19. sure

Meryem Suresi مريم

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 9 konu
  1. Zekeriyyâ ve Yahyâ 1–15 karşılaştır — Zekeriyyâ ve Yahyâ
  2. Meryem ve Îsâ 16–40 karşılaştır — Meryem ve Îsâ
  3. İbrâhim ve babası 41–50 karşılaştır — İbrâhim ve babası
  4. Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs 51–58 karşılaştır — Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs
  5. Namazı zayi edenler ve tövbe edenler 59–65 karşılaştır — Namazı zayi edenler ve tövbe edenler
  6. Dirilişe itiraz; cehenneme uğramak 66–72 karşılaştır — Dirilişe itiraz; cehenneme uğramak
  7. İki grubun karşılaştırılması ve "bana mal verilecek" diyen 73–82 karşılaştır — İki grubun karşılaştırılması ve "bana mal verilecek" diyen
  8. Şeytanların gönderilmesi ve şefaat 83–87 karşılaştır — Şeytanların gönderilmesi ve şefaat
  9. "Rahmân çocuk edindi" iddiası ve reddi 88–98 karşılaştır — "Rahmân çocuk edindi" iddiası ve reddi

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Zekeriyyâ ve Yahyâ 1–15

  1. Meryem suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 1. ayet. كٓهيعٓصٓ

    kâf-hâ-yâ-`ayn-ṣâd.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 1. ayet

  2. Meryem suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 2. ayet. ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُۥ زَكَرِيَّآ

    ẕikru raḥmeti rabbike `abdehû zekeriyyâ.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 2. ayet

  3. Meryem suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 3. ayet. إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥ نِدَآءً خَفِيًّا

    iẕ nâdâ rabbehû nidâen ḫafiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O, içten bir seslenişle Rabb'ine seslenmişti.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 3. ayet

  4. Meryem suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 4. ayet. قَالَ رَبِّ إِنِّى وَهَنَ ٱلْعَظْمُ مِنِّى وَٱشْتَعَلَ ٱلرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ أَكُنۢ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَقِيًّا

    ḳâle rabbi innî vehene-l`ażmü minnî veşte`ale-rra'sü şeybev velem eküm bidü`âike rabbi şeḳiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 4. ayet

  5. Meryem suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 5. ayet. وَإِنِّى خِفْتُ ٱلْمَوَٰلِىَ مِن وَرَآءِى وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا فَهَبْ لِى مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا

    veinnî ḫiftü-lmevâliye miv verâî vekâneti-mraetî `âḳiran feheb lî mil ledünke veliyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Gerçekten, benden sonra yerime geçeceklerden çok endişeliyim. Hanımım da kısır. Onun için bana katından bir veli dipnot 1 bağışla."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yerime geçecek, destekleyici, yardımcı, yandaş birini lütfet.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 5. ayet

  6. Meryem suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 6. ayet. يَرِثُنِى وَيَرِثُ مِنْ ءَالِ يَعْقُوبَ وَٱجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّا

    yeriŝünî veyeriŝü min âli ya`ḳûb. vec`alhü rabbi raḍiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Bana ve Yakub soyuna mirasçı olsun. Rabb'im, onu hoşnut olunan kıl."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 6. ayet

  7. Meryem suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 7. ayet. يَٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ ٱسْمُهُۥ يَحْيَىٰ لَمْ نَجْعَل لَّهُۥ مِن قَبْلُ سَمِيًّا

    yâ zekeriyyâ innâ nübeşşiruke bigulâmin-smühû yaḥyâ lem nec`al lehû min ḳablü semiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey Zekeriya! Biz, sana ismi Yahya olan ve daha önce dengi görülmemiş bir oğul müjdeliyoruz."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 7. ayet

  8. Meryem suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 8. ayet. قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ ٱلْكِبَرِ عِتِيًّا

    ḳâle rabbi ennâ yekûnü lî gulâmüv vekâneti-mraetî `âḳirav veḳad belagtü mine-lkiberi `itiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rabbim! Hanımım kısır, ben de ayakta duramayacak kadar yaşlanmışken, benim nasıl bir oğlum olabilir?" dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 8. ayet

  9. Meryem suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 9. ayet. قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِن قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـًٔا

    ḳâle keẕâlik. ḳâle rabbüke hüve `aleyye heyyinüv veḳad ḫalaḳtüke min ḳablü velem tekü şey'â.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Haklısın, ne var ki senin Rabb'in böyle olmasını buyurdu." Ve "Bu Benim için kolaydır. Bundan önce de seni, sen hiçbir şey değilken yarattım." dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 9. ayet

  10. Meryem suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 10. ayet. قَالَ رَبِّ ٱجْعَل لِّىٓ ءَايَةً قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا

    ḳâle rabbi-c`al lî âyeh. ḳâle âyetüke ellâ tükellime-nnâse ŝelâŝe leyâlin seviyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rabbim! Bana bir ayet dipnot 1 ver!" dedi. "Senin ayetin dipnot 2 , sapasağlam olduğun halde aralıksız üç gece dipnot 3 insanlarla konuşmayacak olmandır." dipnot 4 buyurdu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Belirti göster.
    2. metne dön, dipnot 2
      Belirtin.
    3. metne dön, dipnot 3
      Üç gün, üç gece. (3: 41).
    4. metne dön, dipnot 4
      Konuşma sorunun olmadığı halde üç gün boyunca konuşamayacak olmandır, dilinin tutulmasıdır.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 10. ayet

  11. Meryem suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 11. ayet. فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنَ ٱلْمِحْرَابِ فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ أَن سَبِّحُوا۟ بُكْرَةً وَعَشِيًّا

    feḫarace `alâ ḳavmihî mine-lmiḥrâbi feevḥâ ileyhim en sebbiḥû bükratev ve`aşiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunun üzerine mihraptan dipnot 1 halkının karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam dipnot 2 tesbih dipnot 3 etmelerini vahyetti. dipnot 4

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbadethaneden.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Sabah akşam" bir deyimdir ve "bütün bir gün, gün boyunca, devamlı" anlamına gelmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasıdır. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20:130). Tesbihi, namazda tesbih çekmeye indirgemek bidat ve hurafedir.
    4. metne dön, dipnot 4
      İşaret diliyle anlattı.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 11. ayet

