Meryem suresi · 1–15. ayetler

Zekeriyyâ ve Yahyâ

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Meryem suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 1. ayet. كٓهيعٓصٓ

    Diyanet İşleri

    Kaf Ha Ya Ayn Sad.

    Mustafa İslamoğlu

    Kâf-Hâ-Yâ-‘Ayn-Sad!

    Muhammed Esed

    Kaf-Ha-Ya-'Ayn-Sad.

    Ahmed Hulusi

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

    Ali Bulaç

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

    Ali Özek ve heyeti

    Kâf. Hâ. Yâ. Ayn. Sâd.

    Ali Rıza Safa

    K. H. Y. A. SS.

    Bayraktar Bayraklı

    Kaf, ha, ya, 'ayn, sad.

    Edip Yüksel

    K20 H5 Y10 A70 S90 dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Beşli harf kombinezonu, bu surede anlatılanların doğruluğuna güçlü bir fiziksel ve matematiksel kanıt sağlar. * Bak 2:1; 74:30.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    K. H. Y. 'A. SS. (Kef Ha Ya 'Ayn Sad)

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

    Erhan Aktaş

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kaf, ha, ya, ayn, sad.

    Gültekin Onan

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

    Hasan Basri Çantay

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Saad.

    İbni Kesir

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.

    Süleyman Ateş

    Kaf ha ya 'ayn sad.

    Süleymaniye Vakfı

    Kaf-Ha-Ya-Ayn-Sad! dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebimize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebimizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam'ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır. Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur'an'a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    KAF! HA! YA! AYN! SAD!

    Şaban Britch

    Kâf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd.

    Şaban Piriş

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

  2. Meryem suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 2. ayet. ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُۥ زَكَرِيَّآ

    Diyanet İşleri

    Bu, Rabbinin, Zekeriya kuluna olan merhametinin anılmasıdır.

    Mehmet Okuyan

    (Bu), Rabbinin Zekeriya kuluna rahmetini hatırla(t)masıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Kulu Zekeriyya'ya, Rabbinin rahmetinin anısına...

    Muhammed Esed

    Kulu Zekeriya'ya Rabbinin bahşettiği rahmeti dile getiren bir anma(dır), bu:

    Ahmed Hulusi

    Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya rahmetini hatırla (zikret).

    Ali Bulaç

    (Bu,) Rabbinin, kulu Zekeriya'ya rahmetinin zikridir.

    Ali Özek ve heyeti

    (Bu) Rabbinin, Zekeriyya kuluna rahmetinin anılmasıdır.

    Ali Rıza Safa

    Efendinin, Zekeriya kuluna olan rahmetinin anılmasıdır.

    Bayraktar Bayraklı

    Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya olan rahmetini hatırlatmadır.

    Edip Yüksel

    Bu, Efendinin, kulu Zekeriyya'ya olan rahmetini anıştır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya olan rahmetini anıştır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bu, Rabbinin Zekeriyya kuluna olan rahmetini, bir anıştır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rabbının rahmetini bir anış Zekerriya kuluna

    Gültekin Onan

    (Bu,) rabbinin, kulu Zekeriya'ya rahmetinin zikridir.

    Hasan Basri Çantay

    (Bu), kulu Zekeriyyaye Rabbinin rahmetini anışdır.

    İbni Kesir

    Rabbının, kulu Zekeriyya'ya rahmetinin zikri.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bu, Rabbinin Zekeriya kuluna olan merhametinin zikredilmesidir.

    Süleyman Ateş

    Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya rahmetini anıştır.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya olan iyilik ve ikramı hakkındaki doğru bilgidir: dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zekeriyya Aleyhisselam kendisine kitap, hikmet ve nebilik verilen değerli şahsiyetlerden biridir (En'am 6/85-89).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu, Rabbinin dipnot 1 , kulu Zekeriya'ya olan iyiliğinin hikayesidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahibinin

    Şaban Britch

    Rabbinin, kulu Zekeriyya’ya (verdiği) rahmetinin zikredilmesidir.

    Şaban Piriş

    Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya rahmetinin zikridir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rabbinin rahmetinin, Zekeriyya kuluna anılışıdır bu...

  3. Meryem suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 3. ayet. إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥ نِدَآءً خَفِيًّا

    Diyanet İşleri

    Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.

    Mehmet Okuyan

    Hani o, gizli bir sesle Rabbine şöyle seslenmişti:

    Mustafa İslamoğlu

    Hani o Rabbine (içinin) ta derinliklerinden seslenerek

    Muhammed Esed

    Hani o, ta içinden Rabbine seslenerek

    Ahmed Hulusi

    Hani O, Rabbine derunundan yönelmişti.

    Ali Bulaç

    Hani o, Rabbine gizlice seslendiği zaman;

    Ali Özek ve heyeti

    Hani o, gizli bir sesle Rabbine niyaz etmişti:

    Ali Rıza Safa

    Efendisine, gizlice seslenmişti.

    Bayraktar Bayraklı

    Hani o, gizli bir sesle Rabbine yalvarmıştı:

    Edip Yüksel

    Efendisine gizli bir yalvarışla seslenmişti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbine gizli bir yalvarışla seslenmişti

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir zaman, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O vakıt ki rabbına nida etmişti, gizli bir nida

    Erhan Aktaş

    O, içten bir seslenişle Rabb'ine seslenmişti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O, içten bir seslenişle Rabb'ine seslenmişti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O, içten bir seslenişle Rabb'ine seslenmişti.

    Gültekin Onan

    Hani o, rabbine gizlice seslendiği zaman;

    Hasan Basri Çantay

    O, Rabbine gizlice niyaz etdiği zaman,

    İbni Kesir

    Hani o; Rabbına içinden yalvarmıştı.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani o, Rabbine gizlice yalvarmıştı.

    Süleyman Ateş

    O, Rabbine gizli bir seslenişle yalvarmıştı:

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, bir gün Rabbine gizlice yalvarmıştı.

    Şaban Britch

    Hani o, Rabbine gizlice yalvarmıştı.

    Şaban Piriş

    Hani o, Rabbine gizlice yalvarmıştı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hani o, Rabbine gizli bir sesle seslenmişti de,

  4. Meryem suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 4. ayet. قَالَ رَبِّ إِنِّى وَهَنَ ٱلْعَظْمُ مِنِّى وَٱشْتَعَلَ ٱلرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ أَكُنۢ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَقِيًّا

    Diyanet İşleri

    O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."

    Mehmet Okuyan

    "Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Rabbim, senden isteklerim konusunda (bu zamana kadar) hiç mahrum kalmadım.

    Mustafa İslamoğlu

    şöyle yalvarmıştı: "Rabbim! Benden (iş) geçti, kemiklerim eridi, başa ak düştü; ama (ey) Rabbim, sana dua edip de eli boş kaldığım hiç olmadı.

    Muhammed Esed

    şöyle demişti: "Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim gevşedi, saçlarım ağardı. Ama şimdiye kadar, ey Rabbim, Sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.

    Ahmed Hulusi

    "Rabbim. . . Gerçek ki, kemiklerim gevşedi, saçlarım ağarıp bembeyaz oldu! Rabbim, sana dua edip de hiç hüsrana uğramadım. . . "

    Ali Bulaç

    Demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım."

    Ali Özek ve heyeti

    Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı ve ben, Rabbim, sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.

    Ali Rıza Safa

    Şöyle demişti: "Efendim! Aslında, kemiklerim gevşedi ve saçlarım bembeyaz oldu. Ama Sana yaptığım yakarışlarda mutsuz olmadım!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Ey Rabbim," dedi, "Vücudumda kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ey Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım."

    Edip Yüksel

    "Efendim" dedi, "Vücudumdaki kemik gevşedi, başım ağarıp tutuştu. Sana yalvarışta, Efendim, hiçbir vakit umut kesmedim."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Rabbim,' dedi, 'Vücudumdaki kemik gevşedi, başım ağarıp tutuştu. Sana yalvarışta, Rabbim, hiç bir vakit umut kesmedim.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Demişti ki: "Ey Rabbim, gerçek şu ki, benim kemik(im) gevşedi, baş(ım) bembeyaz alev aldı (Saçlarım ağardı) ve sana (ettiğim) dua ile ise hiçbir zaman mutsuz olmadım ey Rabbim!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Demişti: yarab işte ben artık kemik gevşedi benden, ve baş bembeyaz alev aldı, sana dua ile ise rabbım hiç bir zaman bedbaht olmadım

    Erhan Aktaş

    "Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı.

    Gültekin Onan

    Demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım"

    Hasan Basri Çantay

    Demişdi ki: "Ey Rabbim, hakıykat ben... Benim kemiğim yıpradı. Başımın saçı tutuşdu. Ey Rabbim, ben Sana düa etme (m neticesinde) etmişsem bedbaht (ve mahrum) olmadım".

