Diyanet İşleri
"Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin."
Duhân suresi
Duhân suresi, 36. ayet. فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
fe'tû biâbâinâ in küntüm ṣâdiḳîn.
"Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dirilişe itiraz, Tübba' kavmi ve hüküm günü Duhân 34–42 3
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.
(34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."
"Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin."
Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları helak ettik. Çünkü onlar suçlu kimselerdi.
Biz, gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, eğlenmek için yaratmadık.
Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
36. Daha sonra Rablerine karşı küstahlık edip O’nun âciz bırakmaya çalışırcasına şöyle demişlerdir: “Eğer doğru söylüyorsanız, haydi atalarımızı getirin.” Bu ise haktan alabildiğine uzak bir yere düşmüş, oldukça inatçı cahillerin yaptıkları bir tekliften ibarettir.
Allah Rasûlü’nün doğruluğu ile bunun ölmüş atalarını geri getirmesi şartına bağlı olması arasında ne ilgi vardır?
Çünkü mucizeler, onun, kendilerine getirdiklerinin doğruluğunu ortaya koymuştur ve bunlar, her bakımdan çok büyük bir sayıya ulaşıp kesin bilgi ifade etmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar şöyle dediler -Ey Muhammed!- "Sen ve sana tabi olanlarla beraber eğer iddianızda doğru söylüyorsanız ve gerçekten Allah ölüleri hesap ve ceza için tekrardan diriltiyor ise, haydi ölen atalarımızı tekrar canlı olarak geri getirin bakalım."
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi…
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
"Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen…
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Doğruysanız atalarımızı getirin (de görelim)!" dipnot 1
ama eğer (bu) iddianızda ısrarlıysanız, haydi (geri) getirin atalarımızı!"
O halde, eğer iddianızda haklı iseniz atalarımızı (şahit olarak) getirin!"
"Eğer sözünüz doğruysa haydi atalarımızı getirin!"
"Eğer doğru sözlüyseniz, şu halde atalarımızı getirin bakalım."
Doğru söylüyorsanız, atalarımızı getirin.
"Madem öyle, atalarımızı getirin; eğer doğruyu söylüyorsanız?"
- Bu yalanlayanlar, kesinlikle şöyle derler: "Ölüm, sadece bizim bir kere ölmemizdir. Biz tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru söylüyorsanız haydi, babalarımızı diriltip getiriniz."
"Doğru sözlüler iseniz, atalarımızı geri getirin."
'Doğru sözlüler iseniz, atalarımızı geri getirin.'
Haydi getirin babalarımızı, doğru (söyleyen kimseler) iseniz."
Haydi getirin babalarımızı doğru iseniz
"Eğer doğru söylüyorsanız haydi, ölmüş atalarımızı bize geri getirin."
"Eğer doğru söylüyorsanız haydi, ölmüş atalarımızı bize geri getirin."
"Eğer doğru söylüyorsanız haydi, ölmüş atalarımızı bize geri getirin."
"Eğer doğru sözlüyseniz, şu halde atalarımızı getirin bakalım."
"Eğer (da'vaanızda) doğrucular iseniz şimdi atalarımızı (dirilterek) getirin".
Doğru sözlüler iseniz; bize babalarımıza getirsenize.