  12. Meryem suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 12. ayet. يَٰيَحْيَىٰ خُذِ ٱلْكِتَٰبَ بِقُوَّةٍ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْحُكْمَ صَبِيًّا

    yâ yaḥyâ ḫuẕi-lkitâbe biḳuvveh. veâteynâhü-lḥukme ṣabiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey Yahya! Kitap'ı kuvvetlice tut dipnot 1 ." O henüz çocukken ona hikmet dipnot 2 verdik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onun buyruklarına samimiyetle uy.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yanlışa, sapkınlığa engel olmak bilgisi, bilgeliği. Sağlıklı düşünmek, gerçeği kavramak, doğru yargıda bulunmak yetisi. En doğru yöntem.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 12. ayet

  13. Meryem suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 13. ayet. وَحَنَانًا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَوٰةً وَكَانَ تَقِيًّا

    veḥanânem mil ledünnâ vezekâh. vekâne teḳiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat dipnot 1 verdik. Ve o, takva dipnot 2 sahibi oldu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zekat, arınma, arındırma, arınmak temektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir. (Bkz. 19:13; 18:81; 23:4) "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak, demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Vahiy ile kötülükten korunmak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 13. ayet

  14. Meryem suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 14. ayet. وَبَرًّۢا بِوَٰلِدَيْهِ وَلَمْ يَكُن جَبَّارًا عَصِيًّا

    veberram bivâlideyhi velem yekün cebbâran `aṣiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Anne ve babasına karşı birr dipnot 1 sahibiydi. Karşı çıkan ve asilik eden biri değildi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi olan her şey, bütün iyilikler, bağış, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 14. ayet

  15. Meryem suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 15. ayet. وَسَلَٰمٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّا

    veselâmün `aleyhi yevme vulide veyevme yemûtü veyevme yüb`aŝü ḥayyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Doğduğu gün, öleceği gün ve canlı olarak yeniden diriltileceği gün onun üzerine selam olsun.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 15. ayet

Meryem ve Îsâ 16–40

  1. Meryem suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 16. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مَرْيَمَ إِذِ ٱنتَبَذَتْ مِنْ أَهْلِهَا مَكَانًا شَرْقِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi meryem. iẕi-ntebeẕet min ehlihâ mekânen şerḳiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kitap'ta Meryem'i de an! Hani o, ailesinden ayrılarak, doğu tarafında bir yere çekilmişti.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 16. ayet

  2. Meryem suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 17. ayet. فَٱتَّخَذَتْ مِن دُونِهِمْ حِجَابًا فَأَرْسَلْنَآ إِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا

    fetteḫaẕet min dûnihim ḥicâben feerselnâ ileyhâ rûḥanâ fetemeŝŝele lehâ beşeran seviyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra ailesi ile arasına bir perde çekti. dipnot 1 O zaman, ona ruhumuzu gönderdik. Ona normal bir beşer yapısında temessül etti. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onlardan ayrı bir yere çekildi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Göründü. "Örnek verme" anlamına gelen "temessül" sözcüğü "benzetmeyi" ifade eden "göründü" anlamına da gelmektedir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 17. ayet

  3. Meryem suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 18. ayet. قَالَتْ إِنِّىٓ أَعُوذُ بِٱلرَّحْمَٰنِ مِنكَ إِن كُنتَ تَقِيًّا

    ḳâlet innî e`ûẕü birraḥmâni minke in künte teḳiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Senden Rahman'a sığınırım. Eğer takva sahibi isen." dedi. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benden uzak dur, dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 18. ayet

  4. Meryem suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 19. ayet. قَالَ إِنَّمَآ أَنَا۠ رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَٰمًا زَكِيًّا

    ḳâle innemâ ene rasûlü rabbik. liehebe leki gulâmen zekiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ben sadece Rabb'inin elçisiyim." dedi. "Sana tertemiz bir oğul armağan etmek için geldim."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 19. ayet

  5. Meryem suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 20. ayet. قَالَتْ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِى بَشَرٌ وَلَمْ أَكُ بَغِيًّا

    ḳâlet ennâ yekûnü lî gulâmüv velem yemsesnî beşeruv velem ekü begiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Benim nasıl bir oğlum olabilir? Bana kesinlikle bir beşer dokunmamışken. Ve ben kesinlikle iffetsiz değilim." dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 20. ayet

  6. Meryem suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 21. ayet. قَالَ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَلِنَجْعَلَهُۥٓ ءَايَةً لِّلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِّنَّا وَكَانَ أَمْرًا مَّقْضِيًّا

    ḳâle keẕâlik. ḳâle rabbüki hüve `aleyye heyyin. velinec`alehû âyetel linnâsi veraḥmetem minnâ. vekâne emram maḳḍiyyâ.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 21. ayet

  7. Meryem suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 22. ayet. فَحَمَلَتْهُ فَٱنتَبَذَتْ بِهِۦ مَكَانًا قَصِيًّا

    feḥamelethü fentebeẕet bihî mekânen ḳaṣiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ona hamile kaldı ve gözden uzak bir yere çekildi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 22. ayet

  8. Meryem suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 23. ayet. فَأَجَآءَهَا ٱلْمَخَاضُ إِلَىٰ جِذْعِ ٱلنَّخْلَةِ قَالَتْ يَٰلَيْتَنِى مِتُّ قَبْلَ هَٰذَا وَكُنتُ نَسْيًا مَّنسِيًّا

    feecâehe-lmeḫâḍu ilâ ciẕ`i-nnaḫleh. ḳâlet yâ leytenî mittü ḳable hâẕâ veküntü nesyem mensiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine sığınmaya mecbur etti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim." dedi. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu sözler, doğum sancısı nedeniyle söylenmiş sözler değil, hamileliğinin izahını nasıl yapacağını bilememenin verdiği sıkıntıyı ve üzüntüyü ifade eden sözlerdir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 23. ayet