    İbni Kesir

    Ve demişti ki: Rabbım; gerçekten kemiklerim yıprandı, baş yaşlılık alevi ile tutuştu. Rabbım; şimdiye kadar sana yalvarmakla bir şeyden mahrum olmadım.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim zayıflayıp gevşedi ve ağarmış saçıyla başım yaşlılık aleviyle tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiç bir zaman bedbaht olmadım."

    Süleyman Ateş

    "Rabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş, ihtiyarlk aleviyle tutuştu. Rabbim, sana du'a ile hiçbir zaman bahtsız olmadım (her du'a ettikçe kabul buyurdun, beni istediğimden mahrum etmedin)."

    Süleymaniye Vakfı

    şöyle demişti: "Rabbim! Kemiklerim pek güçsüzleşti, saçım başım iyice ağardı. dipnot 1 Rabbim, sana yaptığım dualar sayesinde (şimdiye kadar) hiç mutsuz olmadım.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Rabbim (Sahibim)!" demişti, "Kemiklerim zayıfladı, saçlarım iyice ağardı. Sana yaptığım dua sayesinde bugüne kadar hiç bunalmadım.

    Şaban Britch

    Rabbim, dedi. Şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda bedbaht olmadım.

    Şaban Piriş

    Rabbim, dedi şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda hiç bir şeyden mahrum olmadım.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şöyle demişti: "Rabbim, işte karşındayım. Kemik gevşedi bende. İhtiyarlıktan başım beyaz alevle tutuştu. Sana yakarma konusunda ise Rabbim, hiç bedbaht olmadım."

  5. Meryem suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 5. ayet. وَإِنِّى خِفْتُ ٱلْمَوَٰلِىَ مِن وَرَآءِى وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا فَهَبْ لِى مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا

    Diyanet İşleri

    (5-6) "Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankar olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"

    Mehmet Okuyan

    (5, 6) Şüphesiz ki ben, benden sonraki yakınlarımdan endişe ediyorum. Hanımım da kısırdır. Bana katından hem bana hem de Yakup ailesine mirasçı olabilecek bir veli (çocuk) ver! dipnot 1 Rabbim! Onu rızana layık eyle!"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu dua, Yüce Allah'tan nasıl bir çocuk istenmesi gerektiğini öğretir. Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:38.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve gerçek şu ki ben, benden sonra yakınlarımın (yerimi doldurabileceğinden) kaygı duyuyorum; üstelik kadınım da kısır: öyleyse, bana kendi katından yerimi dolduracak ehil bir takipçi ver;

    Muhammed Esed

    Ve gerçek şu ki, ben göçüp gittikten sonra yakınlarım(ın yapacakların)dan kaygı duyuyorum; çünkü karım baştan beri kısırdı. Öyleyse, bana katından, benim yerimi alacak bir yardımcı bahşet

    Ahmed Hulusi

    "Muhakkak ki ben, arkamda kalacakların neler yapacağından korkarım. Karım ise zaten kısır! O halde ledünnünden bana bir veli hibe et. "

    Ali Bulaç

    "Doğrusu ben, arkamdan gelecek yakınlarım adına korkuya kapıldım, benim karım da bir kısır (kadın)dır. Artık bana kendi katından bir yardımcı armağan et."

    Ali Özek ve heyeti

    "Doğrusu ben, (din hususunda üzerlerine düşeni yapmayacaklarından) arkamdan gelecek ve işin başına geçecek olan yakınlarımdan korkuyorum. Karım da kısırlaştı. Sen kendi katından bana (yerime geçecek) bir oğul ver.

    Ali Rıza Safa

    "Aslında, benden sonra soyumdan gelecek olanlardan kaygı duyuyorum. Üstelik karım kısır. Artık, Senin katından, yerime geçecek bir dost bağışla!" dipnot 234

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 234
      "Senin katından, bir dost bağışla." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Oğul bağışla." veya "Veliaht bağışla." veya "Mirasçı bağışla." veya "Yardımcı bağışla." biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    -"Doğrusu ben, arkamdan iş başına gelecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana şahsiyetli/velibir çocuk ver ki bana ve Ya'kub oğullarına mirasçı olsun. Ey Rabbim, onu beğendiğin bir insan yap!"

    Edip Yüksel

    "Bana bağımlı olanların benden sonraki durumundan endişeleniyorum. Karım da kısır. Katından bana bir varis bağışla."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Bana bağımlı olanların benden sonraki durumundan endişeleniyorum. Karım da kısır. Katından bana bir kalıtçı bağışla.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ben bu halimle, arkamdan yerime geçecek olan akrabalardan endişeliyim. Karımda kısır bulunuyor, onun için bana bir dost ver!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bu halimle ben arkamdan yerime kalacak taallukattan endişedeyim, hatunum da akim bulundu, onun için bana bir veliy ihsan eyle

    Erhan Aktaş

    "Gerçekten, benden sonra yerime geçeceklerden çok endişeliyim. Hanımım da kısır. Onun için bana katından bir veli dipnot 1 bağışla."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yerime geçecek, destekleyici, yardımcı birini lütfet.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Gerçekten, benden sonra yerime geçeceklerden çok endişeliyim. Hanımım da kısır. Onun için bana katından bir veli dipnot 1 bağışla."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yerime geçecek, destekleyici, yardımcı, yandaş birini lütfet.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçekten, benden sonra yerime geçeceklerden çok endişeliyim. Hanımım da kısır oldu. Onun için bana katından bir veli dipnot 1 bağışla.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yerime geçecek, destekleyici, yardımcı, yandaş birini lütfet.

    Gültekin Onan

    "Doğrusu ben, arkamdan gelecek yakınlarım adına korkuya kapıldım, benim karım da bir kısır (kadın)dır. Artık bana kendi katından bir yardımcı armağan et."

    Hasan Basri Çantay

    "Hakıykat ben, arkamdan (yerime gelecek) akrabamdan endişeye düşdüm. Karım da kısırdır. Binaen'aleyh bana tarafından (ve kendi sulbümden) bir veli, oğul ihsan et".

    İbni Kesir

    Doğrusu ben; kendimden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi hareket etmeyeceklerinden korkuyorum. Karım da kısırdır. Bana katından bir oğul bağışla.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Ben arkamdan gelecek yakınlarım için endişeliyim. Karım ise kısırdır, bana katından bir evlat bağışla."

    Süleyman Ateş

    "Doğrusu ben arkamdan, yerime geçecek yakınlar(ımın iyi hareket etmeyecekler)inden korktum; karım da kısır. (Ne olur) katından bana yerime geçecek bir veli lutfet.

    Süleymaniye Vakfı

    Ama benim arkamdan gelecek (görevimi devralacak) olan yakınlarım hakkında endişeliyim (yerimi dolduramayabilirler). Karım da kısır. Onun için bana, katından bir veli /görevimi devaralacak bir yakın ihsan eyle! dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Benden sonra yerime geçecek olanlardan endişeliyim. Karım da kısır. Onun için bana, katından yerime geçecek(veli olacak) dipnot 1 birini dipnot 2 bağışla.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bakınız Bakara 2/257. Türkçe anlamının aksine Arapça'da veli'nin (çoğul evliya) anlamlarından biri karşılıklı olan dostluk ve karşılıklı olan velayet(yetki) anlamına gelmektedir. Bu ayetteki manası ‘yerime geçecek biri'dir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bkz. Al-i İmran 3/38 vd.

    Şaban Britch

    Ben arkamdan gelecek yakınlarım için endişeliyim. Karım ise kısır, bana bir evlat bağışla katından..

    Şaban Piriş

    Ben arkamdan gelecek yakınlarım için endişeliyim. Karım ise kısır, bana bir evlat bağışla katından..

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ben, arkamdan gelecek yakınlarımdan endişe ediyorum. Karımsa kısır. O halde, katından bana bir dost bağışla;

  6. Meryem suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 6. ayet. يَرِثُنِى وَيَرِثُ مِنْ ءَالِ يَعْقُوبَ وَٱجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّا

    Diyanet İşleri

    (5-6) "Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankar olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"

    Mehmet Okuyan

    (5, 6) Şüphesiz ki ben, benden sonraki yakınlarımdan endişe ediyorum. Hanımım da kısırdır. Bana katından hem bana hem de Yakup ailesine mirasçı olabilecek bir veli (çocuk) ver! dipnot 1 Rabbim! Onu rızana layık eyle!"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu dua, Yüce Allah'tan nasıl bir çocuk istenmesi gerektiğini öğretir. Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:38.

    Mustafa İslamoğlu

    hem bana, hem Yakup oğullarına varis olsun; ve Sen de Rabbin, onu razı olacağın biri kıl!"

    Muhammed Esed

    ki bana ve Yakub'un Evi'ne mirasçı olsun; ve Sen ey Rabbim, o'nu hoşnut olacağın (bir ahlak)la donat!"

    Ahmed Hulusi

    "Ki bana da varis olsun, Al-i Yakup'a da varis olsun. . . Rabbim onu rızanla yaşattıklarından eyle. "

    Ali Bulaç

    "Bana mirasçı olsun. Yakup oğullarına da mirasçı olsun. Rabbim, onu (kendisinden) razı olunan(lardan) kıl."

