Meryem suresi

Meryem suresi, 52. ayet

Meryem suresi, 52. ayet. وَنَٰدَيْنَٰهُ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنِ وَقَرَّبْنَٰهُ نَجِيًّا

venâdeynâhü min cânibi-ṭṭûri-l'eymeni veḳarrabnâhü neciyyâ.

Diyanet İşleri

Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 49–55 · surenin 52. ayeti / 98

Konu Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs Meryem 51–58 3

  1. Meryem 49

    İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.

  2. Meryem 50

    Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).

  3. Meryem 51

    Kitap'ta, Musa'yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resul, bir nebi idi.

  4. 52

    Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

  5. Meryem 53

    Rahmetimiz sonucu kardeşi Harun'u bir nebi olarak kendisine bahşettik.

  6. Meryem 54

    Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.

  7. Meryem 55

    Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

52. Dahası Yüce Allah, Mûsâ’ya çeşitli vahiy şekillerinin en üstününü vererek ona has bir makam ihsan etmiştir ki bu da Yüce Allah’ın onunla konuşması ve konuşmak için de onu yakınlaştırmış olmasıdır. İşte Mûsâ aleyhisselam bütün peygamberler arasında Kelimullah olmak gibi bir hususiyete sahiptir. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Biz ona Tûr’un sağ tarafından seslendik.” Mûsâ’nın yolculuğu esnasında dağın Mûsâ’ya göre sağda kalan cihetinden seslendik, demektir. Yahut da (sağ anlamına geldiği gibi bereket anlamına da gelen “ٱلۡأَيۡمَنِ ”) daha mübarek olan tarafından seslendik, anlamında da olabilir. Nitekim bu anlama Yüce Allah’ın: “Ateşin yanında ve onun çevresinde olanlar da mübarek kılındı.” (el-Neml, 27/8) buyruğu delildir. “ve gizli bir şekilde konuşmak (münacat) üzere onu kendimize yaklaştırdık.” Bu buyrukta yer alan “münacât” ile “nidâ” arasında fark vardır: Nidâ yüksek sesle seslenmek demektir, münacât ise bundan daha aşağı tonla, gizlice konuşmaktır. Bu buyruk ile Allah’ın kelâm sıfatı ve bu kelâmın nidâ ve münacât şeklinde çeşitli türlerinin olduğu söz konusu edilmektedir. Nitekim ehl-i sünnet ve’l-cemaatin kabul ettiği görüş budur ki Cehmiye, Mutezile ve onların yolundan giden diğerleri bunu kabul etmezler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa -aleyhisselam-'ın durduğu yere göre Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yakınlaştırdık. Öyle ki Yüce Allah kelamını ona işittirdi.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنَـٰدَيْنَـٰهُ ve nadeynahu ve ona seslendik kök: ندو
  2. مِن min
  3. جَانِبِ canibi tarafından kök: جنب
  4. ٱلطُّورِ t-turi Tur'un kök: طور
  5. ٱلْأَيْمَنِ l-eymeni sağ kök: يمن
  6. وَقَرَّبْنَـٰهُ ve karrabnahu ve onu yaklaştırdık kök: قرب
  7. نَجِيًّۭا neciyyen özel konuşmak için kök: نجو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    (Allah, şöyle dedi:) "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tur'un sağ yanını va'dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın…

  • Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: ندو (53 geçiş)

    Yine biz (Musa'ya) seslendiğimiz zaman Tur'un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı…

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…

  • Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş)

    Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum).…

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    (Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan)…

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza…

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    Musa, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Musa! Şüphesiz ben, evet, ben alemlerin Rabbi…

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği gün, (o sese) kulak ver.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ona (Musa'ya) Tûr'un sağ tarafından seslenmiş ve özel bilgiler vermek için onu yaklaştırmıştık. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Kasas 28:30.

Mustafa İslamoğlu

Hani, onu (Sina) Dağı'nın sağ tarafından nida etmiş ve onu bir özge söyleşi için vahyimize yaklaştırmıştık.

Muhammed Esed

Hani o'na Sina Dağı'nın sağ yamacından seslenmiş ve o'nu gizemsel bir konuşma için (kendimize) yaklaştırmıştık;

Ahmed Hulusi

Ona Tur'un sağ tarafından (benliğinin sağ yanı, hakikatinden) nida ettik ve Onu neciy olarak (hakikatinin seslenişini duyacağı makama) kurb makamına erdirdik.

Ali Bulaç

Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

Ali Özek ve heyeti

Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik ve onu, fısıldaşan kimse kadar (kendimize) yaklaştırdık.

Ali Rıza Safa

Dağın sağ tarafından, Ona seslendik. Ve konuşmak için, Onu yaklaştırdık.