  9. Meryem suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 24. ayet. فَنَادَىٰهَا مِن تَحْتِهَآ أَلَّا تَحْزَنِى قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا

    fenâdâhâ min taḥtihâ ellâ taḥzenî ḳad ce`ale rabbüki taḥteki seriyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra altından dipnot 1 ona "Üzülme." diye bir ses geldi: "Rabb'in, senin alt tarafında dipnot 2 olanı şerefli dipnot 3 kılmıştır."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ağacın.
    2. metne dön, dipnot 2
      Rahminde.
    3. metne dön, dipnot 3
      "Seriyy" sözcüğü; ark, dere, su yolu gibi anlamlara geldiği gibi; soylu, şerefli, değerli, seçkin, cömert, her şeyin iyisi, önder gibi anlamlara da gelmektedir. Bu ayetin çevirisinin, genellikle bu sözcükten hareketle; "Rabb'in alt tarafından bir su arkı akıttı" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Meryem'in çaresizliğinin ve üzüntüsünün gereksizliğini ifade eden ve onu teselli edecek bir seslenişle: "Üzülme, sen çok şerefli, çok değerli, her şeyin en iyisi olan ve önder bir çocuk doğuruyorsun." denmek istenmektedir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 24. ayet

  10. Meryem suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 25. ayet. وَهُزِّىٓ إِلَيْكِ بِجِذْعِ ٱلنَّخْلَةِ تُسَٰقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّا

    vehüzzî ileyki biciẕ`i-nnaḫleti tüṣâḳiṭ `aleyki ruṭaben ceniyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Hurma ağacını silkele. Üzerine olmuş taze hurmalar dökülsün."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 25. ayet

  11. Meryem suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 26. ayet. فَكُلِى وَٱشْرَبِى وَقَرِّى عَيْنًا فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِىٓ إِنِّى نَذَرْتُ لِلرَّحْمَٰنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ ٱلْيَوْمَ إِنسِيًّا

    fekülî veşrabî veḳarrî `aynâ. feimmâ terayinne mine-lbeşeri eḥaden feḳûlî innî neẕertü lirraḥmâni ṣavmen felen ükellime-lyevme insiyyâ.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 26. ayet

  12. Meryem suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 27. ayet. فَأَتَتْ بِهِۦ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۥ قَالُوا۟ يَٰمَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا

    feetet bihî ḳavmehâ taḥmilüh. ḳâlû yâ meryemü leḳad ci'ti şey'en feriyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra onu kucaklayarak halka getirdi. Dediler ki: "Ey Meryem! Doğrusu sen olmayacak bir şey yaptın."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 27. ayet

  13. Meryem suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 28. ayet. يَٰٓأُخْتَ هَٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمْرَأَ سَوْءٍ وَمَا كَانَتْ أُمُّكِ بَغِيًّا

    yâ uḫte hârûne mâ kâne ebûki-mrae sev'iv vemâ kânet ümmüki begiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey Harun'un kız kardeşi! dipnot 1 Doğrusu senin baban kötü bir adam değildi. Annen de iffetsiz bir kadın değildi."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Harun'un Kız kardeşi" hitabından kasıt, "Ehli Harun/Harun soyundan/ Kabilesinden" mensubiyetten kinayedir. Gelenek olarak kişinin ismi mensup olduğu soyun ünlü olan kimsesi ile anılıyordu.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 28. ayet

  14. Meryem suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 29. ayet. فَأَشَارَتْ إِلَيْهِ قَالُوا۟ كَيْفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِى ٱلْمَهْدِ صَبِيًّا

    feeşârat ileyh. ḳâlû keyfe nükellimü men kâne fi-lmehdi ṣabiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunun üzerine, Meryem çocuğu işaret etti. Onlar: "Biz beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?" dediler. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Anlam zorlamaları ile bu ayete, "İnsanlar onu henüz genç bularak, "Biz daha dünkü çocukla nasıl konuşalım?" şeklinde anlam vermek doğru değildir. İsa Nebi'nin beşikte konuşması gerçektir. 19:21. ayette de denildiği gibi bu olay bir mucizedir. İsa Nebi'nin beşikte iken konuştuğunu başka ayetler de bildirmektedir. (3:46; 5:110)

    Ayet detayı — Meryem suresi, 29. ayet

  15. Meryem suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 30. ayet. قَالَ إِنِّى عَبْدُ ٱللَّهِ ءَاتَىٰنِىَ ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلَنِى نَبِيًّا

    ḳâle innî `abdü-llâh. âtâniye-lkitâbe vece`alenî nebiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Kuşkusuz ki ben dipnot 1 Allah'ın kuluyum. Bana Kitap verdi ve beni Nebi yaptı." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İsa Nebi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 30. ayet

  16. Meryem suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 31. ayet. وَجَعَلَنِى مُبَارَكًا أَيْنَ مَا كُنتُ وَأَوْصَٰنِى بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمْتُ حَيًّا

    vece`alenî mübâraken eyne mâ künt. veevṣânî biṣṣalâti vezzekâti mâ dümtü ḥayyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ve beni bulunduğum her yerde mübarek dipnot 1 kıldı. Ve yaşadığım sürece bana salatı[2] ve zekatı dipnot 3 tavsiye etti. dipnot 4 "

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kutlu.
    2. metne dön, dipnot 3
      Salat, ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmak, dayanışmak, ilgi duymak, duyarlı olmak, izleyici kalmamak, yanında yer almak, salatı (namaz) kılmak, dua etmek demektir. 3
    3. metne dön, dipnot 4
      Zekat, arınma, arındırma, arınmak temektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir. (Bkz. 19:13; 18:81; 23:4.)
    4. metne dön, dipnot 5
      Hükme bağladı.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 31. ayet

  17. Meryem suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 32. ayet. وَبَرًّۢا بِوَٰلِدَتِى وَلَمْ يَجْعَلْنِى جَبَّارًا شَقِيًّا

    veberram bivâlidetî. velem yec`alnî cebbâran şeḳiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ve anneme karşı birr dipnot 1 yaptı. Ve beni bir zorba, bir isyankar yapmadı."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi olan her şey, bütün iyilikler, bağış, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 32. ayet

  18. Meryem suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 33. ayet. وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىَّ يَوْمَ وُلِدتُّ وَيَوْمَ أَمُوتُ وَيَوْمَ أُبْعَثُ حَيًّا

    vesselâmü `aleyye yevme vulittü veyevme emûtü veyevme üb`aŝü ḥayyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Doğurulduğum gün, öleceğim gün ve canlı olarak diriltileceğim gün, selam dipnot 1 benim üzerimedir."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Esenlik.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 33. ayet

  19. Meryem suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 34. ayet. ذَٰلِكَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ قَوْلَ ٱلْحَقِّ ٱلَّذِى فِيهِ يَمْتَرُونَ

    ẕâlike `îse-bnü meryem. ḳavle-lḥaḳḳi-lleẕî fîhi yemterûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte hakkında tartıştıkları Meryem oğlu Îsa hakkında söylenecek gerçek söz budur.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 34. ayet

