Diyanet İşleri
(43-44) Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.
Duhân suresi · 43–50. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Duhân suresi, 43. ayet. إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ
(43-44) Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.
(43, 44, 45, 46) Şüphesiz ki zakkum ağacı, dipnot 1 kaynar suyun kaynamasına benzer şekilde suçluların karınları(n)da erimiş maden gibi kaynayan yemeğidir.
Şüphesiz o zakkum ağacı,
Gerçek şu ki, (öteki dünyada) ölümcül meyve ağacı
Gerçek ki zakkum ağacı,
Doğrusu, o zakkum ağacı;
Şüphesiz zakkum ağacı,
Aslında zakkum ağacı.
-Şüphesiz zakkum ağacı, günahkarların yiyeceğidir.
Elbette, zakkum ağacı
Elbette, zakkum ağacı
şüphesiz zakkum ağacı,
Şübhesiz o zakkum ağacı
Zakkum ağacı, dipnot 1
Zakkum ağacı dipnot 1 ,
Zakkum ağacı dipnot 1 ,
Doğrusu, o zakkum ağacı;
Şübhesiz o zakkum ağacı,
Doğrusu zakkum ağacı;
(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.
Zakkum ağacı.
Zakkum ağacı,
Şüphesiz zakkum ağacı,
O zakkum ağacı var ya;
Zakkum ağacı...
Zakkum ağacı...
Şu bir gerçek ki zakkum ağacı,
Duhân suresi, 44. ayet. طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ
(43-44) Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.
(43, 44, 45, 46) Şüphesiz ki zakkum ağacı, dipnot 1 kaynar suyun kaynamasına benzer şekilde suçluların karınları(n)da erimiş maden gibi kaynayan yemeğidir.
günahkarların besini olacaktır;
günahkarların gıdası olacaktır:
Esim'in (Hakikatini inkar edenin) yiyeceğidir!
Günahkar olanın yemeğidir.
günahkârların yemeğidir.
Suçluların yemeğidir.
-Şüphesiz zakkum ağacı, günahkarların yiyeceğidir.
Günahkarın yiyeceğidir.
Günahkarın yiyeceğidir.
Çok vebal yüklenenin yemeğidir.
çok vebal yüklenenin yemeğidir.
Günahkarların yemeğidir.
Günahkarların yemeğidir.
Günahkarların yemeğidir.
Günahkar olanın yemeğidir.
günaha düşkün olanın yemeğidir.
Günahkarların yiyeceğidir.
(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.
Günahkârın yemeğidir.
Günahkarların yemeğidir.
günahkarların yiyeceğidir dipnot 1 .
Günaha dalanların yiyeceği olan ağaç...
Günahkârın yemeğidir.
Günahkarın yemeğidir.
Suçluların yemeğidir.
Duhân suresi, 45. ayet. كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ
(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
(43, 44, 45, 46) Şüphesiz ki zakkum ağacı, dipnot 1 kaynar suyun kaynamasına benzer şekilde suçluların karınları(n)da erimiş maden gibi kaynayan yemeğidir.
tıpkı yanık yağ tortusu gibi karında kaynar,
tıpkı karın boşluğunda kaynayan sıvı kurşun gibi,
Erimiş maden gibidir; karınlarda kaynar.
Pota gibi; karınlarda kaynar durur;
O, karınlarda suyun kaynaması gibi kaynar.
Karınlarda kaynayan erimiş maden gibi.
- Erimiş maden gibi, karınlarda kaynar, sıcak suyun kaynaması gibi.
Derişik asit gibi ve midelerde kaynayacaktır.
Derişik asit gibi ve midelerde kaynayacaktır
Pota gibi karınlarında kaynar,
Pota gibi karınlarında kaynar,
Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.
Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.
Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.
Pota gibi; karınlarda kaynar durur;
(45-46) (O), sıcak suyun kaynadığı gibi karınlar içinde kaynayacak erimiş ma'den (ler) gibidir.
Erimiş maden gibidir. Karınlarında kaynar,
(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.
Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.
Pota gibi karınlarda kaynar.
Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.
Erimiş maden gibidir. Karınlarda kaynayacaktır.
Maden eriyiği gibi karınlarda kaynar durur.
Yanmış yağ gibi karınlarda kaynar durur.
Erimiş maden misali, karınlarda kaynar.
