Diyanet İşleri
(Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."
Meryem suresi
Meryem suresi, 64. ayet. وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمْرِ رَبِّكَ لَهُۥ مَا بَيْنَ أَيْدِينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذَٰلِكَ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّا
vemâ netenezzelü illâ biemri rabbik. lehû mâ beyne eydînâ vemâ ḫalfenâ vemâ beyne ẕâlik. vemâ kâne rabbüke nesiyyâ.
(Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Namazı zayi edenler ve tövbe edenler Meryem 59–65 3
(60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.
Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.
(Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."
(Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O'nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?
İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.
İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
64. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir seferinde Cebrail aleyhisselam’ın inişinin geciktiğini gördü ve: “Keşke bize daha çok gelsen” diye ona olan şevkini, ondan ayrılmanın verdiği yalnızlık duygusunu dile getirdi ve onun daha çok gelmesi suretiyle kalbinin daha bir yatışmasını istedi. Bunun üzerine Yüce Allah, Cebrail’in dilinden şu buyrukları indirdi: “(Biz melekler) Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz.” Yani bizim bu hususta hiçbir yetkimiz yoktur. Allah bize bir emir verrse hemen onu yerine getiririz ve O’nun hiçbir emrine karşı gelmeyiz. Nitekim Yüce Allah, melekler hakkında şöyle buyurmaktadır: “Onlar kendilerine verdiği emirlerde Allah’a isyan etmezler. Ne emrolunurlarsa onu yaparlar.” (et-Tahrîm, 66/6) O nedenle biz, emir alan kullarız. “Önümüzdeki, arkamızdaki ve bu ikisinin arasındaki her şey yalnız O’nundur.” Geçmiş, gelecek ve hal-i hazırdaki her şey, bütün zaman ve mekânlarda yalnız O’nundur. Bütün emir, yalnız Allah’ın olduğu için ve bizim de işleri idare olunan kullar olduğumuz açıkça ortaya çıktığına göre geriye sadece ilâhi hikmetin o işi gerektirip gerektirmediği kalmaktadır. Eğer hikmeti onu gerektirirse onu yerine getirir, gerektirmezse erteleyip yerine getirmez. Bundan dolayı devamla: “Rabbin unutkan değildir” buyrulmaktadır. Yani bu (bizim inişimizin gecikmesi) Rabbinin seni unuttuğundan veya ihmal ettiğinden dolayı değildir. Nitekim Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Rabbin seni terk de etmedi, sana darılmadı da.” (ed-Duha, 93/3) Aksine Yüce Allah, seninle ilgili hususlara itina göstermekte, sana en güzel bağışlarını ve oldukça üstün ve değerli ilâhi tedbirlerini ihsan edip buyurmaktadır. Yani bizim inişimiz, mutad vaktinden sonraya kalıp gecikecek olursa bu, seni üzmesin, tasalandırmasın. Çünkü bu husustaki bir hikmeti dolayısıyla bunu dileyen Allah’tır. O’nun için böyle olur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Cibril!- Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e de ki: Şüphesiz ki melekler kendi isteğiyle inmezler. Ancak Allah'ın emri ile inerler. İlerideki ahiret işleri, geride bıraktığımız dünya işleri, dünya ve ahiret arasındaki her iş ancak Yüce Allah'a aittir. -Ey Resul!- Rabbin hiçbir şeyi unutmuş değildir.
Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Ona dedik ki: "Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın…
Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.
Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…
Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…
Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)
Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı…
Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)
Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar.…
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Melekler) "Biz sadece Rabbinin emri ile ineriz. dipnot 1 Önümüzde, arkamızda ve bunun arasında olan her şey yalnızca O'na (Allah'a) aittir. Rabbin unutkan değildir." (demişlerdi). dipnot 2
Ve (melekler der ki): "Biz yalnızca Rabbinin emriyle ineriz: Hem bize açık olup bilebildiğimiz ya da bu iki durum arasında bulunan her şeyin sahibi O'dur: ve senin Rabbin asla unutacak değildir.
Ve (Melekler): "Biz ancak Rabbinin buyruğuyla ineriz" derler, "gözümüzün önünde olan, bizden gizli tutulan ve bu ikisi arasında bulunan her şey O'na aittir. Ve Rabbin asla (hiçbir şeyi) unutmaz.
