Diyanet İşleri
(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.
Duhân suresi
Duhân suresi, 3. ayet. إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ فِى لَيْلَةٍ مُّبَٰرَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ
innâ enzelnâhü fî leyletim mübâraketin innâ künnâ münẕirîn.
(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mübarek gece; dumanın gelişi ve azap Duhân 1–16 3
Ha Mim.
(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.
(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–3. ayetler için yazılmıştır.
1-3. Yüce Allah, Kur’ân ile yine Kur’ân’a yemin etmektedir. O, açıklanması gerekli olan her bir şeyi açıklayan Kitaba yemin ederek onu “mübarek bir gecede” yani hayır ve bereketi pek çok ve bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinde indirdiğini açıklamaktadır.
O, en faziletli buyruklarını, gün ve gecelerin en faziletlisinde, insanların en faziletlisine, üstün Arap dili ile indirmiştir. Buna sebep de cehaletin dört bir yanlarını kuşattığı, bedbahtlığın baskın hale gelmiş olduğu bir kavmi uyarmak, böylece onların onun nuru ile aydınlanmalarını, hidâyeti ile yararlanmalarını ve arkasından gitmelerini sağlamak, bu şekilde davrandıkları takdirde de dünya ve âhiret hayırlarını elde edeceklerini bildirmektir.
Bundan dolayı burada: “Çünkü Biz, (insanları bu şekilde) uyarırız.” buyurmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz biz Kur'an'ı Kadir gecesinde indirdik ve bu gecede çok hayırlar vardır. Şüphesiz biz bu Kur'an ile korkuturuz.
Aynı kök: برك (32 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm…
Aynı kök: برك (32 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Alemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkan'ı indiren Allah'ın şanı yücedir.
Aynı kök: برك (32 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan,…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz onu (Kur'an'ı) bereketli bir gecede indir(meye başla)dık. Şüphesiz ki biz uyarıcıyız.
Evet, onu mübarek bir gecede Biz indir(meye başla)dık; zaten, baştan beri (vahiyle) uyaran da Bizdik.
Biz onu kutlu bir gecede indirdik. Zaten Biz, (insanı) her zaman uyarmaktayız.
Biz Onu mübarek bir gecede ("yok"luk halinin yaşandığı anda) inzal ettik! Uyaranlar biziz!
Gerçekten Biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyaranlarız.
biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.
Kuşkusuz, Onu, Kutsal Gece'de indirdik. Aslında, her zaman uyarıyoruz.
Biz onu, mübarek bir gecede indirmeye başladık. Şüphesiz biz, uyarıcıyız.
Biz uyarmak için onu kutlu bir gecede indirdik.
Biz uyarmak için onu kutlu bir gecede indirdik.
Biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik; çünkü Biz uyarıcı gönderiyorduk.
Elhak biz onu bir mübarek gecede indirdik, çünkü biz nezir gönderiyorduk
Onu kutlu bir gecede indirdik. Kuşkusuz Biz, uyaranlarız.
Onu kutlu bir gecede indirdik. Kuşkusuz Biz, uyaranlarız.
Onu kutlu bir gecede indirdik. Kuşkusuz Biz, uyaranlarız.
Gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyaranlarız.
Hakıykat, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Gerçek, biz (onunla kafirlerin uğrayacakları azabı) haber vericileriz.
Gerçekten Biz; onu, mübarek bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, uyarıcı idik.
(1-8) Hâ Mîm ve apaçık kitap. Muhakkak ki biz onu mübarek bir gece de indirdik, biz uyarıcılar idik, Onda (o gece de) hâkimin her işi ayırt edilir / ayrışır, (Kadir gecesinde) Rabbinden rahmet olarak yanımızdaki her işi gönderen biz idik. Muhakkak ki O işitendir bilendir. Eğer ki inanıyorsanız / kanaat ediyorsanız semaların, arzın ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir , O’ndan başka ilah yoktur diriltir ve öldürür, sizin Rabbinizdir evvelki atalarınızın da Rabbidir.
Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranlarız.
Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz, uyarıcıyız.
Şüphesiz biz onu bereketli bir gecede (kadir gecesinde) indirdik dipnot 1 . Biz uyarılarda bulunuruz.
Biz bunu bereketli bir gecede (kadir gecesinde) indirmişizdir. Onunla uyarılarda bulunmaktayız.
Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranlarız.
Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranlarız.
Biz onu kutlu/bereketli bir gecede indirdik. Hiç kuşkusuz, biz uyarıcılarız.
The Book which We began revealing at a blessed and a highly esteemed Night, it is incumbent on Us to send a Messenger as a spectacle and a warning and entrust to him an authoritative Book;
truly We sent it down on a blessed night––We have always sent warnings––
We sent it down during a Blessed Night: for We (ever) wish to warn (against Evil).
We revealed it on a Blessed Night, for We were intent on warning; dipnot 1
We sent it down on a blessed night; We are constantly giving warning.
We sent it (this Qur’ân) down on a blessed night [(i.e. night of Al-Qadr, Sûrah No. 97) in the month of Ramadân - the 9th month of the Islâmic calendar]. Verily, We are ever warning [mankind that Our Torment will reach those who disbelieve in Our Oneness of Lordship and in Our Oneness of worship].
Indeed We sent it down on a blessed night, and indeed We have been warning [mankind].
Truly, We revealed this (Book) in a Night full of blessings (Lailatul Qadr, as) it has been Our wont to warn (people against evil).
We have sent it down in a blessed night (We are ever warning)
Qur’an is revealed in a blessed night as God decided to shower man with His blessing.
verily, we have sent it down on a blessed night;- verily, we had given warning -
We have sent it down in a blessed night. Surely, We were to warn.
verily We have sent down the same on a blessed night, -- for We had engaged so to do, --
Lo! We revealed it on a blessed night - Lo! We are ever warning (against evil and its consequences) -
Surely We have sent it down in a blessed night; surely We have been warning.
Lo! We revealed it on a blessed night - Lo! We are ever warning -
(That) We sent it down one night of blessing -- so that We could warn --
Behold, from on high have We bestowed it on a blessed night: for, verily, We have always been warning [man].
Indeed, We sent it down on a blessed night,[1] for We always warn ˹against evil˺.
We have sent it down in a blessed night. Surely, We were to warn.
We have sent it down in a blessed night, for we are to warn.
Indeed, We sent it down during a blessed night. Indeed, We were to warn [mankind].
We sent it down on a blessed night — We are warning —
Behold, We have revealed it on a Blessed Night, for, verily We have always been warning. (Revealed on the Prophet's heart in a Blessed Night in the month of Ramadhan, 610 C.E., and then conveyed to mankind in stages over a period of 23 years. (2:185), (97:1)).
We have sent it down during a blessed night: Verily, We (always) wish to warn (against evil)
We have sent it down in a blessed night, (because) We had to warn (people).
We have sent it down in a blessed night. Surely, We were to warn.