Meryem suresi

Meryem suresi, 27. ayet

Meryem suresi, 27. ayet. فَأَتَتْ بِهِۦ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۥ قَالُوا۟ يَٰمَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا

feetet bihî ḳavmehâ taḥmilüh. ḳâlû yâ meryemü leḳad ci'ti şey'en feriyyâ.

Diyanet İşleri

Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 24–30 · surenin 27. ayeti / 98

Konu Meryem ve Îsâ Meryem 16–40 3

  1. Meryem 24

    Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı."

  2. Meryem 25

    "Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."

  3. Meryem 26

    "Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.

  4. 27

    Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"

  5. Meryem 28

    "Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."

  6. Meryem 29

    Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.

  7. Meryem 30

    Bebek şöyle konuştu: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana kitabı (İncil'i) verdi ve beni bir peygamber yaptı."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

27. Yani Meryem, loğusalığından şifa bulunca İsa’yı taşıyarak hiç aldırış etmeksizin ve hiç sıkılmaksızın kavminin yanına vardı. Bu şekilde davranması kendisinin tertemiz ve her türlü ithamdan uzak olduğunu bilmesindendir. Ona: “Ey Meryem, gerçekten sen vahim” son derece büyük ve kötü “bir iş yaptın!” dediler, bununla -haşa- hayasızlık ettiğini kasdetmişlerdi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Meryem çocuğunu taşıyarak halkının yanına geldi. Halkı, onun bu yaptığını kötü gördü ve şöyle dedi: "Ey Meryem! Çok büyük bir kötülükle, babası olmayan bir çocukla geldin."

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَتَتْ feetet getirdi kök: اتي
  2. بِهِۦ bihi onu
  3. قَوْمَهَا kavmeha kavmine kök: قوم
  4. تَحْمِلُهُۥ ۖ tehmiluhu taşıyarak kök: حمل
  5. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  6. يَـٰمَرْيَمُ ya meryemu Meryem
  7. لَقَدْ lekad gerçekten
  8. جِئْتِ ci'ti sen yaptın kök: جيا
  9. شَيْـًۭٔا şey'en bir iş kök: شيا
  10. فَرِيًّۭا feriyyen tuhaf, korkunç kök: فري

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Meryem · Aynı kök: حمل (64 geçiş)

    Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi.

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet…

  • Aynı kıssa: Hz. Meryem

    Hani, İmran'ın karısı, "Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla…

  • Aynı kıssa: Hz. Meryem

    Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını…

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş)

    Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa…

  • Aynı kök: حمل (64 geçiş)

    Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Artık bundan sonra Allah'a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onu (çocuğunu) taşıyarak kavmine getirmişti. Demişlerdi ki: "Ey Meryem! Şüphesiz ki sen çok iğrenç bir şey yaptın!

Mustafa İslamoğlu

Nihayet, onu alarak kavminin yanına döndü. "Ey Meryem!" dediler, "Doğrusu sen dehşet bir iş işlemişsin!

Muhammed Esed

Ve bir süre sonra, çocuğuyla beraber, kavmine döndü. "Ey Meryem!" dediler, "Sen, gerçekten, tuhaf bir iş yaptın!

Ahmed Hulusi

(Meryem) çocuğu kucağında, ailesinin yanına döndü. . . Dediler ki: "Ey Meryem! Andolsun sen korkunç bir iş yapmışsın!"

Ali Bulaç

Böylece onu taşıyarak kavmine geldi. Dediler ki: "Ey Meryem, sen gerçekten şaşırtıcı bir şey yaptın."

Ali Özek ve heyeti

Nihayet onu (kucağında) taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!

Ali Rıza Safa

Sonunda, Onu taşıyarak, toplumuna döndü. "Ey Meryem!" dediler; "Gerçek şu ki, şaşılacak bir iş yaptın!"

Bayraktar Bayraklı

Nihayet onu kucağında taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: "Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!"

Edip Yüksel

Onu alıp halkına getirdi. "Meryem, sen şaşılacak bir şey işledin!" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu alıp halkına getirdi. 'Meryem, sen şaşılacak bir şey işledin!,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken onu taşıyarak kavmine getirdi, Onlar: "Hey Meryem, sen Allah biliyor ya yumurcak birşey getirdin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken onu yüklenerek kavmine getirdi, hey Meryem! Dediler: alimallah yumurcak bir şey getirdin

Erhan Aktaş

Sonra onu kucaklayarak halka getirdi. Dediler ki: "Ey Meryem! Doğrusu sen olmayacak bir şey yaptın."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra onu kucaklayarak halka getirdi. Dediler ki: "Ey Meryem! Doğrusu sen olmayacak bir şey yaptın."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra onu kucaklayarak halka getirdi. Dediler ki: "Ey Meryem! Doğrusu sen olmayacak bir şey yaptın."

Gültekin Onan

Böylece onu taşıyarak kavmine geldi. Dediler ki: "Ey Meryem, sen gerçekten şaşırtıcı bir şey yaptın."

