44. sure

Duhân Suresi الدخان

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Mübarek gece; dumanın gelişi ve azap 1–16 karşılaştır — Mübarek gece; dumanın gelişi ve azap
  2. Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu 17–33 karşılaştır — Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu
  3. Dirilişe itiraz, Tübba' kavmi ve hüküm günü 34–42 karşılaştır — Dirilişe itiraz, Tübba' kavmi ve hüküm günü
  4. Zakkum ağacı ve cehennem 43–50 karşılaştır — Zakkum ağacı ve cehennem
  5. Sakınanların güvenli yeri; Kur'an'ın kolaylaştırılması 51–59 karşılaştır — Sakınanların güvenli yeri; Kur'an'ın kolaylaştırılması

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Mübarek gece; dumanın gelişi ve azap 1–16

  1. Duhân suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 1. ayet. حمٓ

    ḥâ-mîm.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 1. ayet

  2. Duhân suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 2. ayet. وَٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

    velkitâbi-lmübîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Apaçık kitaba andolsun ki.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 2. ayet

  3. Duhân suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 3. ayet. إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ فِى لَيْلَةٍ مُّبَٰرَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ

    innâ enzelnâhü fî leyletim mübâraketin innâ künnâ münẕirîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranlarız.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 3. ayet

  4. Duhân suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 4. ayet. فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ

    fîhâ yüfraḳu küllü emrin ḥakîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gecede hikmetli her bir iş tarafımızdan bir emir ile ayrılır.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 4. ayet

  5. Duhân suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 5. ayet. أَمْرًا مِّنْ عِندِنَآ إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

    emram min `indinâ. innâ künnâ mürsilîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Tarafımızdan bir emir olarak. Doğrusu biz, (rasûller) gönderenleriz.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 5. ayet

  6. Duhân suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 6. ayet. رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    raḥmetem mir rabbik. innehû hüve-ssemî`u-l`alîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbinden bir rahmet olarak. Şüphesiz O; her şeyi işitendir, bilendir.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 6. ayet

  7. Duhân suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 7. ayet. رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

    rabbi-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. in küntüm mûḳinîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göklerin, yerin ve arasındakilerin Rabbidir. Eğer gerçekten bilenler iseniz.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 7. ayet

  8. Duhân suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 8. ayet. لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

    lâ ilâhe illâ hüve yuḥyî veyümît. rabbüküm verabbü âbâikümü-l'evvelîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O’ndan başka (hak) ilah yoktur. Diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz, sizden önceki atalarınızın da Rabbidir.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 8. ayet

  9. Duhân suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 9. ayet. بَلْ هُمْ فِى شَكٍّ يَلْعَبُونَ

    bel hüm fî şekkiy yel`abûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Fakat, onlar şüphe içinde oynayıp eğlenirler.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 9. ayet

  10. Duhân suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 10. ayet. فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍ مُّبِينٍ

    ferteḳib yevme te'ti-ssemâü bidüḫânim mübîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!

    Ayet detayı — Duhân suresi, 10. ayet

  11. Duhân suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 11. ayet. يَغْشَى ٱلنَّاسَ هَٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌ

    yagşe-nnâs. hâẕâ `aẕâbün elîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O insanları bürür. Bu, acı bir azaptır.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 11. ayet

  12. Duhân suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 12. ayet. رَّبَّنَا ٱكْشِفْ عَنَّا ٱلْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ

    rabbene-kşif `anne-l`aẕâbe innâ mü'minûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Rabbimiz! Azabı bizden kaldır. Doğrusu biz iman eden kimseleriz. (derler)"

    Ayet detayı — Duhân suresi, 12. ayet

  13. Duhân suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 13. ayet. أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكْرَىٰ وَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌ مُّبِينٌ

    ennâ lehümü-ẕẕikrâ veḳad câehüm rasûlüm mübîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Nerede onlarda öğüt almak? Hâlbuki kendilerine apaçık bir rasûl gelmişti.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 13. ayet

