Diyanet İşleri
O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."
Meryem suresi
Meryem suresi, 4. ayet. قَالَ رَبِّ إِنِّى وَهَنَ ٱلْعَظْمُ مِنِّى وَٱشْتَعَلَ ٱلرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ أَكُنۢ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَقِيًّا
ḳâle rabbi innî vehene-l`ażmü minnî veşte`ale-rra'sü şeybev velem eküm bidü`âike rabbi şeḳiyyâ.
O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zekeriyyâ ve Yahyâ Meryem 1–15 3
Kaf Ha Ya Ayn Sad.
Bu, Rabbinin, Zekeriya kuluna olan merhametinin anılmasıdır.
Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.
O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."
(5-6) "Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankar olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"
(Allah, şöyle dedi:) "Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 3–4. ayetler için yazılmıştır.
3-4. Zekeriya, kendindeki zayıflığı görünce vefat edeceğinden ve insanları Rablerine davet etmek, onlara samimiyetle öğüt vermek hususunda yerine geçecek kimsenin bulunmamasından endişe duyarak içinde bulunduğu zahiri ve batıni güçsüzlüğü Rabbine şikâyet edip gizli bir seslenişle O’na niyaz etti. En mükemmel, en faziletli ve eksiksiz bir ihlâs ile dedi ki: “Rabbim, gerçekten kemiklerim zayıfladı.” Bedenin direği durumunda olan kemikler zayıfladı mı, vücudun diğer aksamı da zayıflar. “Ağaran saçım başımı alev gibi sardı.” Saçın ağarması, zayıflığa ve yaşlılığa bir delildir. Ölümün önden gelen habercisi ve uyarıcısıdır. İşte Zekeriya da Allah’a zayıflığı ve acizliği ile tevessül etti. Bu ise kendisi ile tevessül edilenlerin Allah’a en sevimli olanıdır. Çünkü bu ifadeler kişinin güç, kuvvet ve takat iddiasından uzaklaştığına, kalbin Allah’ın güç ve kudretine bağlandığına delildir. “Rabbim, sana ettiğim dua ile hiç mahrum olmadım.” Yani beni icabetten mahrum bırakmadın ve eli boş çevirmedin. Aksine bana karşı hep lütufkâr davrandın, duamı kabul buyurdun. Üzerimdeki lütufların, ardı arkasına geldi. İhsanın devamlı ulaşıp durdu. Bu da Allah’ın, üzerindeki nimetlerini zikrederek ve daha önceden dualarını kabul ettiğini açıklayarak yapılmış bir tevessüldür. Daha önce ihsanda bulunandan, bir hak iddia etmeden ihsanını tamamlamasını niyaz etmektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Dedi ki: "Ey Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçlarımdaki beyazlıklar arttı. Sana yapmış olduğum duamda hiç hayal kırıklığına uğramadım. Bilakis sana her dua ettiğimde duama icabet ettin."
Aynı kök: شيب (3 geçiş)
Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini…
Aynı kök: شيب (3 geçiş)
Hal böyle iken inkar ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek olan bir günden (kıyametten) nasıl korunursunuz?
Aynı kök: وهن (9 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Sakın za'f göstermeyin. Üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.
Aynı kıssa: Hz. Zekeriyyâ · Ortak kavram: Dua
Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin" dedi.
Aynı kıssa: Hz. Zekeriyyâ · Ortak kavram: Dua
Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya'yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır…
Aynı kök: شقو (12 geçiş) · Ortak kavram: Dua
"Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."
Aynı kök: وهن (9 geçiş)
Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.
Aynı kök: وهن (9 geçiş)
Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
"Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Rabbim, senden isteklerim konusunda (bu zamana kadar) hiç mahrum kalmadım.
şöyle yalvarmıştı: "Rabbim! Benden (iş) geçti, kemiklerim eridi, başa ak düştü; ama (ey) Rabbim, sana dua edip de eli boş kaldığım hiç olmadı.
şöyle demişti: "Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim gevşedi, saçlarım ağardı. Ama şimdiye kadar, ey Rabbim, Sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.
"Rabbim. . . Gerçek ki, kemiklerim gevşedi, saçlarım ağarıp bembeyaz oldu! Rabbim, sana dua edip de hiç hüsrana uğramadım. . . "
Demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım."
Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı ve ben, Rabbim, sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.
Şöyle demişti: "Efendim! Aslında, kemiklerim gevşedi ve saçlarım bembeyaz oldu. Ama Sana yaptığım yakarışlarda mutsuz olmadım!"
"Ey Rabbim," dedi, "Vücudumda kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ey Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım."
"Efendim" dedi, "Vücudumdaki kemik gevşedi, başım ağarıp tutuştu. Sana yalvarışta, Efendim, hiçbir vakit umut kesmedim."
'Rabbim,' dedi, 'Vücudumdaki kemik gevşedi, başım ağarıp tutuştu. Sana yalvarışta, Rabbim, hiç bir vakit umut kesmedim.'
Demişti ki: "Ey Rabbim, gerçek şu ki, benim kemik(im) gevşedi, baş(ım) bembeyaz alev aldı (Saçlarım ağardı) ve sana (ettiğim) dua ile ise hiçbir zaman mutsuz olmadım ey Rabbim!
Demişti: yarab işte ben artık kemik gevşedi benden, ve baş bembeyaz alev aldı, sana dua ile ise rabbım hiç bir zaman bedbaht olmadım
"Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı."
"Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı."
"Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı.
Demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım"
Demişdi ki: "Ey Rabbim, hakıykat ben... Benim kemiğim yıpradı. Başımın saçı tutuşdu. Ey Rabbim, ben Sana düa etme (m neticesinde) etmişsem bedbaht (ve mahrum) olmadım".
Ve demişti ki: Rabbım; gerçekten kemiklerim yıprandı, baş yaşlılık alevi ile tutuştu. Rabbım; şimdiye kadar sana yalvarmakla bir şeyden mahrum olmadım.
(1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.
O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim zayıflayıp gevşedi ve ağarmış saçıyla başım yaşlılık aleviyle tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiç bir zaman bedbaht olmadım."
"Rabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş, ihtiyarlk aleviyle tutuştu. Rabbim, sana du'a ile hiçbir zaman bahtsız olmadım (her du'a ettikçe kabul buyurdun, beni istediğimden mahrum etmedin)."
şöyle demişti: "Rabbim! Kemiklerim pek güçsüzleşti, saçım başım iyice ağardı. dipnot 1 Rabbim, sana yaptığım dualar sayesinde (şimdiye kadar) hiç mutsuz olmadım.
"Rabbim (Sahibim)!" demişti, "Kemiklerim zayıfladı, saçlarım iyice ağardı. Sana yaptığım dua sayesinde bugüne kadar hiç bunalmadım.
Rabbim, dedi. Şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda bedbaht olmadım.
Rabbim, dedi şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda hiç bir şeyden mahrum olmadım.
Şöyle demişti: "Rabbim, işte karşındayım. Kemik gevşedi bende. İhtiyarlıktan başım beyaz alevle tutuştu. Sana yakarma konusunda ise Rabbim, hiç bedbaht olmadım."
He said: "O Allah", my Creator, " I have lived long enough to make old bones and my hair has turned white and never has my; invocatory prayer to You O Allah, my Creator, been unblest or a disadvantage".
‘Lord, my bones have weakened and my hair is ashen grey, but never, Lord, have I ever prayed to You in vain:
Praying: "O my Lord! infirm indeed are my bones, and the hair of my head doth glisten with grey: but never am I unblest, O my Lord, in my prayer to Thee!
He said: "Lord! My bones have grown feeble and my head is glistening with age; yet, never have my prayers to You, my Lord, been unfruitful.
and said, ‘My Lord, my bones have lost their strength and my head is crowned with white, but in calling on You, My Lord, I have never been disappointed.
He said: "My Lord! Indeed my bones have grown feeble, and grey hair has spread on my head, And I have never been unblest in my invocation to You, O my Lord!
He said, ‘My Lord! Indeed my bones have become feeble, and my head has turned white with age, yet never have I, my Lord, been disappointed in supplicating You!
He said (praying), `My Lord! now the very bones within me have waxed feeble and the hair of (my) head are all gray and hoary, my Lord! never have I been (hitherto) deprived of a favourable response to my prayer to You.
saying, 'O my Lord, behold the bones within me are feeble and my head is all aflame with hoariness. And in calling on Thee, my Lord, I have never been hitherto unprosperous.
He said: "My Lord! Because of my age, my very bones have become weak and my head is shining with gray hair and you have never refused my prayers.
Said he, 'My Lord! verily, my bones are weak, and my head flares with hoariness; - and I never was unfortunate in my prayers to Thee, my Lord!
He said, "My Lord, my bones have gone frail, and my hair has turned white, and I have never been mischievous in calling to You my Lord."
and said, O Lord, verily my bones are weakened, and my head is become white with hoariness and I have never been unsuccessful in my prayers to thee, O Lord.
When he called on his Lord in secret.
He said, "Lord! Surely the bone (s) within me have become feeble, and my head is turned white with hoary (hair) (Literally: is aflame with hoary "hair") and I have not been wretched in invoking you, Lord!
Saying: My Lord! Lo! the bones of me wax feeble and my head is shining with grey hair, and I have never been unblest in prayer to Thee, my Lord.
And said: "O my Lord, my bones decay, my head is white and hoary, yet in calling You, O Lord, I have never been deprived.
he prayed: "O my Sustainer! Feeble have become my bones, and my head glistens with grey hair. But never yet, O my Lord, has my prayer unto Thee remained unanswered.
saying, "My Lord! Surely my bones have become brittle, and grey hair has spread across my head, but I have never been disappointed in my prayer to You, my Lord!
He said: "My Lord, my bones have gone frail, and my hair has turned white, and I have never been mischievous in calling to You my Lord. "
He said, "My Lord, the bones have turned brittle in my body, and my hair is aflame with gray. As I implore You, my Lord, I never despair.
He said, "My Lord, indeed my bones have weakened, and my head has filled with white, and never have I been in my supplication to You, my Lord, unhappy.
He said: “My Lord: feeble are become the bones within me, and my head is aflame with white hair, yet never have I been wretched in my call to Thee, my Lord,
He said, "My Lord! My bones have turned brittle and my head is shining with gray hair, and I have never remained unblessed in my prayer to you, my Lord. "
(And he) prayed: "My Lord! Indeed my bones are weak, and the hair of my head shine with gray: But never am I not blessed (by You), O my Lord, in my prayer to You!
He said, "My Lord, I am in a state that bones in my body have turned feeble, and the head has flared up grey with old age, and I never remained, My Lord, unanswered in my prayer to You.
He said: "My Lord, my bones have gone frail, and my hair has turned white, and I have never been mischievous in imploring You my Lord."