Biz sadece Rabbinin hükmüyle tenezzül ederiz (boyutsal geçiş)! Bilgimiz dahilinde olan ve olmayan ve bunların ötesindeki her şey O'na aittir! Rabbin için unutma kavramı geçersizdir!
Biz (elçiler) ancak Rabbiniz emriyle ineriz. Önümüzde, ardımızda ve bunlar arasında olan her şey O'nundur. Senin Rabbin kesinlikle unutkan değildir.
Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O'na aittir. Senin Rabbin unutkan değildir.
"Efendinin buyruğu olmadıkça inmeyiz. Önümüzde, arkamızda ve bunların arasında olan her şey, O'nun malıdır. Ve Efendin, unutmuş değildir!"
Melekler dediler ki: "Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O'na aittir. Senin Rabbin unutkan değildir."
Biz (Melekler) ancak Efendinin emriyle ineriz. Geçmişimiz, geleceğimiz ve ikisi arasında ne varsa O'na aittir. Efendin unutkan değildir.
Biz (melekler) ancak Rabbinin emriyle ineriz. Geçmişimiz, geleceğimiz ve ikisi arasında ne varsa O'na aittir. Rabbin unutkan değildir.
Bir de biz (Rabbinin elçileri) Rabbinin emri olmadıkça inemeyiz. Önümüzdeki, ardımızdaki ve bunlar arasındakiler hep O'nundur; Rabbin seni unutmuş da değildir.
Bir de rabbının emri olmayınca biz (rabbının Resulleri) inemeyiz, önümüzdeki ardımızdaki ve bunun arasındaki hep onundur ve rabbın seni unutmuş değildir
Biz, Rabb'inin emri olmaksızın inmeyiz. Önümüzdeki, arkamızdaki dipnot 1 ve bunların arasında olan her şey O'na aittir. Rabb'in unutkan değildir.
Biz, Rabb'inin emri olmaksızın inmeyiz. Önümüzdeki, arkamızdaki dipnot 1 ve bunların arasında olan her şey O'na aittir. Rabb'in unutkan değildir.
Biz, Rabb'inin emri olmaksızın inmeyiz. Önümüzdeki, arkamızdaki dipnot 1 ve bunların arasında olan her şey O'na aittir. Rabb'in unutkan değildir.
Biz (elçiler) ancak rabbinin buyruğuyla ineriz. Önümüzde, ardımızda ve bunlar arasında olan her şey O'nundur. Senin rabbin kesinlikle unutkan değildir.
Biz (elçiler) senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzde, ardımızda ve ikisinin arasında ne varsa Onundur. Senin Rabbin unutgan değildir.
Biz, ancak Rabbının emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bu ikisi arasındaki her şey, O'nundur. Ve Rabbın unutkan değildir.
(64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.
Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunların arasındaki her şey O’na aittir. Rabbin unutmuş değildir.
Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan herşey O'na aittir. Rabbin, asla unutkan değildir.
(Melekler der ki:) "Biz Rabbinin emri olmadan inmeyiz dipnot 1 . İlerisinde yapacağımız, eskiden yaptığımız ve ikisinin arasında yaptıklarımızın hepsi onun (emrini yerine getirmek) içindir dipnot 2 . Rabbin unutkan değildir dipnot 3 .
Biz, Rabbinin emri olmadan inmeyiz. Önümüzde, arkamızda ve ikisinin arasında ne varsa hepsi O'nundur. Senin Rabbin unutkan değildir.
Biz (Melekler), ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunların arasındaki her şey O’na aittir. Rabbin unutmuş değildir.
Biz, ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunların arasındaki her şey O'na aittir. Rabbin unutmuş değildir.
Biz sadece Rabbinin emrini indiririz/biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunlar arasındaki herşey O'nundur. Rabbin asla unutkan değildir.
"We -The Angels- do not just come down as We please. We only come down at Allah's command, to Him belong all that is before us and all that is behind us and all that is between, and never is Allah, your Creator, forgetful".
