Diyanet İşleri
"Allah'a karşı ululuk taslamayın. Çünkü ben size apaçık bir delil (mucize) getiriyorum."
Duhân suresi
Duhân suresi, 19. ayet. وَأَن لَّا تَعْلُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ
veel lâ ta`lû `ale-llâh. innî âtîküm bisülṭânim mübîn.
"Allah'a karşı ululuk taslamayın. Çünkü ben size apaçık bir delil (mucize) getiriyorum."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu Duhân 17–33 3
Onları o en şiddetli yakalayışla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.
Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Musa) gelmişti.
O, şöyle demişti: "Allah'ın kullarını (esaret altındaki İsrailoğullarını) bana teslim edin. Çünkü ben güvenilir bir peygamberim."
"Allah'a karşı ululuk taslamayın. Çünkü ben size apaçık bir delil (mucize) getiriyorum."
"Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."
"Bana inanmadınızsa benden uzak durun."
Sonra Musa, Rabbine, "Bunlar günahkar bir toplumdur" diye seslendi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
19. “Allah’a karşı büyüklenip zorbalık etmeyin.” Kibirlenip O’na ibadetten yüz çevirerek ve kullarına karşı da zorbalık ederek üstünlük iddiasında bulunmayın.
“Çünkü ben size apaçık bir delil getirmekteyim.” Bu delil, onun gösterdiği göz kamaştırıcı mucizeler ve kaçınılmaz olarak kabul edilmek zorunda kalınan delillerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'a ibadeti terk ederek O'na karşı kibirlenip, kullarına da üstünlük taslamayın. Şüphesiz ben, size apaçık bir delil getiriyorum.
Aynı kök: سلط (39 geçiş)
Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuklarından dolayı; inkar edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da…
Aynı kök: سلط (39 geçiş)
Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp…
Aynı kök: سلط (39 geçiş)
Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona…
Aynı kök: علو (70 geçiş)
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…
Aynı kök: علو (70 geçiş)
Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve…
Aynı kök: علو (70 geçiş)
De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'a büyüklük taslamayın! Şüphesiz ki ben size apaçık bir delil getiriyorum.
Allah'a karşı küstahlaşmayın! Benim size hakikatin açık delilleriyle geldiğimi aklınızdan çıkarmayın!
"Ve Allah'a karşı büyüklük taslamayın. Çünkü ben size (O'ndan) açık bir delil getiriyorum;
"Allah'a karşı üstünlük taslamayın (Rasule isyan etmeyin). . . Size apaçık karşı konulamaz delil ortaya koydum. "
"Allah'a karşı büyüklenmeyin; şüphesiz size apaçık, bir delil getiriyorum."
Allah'a karşı üstünlük taslamayın. Çünkü ben size apaçık bir delil getiriyorum.
"Ve Allah'a karşı büyüklük taslamayın! Aslında, size açık bir kanıt getiriyorum!"
"Allah'a karşı baş kaldırmayınız. Çünkü ben size apaçık bir mucize getirdim."
"ALLAH'a karşı büyüklenmeyin. Ben size apaçık bir delille gelmiş bulunuyorum."
'ALLAH'a karşı ululanmayın. Ben size apaçık bir delille gelmiş bulunuyorum.'
ve Allah'a karşı baş kaldırmayın; çünkü ben size açık bir delil ile geliyorum.
Ve Allaha karşı baş kaldırmayın, çünkü ben size açık bir bürhan ile geliyorum
"Allah'a karşı ululuk taslamayın. Kuşkusuz ben, size açıkça görevlendirilmiş biri olarak geliyorum."
"Allah'a karşı ululuk taslamayın. Kuşkusuz ben, size açıkça görevlendirilmiş biri olarak geliyorum."
"Allah'a karşı ululuk taslamayın. Kuşkusuz ben, size açıkça görevlendirilmiş biri olarak geliyorum."
"Tanrı'ya karşı büyüklenmeyin; şüphesiz size apaçık bir delil getiriyorum."
"Ve Allaha karşı yücelik taslamayın. Zira ben size apaçık bir bürhan getiriyorum" diye (söylemişdi).
Allah'a karşı yücelik taslamayın. Doğrusu ben, size açık bir burhan getirdim.
