Meryem suresi

Meryem suresi, 71. ayet

Meryem suresi, 71. ayet. وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا

veim minküm illâ vâridühâ. kâne `alâ rabbike ḥatmem maḳḍiyyâ.

Diyanet İşleri

(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 68–74 · surenin 71. ayeti / 98
  1. Meryem 68

    Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.

  2. Meryem 69

    Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankar olanları mutlaka çekip çıkaracağız.

  3. Meryem 70

    Sonra, oraya girmeye en layık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.

  4. 71

    (Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

  5. Meryem 72

    Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.

  6. Meryem 73

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkar edenler, inananlara, "İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?" dediler.

  7. Meryem 74

    Biz onlardan önce, mal mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helak ettik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

71. Bu hitap, iyileriyle, kötüleriyle, mü’minleriyle, kâfirleriyle bütün insanlara yöneliktir. Onlardan cehenneme uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Yüce Allah’ın gerçekleştirmeyi kesinlikle üzerine aldığı ve bu yolla kullarını korkutup uyardığı bir hükümdür. Bu hükmün yerine gelmesi kaçınılmazdır, bunun meydana gelmesinden başka yol yoktur. Buradaki uğramanın (الورود) manası hakkında farklı görüşler vardır. Bir görüşe göre bu, bütün insanların dehşete düşmelerine yol açacak şekilde cehennemin yakınına kadar gelmeleridir. Bundan sonra ise Yüce Allah takvâ sahiplerini kurtaracaktır. Bir diğer görüşe göre uğramaktan kasıt, oraya girmek ve orada hazır bulunmaktır. Bu takdirde orası mü’minler için serin ve esenlik olacaktır. Diğer bir görüşe göre ise uğramak cehennem üzerinde bulunan Sırattan geçmektir. İnsanlar, amellerine göre oradan geçecekler, kimisi göz açıp kaparcasına, kimisi rüzgar gibi, kimisi asil atlar gibi, kimisi hızlı koşan develer gibi süratle geçecektir. Kimisi hızlıca koşarak, kimisi yürüyerek, kimisi sürünerek geçecektir, kimisi de yakalanıp ateşe atılacaktır. Kısacası herkes takvâsı oranında oradan geçecektir. Bundan dolayı Yüce Allah, bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey İnsanlar!- Cehennemin ortasına kurulmuş Sırat köprüsünden geçmeyecek kimse kalmayacaktır. Bu geçiş Allah'ın kesin bir hükme bağladığı bir husustur. O'nun bu hükmünü kimse geri çeviremez.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِن ve in ve yoktur
  2. مِّنكُمْ minkum içinizden
  3. إِلَّا illa hiç kimse
  4. وَارِدُهَا ۚ variduha oraya gitmeyecek kök: ورد
  5. كَانَ kane (bu) kök: كون
  6. عَلَىٰ ala üzerine
  7. رَبِّكَ rabbike Rabbinin kök: ربب
  8. حَتْمًۭا hatmen bir borçtur kök: حتم
  9. مَّقْضِيًّۭا mekdiyyen kesin kök: قضي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ورد (11 geçiş)

    Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!

  • Aynı kök: ورد (11 geçiş)

    Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı…

  • Aynı kök: ورد (11 geçiş)

    (85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş)

    O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş)

    Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan,…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş)

    Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar?…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Ey inkârcılar)! Sizden oraya (cehenneme) girmeyecek kimse yoktur. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Genellikle bu ayete dayanılarak her müslümanın mutlaka cehennemi göreceği iddia edilmektedir. Oysa Meryem 19:66. ayetten itibaren konu, mahşerdeki diriltilmeyi inkâr edenlerle ilgilidir. Cehennemi görecek ve oraya girecek olanlar bu kişilerdir. Takvâ (duyarlılık) sahibi olanlar cehennemden uzak tutulmuş olacaklardır. Bu yüzden bu ayet Enbiyâ 21:98-102, Zümer 39:61 ve Leyl 92:15-18. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Mahşer gününün korkunç yapısından güvende olacak kişilerin bulunacağı Neml 27:89'da müjdelenmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Başka yolu yok; (siz ey cehennemlikler) mutlaka her biriniz oraya varacaksınız: Bu Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.

