm mine-l'âḫirîn.

    Ali Rıza Safa

    Bir bölümü de sonrakilerden.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 40. ayet

Soldakilerin hâli 41–56

  1. Vâkıa suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 41. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ

    veaṣḥâbü-şşimâli mâ aṣḥâbü-şşimâl.

    Ali Rıza Safa

    Ve kötülükte direnenlerin yoldaşları! Kötülükte direnenlerin yoldaşları, nedir? dipnot 495

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 495
      "Kötülükte direnenlerin yoldaşları" olarak yazdığımız "Ashabu'l şimal" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Kötülüğe batanlar" veya "Sol taraf halkı" veya "Solun adamları" veya "Solcular" veya "Defterleri soldan verilenler" veya "Şomluk ve uğursuzluk yaranı" biçiminde çevrilmiş; kimi Kur'an çevirilerinde ise "Ashab-ı şimal" olarak bırakılmıştır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 41. ayet

  2. Vâkıa suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 42. ayet. فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ

    fî semûmiv veḥamîm.

    Ali Rıza Safa

    İliklere işleyen bir ateş ve kaynar su içinde.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 42. ayet

  3. Vâkıa suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 43. ayet. وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ

    veżillim miy yaḥmûm.

    Ali Rıza Safa

    Ve kapkara karaltısı olan bir dumanın gölgesinde.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 43. ayet

  4. Vâkıa suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 44. ayet. لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ

    lâ bâridiv velâ kerîm.

    Ali Rıza Safa

    Serinletmez; zaten bir sunu değildir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 44. ayet

  5. Vâkıa suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 45. ayet. إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ

    innehüm kânû ḳable ẕâlike mütrafîn.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, onlar, bundan önce ellerine güç geçirmiş olanlardı.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 45. ayet

  6. Vâkıa suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 46. ayet. وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ

    vekânû yüṣirrûne `ale-lḥinŝi-l`ażîm.

    Ali Rıza Safa

    Ve büyük suçu işlemekte direniyorlardı.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 46. ayet

  7. Vâkıa suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 47. ayet. وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

    vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

    Ali Rıza Safa

    Şöyle diyorlardı: "Öldüğümüz ve toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı? Gerçekten, bize yeniden yaşam mı verilecek?"

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 47. ayet

  8. Vâkıa suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 48. ayet. أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

    eveâbâüne-l'evvelûn.

    Ali Rıza Safa

    "Önceki atalarımız da mı?"

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 48. ayet

  9. Vâkıa suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 49. ayet. قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْـَٔاخِرِينَ

    ḳul inne-l'evvelîne vel'âḫirîn.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Kuşkusuz, hem öncekiler hem sonrakiler!"

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 49. ayet

  10. Vâkıa suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 50. ayet. لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

    lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.

    Ali Rıza Safa

    Bilinen bir günün, belirlenmiş bir zamanında kesinlikle toplanacaklar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 50. ayet

  11. Vâkıa suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 51. ayet. ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ

    ŝümme inneküm eyyühe-ḍḍâllûne-lmükeẕẕibûn.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, aslında siz; ey yoldan çıkmış yalanlayıcılar!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 51. ayet

  12. Vâkıa suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 52. ayet. لَـَٔاكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ

    leâkilûne min şecerim min zeḳḳûm.

    Ali Rıza Safa

    Zakkum ağacından kesinlikle yiyeceksiniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 52. ayet

  13. Vâkıa suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 53. ayet. فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

    femâliûne minhe-lbüṭûn.

    Ali Rıza Safa

    Böylece, karnınızı onunla dolduracaksınız.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 53. ayet

  14. Vâkıa suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 54. ayet. فَشَٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ

    feşâribûne `aleyhi mine-lḥamîm.

    Ali Rıza Safa

    Ardından, üstüne kaynar su içeceksiniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 54. ayet

  15. Vâkıa suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 55. ayet. فَشَٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ

    feşâribûne şürbe-lhîm.

    Ali Rıza Safa

    Öyle ki, içtikçe susayan develerin içtiği gibi içeceksiniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 55. ayet

  16. Vâkıa suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 56. ayet. هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ

    hâẕâ nüzülühüm yevme-ddîn.

    Ali Rıza Safa

    Yargı Günü'ndeki ziyafetleri, işte böyledir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 56. ayet

Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? 57–74

  1. Vâkıa suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 57. ayet. نَحْنُ خَلَقْنَٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ

    naḥnü ḫalaḳnâküm felevlâ tüṣaddiḳûn.

    Ali Rıza Safa

    Sizi, Biz yarattık. Artık, neden doğrulamıyorsunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 57. ayet

  2. Vâkıa suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 58. ayet. أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ

    eferaeytüm mâ tümnûn.

