Duhân suresi

Duhân suresi, 14. ayet

Duhân suresi, 14. ayet. ثُمَّ تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ مُعَلَّمٌ مَّجْنُونٌ

ŝümme tevellev `anhü veḳâlû mü`allemüm mecnûn.

Diyanet İşleri

Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Duhân 11–17 · surenin 14. ayeti / 59

Konu Mübarek gece; dumanın gelişi ve azap Duhân 1–16 3

  1. Duhân 11

    (O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.

  2. Duhân 12

    İnsanlar, "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.

  3. Duhân 13

    Nerede onlarda öğüt almak?! Oysa kendilerine (gerçeği) açıklayan bir peygamber gelmişti.

  4. 14

    Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.

  5. Duhân 15

    Biz bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski halinize döneceksiniz.

  6. Duhân 16

    Onları o en şiddetli yakalayışla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.

  7. Duhân 17

    Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Musa) gelmişti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 10–16. ayetler için yazılmıştır.

10. “O halde sen, göğün aşikar bir duman getireceği günü gözle!” Onların azaba uğramalarını bekle. Çünkü onların azap edilme vakti yaklaşmış bulunuyor.

11-16. “O, insanları” bu duman, onların hepsini “bürüyecektir.” Ve onlara:

“Bu can yakıcı bir azaptır” denilecektir. Müfessirler, buradaki “duman”dan maksadın ne olduğu hususunda farklı görüşlere sahiptir:

1. Bir görüşe göre bu, Kıyamet gününde cehennem ateşi günahkârlara yakınlaştırılınca insanları bürüyüp kuşatacak olan bir dumandır. Buna göre Yüce Allah, bu buyruğunda Kıyamet gününün azabı ile onları tehdit etmekte ve peygamberine de onların bu gün ile karşılaşmalarını gözetlemesini emretmektedir.

Kâfirleri tehdit etmek ve onlara gelecek olan azabı acele istememek hususunda Kur’ân’ın izlediği yolun bu olması, bu manayı desteklemektedir. Zira bu tür buyruklarda o gün hatırlatılarak ve onun azabı bildirilerek kafirler korkutulmaktadır. Aynı zamanda peygamber ve mü’minlere de kendilerine eziyet verenlerin başına gelecek azap bildirilerek onlar teselli edilmektedirler.

Yine bu manayı şu âyet-i kerime de desteklemektedir: “Onlarda düşünüp öğüt almak nerede? Halbuki onlara açıklayıcı bir peygamber de gelmiştir.” (13. ayet) Zira bu sözler, Kıyamet gününde kâfirlere, dünyaya döndürülmeyi isteyecekleri vakit söylenecek ve onlara: Artık geri dönüş zamanı geride kalmıştır, denilecektir.

2. Bir diğer görüşe göre bu dumandan kasıt, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Kureyş kâfirlerine iman etmedikleri ve hakka karşı büyüklendikleri için beddua etmesi üzerine onların başına gelen bir musibettir. Peygamber, onlara yaptığı bedduasında: “Allah’ım Yusuf(un döneminde görülen kıtlık) yılları gibi yıllarla onlara karşı bana yardımcı ol!”[20] demişti.

Bunun üzerine Yüce Allah da onları çok büyük bir açlığa mahkûm etmiş ve sonunda leşleri, kemikleri yeme noktasına kadar varmışlar, gök ile yer arasında hiçbir şey olmadığı halde bir duman görecek hale gelmişlerdi. Bunun sebebi ise aşırı derecedeki açlıkları idi. Buna göre Yüce Allah’ın: “O halde sen, göğün aşikar bir duman getireceği günü gözle” buyruğundaki duman, onların bakışları ve algılayışları itibariyle bir dumandı. Yoksa gerçekte duman diye bir şey yoktu. Onların bu durumları, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den merhamet dilenip de Yüce Allah’a kendileri için bu azabı üzerlerinden kaldırması için dua etmesini istedikleri ve onun da dua etmesi üzerine Allah’ın bu azabı üzerlerinden kaldırması vaktine kadar devam etmişti.

Buna göre Yüce Allah’ın: “Biz, o azabı bir süre kaldıracağız; ama şüphesiz siz yine (eski halinize) döneceksiniz” buyruğu Yüce Allah’ın bu azabı üzerlerinden kaldıracağına dair bir haberdir. Ayrıca eğer tekrar büyüklenmeye ve yalanlamaya dönmesinler diye onlara bir tehdittir. Hem de ona döneceklerine dair bir haberdir ki haber verildiği gibi de gerçekleşmiştir. Yine Yüce Allah, bu şekilde hareket etmeleri halinde büyük yakalayışla onları cezalandıracağını da bildirmiştir. Müfessirlerin dediklerine göre bu, Bedir vakasıdır. Ancak bu görüşün tartışmaya çok açık bir görüş olduğu aşikardır.

3. Bir başka görüşe göre bu dumandan kasıt, Kıyamet alâmetlerinden olan dumandır ve âhir zamanda gerçekleşecektir. Bu duman, insanların nefes almalarını zorlaştıracak ve mü’minler de bir dumandan rahatsız olur gibi ondan rahatsız olacaklardır.

