Diyanet İşleri
(34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."
Duhân suresi
Duhân suresi, 35. ayet. إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ
in hiye illâ mevtetüne-l'ûlâ vemâ naḥnü bimünşerîn.
(34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dirilişe itiraz, Tübba' kavmi ve hüküm günü Duhân 34–42 3
Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.
(34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."
"Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin."
Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları helak ettik. Çünkü onlar suçlu kimselerdi.
Biz, gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, eğlenmek için yaratmadık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 34–35. ayetler için yazılmıştır.
34-35. “Şüphesiz bunlar” bu yalanlayıcılar, öldükten sonra dirilişi ve insanların sorgulanmalarını uzak bir ihtimal görerek “şöyle diyorlar: Her şey ilk ölümümüzden ibarettir ve bizler diriltilecek değiliz.” Yani varsa yoksa bu dünya hayatıdır ve öldükten sonra ne diriliş, ne kabirlerden kalkış, ne cennet, ne de cehennem vardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur ve ondan sonra bir hayat da yoktur. Biz bu ölümden sonra tekrar diriltilecek de değiliz."
Aynı kök: نشر (21 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm
(İnkar edenler), Allah'ı bırakıp hiçbir şey yaratmayan ve zaten kendileri yaratılmış olan, üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan,…
Aynı kök: نشر (21 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm
Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yeryüzünü…
Aynı kök: نشر (21 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm
O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.
Ortak kavram: Ölüm
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…
Ortak kavram: Ölüm
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Ortak kavram: Ölüm
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
"İlk ölümümüzden başka bir şey yoktur. Biz asla diriltilecek de değiliz. dipnot 1
"(Ölüm) şu bizi bekleyen ilk (ve tek) ölümünüzdür ve biz asla bir daha hayata dönmeyeceğiz;
"Bu (önümüzde bulunan,) bizim ilk (ve tek) ölümümüzdür ve hayata yeniden döndürülmeyeceğiz.
"O ilk ölümümüzden ilerisi yok; biz ölüm sonrasında diriltilecek değiliz!"
"(Bütün her şey) Bizim yalnızca ilk ölümümüzdür; biz yeniden diriltilip kaldırılacak değiliz."
İlk ölümümüzden sonra bir şey yoktur. Biz diriltilecek değiliz.
"Ancak bir kez ölürüz. Yeniden yaşama döndürülecek de değiliz!"
- Bu yalanlayanlar, kesinlikle şöyle derler: "Ölüm, sadece bizim bir kere ölmemizdir. Biz tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru söylüyorsanız haydi, babalarımızı diriltip getiriniz."
"Sadece bir kez ölürüz; dirilecek değiliz."
'Sadece bir kez ölürüz; dirilecek değiliz.'
"ilk ölümümüzden başka birşey yoktur. Biz yeniden diriltilecek değiliz.
ilk ölümümüzden ilerisi yok ve biz yeniden neşrolunacak değiliz
"Biz yalnızca öleceğiz. Tekrar diriltilecek değiliz."
"Biz yalnızca öleceğiz. Tekrar diriltilecek değiliz."
"Biz yalnızca öleceğiz. Tekrar diriltilecek değiliz."
"(Bütün her şey) bizim yalnızca ilk ölümümüzdür; biz yeniden diriltilip kaldırılacak değiliz."
(34-35) Hakıykat, şunlar mutlakaa: "O (ölüm), derler, ilk ölümümüzden başka (bir şey) değildir. Biz yeniden diriltilib kaldırılacak değiliz".
O, ilk ölümümüzden başkası değildir. Ve biz, diriltilip kaldırılacaklar da değiliz.