    Ali Özek ve heyeti

    Ki o bana vâris olsun; Ya’kub hanedanına da vâris olsun. Rabbim, onu rızana lâyık kıl!

    Ali Rıza Safa

    "Bana ve Yakup'un soyuna kalıtçı olsun!" "Efendim! Onu, hoşnut olunanlar arasına al!"

    Bayraktar Bayraklı

    -"Doğrusu ben, arkamdan iş başına gelecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana şahsiyetli/velibir çocuk ver ki bana ve Ya'kub oğullarına mirasçı olsun. Ey Rabbim, onu beğendiğin bir insan yap!"

    Edip Yüksel

    "Bana ve Yakup boyuna varis olsun. Efendim, onu beğendiğin biri yap."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Bana ve Yakup boyuna varis olsun. Rabbim, onu beğendiğin biri yap.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    ki, hem benim mirasçım, hem de Ya'kub ailesinin mirasçısı olsun. Hem de hoşnutluğuna onu kavuştur Rabbim!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki hem benim mirasımı, hem Ya'kub henadanının mirasını ala, hem de onu rızaya mazhar kıl rabbım!

    Erhan Aktaş

    "Bana ve Ya'kub soyuna mirasçı olsun. Rabb'im, onu hoşnut olunan kıl."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Bana ve Yakub soyuna mirasçı olsun. Rabb'im, onu hoşnut olunan kıl."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bana ve Yakub soyuna mirasçı olsun. Rabb'im, onu hoşnut olunan kıl."

    Gültekin Onan

    "Bana mirasçı olsun. Yakup oğullarına da mirasçı olsun. Rabbim, onu (kendisinden) razı olunan(lardan) kıl."

    Hasan Basri Çantay

    "Ki bana da mirascı olsun, Ya'kub haanedanına da mirascı olsun. Rabbim Sen onu çok rıza saahibi kıl".

    İbni Kesir

    Ki bana ve Yakuboğullarına mirasçı olsun. Rabbım; onu razı olunan kıl.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Bana da Yakupoğulları'na mirasçı olsun. Rabbim onu razı olacağın bir kimse kıl."

    Süleyman Ateş

    "Ki, (o), bana ve Ya'kub oğullarına mirasçı olsun. Rabbim, onu beğendiğin bir insan yap."

    Süleymaniye Vakfı

    O, hem bana hem de Yakup hanedanına mirasçı olsun. dipnot 1 Rabbim, onu rızana layık kıl!"

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zekeriyya aleyhisselamın çocuğu olmadığı için kendine ve Yakup hanedanına mirasçı olacak birini istemesi, o kişinin kendi görevini sürdürecek özellikte olmasını istediğini göstermektedir (Enbiya 21/89).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hem bana, hem Yakup oğullarına mirasçı olsun dipnot 1 . Rabbim! Onu beğenilen bir kişi yap."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Malına değil, kendine ve Yakup oğullarına mirasçı olmasını istediği için bir Nebi dileğinde bulunuyor.

    Şaban Britch

    Bana ve Yakup oğullarına mirasçı olsun. Rabbim onu razı olacağın bir kimse kıl.

    Şaban Piriş

    Bana ve Yakup oğullarına mirasçı olsun. Rabbim onu razı olacağın bir kimse kıl.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ki hem bana mirasçı olsun hem de Yakub hanedanına mirasçı olsun. Ve onu hoşnutluğunu kazanmış bir kul eyle, Rabbim."

  7. Meryem suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 7. ayet. يَٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ ٱسْمُهُۥ يَحْيَىٰ لَمْ نَجْعَل لَّهُۥ مِن قَبْلُ سَمِيًّا

    Diyanet İşleri

    (Allah, şöyle dedi:) "Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik."

    Mehmet Okuyan

    (Melekler şöyle demişti:) "Ey Zekeriya! Sana daha önce kimseye vermediğimiz (benzeri olmayan), ismi Yahya olan bir erkek çocuk müjdeliyoruz."

    Mustafa İslamoğlu

    (Melekler seslendiler): "Ey Zekeriyya! İşte bizler sana adı Yahya olan bir oğlan çocuğu müjdeliyoruz! (Allah buyuruyor ki): "Daha önce hiç kimseyi ona adaş kılmadık".

    Muhammed Esed

    (Bunun üzerine melekler o'na seslendiler:) "Ey Zekeriya, ismi Yahya olan bir oğul müjdeliyoruz sana. (Ve Allah şöyle buyuruyor:) 'Daha önce hiç kimseye bu ismi vermemiştik".

    Ahmed Hulusi

    "Ey Zekeriya. . . Seni, kendisinin ismi Yahya olan bir erkek çocukla müjdeliyoruz. . . Daha önce Ona bir adaş da yapmadık (hiç kimseyi Yahya ismi ile isimlendirmedik). "

    Ali Bulaç

    (Allah buyurdu:) "Ey Zekeriya, şüphesiz biz seni, adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz; biz bundan önce ona hiç bir adaş kılmamışız."

    Ali Özek ve heyeti

    (Allah şöyle buyurdu:) Ey Zekeriyya! Biz sana bir oğul müjdeleriz ki, onun adı Yahya’dır. Daha önce ona kimseyi adaş yapmadık.

    Ali Rıza Safa

    "Ey Zekeriya! Kuşkusuz, ismi Yahya olan bir oğulu, sevinçli bir haber olarak sana veriyoruz. Hiç kimseyi, daha önce, Ona adaş yapmadık!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Ey Zekeriyya! Biz sana öyle bir oğul müjdeliyoruz ki, onun adı Yahya'dır. Daha önce ona kimseyi adaş yapmadık."

    Edip Yüksel

    "Zekeriyya, sana bir oğul müjdeleriz. İsmi Yahya'dır. Onun gibisini daha önce yaratmadık."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Zekeriyya, sana bir oğul müjdeleriz. İsmi Yahya'dır. Onun gibisini daha önce yaratmadık.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah: "Ey Zekeriyya, haberin olsun, Biz sana Yahya adında ve bundan önce kendisine hiçbir adaş yapmadığımız bir oğul müjdeliyoruz" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey Zekeriyya! Haberin olsun biz sana bir oğul tebşir ediyoruz, adı Yahya, bundan evvel hiç bir adaş yapmadık ona

    Erhan Aktaş

    "Ey Zekeriya! Biz, sana ismi Yahya olan ve daha önce dengi görülmemiş bir oğul müjdeliyoruz."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey Zekeriya! Biz, sana ismi Yahya olan ve daha önce dengi görülmemiş bir oğul müjdeliyoruz."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey Zekeriya! Biz, sana ismi Yahya olan ve daha önce dengi dipnot 1 görülmemiş bir delikanlı müjdeliyoruz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen "semiyyen" sözcüğü, "adaş" olarak çevirilere konu edilmektedir. Oysaki bu surenin 65. ayetinde de görüldüğü gibi "denk" anlamına gelmektedir.

    Gültekin Onan

    (Tanrı:) "Ey Zekeriya, şüphesiz biz seni, adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz; biz bundan önce ona hiç bir adaş kılmamışız."

    Hasan Basri Çantay

    (Allah buyurdu:) "Ey Zekeriyya, hakıykaten biz sana Yahya adında bir oğul müjdeleriz ki bundan evvel biz ona hiç bir (kimseyi) adaş yapmamışdık".

    İbni Kesir

    Ey Zekeriyya; sana Yahya adında bir oğlan müjdeliyoruz. Daha önce bu adı hiç kimseye vermedik.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Ey Zekeriya! Gerçekten biz sana Yahya adında bir oğul müjdeleriz. Bundan önce kimseye bu adı vermemiştik.”

    Süleyman Ateş

    (Allah buyurdu): Ey Zekeriyya, biz sana bir oğul müjdeleriz, adı Yahya'dır. Daha önce ona hiç kimseyi adaş yapmadık (ondan önce kimseye bu adı vermedik.)"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Melekler dediler ki) "Zekeriya! Sana bir erkek çocuk müjdeliyoruz. Adı Yahya'dır. Daha önce bu adı taşıyan birine rastlamadık."

    Şaban Britch

    Ey Zekeriyya! Sana Yahya adında bir oğlan müjdeliyoruz. Daha önce ona kimseyi adaş yapmadık.

    Şaban Piriş

    -Ey Zekeriyya, sana Yahya adında bir oğlan müjdeliyoruz. Daha önce hiç kimseyi bu isimle isimlendirmedik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey Zekeriyya! Biz sana bir oğul müjdeliyoruz; adı Yahya, daha önce ona hiç kimseyi adaş yapmadık.

  8. Meryem suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 8. ayet. قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ ٱلْكِبَرِ عِتِيًّا

    Diyanet İşleri

    Zekeriyya, "Rabbim!" "Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (Zekeriya), "Rabbim! Hanımım kısır, ben de yaşlılığımın sonuna ulaşmışken nasıl benim bir oğlum olacak?" diye sormuştu.