  14. Duhân suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 14. ayet. ثُمَّ تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ مُعَلَّمٌ مَّجْنُونٌ

    ŝümme tevellev `anhü veḳâlû mü`allemüm mecnûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra ondan yüz çevirmişler ve: "Öğretilmiş bir mecnun/deli." demişlerdi.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 14. ayet

  15. Duhân suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 15. ayet. إِنَّا كَاشِفُوا۟ ٱلْعَذَابِ قَلِيلًا إِنَّكُمْ عَآئِدُونَ

    innâ kâşifü-l`aẕâbi ḳalîlen inneküm `âidûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski hâlinize döneceksiniz.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 15. ayet

  16. Duhân suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 16. ayet. يَوْمَ نَبْطِشُ ٱلْبَطْشَةَ ٱلْكُبْرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ

    yevme nebṭişü-lbaṭşete-lkübrâ. innâ münteḳimûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette intikam alacağız.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 16. ayet

Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu 17–33

  1. Duhân suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 17. ayet. وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَآءَهُمْ رَسُولٌ كَرِيمٌ

    veleḳad fetennâ ḳablehüm ḳavme fir`avne vecâehüm rasûlün kerîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlardan önce Firavun kavmini de imtihan etmiştik. Onlara şerefli bir elçi gelmişti.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 17. ayet

  2. Duhân suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 18. ayet. أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    en eddû ileyye `ibâde-llâh. innî leküm rasûlün emîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Allah’ın kullarını (İsrailoğulları'nı) bana verin/teslim edin. Ben güvenilir bir peygamberim." demişti.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 18. ayet

  3. Duhân suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 19. ayet. وَأَن لَّا تَعْلُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

    veel lâ ta`lû `ale-llâh. innî âtîküm bisülṭânim mübîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’a karşı üstünlük taslamayın. Ben size apaçık bir delil getiriyorum.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 19. ayet

  4. Duhân suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 20. ayet. وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ

    veinnî `uẕtü birabbî verabbiküm en tercümûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve ben, beni taşlamanızdan sizin de Rabbiniz olan Rabbime sığındım.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 20. ayet

  5. Duhân suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 21. ayet. وَإِن لَّمْ تُؤْمِنُوا۟ لِى فَٱعْتَزِلُونِ

    veil lem tü'minû lî fa`tezilûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer bana iman etmediyseniz, benden uzak durun.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 21. ayet

  6. Duhân suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 22. ayet. فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ مُّجْرِمُونَ

    fede`â rabbehû enne hâülâi ḳavmüm mücrimûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Mûsâ: "Bunlar, günahkâr bir toplumdur." diyerek Rabbine dua etmişti.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 22. ayet

  7. Duhân suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 23. ayet. فَأَسْرِ بِعِبَادِى لَيْلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

    feesri bi`ibâdî leylen inneküm müttebe`ûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kullarımı geceleyin yola çıkar, siz takip olunacaksınız.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 23. ayet

  8. Duhân suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 24. ayet. وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا إِنَّهُمْ جُندٌ مُّغْرَقُونَ

    vetruki-lbaḥra rahvâ. innehüm cündüm mugraḳûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Denizi sakın olarak bırak! Şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 24. ayet

  9. Duhân suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 25. ayet. كَمْ تَرَكُوا۟ مِن جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    kem terakû min cennâtiv ve`uyûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar, nice bahçeleri ve pınarları terk ettiler.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 25. ayet

  10. Duhân suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 26. ayet. وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ

    vezürû`iv vemeḳâmin kerîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ekinleri, güzel konakları.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 26. ayet

  11. Duhân suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 27. ayet. وَنَعْمَةٍ كَانُوا۟ فِيهَا فَٰكِهِينَ

    vena`metin kânû fîhâ fâkihîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İçinde eğlenip durdukları nimetleri.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 27. ayet