    Ali Rıza Safa

    Akıttığınız atmığı görüyor musunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 58. ayet

  3. Vâkıa suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 59. ayet. ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَٰلِقُونَ

    eentüm taḫlüḳûnehû em naḥnü-lḫâliḳûn.

    Ali Rıza Safa

    Onu siz mi yaratıyorsunuz; yoksa yaratan Biz miyiz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 59. ayet

  4. Vâkıa suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 60. ayet. نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

    naḥnü ḳaddernâ beynekümü-lmevte vemâ naḥnü bimesbûḳîn.

    Ali Rıza Safa

    Aranızda ölümün olmasını, Biz belirledik. Çünkü Biz, engellenemeyiz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 60. ayet

  5. Vâkıa suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 61. ayet. عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ

    `alâ en nübeddile emŝâleküm venünşieküm fî mâ lâ ta`lemûn.

    Ali Rıza Safa

    Sizi, benzerlerinizle değiştireceğiz ve bilmediğiniz bir biçimde yeniden yaratacağız. dipnot 496

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 496
      Bu ayet, "İnsan ruhunun, başka bir bedenle yeniden yaratılarak dünyaya gönderileceği" veya "Dünyaya yeniden gönderilmenin olanaksız olduğu; fizik bedenin, enerji beden biçimine dönüştürüleceği" olarak, birbirine aykırı iki anlamda da yorumlanmıştır. 40:11 ayeti de "Efendimiz! Bizi, iki kez öldürdün ve iki kez yaşam verdin." biçiminde bildirilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 61. ayet

  6. Vâkıa suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 62. ayet. وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

    veleḳad `alimtümü-nneş'ete-l'ûlâ felevlâ teẕekkerûn.

    Ali Rıza Safa

    Zaten gerçek şu ki, ilk yaratılışı biliyorsunuz. Yine de düşünmüyor musunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 62. ayet

  7. Vâkıa suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 63. ayet. أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

    eferaeytüm mâ taḥruŝûn.

    Ali Rıza Safa

    Ektiğiniz tohumu görüyor musunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 63. ayet

  8. Vâkıa suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 64. ayet. ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ

    eentüm tezra`ûnehû em naḥnü-zzâri`ûn.

    Ali Rıza Safa

    Onu siz mi yetiştiriyorsunuz; yoksa yetiştiren Biz miyiz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 64. ayet

  9. Vâkıa suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 65. ayet. لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَٰهُ حُطَٰمًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

    lev neşâü lece`alnâhü ḥuṭâmen feżaltüm tefekkehûn.

    Ali Rıza Safa

    Eğer dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık ve şaşkınlık içinde kalırdınız.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 65. ayet

  10. Vâkıa suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 66. ayet. إِنَّا لَمُغْرَمُونَ

    innâ lemugramûn.

    Ali Rıza Safa

    "Aslında, gerçekten çok şey yitirdik!"

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 66. ayet

  11. Vâkıa suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 67. ayet. بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

    bel naḥnü maḥrûmûn.

    Ali Rıza Safa

    "Hayır, yoksun bırakıldık!"

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 67. ayet

  12. Vâkıa suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 68. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ

    eferaeytümü-lmâe-lleẕî teşrabûn.

    Ali Rıza Safa

    İçtiğiniz suyu görüyor musunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 68. ayet

  13. Vâkıa suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 69. ayet. ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ

    eentüm enzeltümûhü mine-lmüzni em naḥnü-lmünzilûn.

    Ali Rıza Safa

    Onu bulutlardan siz mi indiriyorsunuz; yoksa indiren Biz miyiz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 69. ayet

  14. Vâkıa suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 70. ayet. لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَٰهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

    lev neşâü ce`alnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn.

    Ali Rıza Safa

    Eğer dileseydik, onu tuzlu yapardık. Yine de şükretmiyor musunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 70. ayet

  15. Vâkıa suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 71. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

    eferaeytümü-nnâra-lletî tûrûn.

    Ali Rıza Safa

    Yaktığınız ateşi görüyor musunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 71. ayet

  16. Vâkıa suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 72. ayet. ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ

    eentüm enşe'tüm şeceratehâ em naḥnü-lmünşiûn.

    Ali Rıza Safa

    Onun ağacını siz mi yaptınız; yoksa yapan Biz miyiz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 72. ayet

  17. Vâkıa suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 73. ayet. نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَٰعًا لِّلْمُقْوِينَ

    naḥnü ce`alnâhâ teẕkiratev vemetâ`al lilmuḳvîn.

