Diyanet İşleri
Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O halde düşünseniz ya!
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 62. ayet. وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ
veleḳad `alimtümü-nneş'ete-l'ûlâ felevlâ teẕekkerûn.
Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O halde düşünseniz ya!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? Vâkıa 57–74 3
Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz?
(60-61) Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.
Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O halde düşünseniz ya!
Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?!
Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 58–62. ayetler için yazılmıştır.
58-61. Yani sizin attığınız meniyi ve ondan oluşan ilk yaratılışınızı bir düşünün! Bu meniyi ve ondan meydana geleni yaratan sizler misiniz? Yoksa erkek ve dişi olmak üzere sizlerde şehveti yaratan ve onların her birisini bu yola ileten, eşler arasında sevgi var ederek aralarında neslin devam etmesine sebep teşkil eden sevgi ve merhameti yaratan Allah mıdır? Elbette ki O’dur. Bundan dolayı Yüce Allah ilk yaratılmayı ikinci yaratışa delil görmek üzere dikkatlerini çekmekte ve şöyle buyurmaktadır:
62. “Siz, ilk yaratılışı kesinlikle biliyorsunuz. O halde” sizi ilkin yaratmaya kadir olanın sizi tekrar yaratmaya kadir olduğunu “düşünüp öğüt almanız gerekmez mi?”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sizi ilk olarak nasıl yarattığımızı biliyorsunuz? Sizi ilk olarak yaratanın öldükten sonra yeniden sizi diriltmeye kadir olduğunu bilip ibret almanız gerekmez mi?
Aynı kök: نشا (28 geçiş)
Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…
Aynı kök: نشا (28 geçiş)
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı…
Aynı kök: نشا (28 geçiş)
Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Üstelik ilk yaratılışı biliyorsunuz. dipnot 1 (Buna rağmen gerçeği) hatırlamanız gerekmez mi?
Doğrusu ilk yaratılış (mucizesini) bilmiş olmanız lazım; o halde neden (ikinci yaratılış hakkında) ibret almıyor sunuz?
Ve (mademki) baştaki yaratılışınızı(n mucizevi bir olay olduğunu) biliyorsunuz; öyleyse, neden (Bizim hakkımızda) düşünüp dersler çıkarmazsınız?
Andolsun ki ilk neş'eti (yaratışı) bildiniz. . . Peki derin düşünmeniz gerekmez mi?
Andolsun, ilk inşa (yaratma)yı bildiniz; ama öğüt alıp düşünmeniz gerekmez mi?
Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?
Zaten gerçek şu ki, ilk yaratılışı biliyorsunuz. Yine de düşünmüyor musunuz?
- Aranızda ölümü takdir eden biziz. Biz, sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilmediğiniz bir alemde tekrar var etmek konusunda önüne geçilebileceklerden değiliz. Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz; düşünüp bundan ders almanız gerekmez mi?
İlk yaratılışı biliyorsunuz. Öğüt almalı değil misiniz?
İlk yaratılışı biliyorsunuz. Öğüt almalı değil misiniz?
Muhakkak ilk yaratılışı biliyorsunuz. O halde düşünsenize!
Her halde ilk neş'eti biliyorsunuz o halde düşünseniz a
Ant olsun ki ilk meydana getirmeyi bildiniz. Düşünüp öğüt almanız gerekmez mi?
Ant olsun ki ilk meydana getirmeyi bildiniz. Düşünüp öğüt almanız gerekmez mi?
Ant olsun ki ilk meydana getirmeyi bildiniz. Düşünüp öğüt almanız gerekmez mi?
Andolsun, ilk inşa (yaratma)yı bildiniz; ama öğüt alıp düşünmeniz gerekmez mi?
Andolsun ki birinci yaratılışı (nızı) bildiniz. Fakat (tekrar yaratılacağınızı da) düşünmeli değil misiniz?
Andolsun ki; ilk yaratılışınızı bildiniz. İyice düşünmeli değil misiniz?
(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.
Andolsun ki ilk yaratmayı bildiniz. O halde düşünüp öğüt almanız gerekmez mi?
Andolsun, ilk yaratmayı bildiniz, (bunu) düşünüp ibret almanız gerekmez mi?
İlk oluşumunuzu dipnot 1 iyi biliyorsunuz. Keşke bilgilerinizi kullansanız!
Şimdiki yapınızı iyi biliyorsunuz. Keşke elinizdeki bilgileri kullanıp da aklınızı başınıza alsanız?
İlk yaratılışınızı biliyorsunuz, düşünmeniz gerekmez mi?
-İlk yaratılışınızı biliyorsunuz, düşünmeniz gerekmez mi?
Yemin olsun, ilk yaratışı/yaratılışı bildiniz. Peki düşünüp ibret alsanız olmaz mı?
And you have already known the first form of creation, so why will you not ponder!
You have learned how you were first created: will you not reflect?
And ye certainly know already the first form of creation: why then do ye not celebrate His praises?
You are well aware of the first creation; then, do you learn no lesson from it? dipnot 1
You have known the first formation, so will you not pay heed?
And indeed, you have already known the first form of creation (i.e. the creation of Adam): why then do you not remember (or take heed)?
Certainly you have known the first genesis, then why do you not take admonition?
And you certainly know of the first evolution. Then, why do you not reflect?
You have known the first growth; so why will you not remember?
You have already witnessed (the miracle of) your own creation; why do not you believe [that God can perform the miracle of recreating you] then?
Ye do know the first production - why then do ye not mind?
You have come to know about the first creation. If only you would remember.
Ye know the original production by creation; will ye not therefore consider that We are able to reproduce you by resuscitation?
And certainly you know the first growth, why do you not then reflect?
And indeed you have already known the earliest bringing into being; (if) had you (known), you would have been mindful!
And verily ye know the first creation. Why, then, do ye not reflect?
You have known the first creation, then why do you not reflect?
And [since] you are indeed aware of the [miracle of your] coming into being in the first instance - why, then, do you not bethink yourselves [of Us]?
You already know how you were first created. Will you not then be mindful?
You have come to know about the first creation. If only you would remember.
You know about the first creation. Do you not remember?
And you have already known the first creation, so will you not remember?
And you have known the former creation. Oh, that you but took heed!
And indeed you know the first coming into being. Why, then, do you not reflect?
And indeed, you certainly know already the first form of creation: Why then do you not celebrate His praises?
And you certainly know the first creation; then why do you not take lesson?
You have come to know about the first creation. If only you would remember.