Meryem suresi

Meryem suresi, 13. ayet

Meryem suresi, 13. ayet. وَحَنَانًا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَوٰةً وَكَانَ تَقِيًّا

veḥanânem mil ledünnâ vezekâh. vekâne teḳiyyâ.

Diyanet İşleri

(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 10–16 · surenin 13. ayeti / 98

Konu Zekeriyyâ ve Yahyâ Meryem 1–15 3

  1. Meryem 10

    Zekeriyya, "Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver", dedi. Allah da, "Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır" dedi.

  2. Meryem 11

    Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.

  3. 12–14

    (12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.

  4. Meryem 15

    Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selam olsun!

  5. Meryem 16

    (16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

13. Yine Biz ona, “Katımızdan bir kalp inceliği” rahmet ve şefkat verdik ki bununla işleri kolaylaştı, hali ıslah oldu ve fiilleri istikamet buldu. “ve bir arınmışlık da verdik.” Çeşitli afetlerden ve günahlardan onu arındırdık. O bakımdan kalbi tertemiz, aklı arı-duru idi. Bu da ondan yerilmeyi gerektiren sıfatların ve kötü huyların uzak olmasını, güzel ahlâkın ve övülmeye değer sıfatların ileri derece olmasını gerektirir. Onun için Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “O, takvâ sahibi bir kimse idi.” Emrolunduğu şeyleri yapan, yasak kılınan şeyleri de terk eden bir kimse idi. Takvâ sahibi mü’min olan bir kimse ise Allah’ın gerçek dostu olur. Takvâ sahipleri için hazırlanmış olan cennetin varislerinden olur ve Yüce Allah’ın takvâ dolayısıyla ihsan edeceğini belirttiği dünyevi ve uhrevi mükâfatları elde eder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Katımızdan ona bir rahmet verdik, onu günahlardan temizledik. Allah'ın emirlerini emreden ve yasaklarından sakınan takvalı bir kimseydi.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَحَنَانًۭا ve hananen ve bir rahmet kök: حنن
  2. مِّن min
  3. لَّدُنَّا ledunna katımızdan kök: لدن
  4. وَزَكَوٰةًۭ ۖ ve zekaten ve temizlik kök: زكو
  5. وَكَانَ ve kane ve oldu kök: كون
  6. تَقِيًّۭا tekiyyen sakınan (bir kimse) kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Yahyâ · Aynı kök: لدن (18 geçiş)

    Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Yahyâ

    Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…

  • Aynı kıssa: Hz. Yahyâ

    Zekeriya, "Ey Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmış iken ve karım da kısır iken benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi. Allah, "Öyledir, ama Allah…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı…

  • Aynı kök: لدن (18 geçiş)

    (Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok…

  • Aynı kök: لدن (18 geçiş)

    Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(12, 13) "Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat'a) sımsıkı sarıl!" dipnot 1 (demiştik) ve henüz küçük çocukken ona muhakeme gücü, katımızdan şefkat ve arınmışlık vermiştik; o da takvâlı (duyarlı) biriydi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

Mustafa İslamoğlu

Ve kendi katımızdan ince ruhlu bir sevecenlik ve kendini geliştirme yeteneği bahşetmiştik; dahası o, sorumluluk sahibi biriydi;

Muhammed Esed

ve katımızdan bir ruh inceliği ve arınmışlık... Öyle ki, Bize karşı o (her zaman) bilinç ve duyarlık içinde idi;

Ahmed Hulusi

Ve ledünnümüzden bir ruhani hayat ve bir safiye (zekat) verdik. . . Korunma konusunda çok hassastı!

Ali Bulaç

Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.

Ali Özek ve heyeti

Tarafımızdan ona kalp yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O, çok sakınan bir kimse idi.

Ali Rıza Safa

Ayrıca, Bizim katımızdan, sevgi ve arınmışlık da. Çünkü sorumluluk bilincine erişmişti.

Bayraktar Bayraklı

Ona kalp yumuşaklığı ve temizliği verdik. O, çok sakınan birisi idi.

Edip Yüksel

Ek olarak katımızdan bir şefkat ve dürüstlük... Erdemli birisiydi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ek olarak katımızdan bir şefkat ve dürüstlük... Erdemli birisiydi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem de katımızdan yumuşak bir kalplilik ve bir temizlik verdik ona. O, çok takva sahibi biri idi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem de ledünnümüzden bir rikkat ve bir paklik, ki çok takvaşiar idi

Erhan Aktaş

Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat dipnot 1 verdik. Ve o, takva dipnot 2 sahibi oldu.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zekat, arınmak, arındırmak demektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir (2:43; 19:13, 31; 18:81; 20:76; 23:4; 41:7). "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat dipnot 1 verdik. Ve o, takva dipnot 2 sahibi oldu.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zekat, arınma, arındırma, arınmak temektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir. (Bkz. 19:13; 18:81; 23:4) "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak, demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Vahiy ile kötülükten korunmak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat dipnot 1 verdik. Ve o, takva dipnot 2 sahibi oldu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arınma, temizlik.
  2. metne dön, dipnot 2
    Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

Gültekin Onan

Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.

