69. sure

Hâkka Suresi الحاقة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Hâkka; Semûd, Âd, Firavun ve Nûh kavimleri 1–12 karşılaştır — Hâkka; Semûd, Âd, Firavun ve Nûh kavimleri
  2. Sûra üfürülüş ve arzın kaldırılması 13–18 karşılaştır — Sûra üfürülüş ve arzın kaldırılması
  3. Kitabı sağından verilen 19–24 karşılaştır — Kitabı sağından verilen
  4. Kitabı solundan verilen 25–37 karşılaştır — Kitabı solundan verilen
  5. Kur'an ne şairin ne kâhinin sözüdür 38–47 karşılaştır — Kur'an ne şairin ne kâhinin sözüdür
  6. Kur'an kesin bilgidir; Rabbini tespih et 48–52 karşılaştır — Kur'an kesin bilgidir; Rabbini tespih et

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Hâkka; Semûd, Âd, Firavun ve Nûh kavimleri 1–12

  1. Hâkka suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 1. ayet. ٱلْحَآقَّةُ

    elḥâḳḳah.

    Ali Rıza Safa

    Gerçekleşecek Olan!

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 1. ayet

  2. Hâkka suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 2. ayet. مَا ٱلْحَآقَّةُ

    me-lḥâḳḳah.

    Ali Rıza Safa

    Gerçekleşecek olan, nedir?

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 2. ayet

  3. Hâkka suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 3. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحَآقَّةُ

    vemâ edrâke me-lḥâḳḳah.

    Ali Rıza Safa

    Ve gerçekleşecek olanı, sana bildiren nedir?

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 3. ayet

  4. Hâkka suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 4. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ

    keẕẕebet ŝemûdü ve`âdüm bilḳâri`ah.

    Ali Rıza Safa

    Semud ve Âd, apansız gelen yıkımı yalanlamıştı.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 4. ayet

  5. Hâkka suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 5. ayet. فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِيَةِ

    feemmâ ŝemûdü feühlikû biṭṭâgiyeh.

    Ali Rıza Safa

    Semud, bu yüzden, korkunç bir olayla yıkıma uğratıldı.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 5. ayet

  6. Hâkka suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 6. ayet. وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ

    veemmâ `âdün feühlikû birîḥin ṣarṣarin `âtiyeh.

    Ali Rıza Safa

    Ve Âd, bu yüzden, köklerini yok eden bir kasırgayla yıkıma uğratıldı.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 6. ayet

  7. Hâkka suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 7. ayet. سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ

    seḫḫarahâ `aleyhim seb`a leyâliv veŝemâniyete eyyâmin ḥusûmen fetere-lḳavme fîhâ ṣar`â keennehüm a`câzü naḫlin ḫâviyeh.

    Ali Rıza Safa

    Yedi gece ve sekiz gün, aralıksız olarak onların üzerine saldı. Öyle ki, o toplumu, içi boş hurma kütükleri gibi yerlere serilmiş görürdün.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 7. ayet

  8. Hâkka suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 8. ayet. فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٍ

    fehel terâ lehüm mim bâḳiyeh.

    Ali Rıza Safa

    Artık, onlardan geriye kalan bir şey görüyor musun?

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 8. ayet

  9. Hâkka suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 9. ayet. وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ

    vecâe fir`avnü vemen ḳablehû velmü'tefikâtü bilḫâṭieh.

    Ali Rıza Safa

    Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan kentler aynı büyük suçlarla geldiler.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 9. ayet

  10. Hâkka suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 10. ayet. فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً

    fe`aṣav rasûle rabbihim feeḫaẕehüm aḫẕeter râbiyetâ.

    Ali Rıza Safa

    Efendilerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine, yaman bir yakalayışla onları yakaladı.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 10. ayet

  11. Hâkka suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 11. ayet. إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ

    innâ lemmâ ṭaga-lmâü ḥamelnâküm fi-lcâriyeh.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, su taştığı zaman, akıp gidenle sizi taşıdık.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 11. ayet

  12. Hâkka suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 12. ayet. لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ

    linec`alehâ leküm teẕkiratev vete`iyehâ üẕünüv vâ`iyeh.