(17-39) Kesin olan şu ki, ö nceden firavun kavmini de denedik / sınadık (fitne: ikili yapıda sınav / o mu bu mu sınavı) onlara ikram eden bir Resul geldi, Allah'ın kullarını bana geri verin ben güvenilir bir elçiyim , Allah'a karşı yücelik taslamayın ben kesinlikle size apaçık bir delil dayanağı / bir sultan getirdim , muhakkak ki beni taşlamanız / recm etmenizden Rabbime ve sizin de Rabbiniz olana sığınıyorum , eğer bana iman etmiyorsanız ayrılın benden / benden kopun dedi ve Rabbine işte bunlar suçlu bir kavimdir diye çağrıda bulundu / dua etti , geceleyin kullarımı götür sizi takip edeceğiz dedik, yarılmış denizi terket, onlar kesinlikle boğulacak bir kavimdi r. G erilerinde nice bahçeler, gözeler, tarlalar / çiftlikler, verilmiş / ikram edilmiş makamlar ve sefasını sürdükleri nimetler bıraktılar / terkettiler, böylelikle onları başka kavimlere miras ettik, ne gök onlara ağladı ne de yer ağladı, onlara süre de verilmedi / bekletilmediler. Kesin ola şu ki, biz İsrailoğullarını zelil eden bir azaptan, firavundan kurtardık , muhakkak ki o kendini yüce gören ve hoyratça harcayandı / savurgandı / müsrifti. Kesin olan şu ki, bir bilgi üzere / bir bilgiye dayalı, alemlerde onları seçtik, onlara içinde apaçık imtihanlar / belevler içeren ayetlerimizi verdik, onlar şunu diyorlardı bizim sadece ilk ölümümüz var biz tekrar yayınlanmayacağız / neşredilmeyeceğiz / diriltilmeyeceğiz , e ğer doğru sözlü iseniz bir ayet getirin, (Şu göstergeye dayanıyoruz deyin) siz mi hayırlısınız? yoksa tubbağ kavmi mi? yahut ta daha öncekiler mi? Biz onları yok ettik / helak ettik onlar suçlulardı / mücrimlerdi / cürümlülerdi . Biz semaları ve yeri ve bu ikisi arasındakileri oyuncak olsun diye yaratmadık ikisini de gerçek olarak / hakikat olarak yarattık ve fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi atalarımızı getirin.
"Doğru söylüyorsanız, babalarımızı getirin."
Doğru söyleyen kimselerseniz haydi (diriltip) getirin atalarımızı dipnot 1 !"
Dedikleriniz doğruysa atalarımızı alıp getirin."
Doğru söyleyenler iseniz, haydi babalarımızı getirin.
Doğru söyleyenler iseniz, haydi babalarımızı getirin.
"Eğer doğru sözlülerseniz, atalarımızı geri getirin!"
"And they add, if you Muhammad together with those who have fallen into line truly assert an Eternal Providence and justify the truth of Resurrections then bring back our forefathers".
Bring back our forefathers, if what you say is true.’
"Then bring (back) our forefathers, if what ye say is true!"
Bring back to us our fathers if you are truthful." dipnot 1
Bring us our fathers if you are telling the truth. ’
"Then bring back our forefathers, if you speak the truth!"
Bring our fathers back [to life], should you be truthful. ’
`So bring our forefathers (back to life) if you (O Muslims!) are truthful (in what you say about Resurrection). '
Bring us our fathers, if you speak truly!'
[They say:] "Bring our forefathers back to life, if [there is such thing as life after death and if] you are truthful. " [Even then they will not believe as the Jews did not believe in vs. 33].
so bring our fathers, if ye do speak the truth!'
"So bring back our forefathers, if you are truthful!"
Bring now our forefathers back to life, if ye speak truth.
"Bring back our fathers, if you are truthful. "
Then come up with (i. e., bring) our fathers, in case you are sincere!"
Bring back our fathers, if ye speak the truth!
So bring our ancestors back, if you are truthful. "
So then, bring forth our forefathers [as witnesses], if what you claim is true!"
Bring ˹back˺ our forefathers, if what you say is true."
"So bring back our forefathers, if you are truthful!"
"Bring back our forefathers, if you are truthful."
Then bring [back] our forefathers, if you should be truthful. "
“So bring us our fathers, if you be truthful.”
So then, bring back our forefathers if you are men of truth. "
Then bring (back) our forefathers, if you say the truth!"
So, (O believers,) bring our fathers, if you are true (in your belief in resurrection.)"
"So bring back our forefathers, if you are truthful!"