Duhân suresi, 46. ayet. كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ
(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
(43, 44, 45, 46) Şüphesiz ki zakkum ağacı, dipnot 1 kaynar suyun kaynamasına benzer şekilde suçluların karınları(n)da erimiş maden gibi kaynayan yemeğidir.
fokurdayarak yakıp kavuran su misali...
tıpkı kabaran yakıcı ümitsizlik gibi.
Kaynar suyun kaynaması gibi.
Kaynar suyun kaynaması gibi.
Maden eriyiği gibi.
Kaynar suyun kaynaması gibi.
- Erimiş maden gibi, karınlarda kaynar, sıcak suyun kaynaması gibi.
Sıcak suyun kaynaması gibi.
Sıcak suyun kaynaması gibi.
Kaynar suyun kaynaması gibi.
Hamim kaynar gibi.
Kaynar suyun kaynaması gibi.
Kaynar suyun kaynaması gibi.
Kaynar suyun kaynaması gibi.
Kaynar suyun kaynaması gibi.
(45-46) (O), sıcak suyun kaynadığı gibi karınlar içinde kaynayacak erimiş ma'den (ler) gibidir.
Suyun kaynaması gibi.
(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.
Kaynar suyun kaynaması gibi.
Sıcak suyun kaynaması gibi.
Sıcak suyun kaynaması gibi…
Sıcak suyun kaynaması gibi…
Kaynar suyun kaynadığı gibi...
Kaynar suyun kaynadığı gibi...
Sıcak suyun kaynaması gibi...
Duhân suresi, 47. ayet. خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ
(Allah, görevli meleklere şöyle der:) "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin."
(Allah meleklere şöyle emredecek): "Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin!
(Derken emir gelir): "Tutun onu, yaka paça sürükleyin kışkırtılmış alevlerin ortasına!
(Ve emir gelecektir:) "Onu yakalayın (ey cehennem güçleri) ve yanan ateşin ortasına sürükleyin;
"Tutun onu da yakan ateşin ortasına sürüyerek götürün. . . "
"Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin."
(Allah zebânilere emreder): Tutun onu! cehennemin ortasına sürükleyin!
"Onu yakalayın; hemen cehennemin ortasına sürükleyin!"
Meleklere şöyle emredilir: "Bu suçluyu yakalayın ve onu cehennemin ortasına atın."
Onu yakalayın ve cehennemin ortasına sürükleyin.
Onu yakalayın ve cehennemin ortasına sürükleyin.
Onu tutun da yaka paça, doğru cehennemin ortasına sürükleyin.
Tutun onu da yaka paça doğru Cehennemin ortasına sürükleyin.
"Onu tutun! Cehennem'in ortasına sürükleyin."
"Onu tutun! Cehennem'in ortasına sürükleyin."
"Onu tutun! Cehennem'in ortasına sürükleyin."
Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin.
(Zebanilere:) "Tutun onu da, (denilir), sürükleyerek cehennemin ta ortasına götürün".
Yakalayın onu, cehennemin ortasına sürükleyin.
(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.
"Onu şiddetle tutun, Cehennem'in ortasına atın."
(Allah, zebanilere emreder): "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin."
"Tutun onu, yakıcı ateşin ortasına sürükleyin dipnot 1 !
(Şöyle bir ses duyulacak) "Tutun onu! Kaldırın da şu alevli ateşin ortasına atın!
Onu şiddetle tutun, Cehennem'in ortasına atın.
-Onu tutun, cehennemin ortasına atın.
"Tutun onu, cehennemin tam ortasına götürün!"
Duhân suresi, 48. ayet. ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ
"Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün."
Sonra başının üzerine kaynar su azabından dökün!" dipnot 1
Sonra baştan ayağa boca edin yürek dağlayan bir (umutsuzluğu ve deyin ki):
sonra başının üstüne yakıcı ümitsizliğin acısını boşaltın!
"Sonra da, o kaynar suyun azabını onun başından aşağı dökün!"
"Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün;"
Sonra başına azap olarak kaynar su dökün!
"Sonra, başının üstüne kaynar su cezasından dökün!"
"Sonra başından aşağı kaynar su azabından dökün."
Sonra başına kaynar su azabından dökün.
Sonra başına kaynar su azabından dökün.
