Diyanet İşleri
Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
Meryem suresi
Meryem suresi, 52. ayet. وَنَٰدَيْنَٰهُ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنِ وَقَرَّبْنَٰهُ نَجِيًّا
venâdeynâhü min cânibi-ṭṭûri-l'eymeni veḳarrabnâhü neciyyâ.
Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs Meryem 51–58 3
İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).
Kitap'ta, Musa'yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resul, bir nebi idi.
Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
Rahmetimiz sonucu kardeşi Harun'u bir nebi olarak kendisine bahşettik.
Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.
Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
52. Dahası Yüce Allah, Mûsâ’ya çeşitli vahiy şekillerinin en üstününü vererek ona has bir makam ihsan etmiştir ki bu da Yüce Allah’ın onunla konuşması ve konuşmak için de onu yakınlaştırmış olmasıdır. İşte Mûsâ aleyhisselam bütün peygamberler arasında Kelimullah olmak gibi bir hususiyete sahiptir. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Biz ona Tûr’un sağ tarafından seslendik.” Mûsâ’nın yolculuğu esnasında dağın Mûsâ’ya göre sağda kalan cihetinden seslendik, demektir. Yahut da (sağ anlamına geldiği gibi bereket anlamına da gelen “ٱلۡأَيۡمَنِ ”) daha mübarek olan tarafından seslendik, anlamında da olabilir. Nitekim bu anlama Yüce Allah’ın: “Ateşin yanında ve onun çevresinde olanlar da mübarek kılındı.” (el-Neml, 27/8) buyruğu delildir. “ve gizli bir şekilde konuşmak (münacat) üzere onu kendimize yaklaştırdık.” Bu buyrukta yer alan “münacât” ile “nidâ” arasında fark vardır: Nidâ yüksek sesle seslenmek demektir, münacât ise bundan daha aşağı tonla, gizlice konuşmaktır. Bu buyruk ile Allah’ın kelâm sıfatı ve bu kelâmın nidâ ve münacât şeklinde çeşitli türlerinin olduğu söz konusu edilmektedir. Nitekim ehl-i sünnet ve’l-cemaatin kabul ettiği görüş budur ki Cehmiye, Mutezile ve onların yolundan giden diğerleri bunu kabul etmezler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam-'ın durduğu yere göre Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yakınlaştırdık. Öyle ki Yüce Allah kelamını ona işittirdi.
Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)
(Allah, şöyle dedi:) "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tur'un sağ yanını va'dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın…
Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: ندو (53 geçiş)
Yine biz (Musa'ya) seslendiğimiz zaman Tur'un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı…
Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…
Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş)
Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum).…
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
(Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan)…
Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza…
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)
Musa, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Musa! Şüphesiz ben, evet, ben alemlerin Rabbi…
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
(Ey Muhammed!) Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği gün, (o sese) kulak ver.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ona (Musa'ya) Tûr'un sağ tarafından seslenmiş ve özel bilgiler vermek için onu yaklaştırmıştık. dipnot 1
Hani, onu (Sina) Dağı'nın sağ tarafından nida etmiş ve onu bir özge söyleşi için vahyimize yaklaştırmıştık.
Hani o'na Sina Dağı'nın sağ yamacından seslenmiş ve o'nu gizemsel bir konuşma için (kendimize) yaklaştırmıştık;
Ona Tur'un sağ tarafından (benliğinin sağ yanı, hakikatinden) nida ettik ve Onu neciy olarak (hakikatinin seslenişini duyacağı makama) kurb makamına erdirdik.
Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.
Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik ve onu, fısıldaşan kimse kadar (kendimize) yaklaştırdık.
Dağın sağ tarafından, Ona seslendik. Ve konuşmak için, Onu yaklaştırdık.
Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik ve onu fısıldaşırcasına kendimize yaklaştırdık.
Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yaklaştırdık.
Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yaklaştırdık.
Biz hem ona Tur'un sağ tarafından seslendik hem de onu yakarış makamında yakınlık mertebesine erdirdik.
Hem ona Turun canibi eymeninden nida ettik, hem de onu makamı münacatta mertebei kurbe erdirdik
Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.
Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.
Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.
Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.
Biz onu "Tuur" un sağ yanından nida etdik. Onu çok münacat eden bir kimse olarak yaklaşdırdık.
Ona Tur'un sağ yanından seslendik. Ve onu gizlice söyleşmek için yaklaştırdık.
(51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.
Ona, Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
Ona Tur'un sağ tarafından seslendik ve onu, özel konuşmak için (kendimize) yaklaştırdık.
Ona Tur'un /Sina Dağı'nın sağ yanından seslenmiş, onu, korkularından kurtulmuş olarak (kendimize) yaklaştırmıştık. dipnot 1
Ona, Tur'un (Sina Dağı'nın) sağ yamacından seslenmiş, özel bir konuşma için yaklaştırmıştık.
O’na (sağ tarafından) Tur’un yanından seslenmiştik. Onu (kendisiyle) fısıldaşarak konuşmak için yakınlaştırdık.
O'na Tur'un sağ yanından seslenmiştik. Samimi olarak söyleşmek için onu yaklaştırmıştık.
Ona Tur'un sağ tarafından seslendik. Onu, fısıldaşan kimse kadar yaklaştırdık.
We called him from the right side of the Mount (Sinai) and We brought him in a proximate position to honour him and to converse with him upon mystic matters.
We called to him from the right-hand side of the mountain and brought him close to Us in secret communion;
And we called him from the right side of Mount (Sinai), and made him draw near to Us, for mystic (converse).
We called out to him from the right side of the Mount, dipnot 1 and We drew him near to Us by communing to him in secret, dipnot 2
We called out to him from the right hand side of the Mount and We brought him near in close communication.
And We called him from the right side of the Mount, and made him draw near to Us for a talk with him [Mûsâ (Moses)].
We called him from the right side of the Mount and We drew him near for confidential discourse.
And We called out to him from the blessed side of the Mount (Sinai) and We made him draw near (to Us) for close and special communion.
We called to him from the right side Of the Mount, and We brought him near in communion.
I called him from the eastern side of Mount Sinai and gave him a private audience.
We called him from the right side of the mountain; and we made him draw nigh unto us to commune with him,
We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.
And We called unto him from the right side of mount Sinai, and caused him to draw near, and to discourse privately with Us.
And mention Moses in the Book; verily, he was chosen, and was a Messenger, a prophet.
And We called out to him from the right side of At-Tûr (The Mount) and We brought him near in private conference.
We called him from the right slope of the Mount, and brought him nigh in communion.
We called him from the right side of the Mount, and brought him close for communion;
And [remember how] We called upon him from the right-hand slope of Mount Sinai and drew him near [unto Us] in mystic communion,
We called him from the right side of Mount Ṭûr, and drew him near, speaking ˹with him˺ directly.
And We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.
We called him from the right side of Mount Sinai. We brought him close, to confer with him.
And We called him from the side of the mount at [his] right and brought him near, confiding [to him].
And We called to him from the right side of the mount, and brought him near in private conference.
We called and blessed him with Revelation by the Mount Sinai and made him draw near to Us to converse in secret. (Right side of the Mount allegorically indicates blessing).
And We called him from the right side of Mount (Sinai) and made him come near to Us, for sacred (and holy conversation).
And We called him from the right side of the mount Tūr (Sinai), and We brought him close to communicate in secret.
And We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.