Bayraktar Bayraklı

Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik ve onu fısıldaşırcasına kendimize yaklaştırdık.

Edip Yüksel

Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yaklaştırdık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yaklaştırdık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz hem ona Tur'un sağ tarafından seslendik hem de onu yakarış makamında yakınlık mertebesine erdirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem ona Turun canibi eymeninden nida ettik, hem de onu makamı münacatta mertebei kurbe erdirdik

Erhan Aktaş

Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.

Gültekin Onan

Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

Hasan Basri Çantay

Biz onu "Tuur" un sağ yanından nida etdik. Onu çok münacat eden bir kimse olarak yaklaşdırdık.

İbni Kesir

Ona Tur'un sağ yanından seslendik. Ve onu gizlice söyleşmek için yaklaştırdık.

Mehmet Alagaş

(51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ona, Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

Süleyman Ateş

Ona Tur'un sağ tarafından seslendik ve onu, özel konuşmak için (kendimize) yaklaştırdık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona, Tur'un (Sina Dağı'nın) sağ yamacından seslenmiş, özel bir konuşma için yaklaştırmıştık.

Şaban Britch

O’na (sağ tarafından) Tur’un yanından seslenmiştik. Onu (kendisiyle) fısıldaşarak konuşmak için yakınlaştırdık.

Şaban Piriş

O'na Tur'un sağ yanından seslenmiştik. Samimi olarak söyleşmek için onu yaklaştırmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ona Tur'un sağ tarafından seslendik. Onu, fısıldaşan kimse kadar yaklaştırdık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We called him from the right side of the Mount (Sinai) and We brought him in a proximate position to honour him and to converse with him upon mystic matters.

Abdul Haleem

We called to him from the right-hand side of the mountain and brought him close to Us in secret communion;

Abdullah Yusuf Ali

And we called him from the right side of Mount (Sinai), and made him draw near to Us, for mystic (converse).

Abul A'la Maududi

We called out to him from the right side of the Mount, dipnot 1 and We drew him near to Us by communing to him in secret, dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "The right side of the Mount" means the eastern side of the mountain. As Prophet Moses (peace be upon him), on his way from Midian to Egypt, was passing from the southern side of Mountt Toor, the eastern side would lie on his right and the western on his left if he faced the mountain, otherwise a mountain by itself cannot have a right or a left side.
  2. metne dön, dipnot 2
    See( E.N. 206 of Surah An-Nisa).

Aisha Bewley

We called out to him from the right hand side of the Mount and We brought him near in close communication.

Al-Hilali & Khan

And We called him from the right side of the Mount, and made him draw near to Us for a talk with him [Mûsâ (Moses)].

Ali Quli Qarai

We called him from the right side of the Mount and We drew him near for confidential discourse.

Amatul Rahman Omar

And We called out to him from the blessed side of the Mount (Sinai) and We made him draw near (to Us) for close and special communion.

Arthur John Arberry

We called to him from the right side Of the Mount, and We brought him near in communion.

Bijan Moeinian

I called him from the eastern side of Mount Sinai and gave him a private audience.

E. Henry Palmer

We called him from the right side of the mountain; and we made him draw nigh unto us to commune with him,

Edip-Layth

We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.

George Sale

And We called unto him from the right side of mount Sinai, and caused him to draw near, and to discourse privately with Us.

Hamid S. Aziz

And mention Moses in the Book; verily, he was chosen, and was a Messenger, a prophet.

Mahmoud Ghali

And We called out to him from the right side of At-Tûr (The Mount) and We brought him near in private conference.

Marmaduke Pickthall

We called him from the right slope of the Mount, and brought him nigh in communion.

Mohamed Ahmed - Samira

We called him from the right side of the Mount, and brought him close for communion;

Muhammad Asad

And [remember how] We called upon him from the right-hand slope of Mount Sinai and drew him near [unto Us] in mystic communion,

Mustafa Khattab

We called him from the right side of Mount Ṭûr, and drew him near, speaking ˹with him˺ directly.

Progressive Muslims

And We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.

Rashad Khalifa

We called him from the right side of Mount Sinai. We brought him close, to confer with him.

Sahih International

And We called him from the side of the mount at [his] right and brought him near, confiding [to him].

Sam Gerrans

And We called to him from the right side of the mount, and brought him near in private conference.

Shabbir Ahmed

We called and blessed him with Revelation by the Mount Sinai and made him draw near to Us to converse in secret. (Right side of the Mount allegorically indicates blessing).

Syed Vickar Ahamed

And We called him from the right side of Mount (Sinai) and made him come near to Us, for sacred (and holy conversation).

Taqi Usmani

And We called him from the right side of the mount Tūr (Sinai), and We brought him close to communicate in secret.

The Monotheist Group

And We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 52. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 52. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 52. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