Muhammed Esed

Ve sizin her biriniz onu görebilecek bir noktaya varacaksınız: Bu, Rabbin katında yerine getirilmesi gerekli bir hükümdür.

Ahmed Hulusi

Sizden Cehennem'e uğramayacak hiç kimse yoktur! Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.

Ali Bulaç

Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.

Ali Özek ve heyeti

İçinizden, oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.

Ali Rıza Safa

Aranızda ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Efendinin üstlendiği, kesinleşmiş bir yargıdır.

Bayraktar Bayraklı

Ey tekrar dirilişi inkar edenler! İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.

Edip Yüksel

İçinizden oraya gelmeyecek yoktur; bu, Efendinin gerçekleştireceği kesin bir karardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İçinizden oraya gelmeyecek yoktur; bu, Rabbinin gerçekleştireceği kesin bir karardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçinizden oraya varmayacak hiçbir kimse yoktur ve bu, Rabbinin üstlenmiş olduğu kesinleşmiş bir hükümdür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem içinizden hiç biri yoktur ki mutlak ona varacak olmasın ve bu rabbının uhdesine vacib kıldığı bir kazıyyei mahkeme olmuştur

Erhan Aktaş

Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır. dipnot 2

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap görme alanına, mahşer yerine.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette, kastedilen şey şudur: Herkes mahşer alanına, hesap görmek üzere toplanacak. Hesap görmekten hiç kimse istisna tutulmayacak. Devam eden ayette de dendiği gibi, takva sahipleri kurtulacak ve zalimler de Cehennem için orada diz üstü çökmüş halde bekleyeceklerdir. Ayet, böyle söylemesine karşın, geleneksel anlayışın İsrailiyyat referanslı çeviri ve tefsirlerinde; Mü'min, Kafir herkes önce Cehennem'e gidecek, günahının cezası kadar Cehennem'de kaldıktan sonra, Cennet'e geçecek denmektedir. Oysaki 66. ayetten 73. ayete kadar olan ayetlere bir konu bütünlüğünde bakılmalıdır. Ayette doğrudan Cehennem kelimesi geçmediği halde "oraya" zamirine Cehennem olarak anlam verilmektedir. Oysaki Cehennem olarak çevrilen "oraya" zamiri Cehennemi değil, mahşer alanını işaret etmektedir. 21:101 ve 102. ayetleri Mü'minlerin Cehennem'in uğultusunu bile duymayacaklarını söylemektedir. Ayrıca, yüzlerce ayette de açıkça ifade edildiği gibi, Cennet de Cehennem de kalıcıdır. Cehennem'e gidenler Cehennem'den bir daha çıkamayacaklardır. İnancı ne olursa olsun; Müslim de olsa, günahı sevabından fazla olanlar, Cehennem'e gideceklerdir. Ne var ki Cehennem de tıpkı Cennet gibi kısım kısım, derece derecedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır. dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap görme alanına, mahşer yerine.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette, kastedilen şey açıkça şudur: Herkes mahşer alanına, hesap görmek üzere toplanacak. Hesap görmekten hiç kimse istisna tutulmayacak. Devam eden ayette de dendiği gibi, takva sahipleri kurtulacak ve zalimler de Cehennem için orada diz üstü çökmüş halde bekleyeceklerdir. Ayet, açıkça böyle söylemesine karşın, geleneksel anlayışın İsrailiyyat referanslı çeviri ve tefsirlerinde; Mü'min, Kafir herkes önce Cehennem'e gidecek, günahının cezası kadar Cehennem'de kaldıktan sonra, Cennet'e geçecek denmektedir. Oysaki
  3. metne dön, dipnot 3
    Ayetten
  4. metne dön, dipnot 4