  20. Meryem suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 35. ayet. مَا كَانَ لِلَّهِ أَن يَتَّخِذَ مِن وَلَدٍ سُبْحَٰنَهُۥٓ إِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

    mâ kâne lillâhi ey yetteḫiẕe miv veledin sübḥâneh. iẕâ ḳaḍâ emran feinnemâ yeḳûlü lehû kün feyekûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'ın çocuk edinmesi olacak şey değildir. O, her şeyden münezzehtir. dipnot 1 Allah bir şeyin olmasına karar verdiği zaman ona "Ol." der, o da olur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kusur ve eksikliklerden arınık. Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur. Allah'ın acizlik, eksiklik ve yaratılmış özelliklerinden arınmış olduğunu benimsemek.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 35. ayet

  21. Meryem suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 36. ayet. وَإِنَّ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

    veinne-llâhe rabbî verabbüküm fa`büdûh. hâẕâ ṣirâṭum müsteḳîm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, benim de Rabb'im sizin de Rabb'inizdir. O halde, O'na kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 36. ayet

  22. Meryem suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 37. ayet. فَٱخْتَلَفَ ٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَيْنِهِمْ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن مَّشْهَدِ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    faḫtelefe-l'aḥzâbü mim beynihim. feveylül lilleẕîne keferû mim meşhedi yevmin `ażîm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bundan sonra gruplar kendi aralarında çekişmeye başladılar. Büyük günde bütün gerçekler ortaya çıktığı zaman, o Kafirlerin dipnot 1 vay haline.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 37. ayet

  23. Meryem suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 38. ayet. أَسْمِعْ بِهِمْ وَأَبْصِرْ يَوْمَ يَأْتُونَنَا لَٰكِنِ ٱلظَّٰلِمُونَ ٱلْيَوْمَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    esmi` bihim veebṣir yevme ye'tûnenâ lâkini-żżâlimûne-lyevme fî ḍalâlim mübîn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bize gelecekleri gün, onlara gerçekler işittirilir ve gösterilir. Ne var ki zalimler, bugün apaçık bir şaşkınlık içindeler.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 38. ayet

  24. Meryem suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 39. ayet. وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْحَسْرَةِ إِذْ قُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    veenẕirhüm yevme-lḥasrati iẕ ḳuḍiye-l'emr. vehüm fî gafletiv vehüm lâ yü'minûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gaflet dipnot 1 içinde olup, iman etmeyenleri, emrin yerine getirileceği pişmanlık günüyle uyar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aymazlık.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 39. ayet

  25. Meryem suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 40. ayet. إِنَّا نَحْنُ نَرِثُ ٱلْأَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ

    innâ naḥnü neriŝü-l'arḍa vemen `aleyhâ veileynâ yürce`ûn.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yeryüzüne ve onun üzerindeki her şeye Biz varis olacağız. Ve onlar, yalnızca Bize döndürülecekler.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 40. ayet

İbrâhim ve babası 41–50

  1. Meryem suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 41. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِبْرَٰهِيمَ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi ibrâhîm. innehû kâne ṣiddîḳan nebiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kitap'ta İbrahim'i de an. O, sadık dipnot 1 bir nebiydi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru, dürüst, candan dost ve erdemli kimse.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 41. ayet

  2. Meryem suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 42. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ يَٰٓأَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْنِى عَنكَ شَيْـًٔا

    iẕ ḳâle liebîhi yâ ebeti lime ta`büdü mâ lâ yesme`u velâ yübṣiru velâ yugnî `anke şey'â.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Babasına: "Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin kulluk dipnot 1 ediyorsun?" demişti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kulluk, kaçınılmaz, zorunlu bir durumdur, seçim kul olup olmamakla ilgili bir şey olmayıp, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk; ya Allah'a özgü olur ya da Allah'ın dışında başka şeylere olur. Kulluğun Allah'a özgü olması özgürlüktür, Allah'tan başkasına ki bu bir güce, dünya malına, insanın kendi hevasına, iktidara, düşünceye, kişiye vs. olması ise köleliktir. Kulluk seçiminde tevhid gerçekleştirilmezse inanca dair her şey anlamını ve önemini yitirir, yaşam ve inanç şirke dönüşür. İnsanın yaşamında kulluğun kapsamadığı hiçbir alan yoktur. Müslüman için kulluk insanın ruhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah'a bilinçli bir bağlılık ve yönelmesidir. İbadet, kulluğun mastar formudur.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 42. ayet

  3. Meryem suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 43. ayet. يَٰٓأَبَتِ إِنِّى قَدْ جَآءَنِى مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَٱتَّبِعْنِىٓ أَهْدِكَ صِرَٰطًا سَوِيًّا

    yâ ebeti innî ḳad câenî mine-l`ilmi mâ lem ye'tike fettebi`nî ehdike ṣirâṭan seviyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey babacığım! Sana gelmeyen bir ilim dipnot 1 bana geldi. O halde bana uy. Ki seni dosdoğru olan yola ileteyim."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahiy.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 43. ayet

  4. Meryem suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 44. ayet. يَٰٓأَبَتِ لَا تَعْبُدِ ٱلشَّيْطَٰنَ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ كَانَ لِلرَّحْمَٰنِ عَصِيًّا

    yâ ebeti lâ ta`büdi-şşeyṭân. inne-şşeyṭâne kâne lirraḥmâni `aṣiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey babacığım! Şeytana kulluk etme. Şeytan Rahman'a isyan eden biridir."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 44. ayet

  5. Meryem suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 45. ayet. يَٰٓأَبَتِ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِّنَ ٱلرَّحْمَٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَٰنِ وَلِيًّا

    yâ ebeti innî eḫâfü ey yemesseke `aẕâbüm mine-rraḥmâni fetekûne lişşeyṭâni veliyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey babacığım! Ben, Rahman'dan sana bir azap dokunur dipnot 1 da bu durumda şeytan dipnot 2 için bir veli dipnot 3 olursun diye korkuyorum."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ebedi olarak sapkınlıkta kalmayı hak edersin.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sözcük anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, hakka, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 45. ayet

  6. Meryem suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 46. ayet. قَالَ أَرَاغِبٌ أَنتَ عَنْ ءَالِهَتِى يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ لَأَرْجُمَنَّكَ وَٱهْجُرْنِى مَلِيًّا