    Mustafa İslamoğlu

    (Zekeriyya) "Rabbim" dedi, "Nasıl olur da benim bir oğlum olabilir; çünkü eşim kısır, ben ise yaşlılıktan dolayı gücü tükenmiş biriyim!"

    Muhammed Esed

    (Zekeriya:) "Ey Rabbim!" dedi, "Karım kısır olduğu halde ve ben de yaşlanarak bütünüyle güçsüz bir duruma düşmüşken, benim nasıl oğlum olabilir ki?"

    Ahmed Hulusi

    (Zekeriyya) dedi ki: "Rabbim, karım kısır ve ben de ihtiyarlıkta sınıra ulaşmış olduğum halde, benim nasıl bir oğlum olur?"

    Ali Bulaç

    Dedi ki: "Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım."

    Ali Özek ve heyeti

    Zekeriyya: Rabbim! dedi, karım kısır olduğu, ben de ihtiyarlığın son sınırına vardığım halde, benim nasıl oğlum olabilir?

    Ali Rıza Safa

    "Efendim! Benim nasıl bir oğlum olabilir?" dedi; "Karım kısır; zaten yaşlılığın son sınırındayım!"

    Bayraktar Bayraklı

    Zekeriyya, "Ey Rabbim!Benim nasıl bir çocuğum olur? Oysa benim hanımım kısır, ben de son derece yaşlandım" dedi.

    Edip Yüksel

    "Efendim, benim nasıl bir oğlum olabilir? Karım kısır, bense alabildiğine yaşlıyım" dedi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Rabbim, benim nasıl bir oğlum olabilir? Karım kısır, bense alabildiğine yaşlıyım,' dedi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Zekeriyya: "Ey Rabbim, benim nasıl bir oğlum olabilir, karım kısır ben de yaşlılığın kağşamak derecesine (son haddine) varmışken!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dedi: Yarab! benim için bir oğul nereden olacak: hatunum akim bulunuyor ben de ihtiyarlıktan kağşamak derecesine geldim

    Erhan Aktaş

    "Rabb'im! Hanımım kısır, ben de ayakta duramayacak kadar yaşlanmışken, benim nasıl bir oğlum olabilir?" dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rabbim! Hanımım kısır, ben de ayakta duramayacak kadar yaşlanmışken, benim nasıl bir oğlum olabilir?" dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rabbim! Hanımım kısır, ben de ayakta duramayacak kadar yaşlanmışken, benim nasıl bir delikanlı çocuğum olabilir?" dedi.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım."

    Hasan Basri Çantay

    Dedi: "Rabbim, benim nasıl oğlum olur ki? Karım bir kısırdır. Ben ise ihtiyarlığın son haddine vermişimdir".

    İbni Kesir

    Rabbım; karım kısır ve ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olur ki? dedi.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Rabbim! Hanımım kısır ve ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olur ki?”dedi.

    Süleyman Ateş

    (Zekeriyya): "Rabbim, dedi benim nasıl oğlum olur? Karım da kısırdır. Ben ise ihtiyarlığın son sınırına vardım."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Zekeriya dedi ki "Rabbim! Bana oğlan çocuğu nereden? Karım kısır, ben de ileri derecede yaşlıyım."

    Şaban Britch

    Rabbim, dedi. Nasıl benim bir çocuğum olabilir ki, karım kısır ben ise son derece yaşlayım?

    Şaban Piriş

    -Rabbim, dedi, nasıl benim bir çocuğum olabilir ki karım kısır ben ise son derece yaşlıyım?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dedi: "Rabbim, benim için oğul nasıl söz konusu olur? Karım, doğurganlığını yitirmiştir, bense yaşlılığın gerçekten en ileri basamağına ulaştım."

  9. Meryem suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 9. ayet. قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِن قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـًٔا

    Diyanet İşleri

    (Vahiy meleği) dedi ki: Evet, öyle. (Ancak) Rabbin diyor ki: "Bu, bana göre kolaydır. Nitekim daha önce, hiçbir şey değil iken seni de yarattım."

    Mehmet Okuyan

    (Melek) şu cevabı vermişti: "Öyle, (ama) Rabbin ‘Bu (iş) benim için kolaydır. Sen daha önce hiçbir şey değilken seni ben yaratmıştım' demişti."

    Mustafa İslamoğlu

    (Melek): "Öyledir (ama)" dedi, "Rabbin diyor ki: "Bu benim için kolaydır; zira daha önce seni de Ben yaratmıştım, oysa ki sen hiçbir şey değildin!"

    Muhammed Esed

    (Melek:) "Orası öyle, (ama)," dedi, "Rabbin diyor ki: 'Bu Benim için kolaydır, tıpkı daha önce seni yoktan var ettiğim gibi".

    Ahmed Hulusi

    "Orası öyledir" dedi (Rabbi). . . (Ancak) Rabbin dedi ki: "O bana kolaydır. . . Sen (anılır herhangi) bir şey değilken, daha önce seni halketmiştim. "

    Ali Bulaç

    (Ona gelen melek:) "İşte böyle" dedi. "Rabbin dedi ki: - Bu benim için kolaydır, daha önce sen hiç bir şey değil iken, seni yaratmıştım."

    Ali Özek ve heyeti

    Allah: Öyledir, dedi; Rabbin: O bana kolaydır. Daha önce, sen hiçbir şey değilken seni de yaratmıştım, buyurdu.

    Ali Rıza Safa

    "Öyledir!" dedi; "Efendin, diyor ki: ‘Benim için, bu kolaydır. Zaten daha önce, sen hiçbir şey değilken seni yaratmıştım!' "

    Bayraktar Bayraklı

    Melek, "Haklısın, ama Rabbin şöyle buyurdu: O çocuğu yaratmak benim için kolaydır. Nitekim bundan önce de seni yaratmıştım. Oysa sen hiç yoktun."

    Edip Yüksel

    "Evet öyledir" dedi, "Efendin, ‘O iş bana kolaydır. Seni daha önce yaratmıştım ve sen hiçbir şey değildin' diyor."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Evet öyledir,' dedi, 'Rabbin, 'O iş bana kolaydır. Seni daha önce yaratmıştım ve sen hiç bir şey değildin' diyor.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Buyurdu ki: "Öyle! Fakat Rabbin, "o Bana kolaydır, bundan önce de seni, sen hiçbir şey değilken yarattım." dedi."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Buyurdu: öyle, fakat rabbın buyurdu ki: o bana kolaydır, bundan evvel seni yarattım! Halbuki hiç bir şey değildin

    Erhan Aktaş

    aklısın, ne var ki senin Rabb'in böyle olmasını buyurdu." Ve "Bu Benim için kolaydır. Bundan önce de seni, sen hiçbir şey değilken yarattım." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Haklısın, ne var ki senin Rabb'in böyle olmasını buyurdu." Ve "Bu Benim için kolaydır. Bundan önce de seni, sen hiçbir şey değilken yarattım." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Doğrusun, ne var ki senin Rabb'in böyle olmasını buyurdu." Ve "Bu Benim için kolaydır. Bundan önce de seni, sen hiçbir şey değilken yarattım." dedi.

    Gültekin Onan

    (Ona gelen melek:) "işte böyle" dedi. "Rabbin dedi ki: -Bu benim için kolaydır, daha önce sen hiç bir şey değil iken, seni yaratmıştım."

    Hasan Basri Çantay

    (Melek) dedi: "Öyledir. (Fakat) Rabbin buyurdu ki: — o, bana göre pek kolay. Daha evvel sen bir şey değilken seni yaratmışımdır".

    İbni Kesir

    Öyledir. Rabbım buyurdu ki: Bu, bana çok kolaydır. Daha önce sen yokken seni de yaratmıştım.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Melek) Dedi ki: “Öyle. (Ama) Rabbin buyurdu ki: Bu, benim için pek kolaydır. Çünkü sen daha önce bir şey değilken seni yarattım.”

    Süleyman Ateş

    Dedi: "Öyledir, ama Rabbin: 'O bana kolaydır, daha önce sen de hiçbir şey değilken seni de yaratmıştım' dedi."

    Süleymaniye Vakfı

    (Meleklerden biri) "Evet öyle." dedi; "Ama Rabbin dedi ki: 'O bana kolaydır. Daha önce sen de hiçbir şey değilken seni yaratmıştım'." dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer bir ifade için bkz: Meryem 19/67.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Öyledir" dedi (melekler). Sahibin dedi ki "O, bana kolaydır. Sen de daha önce hiçbir şey değilken seni yaratmıştım."

    Şaban Britch

    İşte böyle, dedi. Senin Rabbin o bana çok kolaydır, dedi. Daha önce sen de yoktun, seni de yaratmıştım.

    Şaban Piriş

    -İşte böyle, dedi. Senin Rabbin o bana çok kolaydır, dedi. Daha önce sen de yoktun, seni de yaratmıştım.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Bu budur." dedi. Rabbin şöyle buyurdu: "Onu yapmak benim için çok kolaydır. Nitekim daha önce de sen hiçbir şey değilken seni yaratmıştım."

