Diyanet İşleri
Ey Muhammed! Şu halde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.
Meryem suresi
Meryem suresi, 84. ayet. فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّا
felâ ta`cel `aleyhim. innemâ ne`uddü lehüm `addâ.
Ey Muhammed! Şu halde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şeytanların gönderilmesi ve şefaat Meryem 83–87 3
Onlar, kendileri için kuvvet ve şeref (kaynağı) olsunlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.
Hayır! İlahları, onların ibadetlerini inkar edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.
Kafirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi?
Ey Muhammed! Şu halde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.
(85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!
Rahman'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
84. Yani şu azabı çabucak isteyen kâfirler için acele etme! “Zira biz, onlar için gün sayıyoruz.” Yani onların sayılı günleri vardır. Ne bu günlerden öne geçebilirler, ne de sonraya kalabilirler. Onlara mühlet veririz. Allah’ın emrine dönsünler diye bir süre onlara ceza göndermeyiz. Ancak bu verilen süre onlara fayda sağlamayacak olursa onları aziz ve muktedir olanın yakalayışı ile yakalarız.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Onların helak edilmelerini Allah Teâlâ'dan istemede aceleci davranma. Biz onların günlerini sayıyor ve onlara verilen müddet bittiğinde hak ettikleri cezayı vereceğiz.
Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)
Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…
Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)
Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.
Aynı kök: عجل (47 geçiş)
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Aynı kök: عدد (57 geçiş)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Aynı kök: عدد (57 geçiş)
Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…
Aynı kök: عدد (57 geçiş)
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Öyle ise onlar hakkında (azap gelmesi için) acele etme! Biz onların (günlerini) elbette teker teker sayıyoruz.
Şu halde, onlara karşı harekete geçmek için acele etmene gerek yok: şu kesin ki Biz onların günlerini tek tek sayıyoruz.
Öyleyse, onların üzerine (Allah'ın azabını çağırmakta) tezlik gösterme; çünkü Biz onların günlerini aksatmadan sayıyoruz zaten.
Onlar için acele etme. . . Biz onlar için gün sayarız.
Onlara karşı acele davranma; biz onlar için ancak saydıkça sayıyoruz.
Öyle ise onlar hakkında acele etme. Biz onlar için (günlerini) teker teker sayıyoruz.
Onlar için acele etme. Aslında, onlar için saydıkça sayıyoruz.
Öyle ise onlar hakkında acele etme! Biz onlar için teker teker sayıyoruz.
Acele etme; biz onlar için saydıkça sayıyoruz.
Acele etme; biz onlar için saydıkça sayıyoruz.
Aleyhlerinde acele etme! Biz, onlar için yalnızca bir sayı sayıyoruz.
Aleyhlerinde acele etme, biz onlar için ancak bir sayı sayıyoruz
Öyleyse onlar için acele etme. dipnot 1 Onların günlerinin hesabını yapıyoruz.
Öyleyse onlar için acele etme. dipnot 1 Onların günlerinin hesabını yapıyoruz.
Öyleyse onlar için acele etme. dipnot 1 Onların günlerinin hesabını yapıyoruz.
Onlara karşı acele davranma; biz onlar için ancak saydıkça sayıyoruz.
Binaen'aleyh sen onlara karşı (azab istemekde) acele etme. Biz ancak onların (günlerini ve nefeslerini) sayıyoruz.
Şu halde sen, onlara karşı acele etme. Biz, onların günlerini saydıkça sayıyoruz.
(77-87) İşaretlerimizi / Ayetlerimizi yok sayanları /örtbas edenleri ve bana mal ve evlat elbette verilecek diyeni gördün mü ? Gaybolan’a şahit mi oldu / muttali mi oldu? Yahut Rabbimin yanında O’ndan bir söz mü / ahit mi almış? Hayır ne dediğini kaydediyoruz, Onun (bu şekilde konuşanın) azap süresini / müddetini de uzattıkça uzatacağız. Dediğine de (mal ve evlatlara) biz mirasçı olacağız. O bize birey olarak / fert olarak gelecek. Allah'ın dışında ilahları, saygınlık / izzet kazanmak için edindiler. Hayır! ileride onlara olan ibadetlerini ilahları yok sayacaklar, Birbirlerine karşı zıtlaşacaklar. Görmedin mi? Biz kafirlerin üzerine şeytanları indiririz, onları kışkırttıkça kışkırtırlar. Onlar için acele etme. Onlar ı tek tek sayıyoruz. O gün sakınanları / muttakileri Rahman'a gitmeleri için misafir heyeti şeklinde toplayacağız. Suçluları / mücrimleri cehenneme sus uz ve y aya halde ileteceğiz / sevk edeceğiz. Rahman'ın yanında söz almış olanlar dışında herhangi bir kimse, aracılık etmeye / şefaat etmeye Malik değildir.
O halde onlar için acele etme. Biz onların günlerini sayıp duruyoruz.
Onlar hakkında acele etme, biz onlar(ın günlerini ve nefeslerini doldurmaları) için saydıkça sayıyoruz.
Onlara karşı aceleci tavır takınma (hemen cezalandırılmalarını bekleme) dipnot 1 , onlar için sadece gün sayıyoruz dipnot 2 .
Onlara karşı aceleci olma; biz onlar için gün sayıyoruz.
O halde, onlar için acele etme. Biz onların günlerini sayıp duruyoruz.
-O halde, onlar için acele etme. Biz onların günlerini sayıp duruyoruz.
Onlar için acele etme. Biz onlar için günleri teker teker sayıyoruz.
Therefore, do not call O Muhammad upon Allah to hasten the retributive punishment unto them. We keep count of their misdeeds and all their pursuits of the world during their numbered days here, and they shall have much to answer for Hereafter.
There is no need for you to be impatient concerning them: We are counting down their [allotted] time.
So make no haste against them, for We but count out to them a (limited) number (of days).
Therefore, do not hasten (in seeking a scourge against them). We are counting their days. dipnot 1
So do not try to hasten their punishment. We are simply counting out the number of their days.
So make no haste against them; We only count out to them a (limited) number (of the days of the life of this world and delay their term so that they may increase in evil and sins).
So do not make haste against them; indeed We are counting for them, a counting [down].
So do not be impatient with regard to (punishment against) them. We are counting their time out (and We are also keeping full account of their deeds).
So hasten thou not against them; We are only numbering for them a number.
Do not be impatient; if you knew what I am preparing for them.
but, be not thou hasty with them. Verily, we will number them a number (of days),-
So do not be impatient; for We are preparing for them a preparation.
Wherefore be not in hast to call down destruction upon them; for we number unto them a determined number of days of respite.
Do you not see that We have sent the devils against the disbelievers, to confound them with confusion.
So do not hasten against them; surely We are only numbering for them a number (of days).
So make no haste against them (O Muhammad). We do but number unto them a sum (of days).
So, do not be hasty with them. We are counting their number (of days).
Hence, be not in haste [to call down God's punishment] upon them: for We but number the number of their days.
So do not be in haste against them, for indeed We are ˹closely˺ counting down their days.
So do not be impatient; for We are preparing for them a preparation.
Do not be impatient; we are preparing for them some preparation.
So be not impatient over them. We only count out to them a [limited] number.
So hasten thou not against them; We but number for them a number.
So make no haste against them, for We mark the number of their days.
So do not make haste against them, for We only count out for them a (few) number (of days).
So make no hurry about them; We are but counting for them a count down.
So do not be in haste towards them; We are preparing for them a preparation.