Ancak kabul edilmeye değer olan, birinci görüştür. Burada şöyle bir ihtimal de vardır: “O halde sen, göğün aşikar bir duman getireceği günü gözle. O (duman) insanları bürüyecektir. “Bu, can yakıcı bir azaptır. “Rabbimiz! Bu azabı üzerimizden kaldır. Çünkü biz iman edeceğiz.” (derler.) Ama nerde onlarda düşünüp öğüt almak?! Halbuki onlara açıklayıcı bir peygamber de gelmiştir. Sonra yine ondan yüz çevirdiler ve: “O, kendisine bir şeyler öğretilmiş bir delidir” dediler.” buyruklarında kastedilen bütün hususlar, Kıyamet gününde gerçekleşecektir. Buna karşılık Yüce Allah’ın: “Biz, o azabı bir süre kaldıracağız; ama şüphesiz siz yine (eski halinize) döneceksiniz. En büyük azapla yakalayacağımız gün, hiç şüphe yok ki Biz, (onlardan) intikam alacağız” buyrukları ise az önce zikredildiği üzere Kureyşlilerin başından geçen musibete işaret olabilir.

Bu âyet-i kerimelerin bu iki mana ve hususa dair nâzil olduğu kabul edilecek olursa, âyetlerin lafzında buna mani herhangi bir husus olmadığı görülür. Aksine bu lafızların belirttiğimiz bu iki manaya tam olarak uyduğu görülür. Kanaatimizce kuvvetli olan ve doğru olma ihtimali daha ileri olan görüş de budur. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra onu tasdik etmekten yüz çevirdiler ve onun hakkında şöyle dediler: "O başka biri tarafından öğretilmiş biridir, resul değildir." Onun hakkında şöyle demişlerdi: "O bir delidir."

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. تَوَلَّوْا۟ tevellev yüz çevirdiler kök: ولي
  3. عَنْهُ anhu ondan
  4. وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler kök: قول
  5. مُعَلَّمٌۭ muallemun öğretilmiştir kök: علم
  6. مَّجْنُونٌ mecnunun cinlenmiştir kök: جنن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Ortak kavram: Cennet

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Sonra onlar yüz çevirmiş ve demişlerdi ki: "O (başkalarınca) doldurulmuş delinin teki."

Muhammed Esed

ama yüz çevirip uzaklaşmışlar ve "O (başkalarınca) öğretilmiş biridir, bir delidir!" demişlerdi.

Ahmed Hulusi

Sonra Ondan yüz çevirdiler ve: "Öğretilmiş bir cinnidir" dediler.

Ali Bulaç

Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir."

Ali Özek ve heyeti

Sonra ondan yüz çevirdiler ve: Bu, öğretilmiş bir deli! dediler.

Ali Rıza Safa

Sonra, Ondan yüz çevirdiler ve şöyle dediler: "Öğretilmiş bir deli!"

Bayraktar Bayraklı

Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu, öğretilmiş bir delidir!" dediler.

Edip Yüksel

Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Öğrenim görmüş bir deli!" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra ondan yüz çevirdiler ve, 'Öğrenim görmüş bir deli!' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

sonra ondan döndüler. "Bu öğretilmiş bir delidir." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra ondan döndüler, öğretilmiş dediler, bir mecnun dediler

Erhan Aktaş

"Öğretilmiş bir deli." dediler. Ve ondan yüz çevirdiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Öğretilmiş bir deli." dediler. Ve ondan yüz çevirdiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Öğretilmiş bir deli." dediler. Ve ondan yüz çevirdiler.

Gültekin Onan

Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "(Bu) Öğretilmiştir, bir delidir."

Hasan Basri Çantay

Yine ondan yüz çevirdiler. (Ona kimi) "bir öğretilmiş", (kimi) "bir mecnun" dediler.

İbni Kesir

Ondan yüz çevirmişler; belletilmiş delinin biri, demişlerdi

Mehmet Alagaş

(9-16) Onlar bir kuşku içinde oynuyorlar , insanları kaplayacak , apaçık bir dumanın geldiği günü gözetle , işte bu acıtıcı bir azaptır, Rabbimiz bizden azabı gider / kaldır kesinlikle biz iman ediyoruz , onlar için artık hatırlamak / anmak artık ne kadar uzak! Onlara apaçık bir Resul gelmişti de sonra ondan yüz çevirmişlerdi öğretilmiş / belletilmiş / muallim divane / mecnun dediler. Biz az bir şey , azabı gidereceğiz siz yine kesinlikle küfre döneceksiniz. O gün büyük bir yakalayış ile yakalayacağız biz kesinlikle öc alıcıyız / intikam alıcıyız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra ondan yüz çevirmişler ve: "Öğretilmiş bir mecnun/deli." demişlerdi.

Süleyman Ateş

Ondan yüz çevirdiler: "Bu, öğretilmiştir, cinlenmiştir" dediler.

