Meryem suresi

Meryem suresi, 4. ayet

Meryem suresi, 4. ayet. قَالَ رَبِّ إِنِّى وَهَنَ ٱلْعَظْمُ مِنِّى وَٱشْتَعَلَ ٱلرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ أَكُنۢ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَقِيًّا

ḳâle rabbi innî vehene-l`ażmü minnî veşte`ale-rra'sü şeybev velem eküm bidü`âike rabbi şeḳiyyâ.

Diyanet İşleri

O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 1–7 · surenin 4. ayeti / 98

Konu Zekeriyyâ ve Yahyâ Meryem 1–15 3

  1. Meryem 1

    Kaf Ha Ya Ayn Sad.

  2. Meryem 2

    Bu, Rabbinin, Zekeriya kuluna olan merhametinin anılmasıdır.

  3. Meryem 3

    Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.

  4. 4

    O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."

  5. Meryem 5–6

    (5-6) "Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankar olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"

  6. Meryem 7

    (Allah, şöyle dedi:) "Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 3–4. ayetler için yazılmıştır.

3-4. Zekeriya, kendindeki zayıflığı görünce vefat edeceğinden ve insanları Rablerine davet etmek, onlara samimiyetle öğüt vermek hususunda yerine geçecek kimsenin bulunmamasından endişe duyarak içinde bulunduğu zahiri ve batıni güçsüzlüğü Rabbine şikâyet edip gizli bir seslenişle O’na niyaz etti. En mükemmel, en faziletli ve eksiksiz bir ihlâs ile dedi ki: “Rabbim, gerçekten kemiklerim zayıfladı.” Bedenin direği durumunda olan kemikler zayıfladı mı, vücudun diğer aksamı da zayıflar. “Ağaran saçım başımı alev gibi sardı.” Saçın ağarması, zayıflığa ve yaşlılığa bir delildir. Ölümün önden gelen habercisi ve uyarıcısıdır. İşte Zekeriya da Allah’a zayıflığı ve acizliği ile tevessül etti. Bu ise kendisi ile tevessül edilenlerin Allah’a en sevimli olanıdır. Çünkü bu ifadeler kişinin güç, kuvvet ve takat iddiasından uzaklaştığına, kalbin Allah’ın güç ve kudretine bağlandığına delildir. “Rabbim, sana ettiğim dua ile hiç mahrum olmadım.” Yani beni icabetten mahrum bırakmadın ve eli boş çevirmedin. Aksine bana karşı hep lütufkâr davrandın, duamı kabul buyurdun. Üzerimdeki lütufların, ardı arkasına geldi. İhsanın devamlı ulaşıp durdu. Bu da Allah’ın, üzerindeki nimetlerini zikrederek ve daha önceden dualarını kabul ettiğini açıklayarak yapılmış bir tevessüldür. Daha önce ihsanda bulunandan, bir hak iddia etmeden ihsanını tamamlamasını niyaz etmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Dedi ki: "Ey Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçlarımdaki beyazlıklar arttı. Sana yapmış olduğum duamda hiç hayal kırıklığına uğramadım. Bilakis sana her dua ettiğimde duama icabet ettin."

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. رَبِّ rabbi Rabbim kök: ربب
  3. إِنِّى inni şüphesiz ben
  4. وَهَنَ vehene gevşedi kök: وهن
  5. ٱلْعَظْمُ l-azmu kemik(lerim) kök: عظم
  6. مِنِّى minni benim
  7. وَٱشْتَعَلَ veşteale ve tutuştu kök: شعل
  8. ٱلرَّأْسُ r-ra'su başım kök: راس
  9. شَيْبًۭا şeyben ihtiyarlık aleviyle kök: شيب
  10. وَلَمْ velem ve
  11. أَكُنۢ ekun olmadım kök: كون
  12. بِدُعَآئِكَ biduaaike sana du'a ile kök: دعو
  13. رَبِّ rabbi Rabbim kök: ربب
  14. شَقِيًّۭا şekiyyen bahtsız kök: شقو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شيب (3 geçiş)

    Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini…

  • Aynı kök: شيب (3 geçiş)

    Hal böyle iken inkar ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek olan bir günden (kıyametten) nasıl korunursunuz?

  • Aynı kök: وهن (9 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Sakın za'f göstermeyin. Üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.