(17-39) Kesin olan şu ki, ö nceden firavun kavmini de denedik / sınadık (fitne: ikili yapıda sınav / o mu bu mu sınavı) onlara ikram eden bir Resul geldi, Allah'ın kullarını bana geri verin ben güvenilir bir elçiyim , Allah'a karşı yücelik taslamayın ben kesinlikle size apaçık bir delil dayanağı / bir sultan getirdim , muhakkak ki beni taşlamanız / recm etmenizden Rabbime ve sizin de Rabbiniz olana sığınıyorum , eğer bana iman etmiyorsanız ayrılın benden / benden kopun dedi ve Rabbine işte bunlar suçlu bir kavimdir diye çağrıda bulundu / dua etti , geceleyin kullarımı götür sizi takip edeceğiz dedik, yarılmış denizi terket, onlar kesinlikle boğulacak bir kavimdi r. G erilerinde nice bahçeler, gözeler, tarlalar / çiftlikler, verilmiş / ikram edilmiş makamlar ve sefasını sürdükleri nimetler bıraktılar / terkettiler, böylelikle onları başka kavimlere miras ettik, ne gök onlara ağladı ne de yer ağladı, onlara süre de verilmedi / bekletilmediler. Kesin ola şu ki, biz İsrailoğullarını zelil eden bir azaptan, firavundan kurtardık , muhakkak ki o kendini yüce gören ve hoyratça harcayandı / savurgandı / müsrifti. Kesin olan şu ki, bir bilgi üzere / bir bilgiye dayalı, alemlerde onları seçtik, onlara içinde apaçık imtihanlar / belevler içeren ayetlerimizi verdik, onlar şunu diyorlardı bizim sadece ilk ölümümüz var biz tekrar yayınlanmayacağız / neşredilmeyeceğiz / diriltilmeyeceğiz , e ğer doğru sözlü iseniz bir ayet getirin, (Şu göstergeye dayanıyoruz deyin) siz mi hayırlısınız? yoksa tubbağ kavmi mi? yahut ta daha öncekiler mi? Biz onları yok ettik / helak ettik onlar suçlulardı / mücrimlerdi / cürümlülerdi . Biz semaları ve yeri ve bu ikisi arasındakileri oyuncak olsun diye yaratmadık ikisini de gerçek olarak / hakikat olarak yarattık ve fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Allah’a karşı üstünlük taslamayın. Ben size apaçık bir delil getiriyorum.
"Allah'a karşı ululanmayın. Ben size apaçık bir delil getiriyorum."
Sakın Allah'a karşı diklenmeyin; çünkü size apaçık ve güçlü bir delil ile geldim dipnot 1 .
Sakın Allah'a karşı diklenmeyin; çünkü size açık bir delil (mucize) ile geldim.
Allah’a karşı üstünlük taslamayın. Ben size apaçık bir delil getiriyorum.
-Allah'a karşı üstünlük taslamayın. Ben size apaçık bir delil getiriyorum.
"Allah'a karşı ululuk taslamayın! Ben size apaçık bir kanıt getirmekteyim."
"Nor Should you pride yourselves on disbelief in Allah, your Creator, or set off yourselves against Him with inordinate self-esteem. I come to present you with delegated authority to influence your conduct and your actions".
Do not consider yourselves to be above God! I come to you with clear authority.
"And be not arrogant as against Allah: for I come to you with authority manifest.
and do not exalt yourselves in defiance of Allah. I have come to you with a clear authority dipnot 1 (as a Messenger).
And: ‘Do not exalt yourselves above Allah. I come to you with clear authority.
"And exalt not yourselves against Allâh. Truly, I have come to you with a manifest authority.
Do not defy Allah. Indeed I bring you a manifest authority.
`And do not rise up in defiance of Allâh. Surely, I bring to you a clear authoritative proof.
and, 'Rise not up against God; behold, I come to you with a clear authority,
"[Listen to me and obey your Lord. ] Do not rebel against God. I will come up with powerful miracles [to convince you.]
and, 'Exalt not yourselves above God; verily, I come to you with obvious authority.
"And, do not transgress against God. I come to you with clear authority."
And lift not yourselves up against God: For I come unto you with manifest power.
"And be not arrogant against Allah, for I come with clear authority:
And surely I take refuge in my Lord and your Lord that you should (not) stone me.
And saying: Be not proud against Allah. Lo! I bring you a clear warrant.
Do not think yourselves to be above God: I have come to you with clear authority.
"And exalt not yourselves against God: for, verily, I come unto you with a manifest authority [from Him];
And do not be arrogant with Allah. I have certainly come to you with a compelling proof.
"And, do not transgress against God. I come to you with clear authority."
And, "Do not transgress against GOD. I bring to you powerful proofs.
And [saying], "Be not haughty with Allah. Indeed, I have come to you with clear authority.
And: “Exalt not yourselves against God; I bring you a clear authority.”
Exalt not yourselves against Allah, for, verily, I have come to you with a Clear Authority (Divine Revelation).
"And do not be proud (especially) against Allah: Truly, I have come to you with clear authority.
and saying, "Do not be haughty against Allah. I bring to you a clear proof.
"And, do not transgress against God. I come to you with clear authority."