Hasan Basri Çantay

Derken onu yüklenerek kavmine getirdi. Dediler: "Hey Meryem, andolsun sen acaib bir şey yapmışsın".

İbni Kesir

Derken çocuğu alıp kavmine getirdi. Ey Meryem; andolsun ki utanılacak bir şey yaptın, dediler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onu taşıyarak kavmine götürdü: “Ey Meryem! Gerçekten sen görülmedik bir iş yaptın” dediler.

Süleyman Ateş

(Meryem) onu taşıyarak kavmine getirdi: "Ey Meryem, dediler, sen tuhaf bir iş yaptın."

Süleymaniye Vakfı

Daha sonra bebeği kucağına alıp halkına getirdi. Dediler ki: "Meryem! Sen gerçekten hiç beklenmeyecek bir şeyle karşımıza çıktın. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çocuğu kucaklayıp halkına getirdi. Dediler ki "Meryem! Kendini iğrenç bir hale düşürmüşsün.

Şaban Britch

Sonra çocuğu alıp kavmine getirdi. Ey Meryem, büyük bir iş yaptın! dediler

Şaban Piriş

Sonra çocuğu alıp kavmine getirdi. -Ey Meryem, utanılacak bir iş yaptın! dediler

Yaşar Nuri Öztürk

Meryem, onu taşıyarak toplumuna getirdi. "Ey Meryem, dediler, şaşılacak bir iş yaptın!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

She carried the babe taking him home to her people who exclaimed: "O Maryam, " they said, "you have committed yourself to an evil line of conduct of grave consequence".

Abdul Haleem

She went back to her people carrying the child, and they said, ‘Mary! You have done something terrible!

Abdullah Yusuf Ali

At length she brought the (babe) to her people, carrying him (in her arms). They said: "O Mary! truly an amazing thing hast thou brought!

Abul A'la Maududi

Then she came to her people, carrying her baby. They said: "O Mary! You have committed a monstrous thing.

Aisha Bewley

She brought him to her people, carrying him. They said, ‘Maryam! You have done an unthinkable thing!

Al-Hilali & Khan

Then she brought him (the baby) to her people, carrying him. They said: "O Mary! Indeed you have brought a thing Fariyy (a mighty thing). [Tafsir Al-Tabari]

Ali Quli Qarai

Then carrying him she brought him to her people. They said, ‘O Mary, you have certainly come up with an odd thing!

Amatul Rahman Omar

(When Jesus grew up) she took him to her people carrying him on a mount. They said, `Mary! you have brought a strange thing.

Arthur John Arberry

Then she brought the child to her folk carrying him; and they said, 'Mary, thou hast surely committed a monstrous thing!

Bijan Moeinian

Mary then came back to her folks, carrying the baby. They told her: "What a surprise Mary."

E. Henry Palmer

Then she brought it to her people, carrying it; said they, 'O Mary! thou hast done an extraordinary thing!

Edip-Layth

Then she came to her people carrying him. They said, "O Mary, you have come with something totally unexpected!"

George Sale

So she brought the child to her people, carrying him in her arms. And they said unto her, O Mary, now hast thou done a strange thing:

Hamid S. Aziz

So eat, and drink, and be consoled; and if you should see any mortal say, "Verily, I have vowed to the Beneficent One a fast, and I will not speak to-day to any mortal. "

Mahmoud Ghali

Then she came up with him to her people carrying him. They said, "O Maryam, (Mary) indeed you have readily come with a fabricated thing.

Marmaduke Pickthall

Then she brought him to her own folk, carrying him. They said: O Mary! Thou hast come with an amazing thing.

Mohamed Ahmed - Samira

Then she brought the child to her people. They exclaimed: "O Mary, you have done a most astonishing thing!

Muhammad Asad

And in time she returned to her people, carrying the child with her. They said: "O Mary! Thou hast indeed done an amazing thing!

Mustafa Khattab

Then she returned to her people, carrying him. They said ˹in shock˺, "O Mary! You have certainly done a horrible thing!

Progressive Muslims

Then she came to her people carrying him. They said: "O Mary, you have come with something totally unexpected!"

Rashad Khalifa

She came to her family, carrying him. They said, "O Mary, you have committed something that is totally unexpected.

Sahih International

Then she brought him to her people, carrying him. They said, "O Mary, you have certainly done a thing unprecedented.

Sam Gerrans

And she brought him to her people, bearing him. They said: “O Mary: thou hast done an unheard-of thing.

Shabbir Ahmed

Later, she returned to her people carrying the child with her. They said, "O Mary! You have come with an amazing thing (breaking the rules of the shrine)."

Syed Vickar Ahamed

At the end she brought the (baby) to her people, carrying him (baby Jesus in her arms). They said: "O Maryam (Mary)! Truly an amazing thing have you brought!

Taqi Usmani

Then she came to her people carrying him (the baby). They said, "O Maryam you have committed something grave indeed.

The Monotheist Group

Then she came to her people carrying him. They said: "O Mary, you have come with a thing totally unexpected!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