  10. Meryem suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 10. ayet. قَالَ رَبِّ ٱجْعَل لِّىٓ ءَايَةً قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا

    Diyanet İşleri

    Zekeriyya, "Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver", dedi. Allah da, "Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (Zekeriya) "Rabbim! (Bu konuda) bana bir delil ver." demişti. (Melek) "Senin delilin, sapasağlam olduğun hâlde (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır." cevabını vermişti. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetler (4-10), Al-i İmrân 3:39-41. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Yaşlılık çağında çocukla müjdelenen Hz. Zekeriya'ya yönelik mucize yani işaret, "sapasağlam olmasına rağmen üç gün konuşamaması"dır. Bu yüzden tercümeyi de "konuşmama"sı değil de, "konuşamama"sı şeklinde vermeyi tercih ettik. Hz. Zekeriya duygusal olarak çocuk istemiş, müjdeyi alınca şaşkınlıkla ve muhakemesiyle soru sormuştu.

    Mustafa İslamoğlu

    (Zekeriyya=: "Rabbim!" dedi, "Bana bir işaret tayin et!"(Melek) "Senin işaretin tastamam üç gün insanlarla konuşamamandır.

    Muhammed Esed

    (Zekeriya:) "Rabbim, öyleyse, bana bir işaret tayin et!" diye niyaz etti. (Melek:) "Senin işaretin, tam (üç gün) üç gece insanlarla konuşmaman olacak" dedi.

    Ahmed Hulusi

    (Zekeriyya) dedi ki: "Rabbim! Bana bir alamet ver. . . " Dedi ki: "Senin işaretin, sorunun olmadığı halde, insanlarla üç gece süresince konuşmamandır. "

    Ali Bulaç

    Dedi ki: "Rabbim, bana bir alamet (ayet) ver." Dedi ki: "Senin alametin, sapasağlam iken, üç tam gece insanlarla konuşmamandır."

    Ali Özek ve heyeti

    O: Rabbim! dedi, (çocuğum olacağına dair) bana bir işaret ver. Allah: Sana işaret, sapasağlam olduğun halde üç gün insanlarla konuşamamandır, buyurdu.

    Ali Rıza Safa

    "Efendim! Bana bir belirti ver!" dedi. Dedi ki: "Belirtin, üç gece boyunca, sapasağlam olmana karşın insanlarla konuşamayacaksın!" dipnot 235

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 235
      Zekeriya peygamberin istencinin dışında anlamında "Konuşamayacaksın!" olarak yazdığımız söylem, kimi çevirilerde kendi istencine bırakıldığı anlamında "Konuşmayacaksın!" biçiminde yazılmıştır. Aynı buyruk, 3:41 ayetinde "Üç gün boyunca" olarak bildirilmiştir. Bu ayet, İncil,
      Luka 1:11-23 — Yeni Ahit, Luka; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Luka 1:11

      Bu sırada, Rabbin bir meleği buhur sunağının sağında durup Zekeriyaya göründü.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Rabbin bir meleği, buhur sunağının sağında durup Zekeriya'ya göründü. Zekeriya, onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı. Melek: ‘Korkma Zekeriya!' dedi. ‘Yakarışların kabul edildi. Karın Elizabet, sana bir oğul doğuracak; adını Yahya koyacaksın. Zekeriya, meleğe: ‘Bundan nasıl emin olabilirim?' dedi. ‘Çünkü ben yaşlandım; karımın da yaşı ilerledi.' Melek, şöyle karşılık verdi: ‘Ben, Allah'ın huzurunda duran Cebrail'im. Seninle konuşmak ve bu müjdeyi sana bildirmek için gönderildim. Belirlenen zamanda yerine gelecek olan sözlerime inanmadığın için dilin tutulacak, bunların gerçekleşeceği güne kadar konuşamayacaksın.' Zekeriya onlarla konuşamadığı için, tapınakta bir şeyler görmüş olduğunu anladılar. İşaretler yapıyor, ama konuşamıyordu."

    Bayraktar Bayraklı

    Zekeriyya, "Ey Rabbim, bana bir işaret ver!" dedi. Allah: "İşaretin sapasağlam olduğun halde üç gece insanlarla konuşamamandır" buyurdu.

    Edip Yüksel

    "Efendim, bana bir işaret ver" dedi. "Senin işaretin, birbirini izleyen üç gece boyunca halkla konuşmamandır."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Rabbim, bana bir işaret ver,' dedi. 'Senin işaretin, birbirini izleyen üç gece boyunca halkla konuşmamandır.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Zekeriyya: "Ey Rabbim, bana bir alamet ver!" dedi. Allah: "Alametin, sapasağlam olduğun halde üç gece insanlara söz söyleyememendir." buyurdu.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dedi: yarab! Bana bir alamet yap, buyurdu ki: alametin, sapsağlam olduğun halde üç gece nasa söz söyleyememendir

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rabbim! Bana bir ayet dipnot 1 ver!" dedi. "Senin ayetin dipnot 2 , sapasağlam olduğun halde aralıksız üç gece dipnot 3 insanlarla konuşmayacak olmandır." dipnot 4 buyurdu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Belirti göster.
    2. metne dön, dipnot 2
      Belirtin.
    3. metne dön, dipnot 3
      Üç gün, üç gece. (3: 41).
    4. metne dön, dipnot 4
      Konuşma sorunun olmadığı halde üç gün boyunca konuşamayacak olmandır, dilinin tutulmasıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rabbim! Bana bir ayet dipnot 1 ver!" dedi. "Senin ayetin dipnot 2 , aralıksız üç gece dipnot 3 insanlarla konuşmamandır." dipnot 4 buyurdu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ne yapmam gerektiği konusunda bana bir yol göster.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yapman gereken şey.
    3. metne dön, dipnot 3
      Üç gün, üç gece.(Al-i İmran, 41).
    4. metne dön, dipnot 4
      Başka bir şeyle meşgul olmaksızın üç gün boyunca yalnızca Rabb'ini anarak, O'na şükrederek geçir.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Rabbim, bana bir ayet ver." Dedi ki: "Senin ayetin, sapasağlam iken üç tam gece insanlarla konuşmamandır."

    Hasan Basri Çantay

    Dedi: "Rabbim, bana (bu hususda) bir nişan ver". Buyurdu: "Senin nişanın sapasağlam olduğun halde üç gece insanlarla konuşamamandır".

    İbni Kesir

    Öyleyse Rabbım bana bir nişan ver, dedi. Senin nişanın; birbiri ardı sıra üç gece insanlarla konuşmamandır, buyurdu.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Zekeriyya: “Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver.” dedi. Allah da: “Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır.” dedi.

    Süleyman Ateş

    "Rabbim, dedi, (öyle ise) bana bir işaret ver". "Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde tam üç gece (ve gündüz) insanlarla konuşamamandır." dedi.

    Süleymaniye Vakfı

    Zekeriyya dedi ki: "Rabbim, bana bir gösterge ver!" Allah dedi ki: "Senin göstergen, sapasağlam olduğun halde üç gece dipnot 1 insanlarla konuşamamandır." dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Konuşamaması, bu göstergeyi kendisi için istemesinden dolayıdır. Buraya "konuşmama" şeklinde meal verilemez, çünkü konuşmama, insanın elindedir. Gösterge olması için istediği halde konuşamaması gerekir.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Mabeddeki has oda" anlamı verdiğimiz kelime mihrab (المحراب)'dır. "Mihrab; oda, hünkar mahfili, başoda, sultanın tek başına kaldığı has oda, harem dairesi, insanların oturduğu ve toplandığı yer vs. anlamlarda kullanılır (Lisan'ul-Arab ve el-Kamus'ul-Muhit). (Al-i İmran 3/37-39, Sad 38/21).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dedi ki "Rabbim, bana bir emare(işaret) oluştur." Dedi ki "Senin emaren, sapasağlam olduğun halde üç gece dipnot 1 geçmeden insanlarla konuşamamandır." dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ali İmran 3/41. ayette "üç gün" ifadesi geçtiği için ikisi birleşince üç gün üç gece olur.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Konuşamaması, bu göstergeyi kendisi için istemesinden dolayıdır. Buraya "konuşmama" şeklinde meal verilemez, çünkü konuşmama, insanın elindedir. Gösterge olması için istediği halde konuşamaması gerekir. Zaten ayetteki "sapasağlam olduğun halde" ifadesi bunu destekliyor. Zekeriya (as) bir işaret istemesinin sebebi bunun nübüvvet dışı bir durum olduğudur ve Nübüvet dışı vahyin (rüya, ilham gibi) kesin olmadığının delilidir.

    Şaban Britch

    Rabbim, bana bir işaret ver! dedi. Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde ardı ardınca üç gece insanlarla konuşamamandır, buyurdu.