    ḳâle erâgibün ente `an âlihetî yâ ibrâhîm. leil lem tentehi leercümenneke vehcürnî meliyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey İbrahim! Sen, benim ilahlarıma değer vermiyor musun? Eğer vazgeçmezsen kesinlikle seni taşlarım. Şimdi uzun bir süre gözüme görünme." dedi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 46. ayet

  7. Meryem suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 47. ayet. قَالَ سَلَٰمٌ عَلَيْكَ سَأَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ كَانَ بِى حَفِيًّا

    ḳâle selâmün `aleyk. seestagfiru leke rabbî. innehû kâne bî ḥafiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Sana selam olsun. Seni affetmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkardır." dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hoşnut edicidir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 47. ayet

  8. Meryem suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 48. ayet. وَأَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَأَدْعُوا۟ رَبِّى عَسَىٰٓ أَلَّآ أَكُونَ بِدُعَآءِ رَبِّى شَقِيًّا

    vea`tezilüküm vemâ ted`ûne min dûni-llâhi veed`û rabbî. `asâ ellâ ekûne bidü`âi rabbî şeḳiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Sizden ve Allah'ın yanı sıra kulluk ettiğiniz şeylerden uzak durup, yalnızca Rabb'ime dua edeceğim. Umulur ki, Rabb'ime ettiğim dualar sayesinde mahrum olmam."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 48. ayet

  9. Meryem suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 49. ayet. فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا

    felemme-`tezelehüm vemâ ya`büdûne min dûni-llâhi vehebnâ lehû isḥâḳa veya`ḳûb. veküllen ce`alnâ nebiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlardan ve onların Allah'ın yanı sıra kulluk ettiklerinden ayrılınca, Biz, ona İshak'ı ve torunu Yakub'u bağışladık. Hepsini nebi yaptık.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 49. ayet

  10. Meryem suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 50. ayet. وَوَهَبْنَا لَهُم مِّن رَّحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا

    vevehebnâ lehüm mir raḥmetinâ vece`alnâ lehüm lisâne ṣidḳin `aliyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve rahmetimizden onlara lutfettik dipnot 1 . Onların doğrulukla anılmalarını sağladık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hoşnut ettik.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 50. ayet

Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs 51–58

  1. Meryem suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 51. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مُوسَىٰٓ إِنَّهُۥ كَانَ مُخْلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi mûsâ. innehû kâne muḫleṣav vekâne rasûlen nebiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kitap'ta Musa'yı da an. O, muhles dipnot 1 bir resul, bir nebiydi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arıtılmış, saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 51. ayet

  2. Meryem suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 52. ayet. وَنَٰدَيْنَٰهُ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنِ وَقَرَّبْنَٰهُ نَجِيًّا

    venâdeynâhü min cânibi-ṭṭûri-l'eymeni veḳarrabnâhü neciyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 52. ayet

  3. Meryem suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 53. ayet. وَوَهَبْنَا لَهُۥ مِن رَّحْمَتِنَآ أَخَاهُ هَٰرُونَ نَبِيًّا

    vevehebnâ lehû mir raḥmetinâ eḫâhü hârûne nebiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ona rahmetimizden bir nebi olarak kardeşi Harun'u armağan ettik.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 53. ayet

  4. Meryem suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 54. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِسْمَٰعِيلَ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi ismâ`îl. innehû kâne ṣâdiḳa-lva`di vekâne rasûlen nebiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kitap'ta İsmail'i de an. O, sözüne sadık dipnot 1 bir resul, bir nebiydi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her zaman doğruyu söyleyen, özü sözü doğru olan.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 54. ayet

  5. Meryem suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 55. ayet. وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرْضِيًّا

    vekâne ye'müru ehlehû biṣṣalâti vezzekâh. vekâne `inde rabbihî merḍiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı ve zekatı buyuruyordu dipnot 1 . Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Salat, ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmak, dayanışmak, ilgi duymak, duyarlı olmak, izleyici kalmamak, yanında yer almak, salatı (namaz) kılmak, dua etmek demektir. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Salatın ayrıca din ve havra anlamı da bulunmaktadır. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir; sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir. Namaz, Farsça bir sözcüktür ve bu sözcük Kur'an'da geçmez. Zekat, arınmak, arındırmak, arınmak temektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir. (Bkz. 19:13; 18:81; 23:4) "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak, demektir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 55. ayet

  6. Meryem suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 56. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِدْرِيسَ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi idrîs. innehû kâne ṣiddîḳan nebiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kitap'ta İdris'i de an. O, çok sadık bir nebiydi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 56. ayet

  7. Meryem suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 57. ayet. وَرَفَعْنَٰهُ مَكَانًا عَلِيًّا

    verafa`nâhü mekânen `aliyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onu yüce bir mekana yükselttik.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 57. ayet

  8. Meryem suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 58. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَٱجْتَبَيْنَآ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُ ٱلرَّحْمَٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَبُكِيًّا secde ayeti

    ülâike-lleẕîne en`ame-llâhü `aleyhim mine-nnebiyyîne min ẕürriyyeti âdeme vemimmen ḥamelnâ me`a nûḥ. vemin ẕürriyyeti ibrâhîme veisrâîle vemimmen hedeynâ vectebeynâ. iẕâ tütlâ `aleyhim âyâtü-rraḥmâni ḫarrû süccedev vebükiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte bunlar, Allah'ın nimetlendirdiği nebilerdendi. Âdem'in neslinden ve Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan ve İbrahim ve İsrail'in dipnot 1 soyundan ve doğru yola ilettiğimiz ve seçtiklerimizdendir. Onlara dipnot 2 Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yakub'un.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu nebilere.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 58. ayet