    Ayete kadar olan ayetlere bir konu bütünlüğünde bakılmalıdır. Ayette doğrudan Cehennem sözcüğü geçmediği halde "oraya" zamirine Cehennem olarak anlam verilmektedir. Oysaki Cehennem olarak çevrilen "oraya" zamiri Cehennemi değil, mahşer alanını işaret etmektedir. 21:101:102 ayetleri Mü'minlerin Cehennem'in uğultusunu bile duymayacaklarını söylemektedir. Ayrıca, yüzlerce ayette de açıkça ifade edildiği gibi, Cennet de Cehennem de kalıcıdır. Cehennem'e gidenler Cehennem'den bir daha çıkamayacaklardır. İnancı ne olursa olsun; Müslüman da olsa, günahı sevabından fazla olanlar, Cehennem'e gideceklerdir. Ne var ki Cehennem de tıpkı Cennet gibi derece derecedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap görme alanına, mahşer yerine.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette kast edilen şey açıkça şudur: Herkes mahşer alanına, hesap görmek üzere toplanacak. Hesap görmekten hiç kimse istisna tutulmayacak. Devam eden ayette de dendiği gibi, takva sahipleri kurtulacak ve zalimler de Cehennem için orada diz üstü çökmüş halde bekleyeceklerdir. Ayet, açıkça böyle söylemesine karşın, geleneksel anlayışın İsrailiyat eksenli çeviri ve açıklamalarında; mü'min, kafir herkes önce Cehennem'e gidecek, günahının cezası kadar Cehennem'de kaldıktan sonra, Cennet'e geçecek denmektedir. Oysaki 66. Ayetten 73. Ayete kadar olan ayetlere bir konu bütünlüğünde bakılmalıdır. Ayette doğrudan Cehennem sözcüğü geçmediği halde "oraya" zamirine Cehennem olarak anlam verilmektedir. Oysaki Cehennem olarak çevrilen "oraya" zamiri Cehennemi değil, mahşer alanını işaret etmektedir. 21/Enbiya 101-102 ayetleri mü'minlerin Cehennemin uğultusunu bile duymayacaklarını söylemektedir. Ayrıca, yüzlerce ayette de açıkça ifade edildiği gibi, Cennet de Cehennem de kalıcıdır. Cehennem'e gidenler Cehennem'den bir daha çıkamayacaklardır. İnancı ne olursa olsun; isterse Müslüman olsun, günahı sevabından fazla olanlar, Cehennem'e gideceklerdir. Ne var ki Cehennem de tıpkı Cennet gibi derece derecedir.

Gültekin Onan

Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.

Hasan Basri Çantay

Sizden hiç biriniz müstesna olmamak üzere ille oraya (cehenneme) uğrıyacakdır. Bu, Rabbinin üzerine kat'i olarak aldığı, kazaa etdiği (bir şey) dir.

İbni Kesir

Sizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbının yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.

Mehmet Alagaş

(64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükmüdür.

Süleyman Ateş

İçinizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesin borçtur.

Süleymaniye Vakfı

Sizden (Rahman'a baş kaldıranlardan) oraya varmayacak biri yoktur dipnot 1 . Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Müminlerin bir kesimi, cehennemin hışırtısını bile duymadan doğrudan cennete gideceklerdir. Burada anlatılanlar, bu kesimin dışında kalanlardır (Enbiya 21/101-103).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizden dipnot 1 oraya suya koşarcasına gitmeyecek dipnot 2 yoktur. Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Meryem 19/63. ayetin kapsamına girmeyenlerden.
  2. metne dön, dipnot 2
    Buradaki varid = وَارِد su başına giden" (Müfredat) kelimesinden hareketle, ayette, cehenneme girmekten değil, çevresinde toplanmaktan söz edildiği, zaten; "Sonra diz çöktürerek cehennemin çevresine getireceğiz" ayetinin bunu gösterdiği iddia edilir. Cehennem sözlükte, tutuşturulmuş ateş demektir (Müfredat).Dolayısıyla ahiretteki cehennemin içi, cehennemlerle dolu olacaktır. Varid = وَارِد, cehennem ile birlikte kullanılınca suya gider gibi cehenneme gidenleri ifade eder. Bir ayet şöyledir:  "Firavun kıyamet günü halkının önüne düşecek, suya götürür gibi onları ateşe götürecektir. Başına varılan su ne kötü sudur!" (Hud 11/98) Bu kelime, cehenneme girme anlamına da kullanılmıştır. İlgili ayetlerden biri şudur:  َ"Siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehenneme atılacak şeylerdir. Hepiniz oraya gireceksiniz." (Enbiya 21/98)   Sonuç olarak günahı çok olan Müslümanlar da tutuşturulmuş cehennem ateşinin çevresinde toplanacaklardır.