  12. Duhân suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 28. ayet. كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ

    keẕâlik. veevraŝnâhâ ḳavmen âḫarîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte böyle! Biz onları başka bir kavme miras verdik.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 28. ayet

  13. Duhân suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 29. ayet. فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ

    femâ beket `aleyhimü-ssemâü vel'arḍu vemâ kânû münżarîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Onlar mühlet verilenler de olmadı.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 29. ayet

  14. Duhân suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 30. ayet. وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ

    veleḳad necceynâ benî isrâîle mine-l`aẕâbi-lmühîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Andolsun ki biz İsrailoğullarını o aşağılayıcı azaptan kurtardık.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 30. ayet

  15. Duhân suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 31. ayet. مِن فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيًا مِّنَ ٱلْمُسْرِفِينَ

    min fir`avn. innehû kâne `âliyem mine-lmüsrifîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Firavun'dan. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 31. ayet

  16. Duhân suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 32. ayet. وَلَقَدِ ٱخْتَرْنَٰهُمْ عَلَىٰ عِلْمٍ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

    veleḳadi-ḫternâhüm `alâ `ilmin `ale-l`âlemîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz biz onları bir ilim üzere âlemlere karşı üstün kıldık.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 32. ayet

  17. Duhân suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 33. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُم مِّنَ ٱلْـَٔايَٰتِ مَا فِيهِ بَلَٰٓؤٌا۟ مُّبِينٌ

    veâteynâhüm mine-l'âyâti mâ fîhi belâüm mübîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mûcizeler verdik.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 33. ayet

Dirilişe itiraz, Tübba' kavmi ve hüküm günü 34–42

  1. Duhân suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 34. ayet. إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ

    inne hâülâi leyeḳûlûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz bunlar elbette şöyle diyorlar:

    Ayet detayı — Duhân suresi, 34. ayet

  2. Duhân suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 35. ayet. إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ

    in hiye illâ mevtetüne-l'ûlâ vemâ naḥnü bimünşerîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Bir defa öldükten sonra başka bir şey yoktur. Biz, yeniden diriltilecek de değiliz."

    Ayet detayı — Duhân suresi, 35. ayet

  3. Duhân suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 36. ayet. فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    fe'tû biâbâinâ in küntüm ṣâdiḳîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer doğru söylüyorsanız, haydi atalarımızı getirin.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 36. ayet

  4. Duhân suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 37. ayet. أَهُمْ خَيْرٌ أَمْ قَوْمُ تُبَّعٍ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ أَهْلَكْنَٰهُمْ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ

    ehüm ḫayrun em ḳavmü tübbe`iv velleẕîne min ḳablihim. ehleknâhüm. innehüm kânû mücrimîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar mı hayırlı; yoksa Tubba halkı ve onlardan öncekiler mi? Biz, onları helâk ettik. Çünkü onlar suçlu/günahkâr idiler.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 37. ayet

  5. Duhân suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 38. ayet. وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَٰعِبِينَ

    vemâ ḫalaḳne-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ lâ`ibîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 38. ayet

  6. Duhân suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 39. ayet. مَا خَلَقْنَٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    mâ ḫalaḳnâhümâ illâ bilḥaḳḳi velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onları ancak hak ile yarattık. Fakat onların çoğu bilmez.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 39. ayet

  7. Duhân suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 40. ayet. إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ

    inne yevme-lfaṣli mîḳâtühüm ecme`în.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhakkak ki hüküm/ayırt etme günü onların hepsi için tayin edilmiş bir vakittir.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 40. ayet

  8. Duhân suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 41. ayet. يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

    yevme lâ yugnî mevlen `am mevlen şey'ev velâ hüm yünṣarûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gün, dostun dosta hiçbir şekilde faydası olmaz. Onlara yardım da olunmaz.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 41. ayet

