Duhân suresi

Duhân suresi, 49. ayet

Duhân suresi, 49. ayet. ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ

ẕuḳ. inneke ente-l`azîzü-lkerîm.

Diyanet İşleri

(Deyin ki:) "Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Duhân 46–52 · surenin 49. ayeti / 59
  1. Duhân 46

    (45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.

  2. Duhân 47

    (Allah, görevli meleklere şöyle der:) "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin."

  3. Duhân 48

    "Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün."

  4. 49

    (Deyin ki:) "Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!?"

  5. Duhân 50

    "İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir!"

  6. Duhân 51

    Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise güvenli bir yerdedirler.

  7. Duhân 52

    Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 43–50. ayetler için yazılmıştır.

43-44. Yüce Allah, Kıyamet gününü ve o günde kulları arasında ayırt edici hükmü vereceğini söz konusu ettikten sonra, onların iki gruba ayrılacaklarını, bir grubun cennette olacağını, diğer grubun ise cehennem ateşi içerisinde olacağını belirtti. Bu sonuncu grup, küfür ve masiyetler işleyerek günahkâr olanlardır.

Bunların yiyecekleri, ağaçların en kötüsü ve en fecisi olan “Zakkûm ağacı”dır.

45-50. Bu ağacın tadı ise “erimiş maden gibidir.” Yahut oldukça kötü kokan, tadı da kötü, kokusu da kötü, son derece sıcak bir irin gibidir. “Karınlarda kaynar, tıpkı kaynar suyun kaynaması gibi.”

Azap edilecek olana şöyle denilecektir: Haydi bu can yakıcı azabı ve bu vahim cezayı “tat bakalım! Çünkü sen güçlü ve değerli imişsin!” Kendi kanaatine göre sen, Allah’ın azabına karşı kendini koruyacak güçlü bir kimse olduğunu zannediyordun. Allah nezdinde de değerli olduğunu ve sana hiçbir şekilde azap etmeyeceğini ileri sürüyordun. İşte bu gün, sen zillete düşürülen, tahkir edilen, son derece değersiz bir kişi olduğunu açıkça görüyorsun. “İşte bu” pek büyük olan bu azab, “sizin (dünyadayken) şüphe ettiğiniz (azaptır).” Ama artık sizin için son derece kesin bir bilgidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Alay edilerek ona şöyle denilir: "Acı verici bu azabı tat bakalım. Şüphesiz sen kavminde değerli ve şerefliydin."

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ذُقْ zuk tad kök: ذوق
  2. إِنَّكَ inneke zira sen
  3. أَنتَ ente kendince
  4. ٱلْعَزِيزُ l-azizu üstündün kök: عزز
  5. ٱلْكَرِيمُ l-kerimu şerefliydin kök: كرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş)

    Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş)

    İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş)

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü'minlerdir.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Cehennemlik kişiye:) "Tat bakalım! Sen -evet sen- (hani) güçlü(ydün); itibarlı(ydın)!

Mustafa İslamoğlu

Tat bakalım; çünkü sen, evet sen hatırlı, saygın biri olmalısın (!)

Muhammed Esed

Bunları tat ey (yeryüzünde) kendini böyle kudret sahibi, böyle üstün gören!

Ahmed Hulusi

"Tat! Sen (güya) Aziyz'din, Keriym'din!"

Ali Bulaç

"(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun."

Ali Özek ve heyeti

(ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin!

Ali Rıza Safa

"Tat! Hani sen üstündün, onurluydun?"

Bayraktar Bayraklı

Kendisine şöyle denir: "Tat bakalım, hani sen şerefli ve güçlü idin!"

Edip Yüksel

"Tad bakalım; sen çok üstün ve şerefliydin!"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Tad bakalım; sen çok üstün ve şerefliydin!'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Tat bakalım (azabı)! Çünkü sen çok güçlü ve şerefli idin, deyin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tat bakalım deyin: çünkü sen azizdin, kerimdin.

Erhan Aktaş

Tat bakalım! Hani sen gerçekten çok güçlü ve şerefli biriydin dipnot 1 !

