Duhân suresi

Duhân suresi, 17. ayet

Duhân suresi, 17. ayet. وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَآءَهُمْ رَسُولٌ كَرِيمٌ

veleḳad fetennâ ḳablehüm ḳavme fir`avne vecâehüm rasûlün kerîm.

Diyanet İşleri

Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Musa) gelmişti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Duhân 14–20 · surenin 17. ayeti / 59

Konu Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu Duhân 17–33 3

  1. Duhân 14

    Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.

  2. Duhân 15

    Biz bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski halinize döneceksiniz.

  3. Duhân 16

    Onları o en şiddetli yakalayışla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.

  4. 17

    Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Musa) gelmişti.

  5. Duhân 18

    O, şöyle demişti: "Allah'ın kullarını (esaret altındaki İsrailoğullarını) bana teslim edin. Çünkü ben güvenilir bir peygamberim."

  6. Duhân 19

    "Allah'a karşı ululuk taslamayın. Çünkü ben size apaçık bir delil (mucize) getiriyorum."

  7. Duhân 20

    "Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

17. Yüce Allah, Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlayanları ve onların yalanlamalarını söz konusu ettikten sonra, geçmişte de bunlara benzer yalanlayıcıların gelmiş olduğunu söz konusu etmektedir. Bu yalanlayıcıların Mûsâ aleyhisselam ile birlikte başlarından geçenleri ve bu yalanlayıcıların izlemekte oldukları yoldan vazgeçmeleri için de Allah’ın Mûsâ aleyhisselam’ı yalanlayanların başına getirdiği musibetler hatırlatılarak şöyle buyrulmaktadır:

“Andolsun biz, onlardan önce de Firavun kavmini imtihandan geçirmiştik.” Peygamberimiz İmran oğlu Mûsâ’yı onlara peygamber olarak göndermek sureti ile onları sınadık. O, çok şerefli bir peygamber idi. Onda bulunan üstün ahlâkî değerler başkasında yoktu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ant olsun onlardan önce Firavun'un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara Allah tarafından kendilerini Allah'ın birliğine ve ibadetine davet eden değerli ve şerefli bir resul olan Musa -aleyhisselam- gelmişti.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. فَتَنَّا fetenna sınadık kök: فتن
  3. قَبْلَهُمْ kablehum onlardan önce kök: قبل
  4. قَوْمَ kavme toplumunu kök: قوم
  5. فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn
  6. وَجَآءَهُمْ ve ca'ehum ve onlara geldi kök: جيا
  7. رَسُولٌۭ rasulun bir elçi kök: رسل
  8. كَرِيمٌ kerimun değerli kök: كرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Kitaptan bilgisi olan biri, "Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm" dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş halde görünce şöyle dedi:…

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş)

    Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

  • Ortak kavram: İmtihan

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Ortak kavram: İmtihan

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki kendilerinden önce Firavun'un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara değerli bir elçi gelmişti.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, onlardan önce de Firavun kavmini sınamıştık. Onlara seçkin bir elçi gelmiş

Muhammed Esed

Biz onlardan (uzun zaman) önce Firavun halkını (aynı yolla) sınadık. Onlara soylu bir elçi gelmiş (ve)

Ahmed Hulusi

Andolsun ki onlardan önce Firavun kavmini de güç işlerle denedik. . . Onlara kerim bir Rasul gelmişti.

Ali Bulaç

Andolsun, biz kendilerinden önce, Firavun'un kavmini de denedik. Onlara kerim bir elçi gelmişti;

Ali Özek ve heyeti

Andolsun, kendilerinden önce biz, Firavun'un kavmini de imtihan etmiştik. Şerefli bir elçi gelmişti.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, onlardan önce Firavun toplumunu da sınamıştık. Onurlu bir elçi onlara gelmişti.

Bayraktar Bayraklı

- Andolsun, biz onlardan önce de, Firavun'un toplumunu imtihan etmiştik. Onlara da değerli bir peygamber gelmiş ve şöyle demişti: "Ey Allah'ın kulları! Çağrıma uyarak bana karşı görevinizi yerine getiriniz. Çünkü ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

Edip Yüksel

Onlardan önce Firavunun halkını sınamıştık; onlara şerefli bir elçi gitmişti:

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlardan önce Firavun'un halkını sınamıştık; onlara şerefli bir elçi gitmişti:

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, onlardan önce Firavun'un kavmini fitneye düşürdük; onlara da şöyle söyleyen değerli bir peygamber gelmişti:

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalım hakkı için onlardan evvel Fir'avnin kavmını fitneye düşürdük, onlara da kerim bir Resul gelmişti

Erhan Aktaş

Ant olsun Biz, onlardan önce Firavun halkını fitnelendirdik. dipnot 1 Onlara çok şerefli bir Resul gelmişti.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Samimiyet sınavına tabi tuttuk.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun Biz, onlardan önce Firavun halkını fitnelendirdik. dipnot 1 Onlara çok şerefli bir resul gelmişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Samimiyet sınava tabi tuttuk.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun Biz, onlardan önce Firavun halkını fitnelendirdik. dipnot 1 Onlara çok şerefli bir rasul gelmişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sınava tabi tuttuk.