    Şaban Piriş

    -Rabbim, bana bir işaret ver! dedi. -Senin işaretin, ardı ardınca üç gece insanlarla konuşmamandır, buyurdu.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dedi: "Rabbim, bana bir işaret ver." Cevap verdi: "İşaretin, sapasağlam olduğun halde üç gece insanlarla konuşmamandır."

  11. Meryem suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 11. ayet. فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنَ ٱلْمِحْرَابِ فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ أَن سَبِّحُوا۟ بُكْرَةً وَعَشِيًّا

    Diyanet İşleri

    Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.

    Mehmet Okuyan

    (Bu sırada Zekeriya) mabetten kavminin karşısına çıkarak onlara "Sabah akşam tesbih edin (Allah'ı yüceltin)!" diye vahyetmişti (işaret etmişti). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Zekeriya, çocuk sahibi olacağı müjdesinin şaşkınlığı sonucunda bir mucize isteğinde bulunması ve bunun onda yaşanması nedeniyle üç gün konuşamadığı için tebliğini işaretle yapmış, görevini terk etmemiştir. [Vahiy] kelimesi Yüce Allah'ın dışında başka varlıklar için kullanılırsa buna "gayr-ı ilahi vahiy" denmektedir. Burada ilgili kelimenin sözlük manalarından birisi olan "işaret etmek, ilham etmek veya emretmek" anlamları kastedilmektedir. Hz. Zekeriya "üç gün konuşamadığı için" artık kavmine işaret diliyle bilgi vermeye çalışmaktaydı. Zaten Al-i İmrân 3:41'de geçen [remz] kelimesi de "işaret" anlamına gelmektedir. Tebliğde sözünü ettiği şey, "üç gün gelemeyeceğim; siz devam edin" veya "işaretle de olsa sabah-akşam tesbihe devam edelim" mesajı da olabilir.

    Mustafa İslamoğlu

    Derken o, mabetteki inziva hücresinden çıkarak onlara; "Sabah akşam Rabbinizin şanını (ibadetle) yüceltmeye devam edin!" diye işaret etti.

    Muhammed Esed

    Bunun üzerine (Zekeriya) mabedden kavminin karşısına çıktı ve onlara "Sabah akşam (Rabbinizin) sınırsız kudret ve yüceliğini anın!" diye işaret etti.

    Ahmed Hulusi

    (Zekeriyya) mabetten halkının yanına çıktı ve onlara: "Sabah - akşam tespih edin" diye işaret etti.

    Ali Bulaç

    Böylelikle (Zekeriya) mescidten kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: "Sabah akşam tesbih edin."

    Ali Özek ve heyeti

    Bunun üzerine Zekeriyya, mabetten kavminin karşısına çıkarak onlara: «Sabah akşam tesbihte bulunun» diye işaret verdi.

    Ali Rıza Safa

    Bunun üzerine, tapınaktan toplumunun karşısına çıkarak, "Sabahakşam, yücelterek anın!" anlamında onlara gösterge verdi.

    Bayraktar Bayraklı

    Bunun üzerine Zekeriyya, mabedden kavminin karşısına çıkarak onlara, "Sabah-akşam tesbihte bulunun" diye işaret verdi.

    Edip Yüksel

    Tapınaktan halkının arasına çıktı ve "O'nu sabah akşam düşünüp anın" diye onlara işaretle bildirdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Tapınaktan halkının arasına çıktı ve 'O'nu sabah akşam düşünüp anın,' diye onlara işaretle bildirdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Derken, mihrabdan kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah ve akşam tesbih edin!" diye işaret verdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Derken mihrabdan kavmine karşı çıktı da "Sabah ve akşam tesbih edin" diye onlara işaret verdi

    Erhan Aktaş

    Bunun üzerine mihraptan dipnot 1 halkının karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam tesbih dipnot 2 etmelerini vahyetti. dipnot 3

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbadethaneden.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranmasıdır. Allah'ı şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir (20:130). Tesbihi, bazı sözlerin (Subhanallah, Elhamdulillah vb.) belli sayılarla tekrar edilmesine indirgemek hurafeden başka bir şey değildir.
    3. metne dön, dipnot 3
      İşaret diliyle anlattı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunun üzerine mihraptan dipnot 1 halkının karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam dipnot 2 tesbih dipnot 3 etmelerini vahyetti. dipnot 4

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbadethaneden.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Sabah akşam" bir deyimdir ve "bütün bir gün, gün boyunca, devamlı" anlamına gelmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasıdır. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20:130). Tesbihi, namazda tesbih çekmeye indirgemek bidat ve hurafedir.
    4. metne dön, dipnot 4
      İşaret diliyle anlattı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bunun üzerine mihraptan dipnot 1 halkın karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam dipnot 2 tesbih dipnot 3 etmelerini vahyetti. dipnot 4

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbadethaneden.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Sabah akşam" bir deyimdir ve "bütün bir gün, gün boyunca, devamlı" anlamına gelmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir.
    4. metne dön, dipnot 4
      İşaret diliyle.

    Gültekin Onan

    Böylelikle (Zekeriya) mescidden kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: "Sabah akşam tesbih edin."

    Hasan Basri Çantay

    Derken (Zekeriyya) mescidinden kavminin karşısına çıkıb onlara: "Sabah akşam tesbihde bulunun" diye işaret verdi.

    İbni Kesir

    Bunun üzerine ma'bedden çıkıp kavmine: Sabah akşam Allah'ı tesbih edin, diye işaret etti.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Derken Zekeriya mabedden halkının karşısına çıktı ve onlara “Sabah akşam (Allah’ı) tesbih edin!” diye işaret etti.

    Süleyman Ateş

    (Zekeriyya), ma'bedden kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah akşam (Rabbinizi) tesbih edin!" diye işaret etti.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra mabeddeki has odadan dipnot 1 halkının karşısına çıktı ve onlara: "Sabah-akşam ibadet edin!" diye işarette bulundu. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Mabeddeki has oda" anlamı verdiğimiz kelime mihrab (المحراب)'dır. "Mihrab; oda, hünkar mahfili, başoda, sultanın tek başına kaldığı has oda, harem dairesi, insanların oturduğu ve toplandığı yer vs. anlamlarda kullanılır (Lisan'ul-Arab ve el-Kamus'ul-Muhit). (Al-i İmran 3/37-39, Sad 38/21).
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada "işarette bulundu" olarak anlamlandırılan kelime "vahyetti" kelimesidir. Bu anlam Al-i İmran 3/41'den dolayı verilmiştir. Zekeriya ve Yahya aleyhisselamla ilgili buraya kadar verilen bilgilerin benzerleri, İncil'de de (
      Luka 1:5-25 — Yeni Ahit, Luka; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Luka 1:5

      Yahudiye Kralı Hirodes zamanında, Aviya bölüğünden Zekeriya adında bir kâhin vardı. Harun soyundan gelen karısının adı ise Elizabetti.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,57-66) yer almaktadır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra tapınağın iç odasından dipnot 1 halkının karşısına çıktı, onlara: "Sabah akşam O'na ibadet edin" diye işaret etti.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mihrap, iç oda demektir.

    Şaban Britch

    Mescidten, kavminin karşısına çıkınca onlara sabah akşam Allah’ı tesbih etmelerini işaret etti.

    Şaban Piriş

    Mabedden, kavminin karşısına çıkınca onlara sabah akşam Allah'ı tesbih etmelerini işaret etti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunun üzerine Zekeriyya, yakarış yerinden ayrılıp halkının karşısına geçti ve onlara "sabah akşam tespih edin" diye işaret verdi.

  12. Meryem suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 12. ayet. يَٰيَحْيَىٰ خُذِ ٱلْكِتَٰبَ بِقُوَّةٍ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْحُكْمَ صَبِيًّا

    Diyanet İşleri

    (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

    Mehmet Okuyan

    (12, 13) "Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) sımsıkı sarıl!" dipnot 1 (demiştik) ve henüz küçük çocukken ona muhakeme gücü, katımızdan şefkat ve arınmışlık vermiştik; o da takvâlı (duyarlı) biriydi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

    Mustafa İslamoğlu

    (Yahya doğup büyüdüğünde ise) "Ey Yahya! İlahi hükümlere sımsıkı sarıl!" (diye öğüt verdi). Zira Biz ona, daha çocukluğunda derin ve kapsamlı bir muhakeme yeteneği vermiştik.

    Muhammed Esed

    (Ve çocuk doğup büyüdüğünde o'na:) "Ey Yahya! İlahi mesaja sımsıkı sarıl!" (diye öğüt verdi). Çünkü o daha küçük bir oğlanken Biz o'na doğru ve kuşatıcı düşünme yeteneği vermiştik,

    Ahmed Hulusi

    "Ey Yahya! Hakikat Bilgisine sımsıkı sarıl!" (Yahya'ya) olayların oluş nedenlerini, sistemi OKUma özelliğini verdiğimizde, daha çocuktu!

    Ali Bulaç

    (Çocuğun doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) "Ey Yahya, Kitabı kuvvetle tut." Daha çocuk iken ona hikmet verdik.