Hasan Basri Çantay

(12-13-14) (Yahyayi ihsan etdik ve ona çocukluğunda:) "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut" (dedik). Henüz sabi iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günahlardan) temizlik (verdik). O, çok müttekıy idi. Anasına, babasına da itaatkardı. Bir serkeş ve aasi değildi.

İbni Kesir

Katımızdan bir kalb yumuşaklığı ile safiyet verdik. O, takva sahibi biri idi.

Mehmet Alagaş

(12-16) Ey Yahya, Kitabı kuvvetle al dedik, çocukken / sabi iken ona hüküm verdik (Gerekçeli / hikmetli karar verme yeteneği) katımızdan bir yumuşaklık ve de arınmışlık verdik. O çok takva sahibi idi. Ana babasına iyi davranandı, zorba / cebbar ve de isyankâr değildi. Ona selam olsun hem doğduğu günde hem öldüğü günde hem de yeniden dirilip canlanacağı günde.

Rowwad Tercüme Merkezi

Katımızdan bir merhamet ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.

Süleyman Ateş

Katımızdan bir rahmet (bir acıma duygusu) ve temizlik de (verdik; o günahlardan) korunan oldu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onu katımızdan yumuşak huylu ve gelişkin yaptık. O, kendini korurdu.

Şaban Britch

Katımızdan bir merhamet ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.

Şaban Piriş

Katımızdan bir kalp yumuşaklığı ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.

Yaşar Nuri Öztürk

Katımızdan bir kalp yumuşaklığı, bir temizlik verdik. Korunan biriydi o.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We imbued him with compassion and tenderness of the heart and We made piety reign in his heart and he entertained the profound reverence dutiful to Allah.

Abdul Haleem

tenderness from Us, and purity. He was devout,

Abdullah Yusuf Ali

And piety (for all creatures) as from Us, and purity: He was devout,

Abul A'la Maududi

and We also endowed him with tenderness dipnot 1 and purity, and he was exceedingly pious

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Arabic word hanan is almost synonymous with mother’s love. In other words, Prophet John bore in his heart the same kind of intense love for Allah’s servants as a mother has for her child.

Aisha Bewley

and tenderness and purity from Us – he had taqwa –

Al-Hilali & Khan

And (made him) sympathetic to men as a mercy (or a grant) from Us, and pure from sins [i.e. Yahyâ (John)] and he was righteous,

Ali Quli Qarai

and a compassion and purity from Us. He was Godwary,

Amatul Rahman Omar

And tenderheartedness and purity by Our (special) grace. He was one who carefully guarded against evil.

Arthur John Arberry

and a tenderness from Us, and purity; and he was godfearing,

Bijan Moeinian

I gave him tenderness of heart and saved him from any sin and he responded to these blessings with righteousness.

E. Henry Palmer

and grace from us, and purity; and he was pious

Edip-Layth

He had kindness from Us and purity, and he was ever righteous.

George Sale

and mercy from us, and purity of life; and he was a devout person,

Hamid S. Aziz

(And it was said to his son) " O John! Hold fast the Book", and We gave him Wisdom even as a boy,

Mahmoud Ghali

And a sympathy from very close to Us, and cleanliness. And he was pious,

Marmaduke Pickthall

And compassion from Our presence, and purity; and he was devout,

Mohamed Ahmed - Samira

And compassion from Us, and goodness. So he was devout,

Muhammad Asad

as well as, by Our grace, [the gift of] compassion and purity; and he was [always] conscious of Us

Mustafa Khattab

as well as purity and compassion from Us. And he was God-fearing,

Progressive Muslims

And he had kindness from Us and purity, and he was ever righteous.

Rashad Khalifa

And (we endowed him with) kindness from us and purity, for he was righteous.

Sahih International

And affection from Us and purity, and he was fearing of Allah

Sam Gerrans

And tenderness from Us, and purity; and he was in prudent fear,

Shabbir Ahmed

We gave him compassion and a spotless character. And he lived an upright life.

Syed Vickar Ahamed

And pity (for all creatures) as from Us, and purity: He was truly pious,

Taqi Usmani

and (blessed him with) love from our own, and purity; and he was God-fearing,

The Monotheist Group

And tenderness from Us, and purity, and he was ever righteous.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