Gültekin Onan

Andolsun, biz kendilerinden önce, Firavun'un kavmini de denedik. Onlara kerim bir elçi gelmişti;

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz bunlardan evvel Fir'avn kavmini de imtihan etdik. Onlara da çok şerefli bir peygamber gelmişdi,

İbni Kesir

Andolsun ki; onlardan önce Firavun kavmini de denemiştik ve onlara kerim bir peygamber gelmişti.

Mehmet Alagaş

(17-39) Kesin olan şu ki, ö nceden firavun kavmini de denedik / sınadık (fitne: ikili yapıda sınav / o mu bu mu sınavı) onlara ikram eden bir Resul geldi, Allah'ın kullarını bana geri verin ben güvenilir bir elçiyim , Allah'a karşı yücelik taslamayın ben kesinlikle size apaçık bir delil dayanağı / bir sultan getirdim , muhakkak ki beni taşlamanız / recm etmenizden Rabbime ve sizin de Rabbiniz olana sığınıyorum , eğer bana iman etmiyorsanız ayrılın benden / benden kopun dedi ve Rabbine işte bunlar suçlu bir kavimdir diye çağrıda bulundu / dua etti , geceleyin kullarımı götür sizi takip edeceğiz dedik, yarılmış denizi terket, onlar kesinlikle boğulacak bir kavimdi r. G erilerinde nice bahçeler, gözeler, tarlalar / çiftlikler, verilmiş / ikram edilmiş makamlar ve sefasını sürdükleri nimetler bıraktılar / terkettiler, böylelikle onları başka kavimlere miras ettik, ne gök onlara ağladı ne de yer ağladı, onlara süre de verilmedi / bekletilmediler. Kesin ola şu ki, biz İsrailoğullarını zelil eden bir azaptan, firavundan kurtardık , muhakkak ki o kendini yüce gören ve hoyratça harcayandı / savurgandı / müsrifti. Kesin olan şu ki, bir bilgi üzere / bir bilgiye dayalı, alemlerde onları seçtik, onlara içinde apaçık imtihanlar / belevler içeren ayetlerimizi verdik, onlar şunu diyorlardı bizim sadece ilk ölümümüz var biz tekrar yayınlanmayacağız / neşredilmeyeceğiz / diriltilmeyeceğiz , e ğer doğru sözlü iseniz bir ayet getirin, (Şu göstergeye dayanıyoruz deyin) siz mi hayırlısınız? yoksa tubbağ kavmi mi? yahut ta daha öncekiler mi? Biz onları yok ettik / helak ettik onlar suçlulardı / mücrimlerdi / cürümlülerdi . Biz semaları ve yeri ve bu ikisi arasındakileri oyuncak olsun diye yaratmadık ikisini de gerçek olarak / hakikat olarak yarattık ve fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlardan önce Firavun kavmini de imtihan etmiştik. Onlara şerefli bir elçi gelmişti.

Süleyman Ateş

Andolsun, onlardan önce Fir'avn toplumunu da (imkanlar vererek) sınadık. Onlara değerli bir elçi geldi, (şöyle diyerek):

Süleymaniye Vakfı

Bunlardan önce Firavun'un dipnot 1 halkını imtihana dipnot 2 sokmuştuk dipnot 3 ; onlara da değerli bir elçi dipnot 4 gelmişti,

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Musa (a.s.) ile ilgili ayetlerde geçen "firavun" kelimesinin tek bir kişinin özel ismi olduğu sanılır. Oysa firavun sözcüğü, özel isim değil, Mısır krallarına verilen unvanın adıdır (TDV İslam Ansiklopedisi, firavun). Tevrat'a göre, Musa (a.s.) doğduğunda yönetimde olan firavun, Musa'nın ilk çocuğunun doğumundan sonra, nebi olmasından önce, ölmüştür (Çıkış 2:22). Tevrat'a göre Musa 80 yaşında nebi olmuştur (Çıkış 7:7). Tarihi bilgilere göre en uzun iktidar süren firavun dahi 67 yıl tahtta kalmıştır yani Musa doğduğunda firavun olan kralın, Musa nebi olduğunda iktidarda olması mümkün değildir. Ayrıca Musa (a.s.) bebekken İsrailoğullarının erkek çocuklarının öldürülmesi emri zaten yürürlükteydi (Kasas 28/4-7). A'raf 7/127 ayetinde konuşan firavun ise Musa'nın ona elçi gitmesinden sonra "oğullarını öldürüp kızlarını sağ bırakacağız" diyerek, gelecek zaman kipinde planını anlatmıştır. Bu, eski planın yeni iktidarda tekrar hayata geçirilmesinin kararıdır. Özetle, Kur'an, Tevrat'ta bulunan, Musa'nın hayatı süresince iki farklı firavunun hüküm sürdüğü bilgisini tasdik etmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır.
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4
    Firavun'un halkına elçi olarak hem Musa (a.s.) hem Harun (a.s.) gitmesine rağmen ayette "değerli bir elçi" denerek tekil kişi kullanılmıştır. Bu bilgi Kur'an'ın Tevrat'ı tasdiki açısından önemlidir; çünkü Tevrat'ın Mısır'dan Çıkış 4:14-16 pasajlarında Allah, Musa aleyhisselamı görevlendirirken, onun Harun'a ne söylemesi gerektiğini bildireceğini, Harun'un onun sözcüsü gibi olacağını işaret etmektedir. Yani ikisi tek elçi gibi hareket etmektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlardan önce (yine kadir gecesi verilen kararla) Firavun'un halkını da zor bir imtihana sokmuştuk; onlara da değerli bir elçi gelmiş, şöyle demişti:

