Diyanet İşleri
Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.
Meryem suresi
Meryem suresi, 72. ayet. ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا
ŝümme nünecci-lleẕîne-tteḳav veneẕeru-żżâlimîne fîhâ ciŝiyyâ.
Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dirilişe itiraz; cehenneme uğramak Meryem 66–72 3
Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankar olanları mutlaka çekip çıkaracağız.
Sonra, oraya girmeye en layık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.
(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.
Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.
Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkar edenler, inananlara, "İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?" dediler.
Biz onlardan önce, mal mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helak ettik.
(Ey Muhammed!) De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
72. “Sonra” emrolundukları işleri yapmak ve yasak kılınanlardan uzak durmak suretiyle Allah’tan “korkup sakınanları kurtarırız.” Küfür ve masiyetler işlemek suretiyle kendisine zulmeden “zalimleri ise diz üstü çökmüş halde orada bırakırız.” Bu, onların zulüm ve küfürlerinden ötürüdür. Onların ebediyen cehennemde kalmaları ve azaba uğramaları hak olmuştur. Artık kurtuluşun bütün çareleri onlar için tükenmiş olacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra Sırat köprüsünden bu geçişin ardından Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak korkanları selamette kılacağız. Zalimleri diz üstü çökmüş bir vaziyette bırakırız. Ondan kaçmaya güç yetiremeyeceklerdir.
Aynı kök: جثو (3 geçiş)
Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.
Aynı kök: جثو (3 geçiş)
O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) "Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…
Aynı kök: وذر (45 geçiş)
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…
Aynı kök: وذر (45 geçiş)
İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama…
Aynı kök: وذر (45 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra elbette biz takvâlı (duyarlı) olanları koruy(up kurtar)acağız; zalimleri ise diz üstü çökmüş olarak orada bırakacağız.
En sonunda, (hayatta) sorumluluk bilinciyle hareket etmiş olanları (oraya düşmekten) kurtaracağız; fakat kendilerine kötülük edenleri orada perişan bir halde bırakacağız.
Bir kere daha (hatırlatalım ki): Biz, Bize karşı sorumluluk bilinci taşıyanları (cehennemden) kurtaracağız; ama zalimleri onun içinde diz üstü bırakacağız.
Sonra korunanları (korunmanın getirisi, nurani kuvve sahiplerini) kurtarırız; nefsine zulmedenleri de dizüstü orada bırakırız.
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Sonra biz, Allah'tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız .
Sonra, sorumluluk bilinci taşıyanları kurtaracağız. Haksızlık yapanları da diz üstü çökmüş durumda bırakacağız.
Sonra biz, Allah'tan sakınanları cehennemden uzak tutarız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
Sonra, erdemlileri kurtaracağız. Zalimleri ise orada diz üstü bırakacağız.
Sonra, erdemlileri kurtaracağız. Zalimleri ise orada diz üstü bırakacağız.
Sonra takva sahiplerini kurtarırız ve zalimleri diz üstü bırakırız.
Sonra müttakı olanlara necat veririz de zalimleri dizleri üstü bırakırız
Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Sonra Biz takva sahiplerini dipnot 1 kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Sonra takvaaya erenleri kurtaracağız. Zaalimleri ise orada diz üstü düşmüş bir halde bırakacağız.
Sonra Biz, takvaya erenleri kurtaracağız. Zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
(64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.
Sonra, takva sahiplerini kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.
Sonra korunanları kurtarırız ve zalimleri öyle diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
İçinizden kendini (şirkten) korumuş olanları dipnot 1 daha sonra kurtaracak, bile bile yanlışlar içinde kalanları dipnot 2 da orada dizleri üstüne çökmüş olarak bırakacağız dipnot 3 .
Allah'tan çekinerek kendini korumuş olanları dipnot 1 kurtaracak, yanlış yapanları (zalimleri) de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
Sonra, takva sahiplerini kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.
Sonra, korunanları kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.
Sonra biz, korunup sakınanları kurtaracağız. Zalimleri de orada dizleri üzerinde çökmüş bırakacağız.
There, will We lead safely and deliver those who entertained the profound reverence dutiful to Allah and leave to it down on their knees the wrongful of actions whom it asserts as her own.
We shall save the devout and leave the evildoers there on their knees.
But We shall save those who guarded against evil, and We shall leave the wrong-doers therein, (humbled) to their knees.
Then We shall deliver those that feared Allah and leave the wrong-doers there on their knees.
Then We will rescue those who had taqwa and We will leave the wrongdoers in it on their knees.
Then We shall save those who used to fear Allâh and were dutiful to Him. And We shall leave the Zâlimûn (polytheists and wrongdoers) therein (humbled) to their knees (in Hell).
Then We will deliver those who are Godwary, and leave the wrongdoers in it, fallen on their knees.
And (let Us tell you another thing, ) We shall save those who guard against evil and are righteous. We shall leave only the wrong doing people therein (the Hell) fallen on their knees.
Then We shall deliver those that were godfearing; and the evildoers We shall leave there, hobbling on their knees.
Then I will rescue the righteous ones and leave the criminals therein to suffer.
Then we will save those who fear us; but we will leave the evildoers therein on their knees.
Then We will save those who were righteous, and We leave the wicked in it on their knees.
Afterwards We will deliver those who shall have been pious, but We will leave the ungodly therein on their knees.
There is not one of you who will not go down to it (the Fire), that is a fixed Decree of your Lord.
Thereafter We will safely deliver the ones who were pious and leave behind the unjust (ones), (abjectly) kneeling.
Then We shall rescue those who kept from evil, and leave the evil-doers crouching there.
We shall deliver those who took heed for themselves, and leave the evil-doers kneeling there.
And once again: We shall save [from hell] those who have been conscious of Us; but We shall leave in it the evildoers, on their knees.
Then We will deliver those who were devout, leaving the wrongdoers there on their knees.
Then We will save those who were righteous, and We leave the wicked in it on their knees.
Then we rescue the righteous, and leave the transgressors in it, humiliated.
Then We will save those who feared Allah and leave the wrongdoers within it, on their knees.
Then will We deliver those who were in prudent fear, and leave the wrongdoers therein on bended knee.
And once again, We shall save the upright and leave the wrongdoers crouching in humiliation. (Those who walk aright will be kept so clear of hell that they won't even hear any commotion (21:102)).
Then We shall save those who kept away from evil, and We shall leave the wrongdoers in there, (pulled down) on their knees.
Then We will save those who feared Allah, and will leave the wrongdoers in it, fallen on their knees.
Then We will save those who were righteous, and We will leave the wicked in it on their knees.