Namazı zayi edenler ve tövbe edenler 59–65

  1. Meryem suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 59. ayet. فَخَلَفَ مِنۢ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ أَضَاعُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّبَعُوا۟ ٱلشَّهَوَٰتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّا

    feḫalefe mim ba`dihim ḫalfün eḍâ`u-ṣṣalâte vettebe`ü-şşehevâti fesevfe yelḳavne gayyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bundan sonra arkalarından gelen sonraki nesil, salatı zayi ettiler dipnot 1 ve şehvetlerine dipnot 2 uydular. Yakında kötülükleri kendilerine dönecektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Salatı zayi etmek", çevirilerde ifade edildiği gibi, "namazı geçirmek, onu ihmal etmek" demek değildir. Zayi sözcüğü, "bir şeyin elden çıkması, yitirilmesi" demektir. Eğer kast edilen şey, namazı geçirmek, terk etmek olsaydı; geçirme sözcüğünün karşılığı olan "fevt" sözcüğü kullanılması gerekirdi. Burada kastedilen şey, salatın tamamen terk edilmesi demektir. Ve terk edilen salat, bilinen anlamı ile namaz ibadeti değil; din anlamındadır, Allah'a şirksiz yönelme anlamındadır. Yani, dinden çıkmaktan, tevhitten uzaklaşmaktan diğer bir anlatımla "küfr"den söz edilmektedir. Allah'a yönelme, namaz, dua, destek gibi anlamları olan salatın anlamlarından biri de "dindir." Zaten bir sonraki ayette, "tövbe edip, iman etmekten" söz edilmektedir. Salatı/dini terk edenler iman etmeye davet edilmektedirler. İmana davet ise ancak Kafir olanlar için söz konusu olabilir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Şiddetli istek, tutku ve arzularına.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 59. ayet

  2. Meryem suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 60. ayet. إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔا

    illâ men tâbe veâmene ve`amile ṣâliḥan feülâike yedḫulûne-lcennete velâ yużlemûne şey'â.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ancak tevbe dipnot 1 edip, iman eden ve salihatı yapanlar dipnot 2 hariç. İşte onlar Cennet'e girecekler ve onlara hiçbir şekilde haksızlık yapılmayacaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dönüş yapmak: Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek, yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 60. ayet

  3. Meryem suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 61. ayet. جَنَّٰتِ عَدْنٍ ٱلَّتِى وَعَدَ ٱلرَّحْمَٰنُ عِبَادَهُۥ بِٱلْغَيْبِ إِنَّهُۥ كَانَ وَعْدُهُۥ مَأْتِيًّا

    cennâti `adnini-lletî ve`ade-rraḥmânü `ibâdehû bilgayb. innehû kâne va`dühû me'tiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rahman, kullarına gıyaben Adn Cennetleri söz verdi. Kuşkusuz O'nun sözü gerçekleşecektir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 61. ayet

  4. Meryem suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 62. ayet. لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا إِلَّا سَلَٰمًا وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ فِيهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا

    lâ yesme`ûne fîhâ lagven illâ selâmâ. velehüm rizḳuhüm fîhâ bükratev ve`aşiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak "selam" dipnot 1 işitirler. Ve orada, onların sabah akşam dipnot 2 rızıkları vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yalnızca "güven ve esenlik" dilekleri işitirler.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Sabah akşam" bir deyimdir ve "sürekli, her zaman" anlamına gelmektedir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 62. ayet

  5. Meryem suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 63. ayet. تِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِى نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَن كَانَ تَقِيًّا

    tilke-lcennetü-lletî nûriŝü min `ibâdinâ men kâne teḳiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte bu, kullarımızdan takva sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz Cennet'tir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 63. ayet

  6. Meryem suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 64. ayet. وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمْرِ رَبِّكَ لَهُۥ مَا بَيْنَ أَيْدِينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذَٰلِكَ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّا

    vemâ netenezzelü illâ biemri rabbik. lehû mâ beyne eydînâ vemâ ḫalfenâ vemâ beyne ẕâlik. vemâ kâne rabbüke nesiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz, Rabb'inin emri olmaksızın inmeyiz. Önümüzdeki, arkamızdaki dipnot 1 ve bunların arasında olan her şey O'na aittir. Rabb'in unutkan değildir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bildiğimiz bilmediğimiz. Geçmiş ve gelecek şeyler.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 64. ayet

  7. Meryem suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 65. ayet. رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَٱعْبُدْهُ وَٱصْطَبِرْ لِعِبَٰدَتِهِۦ هَلْ تَعْلَمُ لَهُۥ سَمِيًّا

    rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ fa`büdhü vaṣṭabir li`ibâdetih. hel ta`lemü lehû semiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Rabb'idir. Öyle ise yalnızca O'na kul ol ve kulluğunda sabırlı ol. İsmi O'nunla anılmaya değer bir başkasını biliyor musun?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 65. ayet

Dirilişe itiraz; cehenneme uğramak 66–72

  1. Meryem suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 66. ayet. وَيَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ أَءِذَا مَا مِتُّ لَسَوْفَ أُخْرَجُ حَيًّا

    veyeḳûlü-l'insânü eiẕâ mâ mittü lesevfe uḫracü ḥayyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnsan: "Öldükten sonra gerçekten yeniden diriltilecek miyim?" diyor.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 66. ayet

  2. Meryem suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 67. ayet. أَوَلَا يَذْكُرُ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ وَلَمْ يَكُ شَيْـًٔا

    evelâ yeẕküru-l'insânü ennâ ḫalaḳnâhü min ḳablü velem yekü şey'â.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Oysaki daha önce hiçbir şey değilken, kendisini yoktan var ettiğimizi düşünmüyor mu?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 67. ayet

  3. Meryem suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 68. ayet. فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَٱلشَّيَٰطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا

    feverabbike lenaḥşürannehüm veşşeyâṭîne ŝümme lenuḥḍirannehüm ḥavle cehenneme ciŝiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları dipnot 1 kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sözüne uydukları, izinden gittikleri şeytan özellikli kimseleri. Sözcük anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, hakka, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 68. ayet

  4. Meryem suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 69. ayet. ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شِيعَةٍ أَيُّهُمْ أَشَدُّ عَلَى ٱلرَّحْمَٰنِ عِتِيًّا

    ŝümme lenenzi`anne min külli şî`atin eyyühüm eşeddü `ale-rraḥmâni `itiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra, her topluluktan, Rahman'a karşı kim başkaldırmışsa onları mutlaka ortaya çıkaracağız.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 69. ayet

  5. Meryem suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 70. ayet. ثُمَّ لَنَحْنُ أَعْلَمُ بِٱلَّذِينَ هُمْ أَوْلَىٰ بِهَا صِلِيًّا

    ŝümme lenaḥnü a`lemü billeẕîne hüm evlâ bihâ ṣiliyyâ.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 70. ayet