Şaban Britch

Onlardan önce Firavun kavmini de imtihan etmiştik. Onlara şerefli bir elçi gelmişti.

Şaban Piriş

Onlardan önce Firavun kavmini de imtihan etmiştik. Onlara şerefli bir elçi gelmişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Kudretimize yemin olsun ki, onlardan önce Firavun'un kavmini de ince bir imtihana çektik de, asil ve onurlu bir resul geldi onlara.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And long before them -the Quraishites- We had tested the people of Pharaoh. There came to them a noble Messenger -Mussa (Moses)- inviting them graciously to do what was agreeable and he presented them with inducements;

Abdul Haleem

We tested the people of Pharaoh before them: a noble messenger was sent to them,

Abdullah Yusuf Ali

We did, before them, try the people of Pharaoh: there came to them a messenger most honourable,

Abul A'la Maududi

Indeed before that We subjected the Pharaonites to the same test. A noble Messenger dipnot 1 came to them

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words rasul-un karim in the original imply a man who is characterized with most noble traits of character and highly praiseworthy qualities.

Aisha Bewley

Before them We put Pharaoh’s people to the test when a noble Messenger came to them, saying

Al-Hilali & Khan

And indeed We tried before them Fir‘aun’s (Pharaoh) people, when there came to them a noble Messenger [i.e. Mûsâ (Moses) عليه السلام],

Ali Quli Qarai

Certainly We tried the people of Pharaoh before them, when a noble apostle came to them,

Amatul Rahman Omar

And We afflicted the people of Pharaoh with a torment before them for there had come to them (too) a noble and respectable Messenger,

Arthur John Arberry

Already before them We tried the people of Pharaoh, and a noble Messenger came unto them,

Bijan Moeinian

In the past, I (God) put the people of Pharaoh to the same test by sending my honorable Prophet (Moses).

E. Henry Palmer

And we already tried the people of Pharaoh when there came to them a noble apostle:

Edip-Layth

We had tested before them the people of Pharaoh, and an honorable messenger came to them.

George Sale

We made trial of the people of Pharaoh before them, and an honourable messenger came unto them, saying,

Hamid S. Aziz

And certainly We tried before them the people of Pharaoh, and there came to them a noble Messenger,

Mahmoud Ghali

And indeed already before them We tempted the people of Firaawn, (Pharaoh) and an honorable Messenger came to them. (Saying), "Discharge (Literally: give back to me) to me the bondmen of Allah; surely I am for you a trustworthy Messenger."

Marmaduke Pickthall

And verily We tried before them Pharaoh's folk, when there came unto them a noble messenger,

Mohamed Ahmed - Samira

We had tried the people of Pharaoh before them. A respected prophet had come to them (saying):

Muhammad Asad

AND, INDEED, [long] before their time did We try Pharaoh’s people [in the same way]: for there came unto them a noble apostle, [who said:]

Mustafa Khattab

Indeed, before them We tested Pharaoh’s people: a noble messenger came to them,

Progressive Muslims

And We had tested before them the people of Pharaoh, and an honourable messenger came to them.

Rashad Khalifa

We have tested before them the people of Pharaoh; an honorable messenger went to them.

Sahih International

And We had already tried before them the people of Pharaoh, and there came to them a noble messenger,

Sam Gerrans

And We had subjected the people of Pharaoh before them to means of denial, and there came to them a noble messenger:

Shabbir Ahmed

And indeed We put to test before them Pharaoh's nation, for there came unto them an honorable Messenger.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We did try the people of Firon (Pharaoh), before them (those who reject the Message); To them came a most honorable messenger (Musa),

Taqi Usmani

And We tested the people of Fir‘aun (Pharaoh) prior to them, and a noble messenger came to them

The Monotheist Group

And We had tested before them the people of Pharaoh, and an honorable messenger came to them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