Duhân suresi

Duhân suresi, 39. ayet

Duhân suresi, 39. ayet. مَا خَلَقْنَٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

mâ ḫalaḳnâhümâ illâ bilḥaḳḳi velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

Diyanet İşleri

Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Duhân 36–42 · surenin 39. ayeti / 59

Konu Dirilişe itiraz, Tübba' kavmi ve hüküm günü Duhân 34–42 3

  1. Duhân 36

    "Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin."

  2. Duhân 37

    Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları helak ettik. Çünkü onlar suçlu kimselerdi.

  3. Duhân 38

    Biz, gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, eğlenmek için yaratmadık.

  4. 39

    Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.

  5. Duhân 40

    Şüphesiz, hüküm günü, hepsinin bir arada buluşacağı zamandır.

  6. Duhân 41

    O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Kendilerine yardım da edilmez.

  7. Duhân 42

    Yalnız, Allah'ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 38–39. ayetler için yazılmıştır.

38-39. Yüce Allah, kudretinin kemalini ve hikmetinin eksiksizliğini haber vermekte; gökleri ve yeri oyun olsun diye boş yere ve amaçsız yaratmadığını, aksine gökleri de yeri de ancak hak bir amaç ile yarattığını bildirmektedir.

Hem onların yaratılışları hak iledir, hem de yaratılışlarının kapsamında hak vardır.

O, bunları hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca kendisine ibadet etsinler, O da kullara emir verip yasaklar koysun ve onları mükâfatlandırıp cezalandırsın diye yaratmıştır.

“Fakat onların çoğu bilmezler.” Bundan dolayı da göklerle yerin yaratılışı üzerinde hiç düşünmezler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz gökleri ve yeri ancak açık bir hikmet için yarattık. Fakat müşriklerin çoğu onu bilmiyorlar.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَا ma
  2. خَلَقْنَـٰهُمَآ haleknahuma onları yaratmadık kök: خلق
  3. إِلَّا illa dışında bir sebeple
  4. بِٱلْحَقِّ bil-hakki hikmetli bir gaye kök: حقق
  5. وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat
  6. أَكْثَرَهُمْ ekserahum onların çoğu kök: كثر
  7. لَا la
  8. يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmiyorlar kök: علم

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

lakin bunları, bir başka değil sadece gerçek bir amaç uğruna yarattık; ne var ki onların çoğu bunu kavramıyor.

Muhammed Esed

Bunların hiç birini (deruni bir) hakikatten yoksun yaratmış değiliz ama çoğu bunu anlamaz.

Ahmed Hulusi

Biz onları yalnızca Hak (Esma özelliklerimizin açığa çıkışı) olarak yarattık! Ne var ki onların çoğunluğu (bu hakikati) bilmezler.

Ali Bulaç

Biz onları yalnızca hak ile yarattık. Ancak onların çoğu bilmezler.

Ali Özek ve heyeti

Her ikisini de ancak hak ile yarattık; fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Ali Rıza Safa

Yalnızca, gerçek olarak yarattık. Fakat onların çoğu bilmez.

Bayraktar Bayraklı

Biz onları, gerçek bir amaç için yarattık. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

Edip Yüksel

Biz onları ancak belli bir amaca göre yarattık. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz onları ancak belli bir amaca göre yarattık. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ikisini de ancak hak ve hikmetle yarattık. Fakat pek çokları bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

İkisini de ancak hak sebebiyle yarattık ve lakin pek çokları bilmezler

Erhan Aktaş

İkisini de yalnızca Hakk dipnot 1 olarak yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar. dipnot 2