Sonra da başına kaynar su azabından dökün.
Sonra da başının üstüne hamim azabından dökün
"Sonra başına azap olarak kaynar su dökün."
"Sonra başına azap olarak kaynar su dökün."
"Sonra başına azap olarak kaynar su dökün."
Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün;
"Sonra tepesinin üstüne o kaynar su azabından dökün".
Sonra azab olarak başına kaynar su dökün.
(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.
"Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün."
"Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün!"
Sonra başından aşağı kaynar su azabından dökün dipnot 1 ."
Sonra da başından aşağı kaynar su dökme cezasına çarptırın.
Sonra kaynar su azabından başından aşağı boşaltın.
Sonra kaynar su azabından başından aşağı boşaltın.
"Sonra başının üstüne, kaynar su azabından dökün!"
Duhân suresi, 49. ayet. ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ
(Deyin ki:) "Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!?"
(Cehennemlik kişiye:) "Tat bakalım! Sen -evet sen- (hani) güçlü(ydün); itibarlı(ydın)!
Tat bakalım; çünkü sen, evet sen hatırlı, saygın biri olmalısın (!)
Bunları tat ey (yeryüzünde) kendini böyle kudret sahibi, böyle üstün gören!
"Tat! Sen (güya) Aziyz'din, Keriym'din!"
"(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun."
(ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin!
"Tat! Hani sen üstündün, onurluydun?"
Kendisine şöyle denir: "Tat bakalım, hani sen şerefli ve güçlü idin!"
"Tad bakalım; sen çok üstün ve şerefliydin!"
'Tad bakalım; sen çok üstün ve şerefliydin!'
Tat bakalım (azabı)! Çünkü sen çok güçlü ve şerefli idin, deyin.
Tat bakalım deyin: çünkü sen azizdin, kerimdin.
Tat bakalım! Hani sen gerçekten çok güçlü ve şerefli biriydin dipnot 1 !
Tat bakalım! Hani sen gerçekten çok güçlü ve şerefli biriydin! dipnot 1
Tat bakalım! Hani sen gerçekten çok güçlü ve şerefli biriydin! dipnot 1
(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun.
Tat (o azabı). Çünkü sen, (evet iddianca) sen çok ulu, çok şerefli idin"!
Tad bakalım; hani güçlü olan, değerli olan yalnız sendin?
(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.
"Tat bakalım! Hani sen güçlü ve şerefliydin."
"Tad, zira sen kendince üstündün, şerefliydin."
(Ona şöyle denecek) "Tat bakalım! Sen çok güçlü ve çok değerlisin ya hani dipnot 1 !
Tat bu azabı; hani sen çok üstün ve çok değerlisin ya!
Tat bunu! Hani sen güçlü ve şerefliydin.
-Tat bunu, hani sen güçlü ve şerefliydin.
"Tat bakalım! Hani sen onurluydun, seçkindin."
Duhân suresi, 50. ayet. إِنَّ هَٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ
"İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir!"
İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir." (denecektir). dipnot 1
İşin gerçeği, bu, sizin baştan beri 'acaba' dediğiniz şeyin ta kendisidir."
İşte siz (hakikat inkarcı)larının sorguladığı şey budur!"
"İşte bu, şüpheyle karşıladığınız (iman etmediğiniz) şeydir!"
"Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir."
İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.
"Kuşkulanıp durduğunuz şey, işte budur!"
İşte şüphe ettiğiniz azap budur.
"Bu, işte kuşkulanıp durduğunuz şeydir."
'Bu, işte kuşkulanıp durduğunuz şeydir.'
İşte o sizin şüphe ve mücadele edip durduğunuz şey budur.
İşte o sizin şekk ve mücadele edip durduğunuz bu
Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.
Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.
Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.
Gerçekten bu sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir.
"Şübhesiz ki bu, (hakkında) şübhe, ve mücadele edib durduğunuz şeydir".
İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.
(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.
İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.
İşte o kuşkulanıp durduğunuz şey budur!"
İşte bu (ceza, dünyadayken) hakkında tartışıp durduğunuz şeydir dipnot 1 ."
İşte bu ceza, dünyadayken bir türlü inanamadığınız şeydir."
İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.
İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.
"İşte budur o kuşkulanıp durduğunuz şey."
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.