Diyanet İşleri
(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.
Meryem suresi
Meryem suresi, 71. ayet. وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا
veim minküm illâ vâridühâ. kâne `alâ rabbike ḥatmem maḳḍiyyâ.
(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dirilişe itiraz; cehenneme uğramak Meryem 66–72 3
Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.
Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankar olanları mutlaka çekip çıkaracağız.
Sonra, oraya girmeye en layık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.
(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.
Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.
Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkar edenler, inananlara, "İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?" dediler.
Biz onlardan önce, mal mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helak ettik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
71. Bu hitap, iyileriyle, kötüleriyle, mü’minleriyle, kâfirleriyle bütün insanlara yöneliktir. Onlardan cehenneme uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Yüce Allah’ın gerçekleştirmeyi kesinlikle üzerine aldığı ve bu yolla kullarını korkutup uyardığı bir hükümdür. Bu hükmün yerine gelmesi kaçınılmazdır, bunun meydana gelmesinden başka yol yoktur. Buradaki uğramanın (الورود) manası hakkında farklı görüşler vardır. Bir görüşe göre bu, bütün insanların dehşete düşmelerine yol açacak şekilde cehennemin yakınına kadar gelmeleridir. Bundan sonra ise Yüce Allah takvâ sahiplerini kurtaracaktır. Bir diğer görüşe göre uğramaktan kasıt, oraya girmek ve orada hazır bulunmaktır. Bu takdirde orası mü’minler için serin ve esenlik olacaktır. Diğer bir görüşe göre ise uğramak cehennem üzerinde bulunan Sırattan geçmektir. İnsanlar, amellerine göre oradan geçecekler, kimisi göz açıp kaparcasına, kimisi rüzgar gibi, kimisi asil atlar gibi, kimisi hızlı koşan develer gibi süratle geçecektir. Kimisi hızlıca koşarak, kimisi yürüyerek, kimisi sürünerek geçecektir, kimisi de yakalanıp ateşe atılacaktır. Kısacası herkes takvâsı oranında oradan geçecektir. Bundan dolayı Yüce Allah, bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey İnsanlar!- Cehennemin ortasına kurulmuş Sırat köprüsünden geçmeyecek kimse kalmayacaktır. Bu geçiş Allah'ın kesin bir hükme bağladığı bir husustur. O'nun bu hükmünü kimse geri çeviremez.
Aynı kök: ورد (11 geçiş)
Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!
Aynı kök: ورد (11 geçiş)
Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı…
Aynı kök: ورد (11 geçiş)
(85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi…
Aynı kök: قضي (63 geçiş)
O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.
Aynı kök: قضي (63 geçiş)
Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan,…
Aynı kök: قضي (63 geçiş)
Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar?…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Ey inkârcılar)! Sizden oraya (cehenneme) girmeyecek kimse yoktur. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür. dipnot 1
Başka yolu yok; (siz ey cehennemlikler) mutlaka her biriniz oraya varacaksınız: Bu Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.
Ve sizin her biriniz onu görebilecek bir noktaya varacaksınız: Bu, Rabbin katında yerine getirilmesi gerekli bir hükümdür.
Sizden Cehennem'e uğramayacak hiç kimse yoktur! Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.
Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.
İçinizden, oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.
Aranızda ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Efendinin üstlendiği, kesinleşmiş bir yargıdır.
Ey tekrar dirilişi inkar edenler! İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.
İçinizden oraya gelmeyecek yoktur; bu, Efendinin gerçekleştireceği kesin bir karardır.
İçinizden oraya gelmeyecek yoktur; bu, Rabbinin gerçekleştireceği kesin bir karardır.
İçinizden oraya varmayacak hiçbir kimse yoktur ve bu, Rabbinin üstlenmiş olduğu kesinleşmiş bir hükümdür.
Hem içinizden hiç biri yoktur ki mutlak ona varacak olmasın ve bu rabbının uhdesine vacib kıldığı bir kazıyyei mahkeme olmuştur
Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır. dipnot 2
Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır. dipnot 2
Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür. dipnot 2
Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.
Sizden hiç biriniz müstesna olmamak üzere ille oraya (cehenneme) uğrıyacakdır. Bu, Rabbinin üzerine kat'i olarak aldığı, kazaa etdiği (bir şey) dir.
Sizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbının yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.
(64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.
Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükmüdür.
İçinizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesin borçtur.
Sizden (Rahman'a baş kaldıranlardan) oraya varmayacak biri yoktur dipnot 1 . Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür.
Sizden dipnot 1 oraya suya koşarcasına gitmeyecek dipnot 2 yoktur. Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür.
Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.
Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.
İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbin üzerinde kesinleşmiş bir hükümdür.
None of you people but shall go by it -the confines of Hell-, an inevitable event that is promised by Allah and incumbent upon Him and no one is destined to escape it.
but every single one of you will approach it, a decree from your Lord which must be fulfilled.
Not one of you but will pass over it: this is, with thy Lord, a Decree which must be accomplished.
There is not one of you but shall pass by Hell. dipnot 1 This is a decree which your Lord will fulfil.
There is not one of you who will not come to it. That is the final decision of your Lord.
There is not one of you but will pass over it (Hell): this is with your Lord; a Decree which must be accomplished.[1]
There is none of you but will come to it: a [matter that is a] decided certainty with your Lord.
There is none among you, (O those condemned to Hell!), but he shall reach there (- the Hell). This is (a promise) binding on your Lord, an absolute decree.
Not one of you there is, but he shall go down to it; that for thy Lord is a thing decreed, determined.
Every one of you will tour the Hell (to feel how awful of a place it is. )
There is not one of you who will not go down to it, - that is settled and decided by thy Lord.
Every single one of you must pass by it. This for your Lord is a certainty that will come to pass.
There shall be none of you but shall descend into the same hell: This is an established decree upon thy Lord.
And surely We are best aware of those who are most deserving to be broiled therein.
And decidedly not one of you (there is), except that he will go (herded) down to it; that, for your Lord, has been a thing decreed, a must.
There is not one of you but shall approach it. That is a fixed ordinance of thy Lord.
There is not one among you who will not reach it. Your Lord has made this incumbent on Himself.
And every one of you will come within sight of it: this is, with thy Sustainer, a decree that must be fulfilled.
There is none of you who will not pass over it.[1] ˹This is˺ a decree your Lord must fulfil.
And every single one of you must pass by it. This for your Lord is a certainty that will come to pass.
Every single one of you must see it; this is an irrevocable decision of your Lord.
And there is none of you except he will come to it. This is upon your Lord an inevitability decreed.
And there is not one of you save will arrive at it; that is upon thy Lord an inevitability decreed.
Everyone of you (followers of the most stubborn rebels) will approach it (19:69), (19:86), (21:99)). This is a fixed decree of your Lord.
And (there is) not one of you who will not go over it (Fire): That is a Decree with your Lord, which must be completed.
There is none among you who does not have to arrive at it. This is undertaken by your Lord as an absolute decree, bound to be enforced.
And every single one of you will encounter it. This for your Lord is a certainty that will come to pass.