    Ali Rıza Safa

    Onu size bir uyarı yapalım ve duyan kulaklar onu kavrasın diye.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 12. ayet

Sûra üfürülüş ve arzın kaldırılması 13–18

  1. Hâkka suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 13. ayet. فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ نَفْخَةٌ وَٰحِدَةٌ

    feiẕâ nüfiḫa fi-ṣṣûri nefḫatüv vâḥideh.

    Ali Rıza Safa

    Sonunda, tek üfleyişle boruya üflendiğinde.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 13. ayet

  2. Hâkka suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 14. ayet. وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَٰحِدَةً

    veḥumileti-l'arḍu velcibâlü fedükketâ dekketev vâḥidetâ.

    Ali Rıza Safa

    Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp, tek bir çarpılışla paramparça edildiğinde.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 14. ayet

  3. Hâkka suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 15. ayet. فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

    feyevmeiẕiv veḳa`ati-lvâḳi`ah.

    Ali Rıza Safa

    İşte o gün, kaçınılmaz olay gerçekleşmiştir.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 15. ayet

  4. Hâkka suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 16. ayet. وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ

    venşeḳḳati-ssemâü fehiye yevmeiẕiv vâhiyeh.

    Ali Rıza Safa

    Gök, yarılarak parçalanmıştır. Artık, o gün, çökmeye yüz tutmuştur.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 16. ayet

  5. Hâkka suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 17. ayet. وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَٰنِيَةٌ

    velmelekü `alâ ercâihâ. veyaḥmilü `arşe rabbike fevḳahüm yevmeiẕin ŝemâniyeh.

    Ali Rıza Safa

    Melek, onun çevresindedir. Ve o gün, Efendinin egemen erki, onların üzerindeki sekiz tarafından yüklenilmiştir. dipnot 533

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 533
      Tekil olarak "Melek" biçiminde yazdığımız "El meleku" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde çoğul olarak "Melekler" biçiminde çevrilmiştir. Sonraki tümcede ise "Sekiz" anlamına gelen "Semaniyetun" sözcüğü, kimi Kur'an çevirilerinde, "Sekiz melek" veya "Sekiz taşıyıcı" veya "Sekiz tane" veya "Sekiz evren" biçiminde çevrilmiştir.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 17. ayet

  6. Hâkka suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 18. ayet. يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ

    yevmeiẕin tü`raḍûne lâ taḫfâ minküm ḫâfiyeh.

    Ali Rıza Safa

    O gün, ortaya çıkarılırsınız ve hiçbir gizliniz, gizli kalmaz.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 18. ayet

Kitabı sağından verilen 19–24

  1. Hâkka suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 19. ayet. فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَٰبِيَهْ

    feemmâ men ûtiye kitâbehû biyemînihî feyeḳûlü hâümu-ḳraû kitâbiyeh.

    Ali Rıza Safa

    Artık, kitabı sağından verilen kimse, şöyle der: "Alın; kitabımı okuyun!"

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 19. ayet

  2. Hâkka suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 20. ayet. إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَٰقٍ حِسَابِيَهْ

    innî żanentü ennî mülâḳin ḥisâbiyeh.

    Ali Rıza Safa

    "Aslında, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum!"

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 20. ayet

  3. Hâkka suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 21. ayet. فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ

    fehüve fî `îşetir râḍiyeh.

    Ali Rıza Safa

    Artık, hoşnutluk veren bir yaşam içindedir.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 21. ayet

  4. Hâkka suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 22. ayet. فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ

    fî cennetin `âliyeh.

    Ali Rıza Safa

    Yüksek bir cennette.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 22. ayet

  5. Hâkka suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 23. ayet. قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ

    ḳuṭûfühâ dâniyeh.

    Ali Rıza Safa

    Meyveleri yakında.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 23. ayet

  6. Hâkka suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 24. ayet. كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ

    külû veşrabû henîem bimâ esleftüm fi-l'eyyâmi-lḫâliyeh.