  6. Meryem suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 71. ayet. وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا

    veim minküm illâ vâridühâ. kâne `alâ rabbike ḥatmem maḳḍiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hesap görme alanına, mahşer yerine.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette, kastedilen şey açıkça şudur: Herkes mahşer alanına, hesap görmek üzere toplanacak. Hesap görmekten hiç kimse istisna tutulmayacak. Devam eden ayette de dendiği gibi, takva sahipleri kurtulacak ve zalimler de Cehennem için orada diz üstü çökmüş halde bekleyeceklerdir. Ayet, açıkça böyle söylemesine karşın, geleneksel anlayışın İsrailiyyat referanslı çeviri ve tefsirlerinde; Mü'min, Kafir herkes önce Cehennem'e gidecek, günahının cezası kadar Cehennem'de kaldıktan sonra, Cennet'e geçecek denmektedir. Oysaki
    3. metne dön, dipnot 3
      Ayetten
    4. metne dön, dipnot 4
      Ayete kadar olan ayetlere bir konu bütünlüğünde bakılmalıdır. Ayette doğrudan Cehennem sözcüğü geçmediği halde "oraya" zamirine Cehennem olarak anlam verilmektedir. Oysaki Cehennem olarak çevrilen "oraya" zamiri Cehennemi değil, mahşer alanını işaret etmektedir. 21:101:102 ayetleri Mü'minlerin Cehennem'in uğultusunu bile duymayacaklarını söylemektedir. Ayrıca, yüzlerce ayette de açıkça ifade edildiği gibi, Cennet de Cehennem de kalıcıdır. Cehennem'e gidenler Cehennem'den bir daha çıkamayacaklardır. İnancı ne olursa olsun; Müslüman da olsa, günahı sevabından fazla olanlar, Cehennem'e gideceklerdir. Ne var ki Cehennem de tıpkı Cennet gibi derece derecedir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 71. ayet

  7. Meryem suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 72. ayet. ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا

    ŝümme nünecci-lleẕîne-tteḳav veneẕeru-żżâlimîne fîhâ ciŝiyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 72. ayet

İki grubun karşılaştırılması ve "bana mal verilecek" diyen 73–82

  1. Meryem suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 73. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَىُّ ٱلْفَرِيقَيْنِ خَيْرٌ مَّقَامًا وَأَحْسَنُ نَدِيًّا

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ beyyinâtin ḳâle-lleẕîne keferû lilleẕîne âmenû eyyü-lferîḳayni ḫayrum meḳâmev veaḥsenü nediyyâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Açıklayıcı kanıt içeren ayetlerimiz onlara okunduğu zaman dipnot 1 , Kafirler, iman edenlere; "İki gruptan dipnot 2 hangisi konumu itibariyle daha hayırlı, çevresi bakımından daha itibarlıdır?" dediler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dünyada iken.
    2. metne dön, dipnot 2
      İnanan ve inanmayan.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 73. ayet

  2. Meryem suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 74. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَحْسَنُ أَثَٰثًا وَرِءْيًا

    vekem ehleknâ ḳablehüm min ḳarnin hüm aḥsenü eŝâŝev veri'yâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Oysa onlardan önce, mal ve gösterişçe daha iyi olan nice nesilleri yok ettik.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 74. ayet

  3. Meryem suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 75. ayet. قُلْ مَن كَانَ فِى ٱلضَّلَٰلَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ مَدًّا حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلْعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضْعَفُ جُندًا

    ḳul men kâne fi-ḍḍalâleti felyemdüd lehü-rraḥmânü meddâ. ḥattâ iẕâ raev mâ yû`adûne imme-l`aẕâbe veimme-ssâ`ah. feseya`lemûne men hüve şerrum mekânev veaḍ`afü cündâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Kim sapkınlıkta ise, Rahman, ona vaat edilen şeyi; azabı veya Sa'at'i görecekleri zamana kadar, zamanı uzatarak süre tanır. Böylece kimin yerce daha kötü ve taraftarca daha zayıf olduğunu yakında bilecekler."

    Ayet detayı — Meryem suresi, 75. ayet

  4. Meryem suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 76. ayet. وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ هُدًى وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَّرَدًّا

    veyezîdü-llâhü-lleẕîne-htedev hüden. velbâḳiyâtu-ṣṣâliḥâtü ḫayrun `inde rabbike ŝevâbev veḫayrum meraddâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, doğru yola yönelenleri, doğru yola iletir. Yapılmış iyi ve yararlı işler Rabb'inin yanında hem karşılık bakımından hem de sonuç bakımından hayırlı olandır.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 76. ayet

  5. Meryem suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 77. ayet. أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى كَفَرَ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًا

    eferaeyte-lleẕî kefera biâyâtinâ veḳâle leûteyenne mâlev veveledâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ayetlerimizi inkar edip, yine de "Bana kesinlikle mal ve evlat verilecek." diyen kimseyi dipnot 1 görüyor musun?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Öldükten sonra dirilmeyi ve hesap gününü yok saydığı halde, öte dünyada da kendisine zenginlik ve güç verileceğini söyleyen kimseyi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 77. ayet

  6. Meryem suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 78. ayet. أَطَّلَعَ ٱلْغَيْبَ أَمِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًا

    eṭṭale`a-lgaybe emi-tteḫaẕe `inde-rraḥmâni `ahdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O, gaybı mı biliyor? Yoksa Rahman'dan bir söz mü aldı?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 78. ayet

  7. Meryem suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 79. ayet. كَلَّا سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُۥ مِنَ ٱلْعَذَابِ مَدًّا

    kellâ. senektübü mâ yeḳûlü venemüddü lehû mine-l`aẕâbi meddâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Onun söylediklerini yazacağız. Ve ona azabı uzattıkça uzatacağız.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 79. ayet

  8. Meryem suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 80. ayet. وَنَرِثُهُۥ مَا يَقُولُ وَيَأْتِينَا فَرْدًا

    veneriŝühû mâ yeḳûlü veye'tînâ ferdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve onun söylediği şeylere Biz mirasçı olacağız. dipnot 1 Ve o Bize tek başına gelecek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Söylediklerinin tamamı, mal, mülk ve evlat elinden alınacak.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 80. ayet

  9. Meryem suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 81. ayet. وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً لِّيَكُونُوا۟ لَهُمْ عِزًّا

    vetteḫaẕû min dûni-llâhi âlihetel liyekûnû lehüm `izzâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve onlar, kendileri için bir izzet dipnot 1 olsun diye Allah'tan başka ilahlar edindiler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güç, şan, şeref.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 81. ayet

