Diyanet İşleri
Fakat onlar, şüphe içinde eğlenip duruyorlar.
Duhân suresi
Duhân suresi, 9. ayet. بَلْ هُمْ فِى شَكٍّ يَلْعَبُونَ
bel hüm fî şekkiy yel`abûn.
Fakat onlar, şüphe içinde eğlenip duruyorlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mübarek gece; dumanın gelişi ve azap Duhân 1–16 3
(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Yaşatır, öldürür. O, sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir.
Fakat onlar, şüphe içinde eğlenip duruyorlar.
Göğün açık bir duman getireceği günü bekle.
(O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.
İnsanlar, "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
9. Yüce Allah, kesin bilgi hasıl edecek ve her türlü şüpheyi ortadan kaldıracak şekilde rububiyet ve uluhiyetini ortaya koyduktan sonra, bu açıklamaya rağmen kâfirlerin ne durumda olduklarını şöylece haber vermektedir:
“Ne var ki onlar, şüphe içinde” Şüphe ve tereddütlere batmış bir halde “oyalanmaktadırlar.” Niçin yaratıldıklarından yana gafildirler. Kendilerine zarardan başka bir şey kazandırmayan batıl uğraşlarla meşguller.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Müşrikler tekrar dirilişe kesin olarak iman etmiş değillerdir. Bilakis onlar bulundukları batıl içinde tekrar öldükten sonra dirilme ile ilgili şüphe içinde eğlenip duruyorlar.
Aynı kök: شكك (15 geçiş)
(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden…
Aynı kök: شكك (15 geçiş)
Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O halde,…
Aynı kök: شكك (15 geçiş)
De ki: "Ey insanlar, eğer benim dinimden herhangi bir şüphede iseniz, bilin ki ben, Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat sizin…
Aynı kök: لعب (20 geçiş)
Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. Eğer mü'minler…
Aynı kök: لعب (20 geçiş)
Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.
Aynı kök: لعب (20 geçiş)
Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ne var ki onlar şüphe içinde eğlenip duruyorlar.
Ama nerde! Onlar, şüphe bataklığında oyalanıp duruyorlar.
Evet, ama onlar, (bütün kalpleriyle inanıp bağlanmaktan uzak olanlar), yalnızca kendi şüpheleriyle oyalanıp duruyorlar.
Hayır, onlar kuşkulu yaşam içinde, (dünya hayatıyla) eğlenip duruyorlar.
Hayır, onlar şüphe içindedirler; oynayıp oyalanıyorlar.
Fakat onlar, şüphe içinde eğlenip duruyorlar.
Hayır, onlar, kuşku içinde oyalanıyorlar.
Doğrusu onlar şüphe içerisinde oynamaktadırlar.
Doğrusu, onlar bir kuşku içinde oynamaktadırlar.
Doğrusu, onlar bir kuşku içinde oynamaktadırlar.
Fakat onlar şüphe içinde oynuyorlar.
Fakat onlar şekk içinde oynuyorlar
Hayır! Onlar, kuşku içinde eğlenip duruyorlar.
Hayır! Onlar, kuşku içinde eğlenip duruyorlar.
Hayır! Onlar, kuşku içinde eğlenip duruyorlar.
Hayır, onlar şüphe içindedirler; oynayıp yalanlıyorlar.
Hayır, onlar (tekrar dirilmekden) şübhe içindedirler. (Bununla} eğlenirler.
Hayır, onlar şüphe içinde oynayıp dururlar.
(9-16) Onlar bir kuşku içinde oynuyorlar , insanları kaplayacak , apaçık bir dumanın geldiği günü gözetle , işte bu acıtıcı bir azaptır, Rabbimiz bizden azabı gider / kaldır kesinlikle biz iman ediyoruz , onlar için artık hatırlamak / anmak artık ne kadar uzak! Onlara apaçık bir Resul gelmişti de sonra ondan yüz çevirmişlerdi öğretilmiş / belletilmiş / muallim divane / mecnun dediler. Biz az bir şey , azabı gidereceğiz siz yine kesinlikle küfre döneceksiniz. O gün büyük bir yakalayış ile yakalayacağız biz kesinlikle öc alıcıyız / intikam alıcıyız.
Fakat, onlar şüphe içinde oynayıp eğlenirler.
Ama onlar, şüphe içinde oynuyorlar.
Bütün bunlara rağmen onlar ikilem içindeler, eğlenip duruyorlar dipnot 1 .
Hayır, ötekiler şüphe içinde oyalanıp duruyorlar.
Fakat, onlar şüphe içinde oynayıp eğlenirler.
Fakat, onlar şüphe içinde eğlenirler.
İş, onların sandığı gibi değil! Bir kuşku içinde oynayıp oyalanmaktadırlar.
Yet they are objectively uncertain of the plain truth and they give occasion to uncertainty, and they follow that emotion which they think would help them attain the object from which pleasure and satisfaction are expected.
yet in [their state of] doubt they take nothing seriously.
Yet they play about in doubt.
(But the fact is, they lack certainty) and frolic about in doubt. dipnot 1
Yet they play around in doubt.
Nay! They play about in doubt.
Rather they play around in doubt.
Yet (they have no faith, ) they are steeped in doubt (and) occupied with unreal things.
Nay, but they are in doubt, playing.
What a shame that you doubt in the existence of God.
Nay, they in doubt do play!
No; they are in doubt, playing.
Yet do they amuse themselves with doubt.
Nay, but they make sport in doubt,
No indeed, (but) they are in doubt, playing.
Nay, but they play in doubt.
Yet they are lost in doubt and play.
Nay, but they [who lack inner certainty] are but Dying with their doubts.
In fact, they are in doubt, amusing themselves.
No; they are in doubt, playing.
Indeed, they are doubtful, heedless.
But they are in doubt, amusing themselves.
The truth is, they are in doubt, playing.
Nay, but they are toying with their doubts.
Yet, they amuse themselves in doubt.
But they, being in doubt, are playing around.
No; they are in doubt, playing.