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce bir amacı gerçekleştirmek için yarattık. Zira ahiret hayatını yok saymak, bu denli mükemmel bir varlık olan insanın, varlığını önemsiz ve amaçsız olarak görmekten başka bir anlama gelmez. Hayatı anlamlı ve amaçlı kılan şey, onun bir sınav alanı olmasıdır. Eğer ölümden sonra diriliş olmasaydı, bu yaratma, boş ve anlamsız olurdu. Yani yalnızca bir oyun olurdu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu gerçeği idrak etmiyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İkisini de yalnızca hakk dipnot 1 olarak yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar. dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce bir amacı gerçekleştirmek için yarattık. Zira Ahiret hayatını yok saymak, bu denli mükemmel bir varlık olan insanın, varlığını önemsiz ve amaçsız olarak görmekten başka bir anlama gelmez. Hayatı anlamlı ve amaçlı kılan şey, onun bir sınav alanı olmasıdır. Eğer ölümden sonra diriliş olmasaydı, bu yaratma, boş ve anlamsız olurdu. Yani yalnızca bir oyun olurdu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu gerçeği idrak etmiyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İkisini de yalnızca hakk dipnot 1 olarak yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce bir amacı gerçekleştirmek için yarattık. Zira Ahiret hayatını yok saymak, bu denli mükemmel bir varlık olan insanın, varlığını önemsiz ve amaçsız olarak görmekten başka bir anlama gelmez. Hayatı anlamlı ve amaçlı kılan şey, onun bir sınav alanı olmasıdır. Eğer ölümden sonra diriliş olmasaydı, bu yaratma, boş ve anlamsız olurdu. Yani yalnızca bir oyun olurdu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu gerçeği idrak etmiyorlar.

Gültekin Onan

Biz onları yalnızca hak ile yarattık. Ancak onların çoğu bilmezler.

Hasan Basri Çantay

Biz bunları hakkın ikaamesine sebeb olmakdan başka (bir hikmetle) yaratmadık. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.

İbni Kesir

Biz; onları, ancak hak ile yarattık. Ne var ki onların çoğu, bilmezler.

Mehmet Alagaş

(17-39) Kesin olan şu ki, ö nceden firavun kavmini de denedik / sınadık (fitne: ikili yapıda sınav / o mu bu mu sınavı) onlara ikram eden bir Resul geldi, Allah'ın kullarını bana geri verin ben güvenilir bir elçiyim , Allah'a karşı yücelik taslamayın ben kesinlikle size apaçık bir delil dayanağı / bir sultan getirdim , muhakkak ki beni taşlamanız / recm etmenizden Rabbime ve sizin de Rabbiniz olana sığınıyorum , eğer bana iman etmiyorsanız ayrılın benden / benden kopun dedi ve Rabbine işte bunlar suçlu bir kavimdir diye çağrıda bulundu / dua etti , geceleyin kullarımı götür sizi takip edeceğiz dedik, yarılmış denizi terket, onlar kesinlikle boğulacak bir kavimdi r. G erilerinde nice bahçeler, gözeler, tarlalar / çiftlikler, verilmiş / ikram edilmiş makamlar ve sefasını sürdükleri nimetler bıraktılar / terkettiler, böylelikle onları başka kavimlere miras ettik, ne gök onlara ağladı ne de yer ağladı, onlara süre de verilmedi / bekletilmediler. Kesin ola şu ki, biz İsrailoğullarını zelil eden bir azaptan, firavundan kurtardık , muhakkak ki o kendini yüce gören ve hoyratça harcayandı / savurgandı / müsrifti. Kesin olan şu ki, bir bilgi üzere / bir bilgiye dayalı, alemlerde onları seçtik, onlara içinde apaçık imtihanlar / belevler içeren ayetlerimizi verdik, onlar şunu diyorlardı bizim sadece ilk ölümümüz var biz tekrar yayınlanmayacağız / neşredilmeyeceğiz / diriltilmeyeceğiz , e ğer doğru sözlü iseniz bir ayet getirin, (Şu göstergeye dayanıyoruz deyin) siz mi hayırlısınız? yoksa tubbağ kavmi mi? yahut ta daha öncekiler mi? Biz onları yok ettik / helak ettik onlar suçlulardı / mücrimlerdi / cürümlülerdi . Biz semaları ve yeri ve bu ikisi arasındakileri oyuncak olsun diye yaratmadık ikisini de gerçek olarak / hakikat olarak yarattık ve fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onları ancak hak ile yarattık. Fakat onların çoğu bilmez.