  10. Meryem suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 82. ayet. كَلَّا سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا

    kellâ. seyekfürûne bi`ibâdetihim veyekûnûne `aleyhim ḍiddâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! İlah edinilenler, onların kulluklarını inkar edecekler ve onlara düşman kesilecekler.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 82. ayet

Şeytanların gönderilmesi ve şefaat 83–87

  1. Meryem suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 83. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّآ أَرْسَلْنَا ٱلشَّيَٰطِينَ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ تَؤُزُّهُمْ أَزًّا

    elem tera ennâ erselne-şşeyâṭîne `ale-lkâfirîne teüzzühüm ezzâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Görmüyor musun? Biz, Kafirlerin üzerine, onları tahrik ederek kışkırtan şeytanları saldık.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 83. ayet

  2. Meryem suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 84. ayet. فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّا

    felâ ta`cel `aleyhim. innemâ ne`uddü lehüm `addâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Öyleyse onlar için acele etme. dipnot 1 Onların günlerinin hesabını yapıyoruz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hemen cezalandırılmalarını bekleme.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 84. ayet

  3. Meryem suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 85. ayet. يَوْمَ نَحْشُرُ ٱلْمُتَّقِينَ إِلَى ٱلرَّحْمَٰنِ وَفْدًا

    yevme naḥşüru-lmütteḳîne ile-rraḥmâni vefdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O gün takva sahiplerini Rahman'ın huzurunda konuk olarak toplayacağız.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 85. ayet

  4. Meryem suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 86. ayet. وَنَسُوقُ ٱلْمُجْرِمِينَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ وِرْدًا

    venesûḳu-lmücrimîne ilâ cehenneme virdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mücrimleri dipnot 1 de susamış olarak dipnot 2 Cehenneme süreceğiz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Suçlu, hakikat ile bağını koparan demek olan bu sözcük, basit suçlu anlamında değil; Kafir, Müşrik, sapkın anlamına gelmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Suya götürülen susuz hayvan sürüsü gibi.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 86. ayet

  5. Meryem suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 87. ayet. لَّا يَمْلِكُونَ ٱلشَّفَٰعَةَ إِلَّا مَنِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًا

    lâ yemlikûne-şşefâ`ate illâ meni-tteḫaẕe `inde-rraḥmâni `ahdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rahman'ın yanında bir "ahd" edinmiş olan kimse hariç, bir şefaate dipnot 1 sahip olamayacaklar. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bağışlanmaya, yardıma.
    2. metne dön, dipnot 2
      Şefaat, Rahman'ın hükümlerine tabi olan, onunla bağlantısını koparmamış olan, yaptığı "ahde" bağlı kalan kimselere yapılacaktır. Bunu da Allah yapacaktır. Şu husus çok önemlidir: Ayette, şefaat edecek kimselerden değil, şefaat olunacak kimselerden söz edilmektedir. Dolayısı ile Allah'ın yanı sıra başkasından şefaat ummak, buna inanmak şirkten başka bir şey değildir. Bkz: 21: 47;39:44; 40:17, 51; 41:46.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 87. ayet

"Rahmân çocuk edindi" iddiası ve reddi 88–98

  1. Meryem suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 88. ayet. وَقَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَلَدًا

    veḳâlü-tteḫaẕe-rraḥmânü veledâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rahman bir çocuk edindi." dediler.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 88. ayet

  2. Meryem suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 89. ayet. لَّقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا إِدًّا

    leḳad ci'tüm şey'en iddâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki, siz çok kötü bir iddiada bulundunuz.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 89. ayet

  3. Meryem suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 90. ayet. تَكَادُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنشَقُّ ٱلْأَرْضُ وَتَخِرُّ ٱلْجِبَالُ هَدًّا

    tekâdü-ssemâvâtü yetefeṭṭarne minhü vetenşeḳḳu-l'arḍu veteḫirru-lcibâlü heddâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar gürültü ile devrilecekti.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 90. ayet

  4. Meryem suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 91. ayet. أَن دَعَوْا۟ لِلرَّحْمَٰنِ وَلَدًا

    en de`av lirraḥmâni veledâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rahman'a bir çocuk isnat ettiler diye.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 91. ayet

  5. Meryem suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 92. ayet. وَمَا يَنۢبَغِى لِلرَّحْمَٰنِ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًا

    vemâ yembegî lirraḥmâni ey yetteḫiẕe veledâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 92. ayet

  6. Meryem suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 93. ayet. إِن كُلُّ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ إِلَّآ ءَاتِى ٱلرَّحْمَٰنِ عَبْدًا

    in küllü men fi-ssemâvâti vel'arḍi illâ âti-rraḥmâni `abdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerde ve yerde bulunan herkes Rahman'a yalnızca kul olarak gelecek.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 93. ayet

  7. Meryem suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 94. ayet. لَّقَدْ أَحْصَىٰهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّا

    leḳad aḥṣâhüm ve`addehüm `addâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki, onların tamamını kuşatmış ve bir bir tespit etmiştir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 94. ayet

  8. Meryem suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 95. ayet. وَكُلُّهُمْ ءَاتِيهِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فَرْدًا

    veküllühüm âtîhi yevme-lḳiyâmeti ferdâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların hepsi, Kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 95. ayet

  9. Meryem suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 96. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ وُدًّا

    inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti seyec`alü lehümü-rraḥmânü vuddâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İman eden ve salihatı yapanları dipnot 1 , Rahman sevilenler kılacaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 96. ayet

  10. Meryem suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 97. ayet. فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوْمًا لُّدًّا

    feinnemâ yessernâhü bilisânike litübeşşira bihi-lmütteḳîne vetünẕira bihî ḳavmel lüddâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Böylece Biz onu dipnot 1 , kendisi ile takva sahiplerini müjdelemen ve inat eden bir halkı uyarabilmen için senin dilinde kolaylaştırdık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'ı.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 97. ayet

  11. Meryem suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 98. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُم مِّنْ أَحَدٍ أَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًۢا

    vekem ehleknâ ḳablehüm min ḳarn. hel tüḥissü minhüm min eḥadin ev tesme`u lehüm rikzâ.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan herhangi birilerinin varlığını hissediyor musun? Veya onlardan en küçük bir ses duyabiliyor musun?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 98. ayet