Diyanet İşleri
İşte bu hesap ve ceza gününde onlara ziyafetleridir.
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 56. ayet. هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ
hâẕâ nüzülühüm yevme-ddîn.
İşte bu hesap ve ceza gününde onlara ziyafetleridir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Soldakilerin hâli Vâkıa 41–56 3
Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.
Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.
Kanmak bilmez susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.
İşte bu hesap ve ceza gününde onlara ziyafetleridir.
Sizi biz yarattık. Hala tasdik etmeyecek misiniz?
Attığınız o meniye ne dersiniz?!
Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 54–56. ayetler için yazılmıştır.
54 - 56. İçeceklerine gelince o da en kötü içecektir. Çünkü onlar, böyle bir yiyecek üzerine karınlarında kaynayıp duracak olan kaynar sudan hem de “suya kanmama hastalığına yakalanmış develerin içişi gibi” içeceklerdir.
(Âyet-i kerimede geçen) “ٱلۡهِيمِ ”; ya aşırı susuzluk çeken develer yahut da develerin yakalandığı ve ne kadar su içerse içsin bir türlü suya kanamama hastalığı demektir.
“İşte hesap günü onların ziyafetleri”, bu yiyecek ve içecektir. Bunu da onlara kendileri hazırlamıştır. Onlar, Yüce Allah’ın dostlarına hazırladığı ziyafeti bırakıp bunu tercih etmişlerdir.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “İman edip salih ameller işleyenlerin konakları ise Firdevs cennetleridir. Onlar orada ebediyen kalacaklardır. Oradan ayrılmak da istemezler.” (el-Kehf, 18/107-108)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu zikredilen acı yemek ve kaynar su, karşılık gününde kendisi ile karşılanacakları ziyafetleridir.
Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
(2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…
Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din
Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hesap gününde onların ağırlanması(!) böyle (olacak)tır!
Hesap Günü onların ağırlanışı işte böyle olacak.
Hesap Günü onların karşılanışı işte böyle olacak!
Din (sistemin - Sünnetullah'ın gerçekliğinin fark edildiği) gününde, onların nüzulü (onlarda açığa çıkacak olan) işte budur!
İşte bu, onların din (hesap ve ceza) gününde şölenleridir.
İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur!
Yargı Günü'ndeki ziyafetleri, işte böyledir.
- Onun üzerine kaynar sudan içeceksiniz. Onu susuz develerin içişi gibi içeceksiniz. İşte, yargı günü onların ziyafeti böyle olacaktır.
Yargı gününde işte böyle ağırlanacaklardır.
Yargı gününde işte böyle ağırlanacaklardır.
İşte ceza gününde onların konuklukları (ağırlanışları) böyledir!
İşte bu onların konuklukları o din günü (ceza günü)
İşte bu, Din Günü'nde dipnot 1 onların ziyafetleridir.
İşte bu, Din Günü'nde dipnot 1 onların ziyafetleridir.
İşte bu, din gününde dipnot 1 onların ziyafetleridir.
İşte bu, onların din (hesap ve ceza) gününde şölenleridir.
İşte ceza günü onlara (çekilecek) ziyafet budur!
İşte ceza günü onlara sunulacak ziyafet budur.
(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.
İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur.
İşte ceza gününde onların ağırlanışı böyledir.
Bu, her şeyin karşılığını bulacağı dipnot 1 günde onlara verilen ziyafettir dipnot 2 !
Bu, uğursuz olanların hesap verme günü ağırlanma biçimidir.
Hesap günü onların ziyafeti budur
Hesap günü onların ziyafeti budur.
Din gününde ağırlanışları böyledir.
And so here, and from now on, they make abode.
This will be their welcome on the Day of Judgement.
Such will be their entertainment on the Day of Requital!
Thus shall they be entertained on the Day of Recompense.
This will be their hospitality on the Day of Judgment!’
That will be their entertainment on the Day of Recompense!
Such will be the hospitality they receive on the Day of Retribution.
This will be their (of the wretched ones) entertainment on the Day of Requital.
This shall be their hospitality on the Day of Doom.
"This is the way that they will be welcomed on the Day of Judgment. "
This is their entertainment on the judgment day!
Such is their share on the day of Judgment.
This shall be their entertainment on the day of judgment.
This is their entertainment on the Day of Requital.
This is their hospitality on the Day of Doom.
This will be their welcome on the Day of Judgment.
Such will be their welcome on the Day of Judgement.
Such will be their welcome on Judgment Day!
This will be their accommodation on the Day of Judgment.
Such is their share on the Day of Judgment.
Such is their share on the Day of Judgment.
That is their accommodation on the Day of Recompense.
This is their welcome on the Day of Judgment.
Such will be their welcome on the Day of Judgment.
This will be their entertainment on the Day of Judgment!
This will be their welcome entertainment on the Day of Requital.
Such is their share on the Day of Recompense.