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şimdi azabı tat bakalım. Hani sen, kendini çok güçlü ve şerefli biri görüyordun ya! Şimdi gücüne ve şerefine ne oldu?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Tat bakalım! Hani sen gerçekten çok güçlü ve şerefli biriydin! dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şimdi azabı tat bakalım. Hani sen, kendini çok güçlü ve şerefli biri görüyordun ya! Şimdi gücüne ve şerefine ne oldu?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Tat bakalım! Hani sen gerçekten çok güçlü ve şerefli biriydin! dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şimdi azabı tat bakalım. Hani sen, kendini çok güçlü ve şerefli biri görüyordun ya! Şimdi gücüne ve şerefine ne oldu?

Gültekin Onan

(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun.

Hasan Basri Çantay

Tat (o azabı). Çünkü sen, (evet iddianca) sen çok ulu, çok şerefli idin"!

İbni Kesir

Tad bakalım; hani güçlü olan, değerli olan yalnız sendin?

Mehmet Alagaş

(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Tat bakalım! Hani sen güçlü ve şerefliydin."

Süleyman Ateş

"Tad, zira sen kendince üstündün, şerefliydin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tat bu azabı; hani sen çok üstün ve çok değerlisin ya!

Şaban Britch

Tat bunu! Hani sen güçlü ve şerefliydin.

Şaban Piriş

-Tat bunu, hani sen güçlü ve şerefliydin.

Yaşar Nuri Öztürk

"Tat bakalım! Hani sen onurluydun, seçkindin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Now taste and see, " he is told, "how just is the retribution; you had tasted the pleasure of your saw of might and you preferred might to right just as you had enjoyed and abused birthright".

Abdul Haleem

‘Taste this, you powerful, respected man!

Abdullah Yusuf Ali

"Taste thou (this)! Truly wast thou mighty, full of honour!

Abul A'la Maududi

Taste this, you are a person mighty and noble!

Aisha Bewley

‘Taste that! You are the mighty one, the noble one!

Al-Hilali & Khan

"Taste you (this)! Verily, you were (pretending to be) the mighty, the generous!

Ali Quli Qarai

‘Taste! Indeed you are the [self-styled] mighty and noble!

Amatul Rahman Omar

(It will be said to him, ) `Suffer this (punishment of yours which you doubted). You (deemed yourself) as if you were the mighty, the honourable one.

Arthur John Arberry

'Taste! Surely thou art the mighty, the noble.

Bijan Moeinian

See what an honorable man [as you were proud of] you are…

E. Henry Palmer

Taste! verily, thou art the mighty, the honourable!

Edip-Layth

"Taste this; surely you are the noble, the generous!"

George Sale

saying, taste this; for thou art that mighty and honourable person.

Hamid S. Aziz

"Saying, 'Taste; lo! You were forsooth the mighty, the noble!

Mahmoud Ghali

Taste! Surely you, (only) you are (i. e., you used to think that you were mighty) the constantly mighty, the constantly honorable!

Marmaduke Pickthall

(Saying): Taste! Lo! thou wast forsooth the mighty, the noble!

Mohamed Ahmed - Samira

"Taste it, " (they will be told). "You were indeed the mighty and noble!

Muhammad Asad

Taste it - thou who [on earth] hast considered thyself so mighty, so noble!

Mustafa Khattab

˹The wicked will be told,˺ "Taste this. You mighty, noble one![1]

Progressive Muslims

"Taste this; surely you are the noble, the generous!"

Rashad Khalifa

"Taste this; you were so powerful, so honorable."

Sahih International

[It will be said], "Taste! Indeed, you are the honored, the noble!

Sam Gerrans

“Taste thou — thou art the exalted in might, the noble!

Shabbir Ahmed

Taste! Behold, you considered yourself so mighty, so noble. (But the Law of Requital is absolutely just (56:52)).

Syed Vickar Ahamed

"You taste (this)! Truly were you (all that) mighty, full of honor!

Taqi Usmani

"Have a taste! You are the ‘man of might’, the ‘man of honour’.

The Monotheist Group

"Taste this; surely you are the noble, the generous!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 49. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 49. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 49. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