  • Aynı kıssa: Hz. Zekeriyyâ · Ortak kavram: Dua

    Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Zekeriyyâ · Ortak kavram: Dua

    Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya'yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır…

  • Aynı kök: شقو (12 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    "Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."

  • Aynı kök: وهن (9 geçiş)

    Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.

  • Aynı kök: وهن (9 geçiş)

    Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Rabbim, senden isteklerim konusunda (bu zamana kadar) hiç mahrum kalmadım.

Mustafa İslamoğlu

şöyle yalvarmıştı: "Rabbim! Benden (iş) geçti, kemiklerim eridi, başa ak düştü; ama (ey) Rabbim, sana dua edip de eli boş kaldığım hiç olmadı.

Muhammed Esed

şöyle demişti: "Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim gevşedi, saçlarım ağardı. Ama şimdiye kadar, ey Rabbim, Sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.

Ahmed Hulusi

"Rabbim. . . Gerçek ki, kemiklerim gevşedi, saçlarım ağarıp bembeyaz oldu! Rabbim, sana dua edip de hiç hüsrana uğramadım. . . "

Ali Bulaç

Demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım."

Ali Özek ve heyeti

Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı ve ben, Rabbim, sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.

Ali Rıza Safa

Şöyle demişti: "Efendim! Aslında, kemiklerim gevşedi ve saçlarım bembeyaz oldu. Ama Sana yaptığım yakarışlarda mutsuz olmadım!"

Bayraktar Bayraklı

"Ey Rabbim," dedi, "Vücudumda kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ey Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım."

Edip Yüksel

"Efendim" dedi, "Vücudumdaki kemik gevşedi, başım ağarıp tutuştu. Sana yalvarışta, Efendim, hiçbir vakit umut kesmedim."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Rabbim,' dedi, 'Vücudumdaki kemik gevşedi, başım ağarıp tutuştu. Sana yalvarışta, Rabbim, hiç bir vakit umut kesmedim.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Demişti ki: "Ey Rabbim, gerçek şu ki, benim kemik(im) gevşedi, baş(ım) bembeyaz alev aldı (Saçlarım ağardı) ve sana (ettiğim) dua ile ise hiçbir zaman mutsuz olmadım ey Rabbim!

Elmalılı Hamdi Yazır

Demişti: yarab işte ben artık kemik gevşedi benden, ve baş bembeyaz alev aldı, sana dua ile ise rabbım hiç bir zaman bedbaht olmadım

Erhan Aktaş

"Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı.

Gültekin Onan

Demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım"

Hasan Basri Çantay

Demişdi ki: "Ey Rabbim, hakıykat ben... Benim kemiğim yıpradı. Başımın saçı tutuşdu. Ey Rabbim, ben Sana düa etme (m neticesinde) etmişsem bedbaht (ve mahrum) olmadım".

İbni Kesir

Ve demişti ki: Rabbım; gerçekten kemiklerim yıprandı, baş yaşlılık alevi ile tutuştu. Rabbım; şimdiye kadar sana yalvarmakla bir şeyden mahrum olmadım.

Mehmet Alagaş

(1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.

Rowwad Tercüme Merkezi

O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim zayıflayıp gevşedi ve ağarmış saçıyla başım yaşlılık aleviyle tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiç bir zaman bedbaht olmadım."

Süleyman Ateş

"Rabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş, ihtiyarlk aleviyle tutuştu. Rabbim, sana du'a ile hiçbir zaman bahtsız olmadım (her du'a ettikçe kabul buyurdun, beni istediğimden mahrum etmedin)."

Süleymaniye Vakfı

şöyle demişti: "Rabbim! Kemiklerim pek güçsüzleşti, saçım başım iyice ağardı. dipnot 1 Rabbim, sana yaptığım dualar sayesinde (şimdiye kadar) hiç mutsuz olmadım.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Rabbim (Sahibim)!" demişti, "Kemiklerim zayıfladı, saçlarım iyice ağardı. Sana yaptığım dua sayesinde bugüne kadar hiç bunalmadım.

Şaban Britch

Rabbim, dedi. Şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda bedbaht olmadım.

Şaban Piriş

Rabbim, dedi şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda hiç bir şeyden mahrum olmadım.

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle demişti: "Rabbim, işte karşındayım. Kemik gevşedi bende. İhtiyarlıktan başım beyaz alevle tutuştu. Sana yakarma konusunda ise Rabbim, hiç bedbaht olmadım."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He said: "O Allah", my Creator, " I have lived long enough to make old bones and my hair has turned white and never has my; invocatory prayer to You O Allah, my Creator, been unblest or a disadvantage".