    Ali Rıza Safa

    Onu bir ders ve gereksinimi olanlar için yarar kaynağı yaptık. dipnot 497

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 497
      "Gereksinimi olanlar" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Çöl yolcuları" veya "Issız yerlerde yaşayanlar" veya "Tutuşturanlar" veya "Acıkıp susamış tüm insanlar" veya "Boş arazide yolculuk yapanlar" biçiminde çevrilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 73. ayet

  18. Vâkıa suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 74. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

    fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

    Ali Rıza Safa

    Artık, Efendinin Büyük İsmini yücelterek an!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 74. ayet

Kur'an'ın değeri 75–82

  1. Vâkıa suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 75. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ

    felâ uḳsimü bimevâḳi`i-nnücûm.

    Ali Rıza Safa

    Yoo! Yemin olsun; yıldızların düştükleri yere! dipnot 498

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 498
      İşte, bir bilgi ayeti: Yıldızların yakıtı hidrojendir. Işıma kaynakları ise füzyon enerjisidir. Hidrojeni biten yıldızlar ışıma yapamazlar ve çökerler. Çökerken oluşan büyük patlama, Süpernova Patlaması olarak isimlendirilir. Bu patlamayı, karadelik oluşumu izler. Kur'an'da, "Yıldızların düştükleri yer" olarak anlatılan karadeliklerin çekim gücünden, ışık ve gezegenlerin kurtulması olanaksızdır. Karadeliklerin bir c.[3] 'lük kesitinin, güneşin çekim gücüne denk olduğu, güneşin çekim gücünün ise yer çekiminden yirmi sekiz kat daha güçlü olduğu düşünüldüğünde, olgunun boyutları ortaya çıkar. Gökbilimi tarihinin en büyük patlaması.[1999] yılında gözlemlendi. Patlama öylesine güçlü oldu ki, eğer birkaç bin ışık yılı uzaklıkta olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı kalmayacaktı. Evrenlerin oluşumunu keşfetmek amacını taşıyan ve başlangıç bütçesi on milyar dolar olan CERN Deneyi.[10] Eylül, 2008'de başladı ve ilk yıllardaki denemeleri başarısız oldu. Fransa-İsviçre sınırında, yerin yüz metre altından geçen yirmi yedi kilometre uzunluğundaki dairesel tünelde, bir karadelik oluşturabilmek amacıyla, dünyanın en büyük Parçacık Fiziği Laboratuvarı kuruldu. Bu tünelde, iki bin ton ağırlığındaki dev bir mıknatıs aracılığıyla, ağır kurşun yükünlerinden oluşan proton desteleri ışık hızıyla karşılıklı çarpıştırıldığında, güneşin merkezindeki sıcaklıktan bir milyon kat daha aşkın sıcaklık saptandı. Yaklaşık on dört milyar yıl önce oluştuğu varsayılan büyük patlama sırasında evrenleri oluşturduğu varsayılan ilk parçayı araştıran dev bütçeli CERN Deneyi, iki bilim insanına Nobel Fizik Ödülü kazandırmasına karşın, gizemlerinin küçük bir bölümü bile çözülemeyen evrenlerin yaratılışı ve akıllara durgunluk veren işleyişi konusundaki araştırmalar sonsuza dek sürecek gibi görünüyor. Ve yıldızların düştükleri yer, bin dört yüz yıl önce indirilen Kur'an'da, "Büyük bir yemindir bu!" vurgusuyla anlatılıyor.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 75. ayet

  2. Vâkıa suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 76. ayet. وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

    veinnehû leḳasemül lev ta`lemûne `ażîm.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, gerçekten büyük bir yemindir bu; keşke bilseydiniz!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 76. ayet

  3. Vâkıa suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 77. ayet. إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌ كَرِيمٌ

    innehû leḳur'ânün kerîm.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, O, kesinlikle, Kur'an-ı Kerim'dir. dipnot 499

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 499
      Kur'an, yalnızca bu ayette "Kur'an-ı Kerim" olarak bildirilmiştir. "Kerim" teriminin "Nimeti Çok" veya "Bağışı Çok" veya "Sunusu Çok" veya "Onurlu" veya "Soylu" veya "Değerli" gibi anlamları vardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 77. ayet

  4. Vâkıa suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 78. ayet. فِى كِتَٰبٍ مَّكْنُونٍ

    fî kitâbim meknûn.

    Ali Rıza Safa

    Saklanmış Kitap'tadır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 78. ayet

  5. Vâkıa suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 79. ayet. لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ

    lâ yemessühû ille-lmüṭahherûn.