    Ali Özek ve heyeti

    «Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) vargücünle sarıl!» (dedik) ve henüz çocuk iken ona (ilim ve) hikmet verdik.

    Ali Rıza Safa

    "Ey Yahya; Kitap'a sımsıkı sarıl!" Daha çocukken, Ona bilgelik verdik.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah,"Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl!" dedi. Biz ona, henüz çocuk iken kitabı anlama kabiliyetini verdik.

    Edip Yüksel

    "Yahya, kitaba iyice sarıl." Çocuk yaşta kendisine bilgelik vermiştik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Yahya, kitaba iyice sarıl.' Çocuk yaşta kendisine bilgelik vermiştik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut!" (dedik) ve daha çocukken ona hikmet verdik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey Yahya! kitabı kuvvetle tut (dedik) ve daha sabiy iken ona hikmet verdik

    Erhan Aktaş

    "Ey Yahya! Kitap'ı kuvvetlice tut dipnot 1 ." O henüz çocukken ona hikmet dipnot 2 verdik.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onun buyruklarına samimiyetle uy.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yanlışa, sapkınlığa engel olmak bilgisi, bilgeliği. Sağlıklı düşünmek, gerçeği kavramak, doğru yargıda bulunmak yetisi. En doğru yöntem.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey Yahya! Kitap'ı kuvvetlice tut dipnot 1 ." O henüz çocukken ona hikmet dipnot 2 verdik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onun buyruklarına samimiyetle uy.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yanlışa, sapkınlığa engel olmak bilgisi, bilgeliği. Sağlıklı düşünmek, gerçeği kavramak, doğru yargıda bulunmak yetisi. En doğru yöntem.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ey Yahya! Kitap'ı kuvvetlice tut." dipnot 1 O henüz çocukken ona hikmet dipnot 2 verdik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onun buyruklarına samimiyetle uy.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme yetisi. Yargı, yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma.

    Gültekin Onan

    (Çocuğun doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut." Daha çocuk iken ona hikmet verdik.

    Hasan Basri Çantay

    (12-13-14) (Yahyayi ihsan etdik ve ona çocukluğunda:) "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut" (dedik). Henüz sabi iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günahlardan) temizlik (verdik). O, çok müttekıy idi. Anasına, babasına da itaatkardı. Bir serkeş ve aasi değildi.

    İbni Kesir

    Ey Yahya, Kitab'a kuvvetle sarıl. Daha çocuk iken ona hikmet verdik.

    Mehmet Alagaş

    (12-16) Ey Yahya, Kitabı kuvvetle al dedik, çocukken / sabi iken ona hüküm verdik (Gerekçeli / hikmetli karar verme yeteneği) katımızdan bir yumuşaklık ve de arınmışlık verdik. O çok takva sahibi idi. Ana babasına iyi davranandı, zorba / cebbar ve de isyankâr değildi. Ona selam olsun hem doğduğu günde hem öldüğü günde hem de yeniden dirilip canlanacağı günde.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Ey Yahya! Kitabı tam bir kuvvetle tut.” Biz ona daha çocukken hikmeti verdik.

    Süleyman Ateş

    "Ey Yahya, Kitabı kuvvetle tut (Onun emirlerini uygula)." (dedik) ve ona çocuk iken hikmet verdik.

    Süleymaniye Vakfı

    (Çocuk büyüyünce dedik ki:) "Ey Yahya, bu Kitab'ı al ve sıkı sarıl!" dipnot 1 O henüz çocukken ona doğru karar verme yeteneği (hikmet) vermiştik.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yahya Aleyhisselam da babası Zekeriyya Aleyhisselam gibi kitap, hikmet ve nebilik verilen değerli şahsiyetlerden biridir (En'am 6/85-89).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Çocuk büyüyünce dedik ki) "Yahya, Kitap'ı sıkı tut!" Daha çocukken ona doğru karar verme yeteneği (hikmet) vermiştik.

    Şaban Britch

    Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl. Ona daha çocukluğunda hikmet vermiştik.

    Şaban Piriş

    -Ey Yahya, kitaba kuvvetle sarıl. Ona daha çocukluğunda hikmet vermiştik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ey Yahya! Kitap'ı kuvvetle tut." Biz ona daha sabi iken hikmet verdik.

  13. Meryem suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 13. ayet. وَحَنَانًا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَوٰةً وَكَانَ تَقِيًّا

    Diyanet İşleri

    (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

    Mehmet Okuyan

    (12, 13) "Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) sımsıkı sarıl!" dipnot 1 (demiştik) ve henüz küçük çocukken ona muhakeme gücü, katımızdan şefkat ve arınmışlık vermiştik; o da takvâlı (duyarlı) biriydi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve kendi katımızdan ince ruhlu bir sevecenlik ve kendini geliştirme yeteneği bahşetmiştik; dahası o, sorumluluk sahibi biriydi;

    Muhammed Esed

    ve katımızdan bir ruh inceliği ve arınmışlık... Öyle ki, Bize karşı o (her zaman) bilinç ve duyarlık içinde idi;

    Ahmed Hulusi

    Ve ledünnümüzden bir ruhani hayat ve bir safiye (zekat) verdik. . . Korunma konusunda çok hassastı!

    Ali Bulaç

    Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.

    Ali Özek ve heyeti

    Tarafımızdan ona kalp yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O, çok sakınan bir kimse idi.

    Ali Rıza Safa

    Ayrıca, Bizim katımızdan, sevgi ve arınmışlık da. Çünkü sorumluluk bilincine erişmişti.

    Bayraktar Bayraklı

    Ona kalp yumuşaklığı ve temizliği verdik. O, çok sakınan birisi idi.

    Edip Yüksel

    Ek olarak katımızdan bir şefkat ve dürüstlük... Erdemli birisiydi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ek olarak katımızdan bir şefkat ve dürüstlük... Erdemli birisiydi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hem de katımızdan yumuşak bir kalplilik ve bir temizlik verdik ona. O, çok takva sahibi biri idi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem de ledünnümüzden bir rikkat ve bir paklik, ki çok takvaşiar idi

    Erhan Aktaş

    Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat dipnot 1 verdik. Ve o, takva dipnot 2 sahibi oldu.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zekat, arınmak, arındırmak demektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir (2:43; 19:13, 31; 18:81; 20:76; 23:4; 41:7). "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat dipnot 1 verdik. Ve o, takva dipnot 2 sahibi oldu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zekat, arınma, arındırma, arınmak temektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir. (Bkz. 19:13; 18:81; 23:4) "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak, demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Vahiy ile kötülükten korunmak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat dipnot 1 verdik. Ve o, takva dipnot 2 sahibi oldu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arınma, temizlik.
    2. metne dön, dipnot 2
      Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

    Gültekin Onan

    Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.

    Hasan Basri Çantay

    (12-13-14) (Yahyayi ihsan etdik ve ona çocukluğunda:) "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut" (dedik). Henüz sabi iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günahlardan) temizlik (verdik). O, çok müttekıy idi. Anasına, babasına da itaatkardı. Bir serkeş ve aasi değildi.

    İbni Kesir

    Katımızdan bir kalb yumuşaklığı ile safiyet verdik. O, takva sahibi biri idi.

    Mehmet Alagaş

    (12-16) Ey Yahya, Kitabı kuvvetle al dedik, çocukken / sabi iken ona hüküm verdik (Gerekçeli / hikmetli karar verme yeteneği) katımızdan bir yumuşaklık ve de arınmışlık verdik. O çok takva sahibi idi. Ana babasına iyi davranandı, zorba / cebbar ve de isyankâr değildi. Ona selam olsun hem doğduğu günde hem öldüğü günde hem de yeniden dirilip canlanacağı günde.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Katımızdan bir merhamet ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.

    Süleyman Ateş

    Katımızdan bir rahmet (bir acıma duygusu) ve temizlik de (verdik; o günahlardan) korunan oldu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onu katımızdan yumuşak huylu ve gelişkin yaptık. O, kendini korurdu.

    Şaban Britch

    Katımızdan bir merhamet ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.

    Şaban Piriş

    Katımızdan bir kalp yumuşaklığı ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Katımızdan bir kalp yumuşaklığı, bir temizlik verdik. Korunan biriydi o.

  14. Meryem suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 14. ayet. وَبَرًّۢا بِوَٰلِدَيْهِ وَلَمْ يَكُن جَبَّارًا عَصِيًّا

    Diyanet İşleri

    (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

    Mustafa İslamoğlu

    ana-babasına karşı da oldukça iyi davranırdı; nitekim o hiçbir zaman isyankar bir zorba olmadı.

    Muhammed Esed

    ve ana babasına karşı saygı ve gözetme tavrı içinde; asla zorba ya da dik başlı biri değildi.

    Ahmed Hulusi

    Ana-babasına iyi davranırdı, zorba ve asi değildi.

    Ali Bulaç

    Ana ve babasına itaatkardı ve isyan eden bir zorba değildi.

    Ali Özek ve heyeti

    Anababasına çok iyi davranırdı; o, isyankar bir zorba değildi .

