Diyanet İşleri
Yalnız, Allah'ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.
Duhân suresi
Duhân suresi, 42. ayet. إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
illâ mer raḥime-llâh. innehû hüve-l`azîzü-rraḥîm.
Yalnız, Allah'ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dirilişe itiraz, Tübba' kavmi ve hüküm günü Duhân 34–42 3
Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.
Şüphesiz, hüküm günü, hepsinin bir arada buluşacağı zamandır.
O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Kendilerine yardım da edilmez.
Yalnız, Allah'ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.
(43-44) Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.
(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
42. “Ancak Allah’ın merhamet ettikleri hariç.” İşte onlar, Allah’ın rahmeti ile yücelecek ve faydalanacak, O’nun rahmetine mazhar olacak kimselerdir ki onlar, bu rahmete ulaşmanın yollarını izlemiş ve dünya hayatında iken bunun için çalışmışlardı.
Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsanlardan ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler bunların dışındadır. Çünkü önceden yapmış olduğu salih amellerden faydalanır. Yüce Allah hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz/mutlak galiptir. tövbe eden kullarına karşı çok merhametlidir.
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ancak Allah'ın merhamet ettiği kişiler böyle değildir. Şüphesiz ki O güçlüdür, çok merhametlidir.
Allah'ın rahmet ettiği kimseler müstesna: zira yalnızca O'dur her işinde mükemmel olan, sonsuz merhamet sahibi O'dur.
Allah'ın rahmetini ve şefkatini bağışladığı kimseler hariç. Yalnız O, kudret sahibidir, rahmet kaynağıdır.
Allah'ın rahmet ettikleri müstesna. . . Muhakkak ki O, "HU"; Aziyz'dir, Rahıym'dir.
Ancak Allah'ın rahmet ettiği başka. Şüphesiz O, üstün ve güçlü olandır, esirgeyendir.
Ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler böyle değildir. Şüphesiz O, üstündür, merhametlidir.
Allah'ın merhamet ettiği kimse başkadır. Kuşkusuz, O, Üstündür; Merhametlidir.
Allah'ın acıdıkları hariç,çünkü O'nun her şeye gücü yeter; çok merhametlidir.
Yalnız ALLAH'ın merhamet ettikleri hariç. O Üstündür, Rahimdir.
Yalnız ALLAH'ın merhamet ettikleri hariç. O Üstündür, Rahimdir.
Ancak Allah'ın rahmetiyle yarlığadığı (merhamet ettiği) başka. Çünkü O, öyle güçlü, öyle merhametlidir.
Ancak Allahın rahmetiyle yarlıgadığı başka, çünkü o öyle aziz öyle rahimdir
Ancak Allah'ın rahmet ettiği kimseler hariç. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Ancak Allah'ın rahmet ettiği kimseler hariç. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Ancak Allah'ın rahmet ettiği kimseler hariç. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Ancak Tanrı'nın rahmet ettiği başka. Şüphesiz O, üstün ve güçlü olandır, esirgeyendir.
Allahın esirgediği kimseler böyle değil. Çünkü O, bizzat kafirlerden intikaam almıya hakkıyle kaadir, (mü'minleri) çok esirgeyicidir.
Ancak Allah'ın merhamet ettiği müstesna. Muhakkak ki O; Aziz, Rahim olanın kendisidir.
(40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.
Allah’ın rahmet ettikleri müstesnâ. Şüphesiz ki o Azîzdir, Rahîmdir.
Ancak Allah'ın acıdığı kimseler (kurtulur). Şüphesiz O, üstündür esirgeyendir.
Allah'ın ikramda bulunduğu kişiler hariç dipnot 1 . O daima üstün ve ikramı bol olandır.
Ama Allah'ın ikram edeceği kişiler olacaktır. O üstündür, ikramı boldur.
Allah’ın merhamet ettikleri dışında. Çünkü O, çok güçlüdür, çok merhametlidir.
Allah'ın merhamet ettikleri dışında. Çünkü O, çok güçlü ve merhametlidir.
Allah'ın rahmet ettiği kimse müstesna. Allah Aziz'dir, Rahim'dir.
Except those to whom Allah will extend His mercy; He is AL-Aziz (the Almighty), and AL-Rahim (the Merciful).
No one will receive any help except for those to whom God shows mercy: He is the Mighty, the Merciful Lord.
Except such as receive Allah's Mercy: for He is Exalted in Might, Most Merciful.
except those to whom Allah shows mercy. He is the Most Mighty, the Most Compassionate. dipnot 1
except for those Allah has mercy on. He is the Almighty, the Most Merciful.
Except him on whom Allâh has Mercy. Verily, He is the All-Mighty, the Most Merciful.
except for him on whom Allah has mercy. Indeed He is the All-mighty, the All-merciful.
Different however shall be the case of those to whom Allâh will show mercy. Verily, He alone is the Mighty, the Ever Merciful.
save him upon whom God has mercy; He is the All-mighty, the All-compassionate.
The only available recourse will be the mercy of God. God is Almighty, the Most Merciful.
save whomsoever God shall have mercy on; verily, He is the mighty, the merciful!
Except the one whom God treated with compassion. He is the Noble, the Compassionate.
excepting those on whom God shall have mercy: For He is the mighty, the merciful.
Save those on whom Allah has mercy; surely He is the Mighty the Merciful.
Except him on whom Allah has mercy; surely He, Ever He, is The Ever-Mighty, The Ever-Merciful.
Save him on whom Allah hath mercy. Lo! He is the Mighty, the Merciful.
Apart from those to whom God is kind. He is all-mighty and all-merciful.
save those upon whom God will have bestowed His grace and mercy: for, verily, He alone is almighty, a dispenser of grace.
except those shown mercy by Allah. He is truly the Almighty, Most Merciful.
Except him on whom God has mercy. He is the Noble, the Merciful.
Only those who attain mercy from GOD. He is the Almighty, Most Merciful.
Except those [believers] on whom Allah has mercy. Indeed, He is the Exalted in Might, the Merciful.
Save he on whom God has mercy; He is the Exalted in Might, the Merciful.
Except those who made themselves worthy of Allah's Mercy. For, verily, He, He alone is the Mighty, the Merciful.
Except such as those who receive Allah’s Mercy: Verily, He is Exalted in Might (Al-Aziz), Most Merciful (Ar-Raheem).
except the One on whom Allah has mercy. Of course, He is the All-Mighty, the Very-Merciful.
Except him on whom God has mercy. He is the Noble, the Merciful.