    Ali Rıza Safa

    Arınmışlardan başkası Ona dokunamaz. dipnot 500

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 500
      Bu ayet, ikiyüzlü din sömürgenleri tarafından "Kur'an, abdestsiz ele alınamaz!" biçiminde saptırılmıştır. Oysa ayette bildirilen arınmışlık, bedensel bir temizliği değil; Kur'an dışındaki uydurmalardan arındırılarak katışıksız dine yönelen bir benliği tanımlamaktadır. 3:191 ayetinde, "Otururken ve yatarken Allah'ı anın!" ve 73:20 ayetinde, "Kur'an'dan, size kolay geleni okuyun!" buyrukları bildirilmiştir. Muhammed peygamber, 25:30 ayetinde, "Benim toplumum, Kur'an'ı bıraktı!" diyerek Allah'a yakınmaktadır. Abdestsiz Kur'an okunamayacağı yalanları, Kur'an'ın öğrenilmesini engellemek amacıyla örülen evrensel tuzağın bir parçasıdır. Abdest olarak sonradan isimlendirilen kutsanmak eyleminin yalnızca namaz öncesinde yapılacağı Maide 5:6 ayetinde bildirilmiş ve bu olgunun gerçek anlamı konusunda aynı ayetin dipnotunda bilgi verilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 79. ayet

  6. Vâkıa suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 80. ayet. تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    tenzîlüm mir rabbi-l`âlemîn.

    Ali Rıza Safa

    Evrenlerin Efendisinden indirilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 80. ayet

  7. Vâkıa suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 81. ayet. أَفَبِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

    efebihâẕe-lḥadîŝi entüm müdhinûn.

    Ali Rıza Safa

    Şimdi, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 81. ayet

  8. Vâkıa suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 82. ayet. وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

    vetec`alûne rizḳaküm enneküm tükeẕẕibûn.

    Ali Rıza Safa

    Ve yalanlamayı, geçiminiz olarak mı görüyorsunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 82. ayet

Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu 83–96

  1. Vâkıa suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 83. ayet. فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ

    felevlâ iẕâ belegati-lḥulḳûm.

    Ali Rıza Safa

    Sonunda, can boğaza dayandığında.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 83. ayet

  2. Vâkıa suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 84. ayet. وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ

    veentüm ḥîneiẕin tenżurûn.

    Ali Rıza Safa

    Siz de durup seyrederken.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 84. ayet

  3. Vâkıa suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 85. ayet. وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

    venaḥnü aḳrabü ileyhi minküm velâkil lâ tübṣirûn.

    Ali Rıza Safa

    Ona, sizden daha yakınız. Fakat siz görmezsiniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 85. ayet

  4. Vâkıa suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 86. ayet. فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

    felevlâ in küntüm gayra medînîn.

    Ali Rıza Safa

    Mademki cezalandırılmayacaksınız?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 86. ayet

  5. Vâkıa suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 87. ayet. تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    terci`ûnehâ in küntüm ṣâdiḳîn.

    Ali Rıza Safa

    Onu geri döndürsenize; eğer doğruyu söylüyorsanız?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 87. ayet

  6. Vâkıa suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 88. ayet. فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

    feemmâ in kâne mine-lmüḳarrabîn.

    Ali Rıza Safa

    Fakat yakın olanlar arasındaysa.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 88. ayet

  7. Vâkıa suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 89. ayet. فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ

    feravḥuv verayḥânüv vecennâtü ne`îm.

    Ali Rıza Safa

    Gönül rahatlığı, güzel kokulu çiçekler ve nimet cenneti.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 89. ayet

  8. Vâkıa suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 90. ayet. وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    veemmâ in kâne min aṣḥâbi-lyemîn.

    Ali Rıza Safa

    Üzerindeki sözü yerine getirenler arasındaysa.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 90. ayet

  9. Vâkıa suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 91. ayet. فَسَلَٰمٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    feselâmül leke min aṣḥâbi-lyemîn.

    Ali Rıza Safa

    Öyleyse selam sana; üzerindeki sözü yerine getiren.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 91. ayet

  10. Vâkıa suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 92. ayet. وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

    veemmâ in kâne mine-lmükeẕẕibîne-ḍḍâllîn.

    Ali Rıza Safa

    Ama yalanlayan sapkınlar arasındaysa.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 92. ayet

  11. Vâkıa suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 93. ayet. فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ

    fenüzülüm min ḥamîm.

    Ali Rıza Safa

    O zaman, kaynar sudan bir ziyafet.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 93. ayet

  12. Vâkıa suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 94. ayet. وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

    vetaṣliyetü ceḥîm.

    Ali Rıza Safa

    Ve cehenneme atılmak.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 94. ayet

  13. Vâkıa suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 95. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ

    inne hâẕâ lehüve ḥaḳḳu-lyeḳîn.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, kesin gerçek, işte budur.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 95. ayet

  14. Vâkıa suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 96. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

    fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

    Ali Rıza Safa

    Artık, Efendinin Büyük İsmini yücelterek an!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 96. ayet