    Ali Rıza Safa

    Ve anne-babasına saygılı davranırdı. Zaten karşı gelen bir zorba değildi.

    Bayraktar Bayraklı

    Ana babasına çok iyi davranırdı; isyankar bir zorba değildi.

    Edip Yüksel

    Ana babasına karşı iyi davranırdı, asla bir zorba ve isyankar olmadı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ana babasına karşı iyi davranırdı, asla bir zorba ve isyankar olmadı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Anne babasına iyi davranan biriydi, zorba ve isyankar değildi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve valideynine ihsankar idi, cebbar, isyarkar değil idi

    Erhan Aktaş

    Anne ve babasına karşı birr dipnot 1 sahibiydi. Karşı çıkan ve asilik eden biri değildi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi olan her şey, bütün iyilikler, bağış, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Anne ve babasına karşı birr dipnot 1 sahibiydi. Karşı çıkan ve asilik eden biri değildi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi olan her şey, bütün iyilikler, bağış, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Anne ve babasına karşı birr dipnot 1 sahibiydi. Karşı çıkan ve asilik eden biri değildi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hayır, iyilik, bağış, itaat, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, sevgi.

    Gültekin Onan

    Ana ve babasına itaatkardı ve isyan eden bir zorba değildi.

    Hasan Basri Çantay

    (12-13-14) (Yahyayi ihsan etdik ve ona çocukluğunda:) "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut" (dedik). Henüz sabi iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günahlardan) temizlik (verdik). O, çok müttekıy idi. Anasına, babasına da itaatkardı. Bir serkeş ve aasi değildi.

    İbni Kesir

    Anasına ve babasına karşı iyi davranırdı. Baş kaldıran bir zorba değildi.

    Mehmet Alagaş

    (12-16) Ey Yahya, Kitabı kuvvetle al dedik, çocukken / sabi iken ona hüküm verdik (Gerekçeli / hikmetli karar verme yeteneği) katımızdan bir yumuşaklık ve de arınmışlık verdik. O çok takva sahibi idi. Ana babasına iyi davranandı, zorba / cebbar ve de isyankâr değildi. Ona selam olsun hem doğduğu günde hem öldüğü günde hem de yeniden dirilip canlanacağı günde.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ana babasına karşı itaatkârdı. Büyüklük taslayan ve isyankâr bir kimse değildi.

    Süleyman Ateş

    Ana babasına iyilik ediciydi, baş kaldıran bir zorba değildi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Anasına ve babasına iyilik ederdi; zorba ve dik kafalı değildi.

    Şaban Britch

    Anne ve babasına iyi davranırdı. Zorba ve isyankâr değildi.

    Şaban Piriş

    Anne ve babasına iyi davranırdı. Zorba ve isyankar değildi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ana-babasına iyilik eden biriydi; zorba, isyancı biri değil.

  15. Meryem suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 15. ayet. وَسَلَٰمٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّا

    Diyanet İşleri

    Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selam olsun!

    Mehmet Okuyan

    Doğduğu gün, öleceği gün ve sağ olarak diriltileceği gün selam onun üzerine olsun! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer bir ifade Hz. İsa için Meryem 19:33'te kullanılmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte bu yüzden o, doğduğu gün ilahi güvence ve esenlik kapsamındaydı; öleceği ve tekrar dirilip kalkacağı gün de (öyle olacaktır).

    Muhammed Esed

    Bunun içindir ki, doğduğu gün de, öldüğü gün de, (Allah'ın) selamı o'nun üzerindeydi; ve diri olarak kaldırılacağı gün de (yine o'nun) üzerine olacaktır.

    Ahmed Hulusi

    Dünyaya geldiği, ölümü tattığı ve ölümsüz olarak ba's olduğunda, Selam üzerindeydi. (Ba'sın vefatın hemen sonrasında olduğuna işaret).

    Ali Bulaç

    Ona selam olsun; doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak yeniden kaldırılacağı gün de.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kabirden kaldırılacağı gün ona selam olsun!

    Ali Rıza Safa

    Ona selam olsun; doğduğu gün, öldüğü gün ve yeniden yaşam verileceği gün!

    Bayraktar Bayraklı

    Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kabirden kalkacağı gün, ona selam/rahmet olsun!

    Edip Yüksel

    Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kaldırılacağı gün ona selam olsun! dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * "Yevm = gün" sözcüğünün bu ayette üç kere tekrarlanması, anlamdaki vurgulamanın yanısıra Kuran'ın matematiksel yapısının bir tezahürüdür. "Gün" kelimesi, Kuran boyunca tekil olarak tam 365 kez tekrarlanır. Bak: 9:36. Kuran'daki "gün" kelimesinin geçtiği ayetlerin listesini "Üzerinde 19 Var" adlı kitabımızda bulabilirsiniz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kaldırılacağı gün ona selam olsun!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Selam ona; hem doğduğu gün, hem öleceği gün, hem de diri olarak kaldırılacağı gün!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Selam ona hem doğduğu gün, hem öleceği gün hem de diri olarak ba'solunacağı gün

    Erhan Aktaş

    Doğduğu gün, öleceği gün ve canlı olarak yeniden diriltileceği gün onun üzerine selam olsun.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Doğduğu gün, öleceği gün ve canlı olarak yeniden diriltileceği gün onun üzerine selam olsun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Doğduğu gün, öleceği gün ve canlı olarak yeniden diriltileceği gün onun üzerine selam olsun.

    Gültekin Onan

    Ona selam olsun; doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak yeniden kaldırılacağı gün de.

    Hasan Basri Çantay

    Dünyaye getirildiği gün de, öleceği gün de, diri olarak (kabrinden) kaldırılacağı gün de ona selam olsun.

    İbni Kesir

    Selam olsun ona, doğduğu günde, öleceği günde ve dirileceği günde.

    Mehmet Alagaş

    (12-16) Ey Yahya, Kitabı kuvvetle al dedik, çocukken / sabi iken ona hüküm verdik (Gerekçeli / hikmetli karar verme yeteneği) katımızdan bir yumuşaklık ve de arınmışlık verdik. O çok takva sahibi idi. Ana babasına iyi davranandı, zorba / cebbar ve de isyankâr değildi. Ona selam olsun hem doğduğu günde hem öldüğü günde hem de yeniden dirilip canlanacağı günde.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Doğduğu gün, öldüğü gün ve yeniden dirileceği gün ona selam olsun.

    Süleyman Ateş

    Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kaldırılacağı gün ona selam olsun!

    Süleymaniye Vakfı

    Doğduğu gün, öldüğü gün ve diri olarak kaldırılacağı gün tam bir esenlik ve güvenlik içinde olsun! dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki ayetler, bazı İncillerde yer alan, Yahya aleyhisselamın öldürüldüğü iddialarının (
      Matta 14/3-12 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Matta 14:3

      Hirodes, kardeşi Filipusun karısı Hirodiya yüzünden Yahyayı tutuklatmış, bağlatıp zindana attırmıştı.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,
      Markos 6/17-29 — Yeni Ahit, Markos; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Markos 6:17

      Hirodesin kendisi, kardeşi Filipusun karısı Hirodiyanın yüzünden adam gönderip Yahyayı tutuklatmış, zindana attırıp zincire vurdurmuştu. Çünkü Hirodes bu kadınla evlenince Yahya ona, “Kardeşinin…

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

      ) gerçek dışı olduğunu gösterir. Allah'ın ona verdiği Yahya ismi (Meryem 19/7), bunun ilk delilidir. Yahya, yaşayan kişi anlamındadır. Arapçada isim, bir şeyi tanımlayan sözdür (Müfredat). İkinci delil de bu ayette, doğduğu gün, öldüğü gün ve yeniden diriltileceği gün tam bir esenlik ve güvenlik içinde olacağının bildirilmiş olmasıdır. Doğumundan ölümüne kadar güven içinde olacağı bildirilen ikinci kişi, İsa aleyhisselamdır (Meryem 19/ 33). Halbuki Yahudiler, İsa aleyhisselamı da öldürdüklerini söylerler (Nisa 4/157). Hıristiyanlar da sistemlerini, onun çarmıha gerilip defnedilmesinden üç gün sonra kabrinden çıkarak Celile'de on bir havarisine gö­ründüğü iddiası üzerine kurarlar (
      Matta 28/16 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

      Yeni Ahit · Matta 28:16

      On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      –20). İncil, Allah'ın İsa aleyhisselama indirdiği kitaptır (Maide 5/46). Onun ölümünden sonrası ile ilgili sözler İncil'e ait olamaz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Doğduğu gün, ölüm günü ve yeniden diriltileceği gün onun için bir esenlik ve güvenliktir (selamettir).

    Şaban Britch

    Doğduğu gün öldüğün gün ve yeniden dirileceği gün ona selam olsun.

    Şaban Piriş

    Doğduğu gün öldüğü gün ve yeniden dirileceği gün ona selam olsun.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Selam olsun ona, doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kaldırılacağı gün.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.