    Ali Rıza Safa

    "Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin ve için!"

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 24. ayet

Kitabı solundan verilen 25–37

  1. Hâkka suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 25. ayet. وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَٰبِيَهْ

    veemmâ men ûtiye kitâbehû bişimâlihî feyeḳûlü yâ leytenî lem ûte kitâbiyeh.

    Ali Rıza Safa

    Ve kitabı solundan verilen kimse, şöyle der: "Keşke kitabım bana verilmeseydi!"

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 25. ayet

  2. Hâkka suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 26. ayet. وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ

    velem edri mâ ḥisâbiyeh.

    Ali Rıza Safa

    "Hesabımı hiç bilmeseydim!"

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 26. ayet

  3. Hâkka suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 27. ayet. يَٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ

    yâ leytehâ kâneti-lḳâḍiyeh.

    Ali Rıza Safa

    "Keşke bu sonum olsaydı!"

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 27. ayet

  4. Hâkka suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 28. ayet. مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ

    mâ agnâ `annî mâliyeh.

    Ali Rıza Safa

    "Malım bana yarar sağlamadı!"

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 28. ayet

  5. Hâkka suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 29. ayet. هَلَكَ عَنِّى سُلْطَٰنِيَهْ

    heleke `annî sülṭâniyeh.

    Ali Rıza Safa

    "Gücüm yok oldu!"

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 29. ayet

  6. Hâkka suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 30. ayet. خُذُوهُ فَغُلُّوهُ

    ḫuẕûhü fegullûh.

    Ali Rıza Safa

    "Onu yakalayın; sonra bağlayın!"

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 30. ayet

  7. Hâkka suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 31. ayet. ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ

    ŝümme-lceḥîme ṣallûh.

    Ali Rıza Safa

    "Sonra, cehenneme atın!"

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 31. ayet

  8. Hâkka suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 32. ayet. ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَٱسْلُكُوهُ

    ŝümme fî silsiletin ẕer`uhâ seb`ûne ẕirâ`an feslükûh.

    Ali Rıza Safa

    "Sonra, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincirle onu yollayın!"

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 32. ayet

  9. Hâkka suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 33. ayet. إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ

    innehû kâne lâ yü'minü billâhi-l`ażîm.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, Yüce Allah'a inanmıyordu.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 33. ayet

  10. Hâkka suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 34. ayet. وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ

    velâ yeḥuḍḍu `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.

    Ali Rıza Safa

    Ve yoksulu doyurmayı özendirmiyordu.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 34. ayet

  11. Hâkka suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 35. ayet. فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَٰهُنَا حَمِيمٌ

    feleyse lehü-lyevme hâhünâ ḥamîm.

    Ali Rıza Safa

    Artık, o gün, onun yakın bir dostu orada yoktur.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 35. ayet

  12. Hâkka suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 36. ayet. وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ

    velâ ṭa`âmün illâ min gislîn.

    Ali Rıza Safa

    Pislikten başka yiyeceği de yoktur.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 36. ayet

  13. Hâkka suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 37. ayet. لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَٰطِـُٔونَ

    lâ ye'külühû ille-lḫâṭiûn.

    Ali Rıza Safa

    Suçlulardan başkası onu yemez.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 37. ayet

Kur'an ne şairin ne kâhinin sözüdür 38–47

  1. Hâkka suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 38. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ

    felâ uḳsimü bimâ tübṣirûn.

    Ali Rıza Safa

    Yoo! Yemin olsun; gördüklerinize!

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 38. ayet

  2. Hâkka suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 39. ayet. وَمَا لَا تُبْصِرُونَ

    vemâ lâ tübṣirûn.

    Ali Rıza Safa

    Ve görmediklerinize!