  9. Duhân suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 42. ayet. إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    illâ mer raḥime-llâh. innehû hüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’ın rahmet ettikleri müstesnâ. Şüphesiz ki o Azîzdir, Rahîmdir.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 42. ayet

Zakkum ağacı ve cehennem 43–50

  1. Duhân suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 43. ayet. إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ

    inne şecerate-zzeḳḳûm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Zakkum ağacı.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 43. ayet

  2. Duhân suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 44. ayet. طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ

    ṭa`âmü-l'eŝîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Günahkârın yemeğidir.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 44. ayet

  3. Duhân suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 45. ayet. كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ

    kelmühl. yaglî fi-lbüṭûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 45. ayet

  4. Duhân suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 46. ayet. كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ

    kegalyi-lḥamîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kaynar suyun kaynaması gibi.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 46. ayet

  5. Duhân suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 47. ayet. خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

    ḫuẕûhü fa`tilûhü ilâ sevâi-lceḥîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Onu şiddetle tutun, Cehennem'in ortasına atın."

    Ayet detayı — Duhân suresi, 47. ayet

  6. Duhân suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 48. ayet. ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ

    ŝümme ṣubbû fevḳa ra'sihî min `aẕâbi-lḥamîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün."

    Ayet detayı — Duhân suresi, 48. ayet

  7. Duhân suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 49. ayet. ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ

    ẕuḳ. inneke ente-l`azîzü-lkerîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Tat bakalım! Hani sen güçlü ve şerefliydin."

    Ayet detayı — Duhân suresi, 49. ayet

  8. Duhân suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 50. ayet. إِنَّ هَٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ

    inne hâẕâ mâ küntüm bihî temterûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 50. ayet

Sakınanların güvenli yeri; Kur'an'ın kolaylaştırılması 51–59

  1. Duhân suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 51. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍ

    inne-lmütteḳîne fî meḳâmin emîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Takva sahibi olanlar ise, onlar güvenli bir makamdadırlar.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 51. ayet

  2. Duhân suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 52. ayet. فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    fî cennâtiv ve`uyûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Cennetlerde ve pınarlardadırlar.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 52. ayet

  3. Duhân suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 53. ayet. يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَقَٰبِلِينَ

    yelbesûne min sündüsiv veistebraḳim müteḳâbilîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Halis ipek ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı otururlar.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 53. ayet

  4. Duhân suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 54. ayet. كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍ

    keẕâlik. vezevvecnâhüm biḥûrin `în.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte böyle! Onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 54. ayet

  5. Duhân suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 55. ayet. يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ

    yed`ûne fîhâ bikülli fâkihetin âminîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Orada güven içinde her meyveyi isterler.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 55. ayet

  6. Duhân suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 56. ayet. لَا يَذُوقُونَ فِيهَا ٱلْمَوْتَ إِلَّا ٱلْمَوْتَةَ ٱلْأُولَىٰ وَوَقَىٰهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

    lâ yeẕûḳûne fîhe-lmevte ille-lmevtete-l'ûlâ. veveḳâhüm `aẕâbe-lceḥîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İlk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Onlar Cehennem azabından korunmuştur.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 56. ayet

  7. Duhân suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 57. ayet. فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    faḍlem mir rabbik. ẕâlike hüve-lfevzü-l`ażîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbinden bir lütuf olarak. İşte büyük kurtuluş budur.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 57. ayet

  8. Duhân suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 58. ayet. فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

    feinnemâ yessernâhü bilisânike le`allehüm yeteẕekkerûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Öğüt alsınlar diye onu senin dilin ile kolaylaştırdık.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 58. ayet

  9. Duhân suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Duhân suresi, 59. ayet. فَٱرْتَقِبْ إِنَّهُم مُّرْتَقِبُونَ

    ferteḳib innehüm mürteḳibûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O halde bekle! Zaten onlar da bekliyorlar.

    Ayet detayı — Duhân suresi, 59. ayet