Süleymaniye Vakfı

Sonra ondan yüz çevirmiş ve şöyle demişlerdi: "(Bu bilgiler) ona öğretilmiş dipnot 1 . O, cinlerin etkisine girmiş dipnot 2 !"

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Her nebi, sihirbazlıkla veya cinlerin etkisine girmekle suçlanmıştır (Şuara 26/27, Zariyat 51/39, 52, Kamer 54/9). Muhammed aleyhisselama da yöneltilen bu tarz suçlamalar ayetlerle reddedilmiştir (A'raf 7/184, Mü'minun 23/70, Sebe 34/46, Kalem 68/2, Tekvir 81/22).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra ondan yüz çevirdiler de "Onu birisi yetiştirmiş; cinlerin etkisine girmiş!" dediler.

Şaban Britch

Sonra ondan yüz çevirmişler ve: Öğretilmiş bir mecnun/deli demişlerdi.

Şaban Piriş

Sonra ondan yüz çevirmişler ve: -Öğretilmiş bir mecnun/deli demişlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama ondan yüz çevirdiler ve şöyle dediler: "Eğitilmiş bir mecnun!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they turned a deaf ear and refused to listen and they turned their backs upon him, accusing him at one time of "being taught by others " and at another time "a demoniac, possessed by an evil spirit".

Abdul Haleem

they turned their backs on him, saying, ‘He is tutored! He is possessed!’

Abdullah Yusuf Ali

Yet they turn away from him and say: "Tutored (by others), a man possessed!"

Abul A'la Maududi

yet they turned away from him and said: "This is a well-tutored madman." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    What they meant was: this was a simple man, some others have incited and deceived him. They secretly forge and teach him verses of the Quran, and he comes and recites them before the people. They sit back in peace and leave him alone to receive the abuses and be pelted with stones. They would make a mockery of all the arguments, the admonitions and the serious teachings which the Prophet (peace be upon him) had been presenting since several years and was growing weary. Neither they paid any attention to the rational things being expressed in the Quran nor recognized the extraordinary character of the man who was presenting them, nor took any trouble to think what nonsense they were uttering when they imputed such things to the Prophet (peace be upon him). Obviously, if there had been another person who gave secret instruction to the Prophet (peace be upon him), he could not have remained hidden from Khadijah and Abu Bakr, Ali and Zaid bin Harithah and other early Muslims, who were the closest and constant companions of the Prophet (peace be upon him). Then, how it is that these very people only became his most devoted and dedicated followers, whereas if the business of prophethood had depended on the secret instruction of some other person, these very people would have been in the forefront to oppose him (For further explanation, see (Surah An-Nahl, Ayat 103); (Surah Al-Furqan, Ayats 4-6) and the corresponding E.Ns).

Aisha Bewley

But then they turned away from him and said, ‘He is an instructed madman!’

Al-Hilali & Khan

Then they had turned away from him (Messenger Muhammad صلى الله عليه و سلم) and said: (He is) one taught (by a human being), a madman!"

Ali Quli Qarai

but they turned away from him, and said, ‘A tutored madman?’

Amatul Rahman Omar

Yet they turned away from him and said, `He is a man tutored (by others), a man bereft of his senses. '

Arthur John Arberry

then they turned away from him and said, 'A man tutored, possessed!'

Bijan Moeinian

[When there was still the opportunity], they turned away from the Prophet saying: "He is well educated but unfortunately gone crazy!"

E. Henry Palmer

and when they turned their backs away from him and said, 'Taught! mad!'

Edip-Layth

But they turned away from him and said, "Clearly educated, but crazy!"

George Sale

but they retired from him, saying, this man is instructed by others, or is a distracted person?

Hamid S. Aziz

Butt they had turned their backs on him and said, "He is one taught by others, a madman. "

Mahmoud Ghali

(Yet) thereafter they turned away from him and said, "A man taught (by others), a madman!"

Marmaduke Pickthall

And they had turned away from him and said: One taught (by others), a madman?

Mohamed Ahmed - Samira

But they turned away from him, and said: "He is well-instructed, (but) possessed. "

Muhammad Asad

whereupon they turned their backs on him and said, "Taught [by others] is he, a madman"?

Mustafa Khattab

then they turned away from him, saying, "A madman, taught by others!"?

Progressive Muslims

But they turned away from him and said: "Clearly educated, but crazy!"

Rashad Khalifa

But they turned away from him, saying, "Well educated, but crazy!"

Sahih International

Then they turned away from him and said, "[He was] taught [and is] a madman. "

Sam Gerrans

Then they turned away from him and said: “One taught and possessed”?

Shabbir Ahmed

Whereupon they had turned away from him, and said, "Taught and tutored is he, a man possessed?"

Syed Vickar Ahamed

Yet they turned away from him and said: "Taught (by others), he is a madman (possessed by evil)!"

Taqi Usmani

Then they turned away from him, and said, "(He is) tutored, crazy."

The Monotheist Group

But then, they turned away from him and said: "Clearly educated, but crazy!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