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 39. ayet

  3. Hâkka suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 40. ayet. إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ

    innehû leḳavlü rasûlin kerîm.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, O, kesinlikle, onurlu bir elçinin sözüdür. dipnot 534

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 534
      "Onurlu bir elçinin sözüdür." anlamına gelen ve 81:19 ayetinde de tekrar edilen "Le kavlu resulun kerimin" tümcesi, kimi çevirilerde Cibril'e yönelik anlam verilerek "Onurlu bir elçinin getirdiği sözdür." biçiminde; kimi çevirilerde ise Muhammed peygambere yönelik anlam verilerek "Onurlu bir elçinin tebliğ ettiği sözdür." biçiminde çevrilmiştir. "Onurlu" olarak yazdığımız "Kerim" sözcüğünün diğer anlamlarını, 56:77 ayetinin dipnotunda"Kur'an-ı Kerim" açıklamasında bulabilirsiniz.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 40. ayet

  4. Hâkka suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 41. ayet. وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ قَلِيلًا مَّا تُؤْمِنُونَ

    vemâ hüve biḳavli şâ`ir. ḳalîlem mâ tü'minûn.

    Ali Rıza Safa

    O, bir ozanın sözü değildir; ne denli az inanıyorsunuz?

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 41. ayet

  5. Hâkka suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 42. ayet. وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ

    velâ biḳavli kâhin. ḳalîlem mâ teẕekkerûn.

    Ali Rıza Safa

    Bir kahinin sözü de değildir; ne denli az düşünüyorsunuz?

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 42. ayet

  6. Hâkka suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 43. ayet. تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    tenzîlüm mir rabbi-l`âlemîn.

    Ali Rıza Safa

    Evrenlerin Efendisinden indirilmiştir.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 43. ayet

  7. Hâkka suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 44. ayet. وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ

    velev teḳavvele `aleynâ ba`ḍa-l'eḳâvîl.

    Ali Rıza Safa

    Bize yakıştırarak sözler uydurmuş olsaydı.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 44. ayet

  8. Hâkka suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 45. ayet. لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ

    leeḫaẕnâ minhü bilyemîn.

    Ali Rıza Safa

    Onu, sağ elinden kesinlikle yakalardık.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 45. ayet

  9. Hâkka suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 46. ayet. ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ

    ŝümme leḳaṭa`nâ minhü-lvetîn.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, şah damarını kesinlikle keserdik.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 46. ayet

  10. Hâkka suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 47. ayet. فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَٰجِزِينَ

    femâ minküm min eḥadin `anhü ḥâcizîn.

    Ali Rıza Safa

    O zaman, hiçbiriniz bunu uzaklaştıramazdı.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 47. ayet

Kur'an kesin bilgidir; Rabbini tespih et 48–52

  1. Hâkka suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 48. ayet. وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ

    veinnehû leteẕkiratül lilmütteḳîn.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, O, sorumluluk bilinci taşıyanlar için öğüttür.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 48. ayet

  2. Hâkka suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 49. ayet. وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ

    veinnâ lena`lemü enne minküm mükeẕẕibîn.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, aranızda yalanlayanların olduğunu kesinlikle biliyoruz.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 49. ayet

  3. Hâkka suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 50. ayet. وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ

    veinnehû leḥasratün `ale-lkâfirîn.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, O, nankörlük edenler için kesinlikle pişmanlık nedenidir.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 50. ayet

  4. Hâkka suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 51. ayet. وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلْيَقِينِ

    veinnehû leḥaḳḳu-lyeḳîn.

    Ali Rıza Safa

    Ve kuşkusuz, O, kesin gerçektir.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 51. ayet

  5. Hâkka suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Hâkka suresi, 52. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

    fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

    Ali Rıza Safa

    Artık, Efendinin Büyük İsmini yücelterek an! dipnot 535

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 535
      "Artık, Efendinin Büyük İsmini yücelterek an!" buyruğu, 56:74 ve 56:96 ayetlerinde, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır. Kimi Kur'an araştırmacıları, Allah'ın Büyük İsmi'nin, "Büyük Lütuf Sahibi" anlamındaki "Zu'l-Fadli'l-Azim" olduğunu savlarlar. Bu konuda, 62:4 ayetinin dipnotunda bilgi verilmiştir.

    Ayet detayı — Hâkka suresi, 52. ayet