Süleyman Ateş

Onları sadece gerçek bir sebeple, (hikmetli bir gaye ile) yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Onları sadece o gerçek için (sizleri imtihan için dipnot 1 ) yarattık; ama insanların çoğu bunu bilmez dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah, gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları, insanları ve cinleri zorlu bir imtihandan geçirmek için yaratmıştır. Bunu Hud Suresinin 7. ayetinde açıklamış, diğer ayetlerde de "(بِالْحَقِّ) o gerçek için" ifadesiyle buna işarette bulunmuştur (En'am 6/73, Hud 11/7, İbrahim 14/19, Hicr 15/85, Nahl 16/3, Ankebut 29/44, Rum 30/8, Zümer 39/5, Casiye 45/22, Ahkaf 46/3, Tegabun 64/3).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz bütün bunları ciddi bir kararla yarattık ama onların çoğu bunu bilmezler.

Şaban Britch

Onları ancak hak ile yarattık. Fakat, onların çoğu bilmez.

Şaban Piriş

Onları ancak hak ile yarattık. Fakat, onların çoğu bilmez.

Yaşar Nuri Öztürk

İkisini de, sadece gerçeği göstermek üzere yarattık. Ama onların çokları bilmiyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In effect We have not created both of them but in conformity with truth and in agreement with reality with soundness of judgment in the choice of means and ends; but, in darkness most of them walk on and they know not, nor do they even understand.

Abdul Haleem

We created them for a true purpose, but most people do not comprehend.

Abdullah Yusuf Ali

We created them not except for just ends: but most of them do not understand.

Abul A'la Maududi

We did not create them except in Truth. But most of them do not know. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the second answer to their objection; it means: Whoever denies life after death and the rewards and punishments of the hereafter, in fact, regards this world as a plaything. This is why he has formed the view that man, after raising all sorts of the storms in the world, will end up in the dust one day and none of his good or bad acts will bear any fruit. The fact, however, is that this universe is the creation of an All-Wise Creator and not of a frivolous being, and it cannot be expected from an All-Wise Creator that he would perform a useless and vain act. (For a detailed explanation, see(Surah Al-Anaam, Ayat 73);(Surah Younus, Ayats 5-6); (Surah Al-Anbiya, Ayats 16-18); ( Surah Al-Muminun, Ayat 115); (Surah Ar-Room, Ayats 8-9 )and the corresponding E.Ns).

Aisha Bewley

We did not create them except with truth but most of them do not know it.

Al-Hilali & Khan

We created them not except with truth (i.e. to examine and test those who are obedient and those who are disobedient and then reward the obedient ones and punish the disobedient ones), but most of them know not.

Ali Quli Qarai

We did not create them except with reason; but most of them do not know.

Amatul Rahman Omar

(That) We created them, (it was) only (for an eternal purpose) to establish the truth, yet most of them do not know this.

Arthur John Arberry

We created them not save in truth; but most of them know it not.

Bijan Moeinian

There is a higher purpose behind the creation but most people do not understand it.

E. Henry Palmer

we did but create them in truth, though most of them know it not!

Edip-Layth

We did not create them except with the truth, but most of them do not know.

George Sale

We have created them no otherwise than in truth; but the greater part of them do not understand.

Hamid S. Aziz

We create them both not, except with truth, but most of them know not.

Mahmoud Ghali

In no way did We create them both except with The Truth; but most of them do not know.

Marmaduke Pickthall

We created them not save with truth; but most of them know not.

Mohamed Ahmed - Samira

We created them with definite purpose; but most of them do not understand.

Muhammad Asad

none of this have We created without [an inner] truth: but most of them understand it not.

Mustafa Khattab

We only created them for a purpose, but most of these ˹pagans˺ do not know.

Progressive Muslims

We did not create them except with the truth, but most of them do not know.

Rashad Khalifa

We created them for a specific purpose, but most of them do not know.

Sahih International

We did not create them except in truth, but most of them do not know.

Sam Gerrans

We created them not but in truth, but most of them know not.

Shabbir Ahmed

None of this have We created without Purpose. But most of them are not aware of this fact. (They fail to realize that the human 'Self' lives on after death and must be recompensed in the Hereafter).

Syed Vickar Ahamed

We did not create them except for true (and noble) ends: But most of them do not understand.

Taqi Usmani

We did not create them but with true purpose, but most of them do not know.

The Monotheist Group

We did not create them except with the truth, but most of them do not know.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