Abdul Haleem

‘Lord, my bones have weakened and my hair is ashen grey, but never, Lord, have I ever prayed to You in vain:

Abdullah Yusuf Ali

Praying: "O my Lord! infirm indeed are my bones, and the hair of my head doth glisten with grey: but never am I unblest, O my Lord, in my prayer to Thee!

Abul A'la Maududi

He said: "Lord! My bones have grown feeble and my head is glistening with age; yet, never have my prayers to You, my Lord, been unfruitful.

Aisha Bewley

and said, ‘My Lord, my bones have lost their strength and my head is crowned with white, but in calling on You, My Lord, I have never been disappointed.

Al-Hilali & Khan

He said: "My Lord! Indeed my bones have grown feeble, and grey hair has spread on my head, And I have never been unblest in my invocation to You, O my Lord!

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord! Indeed my bones have become feeble, and my head has turned white with age, yet never have I, my Lord, been disappointed in supplicating You!

Amatul Rahman Omar

He said (praying), `My Lord! now the very bones within me have waxed feeble and the hair of (my) head are all gray and hoary, my Lord! never have I been (hitherto) deprived of a favourable response to my prayer to You.

Arthur John Arberry

saying, 'O my Lord, behold the bones within me are feeble and my head is all aflame with hoariness. And in calling on Thee, my Lord, I have never been hitherto unprosperous.

Bijan Moeinian

He said: "My Lord! Because of my age, my very bones have become weak and my head is shining with gray hair and you have never refused my prayers.

E. Henry Palmer

Said he, 'My Lord! verily, my bones are weak, and my head flares with hoariness; - and I never was unfortunate in my prayers to Thee, my Lord!

Edip-Layth

He said, "My Lord, my bones have gone frail, and my hair has turned white, and I have never been mischievous in calling to You my Lord."

George Sale

and said, O Lord, verily my bones are weakened, and my head is become white with hoariness and I have never been unsuccessful in my prayers to thee, O Lord.

Hamid S. Aziz

When he called on his Lord in secret.

Mahmoud Ghali

He said, "Lord! Surely the bone (s) within me have become feeble, and my head is turned white with hoary (hair) (Literally: is aflame with hoary "hair") and I have not been wretched in invoking you, Lord!

Marmaduke Pickthall

Saying: My Lord! Lo! the bones of me wax feeble and my head is shining with grey hair, and I have never been unblest in prayer to Thee, my Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

And said: "O my Lord, my bones decay, my head is white and hoary, yet in calling You, O Lord, I have never been deprived.

Muhammad Asad

he prayed: "O my Sustainer! Feeble have become my bones, and my head glistens with grey hair. But never yet, O my Lord, has my prayer unto Thee remained unanswered.

Mustafa Khattab

saying, "My Lord! Surely my bones have become brittle, and grey hair has spread across my head, but I have never been disappointed in my prayer to You, my Lord!

Progressive Muslims

He said: "My Lord, my bones have gone frail, and my hair has turned white, and I have never been mischievous in calling to You my Lord. "

Rashad Khalifa

He said, "My Lord, the bones have turned brittle in my body, and my hair is aflame with gray. As I implore You, my Lord, I never despair.

Sahih International

He said, "My Lord, indeed my bones have weakened, and my head has filled with white, and never have I been in my supplication to You, my Lord, unhappy.

Sam Gerrans

He said: “My Lord: feeble are become the bones within me, and my head is aflame with white hair, yet never have I been wretched in my call to Thee, my Lord,

Shabbir Ahmed

He said, "My Lord! My bones have turned brittle and my head is shining with gray hair, and I have never remained unblessed in my prayer to you, my Lord. "

Syed Vickar Ahamed

(And he) prayed: "My Lord! Indeed my bones are weak, and the hair of my head shine with gray: But never am I not blessed (by You), O my Lord, in my prayer to You!

Taqi Usmani

He said, "My Lord, I am in a state that bones in my body have turned feeble, and the head has flared up grey with old age, and I never remained, My Lord, unanswered in my prayer to You.

The Monotheist Group

He said: "My Lord, my bones have gone frail, and my hair has turned white, and I have never been mischievous in imploring You my Lord."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