(17-39) Kesin olan şu ki, ö nceden firavun kavmini de denedik / sınadık (fitne: ikili yapıda sınav / o mu bu mu sınavı) onlara ikram eden bir Resul geldi, Allah'ın kullarını bana geri verin ben güvenilir bir elçiyim , Allah'a karşı yücelik taslamayın ben kesinlikle size apaçık bir delil dayanağı / bir sultan getirdim , muhakkak ki beni taşlamanız / recm etmenizden Rabbime ve sizin de Rabbiniz olana sığınıyorum , eğer bana iman etmiyorsanız ayrılın benden / benden kopun dedi ve Rabbine işte bunlar suçlu bir kavimdir diye çağrıda bulundu / dua etti , geceleyin kullarımı götür sizi takip edeceğiz dedik, yarılmış denizi terket, onlar kesinlikle boğulacak bir kavimdi r. G erilerinde nice bahçeler, gözeler, tarlalar / çiftlikler, verilmiş / ikram edilmiş makamlar ve sefasını sürdükleri nimetler bıraktılar / terkettiler, böylelikle onları başka kavimlere miras ettik, ne gök onlara ağladı ne de yer ağladı, onlara süre de verilmedi / bekletilmediler. Kesin ola şu ki, biz İsrailoğullarını zelil eden bir azaptan, firavundan kurtardık , muhakkak ki o kendini yüce gören ve hoyratça harcayandı / savurgandı / müsrifti. Kesin olan şu ki, bir bilgi üzere / bir bilgiye dayalı, alemlerde onları seçtik, onlara içinde apaçık imtihanlar / belevler içeren ayetlerimizi verdik, onlar şunu diyorlardı bizim sadece ilk ölümümüz var biz tekrar yayınlanmayacağız / neşredilmeyeceğiz / diriltilmeyeceğiz , e ğer doğru sözlü iseniz bir ayet getirin, (Şu göstergeye dayanıyoruz deyin) siz mi hayırlısınız? yoksa tubbağ kavmi mi? yahut ta daha öncekiler mi? Biz onları yok ettik / helak ettik onlar suçlulardı / mücrimlerdi / cürümlülerdi . Biz semaları ve yeri ve bu ikisi arasındakileri oyuncak olsun diye yaratmadık ikisini de gerçek olarak / hakikat olarak yarattık ve fakat onların çoğu bilmiyorlar.
"Bir defa öldükten sonra başka bir şey yoktur. Biz, yeniden diriltilecek de değiliz."
"İlk ölümümüzden sonra bir şey yoktur. Biz diriltilecek değiliz."
"İlk ölümümüzden başkası yok, biz bir daha (yeniden dirilip) yayılacak değiliz dipnot 1 .
"Bizim ölmemiz sadece bir kere olacak, artık bir daha buralarda gezip dolaşmayacağız.
Bir defa öldükten sonra başka bir şey yoktur. Biz, yeniden diriltilecek de değiliz.
-Bir defa öldükten sonra başka bir şey yoktur. Biz, yeniden diriltilecek de değiliz.
"İlk ölümümüzden başkası yok! Biz diriltilecek filan değiliz!"
"We only die once when we come to our life's end and never will we be resurrected".
‘There is nothing beyond our one death: we will not be resurrected.
"There is nothing beyond our first death, and we shall not be raised again.
"This is our first and only death, and we shall never be raised again. dipnot 1
‘There is nothing more than our first death. We will not be raised up a second time.
"There is nothing but our first death, and we shall not be resurrected.
‘It will be just our first death, and we shall not be resurrected.
`It is but our first death (- the only one we will encounter) and (after that) we shall never be the revived ones.
'There is nothing but our first death; we shall not be revived.
"There is nothing after death and we will not be raised back to life. "
'It is but our first death,
"There is nothing but our first death; and we will never be resurrected!"
assuredly our final end will be no other than our first natural death; neither shall we be raised again:
"There is naught but our first death and we shall not be raised again.
"Decidedly there is nothing except our first death; and in no way will we be raised up.
There is naught but our first death, and we shall not be raised again.
"There is no dying for us but once; and we shall not be raised again.
"That [which is ahead of us] is but our first [and only] death, and we shall not be raised to life again.
"There is nothing beyond our first death, and we will never be resurrected.
"There is nothing but our first death; and we will never be resurrected!"
"We only die the first death; we will never be resurrected!
"There is not but our first death, and we will not be resurrected.
“There is only our former death, and we will not be raised.
"There is nothing but our first death, and we shall not be raised again.
"There is nothing beyond our first death, and we shall not be resurrected.
"There is nothing more than our first death, and we are not going to be resurrected.
"There is nothing except our first death; and we will never be resurrected!"