[Gabriel said],‘We only descend [with revelation] at your Lord’s command––everything before us, everything behind us, everything in between, all belongs to Him––your Lord is never forgetful.
(The angels say:) "We descend not but by command of thy Lord: to Him belongeth what is before us and what is behind us, and what is between: and thy Lord never doth forget,-
(The angels will say): dipnot 1 "(O Muhammad!) We descend not except by the command of your Lord. To Him belongs all that is before us and all that is behind us, and all that is in between. Your Lord is not forgetful in the least.
‘We only descend at your Lord's command. Everything in front of us, and everything behind us, and everything in between belongs to Him. Your Lord does not forget.’
And we (angels) descend not except by the Command of your Lord (O Muhammad صلى الله عليه وسلم). To Him belongs what is before us and what is behind us, and what is between those two; and your Lord is never forgetful -
‘We do not descend except by the command of your Lord. To Him belongs whatever is before us and whatever is behind us and whatever is in between that, and your Lord is not forgetful.
And (the angels will say to them), `We (the angels) do not descend without the command of your Lord. To Him belongs all that is before us (- the future) and all that is behind us (-the past) and all that is in between that (-the present). Your Lord is never forgetful (and will not neglect you).
We come not down, save at the commandment of thy Lord. To Him belongs all that is before us, and all that is behind us, and all between that.
The angels of the Lord do not appear to you (Mohammad) except by the will of the Lord [and they will confess to you that: "Our past, our future, and everything between belongs to the Lord. Your Lord is never forgetful (and there was a wisdom behind a long silence during which you did not receive any Revelation.]
We do not descend save at the bidding of thy Lord; His is what is before us, and what is behind us, and what is between those; for thy Lord is never forgetful,-
"We are not sent except by the command of your Lord. To Him is our present and our future, and all that is in-between. Your Lord was never to forget."
We descend not from heaven, unless by the command of thy Lord: Unto Him belongeth whatsoever is before us, and whatsoever is behind us, and whatsoever is in the intermediate space; neither is thy Lord forgetful of thee.
Such is the Garden which We will give for an inheritance to those of our servants who are devout.
And we (The Angles) do not keep coming down except at the Command of your Lord. To Him belongs whatever is before us, (Literally: between our hands) and whatever is behind us, and whatever is between that. And in no way is your Lord forgetful.
We (angels) come not down save by commandment of thy Lord. Unto Him belongeth all that is before us and all that is behind us and all that is between those two, and thy Lord was never forgetful -
"We do not come down, " (will the angels say) "but only by your Lord's command. " To Him belongs whatever lies before us and behind us, and the space in between. Your Lord does not ever forget:
AND [the angels say]: "We do not descend [with revelation], again and again, other than by thy Sustainer's command: unto Him belongs all that lies open before us and all that is hidden-from us and all that is in-between. And never does thy Sustainer forget [anything] –
"We only descend by the command of your Lord. To Him belongs whatever is before us, and whatever is behind us, and everything in between. And your Lord is never forgetful.
"And we are not sent except by the command of your Lord. To Him is our present and our future, and all that is in-between. And your Lord was never to forget."
We do not come down except by the command of your Lord. To Him belongs our past, our future, and everything between them. Your Lord is never forgetful.
[Gabriel said], "And we [angels] descend not except by the order of your Lord. To Him belongs that before us and that behind us and what is in between. And never is your Lord forgetful -
“And we come down only by command of thy Lord. Unto Him belongs what is before us, and what following us, and what is in-between; and never is thy Lord forgetful,
And the angels say, "We, descend not but by the Command of your Lord. (Inspiration and optimism, motivation, courage, steadfastness, hope and good news are the angels of your Lord who support you when you walk aright). To Him belong our assignments of the past, present and future. Your Lord never does forget." (41:31)
(The angels say:) "We do not come down except by command of your Lord: To Him belongs what is before us and what is behind us, and what is between: And your Lord is never forgetful—
(Jibra’īl X said to the Holy Prophet) "We do not descend but with the command of your Lord. To Him belongs what is in front of us and what is behind us and what is in between; and your Lord is not the One who forgets.
"And we are not sent except by the authority of your Lord. To Him are our present and our future, and all that is in-between. And your Lord was never to forget."