Şaban Britch

Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.

Şaban Piriş

Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.

Yaşar Nuri Öztürk

İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbin üzerinde kesinleşmiş bir hükümdür.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

None of you people but shall go by it -the confines of Hell-, an inevitable event that is promised by Allah and incumbent upon Him and no one is destined to escape it.

Abdul Haleem

but every single one of you will approach it, a decree from your Lord which must be fulfilled.

Abdullah Yusuf Ali

Not one of you but will pass over it: this is, with thy Lord, a Decree which must be accomplished.

Abul A'la Maududi

There is not one of you but shall pass by Hell. dipnot 1 This is a decree which your Lord will fulfil.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    According to some traditions, "pass over it (Hell)" means to enter Hell, but none of these traditions is authentic. Then this interpretation goes against the Quran and a great many authentic traditions, which clearly state that the true believers will never be cast into Hell. Lexically also, variduha (being presented unto) is not synonymous with dukhul (causing to enter). Therefore, the correct meaning would be that every human being will be presented before Hell, but then, as the next verse clarifies, the pious people will be rescued and the transgressors left therein on their knees. 7

Aisha Bewley

There is not one of you who will not come to it. That is the final decision of your Lord.

Al-Hilali & Khan

There is not one of you but will pass over it (Hell): this is with your Lord; a Decree which must be accomplished.[1]

Ali Quli Qarai

There is none of you but will come to it: a [matter that is a] decided certainty with your Lord.

Amatul Rahman Omar

There is none among you, (O those condemned to Hell!), but he shall reach there (- the Hell). This is (a promise) binding on your Lord, an absolute decree.

Arthur John Arberry

Not one of you there is, but he shall go down to it; that for thy Lord is a thing decreed, determined.

Bijan Moeinian

Every one of you will tour the Hell (to feel how awful of a place it is. )

E. Henry Palmer

There is not one of you who will not go down to it, - that is settled and decided by thy Lord.

Edip-Layth

Every single one of you must pass by it. This for your Lord is a certainty that will come to pass.

George Sale

There shall be none of you but shall descend into the same hell: This is an established decree upon thy Lord.

Hamid S. Aziz

And surely We are best aware of those who are most deserving to be broiled therein.

Mahmoud Ghali

And decidedly not one of you (there is), except that he will go (herded) down to it; that, for your Lord, has been a thing decreed, a must.

Marmaduke Pickthall

There is not one of you but shall approach it. That is a fixed ordinance of thy Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

There is not one among you who will not reach it. Your Lord has made this incumbent on Himself.

Muhammad Asad

And every one of you will come within sight of it: this is, with thy Sustainer, a decree that must be fulfilled.

Mustafa Khattab

There is none of you who will not pass over it.[1] ˹This is˺ a decree your Lord must fulfil.

Progressive Muslims

And every single one of you must pass by it. This for your Lord is a certainty that will come to pass.

Rashad Khalifa

Every single one of you must see it; this is an irrevocable decision of your Lord.

Sahih International

And there is none of you except he will come to it. This is upon your Lord an inevitability decreed.

Sam Gerrans

And there is not one of you save will arrive at it; that is upon thy Lord an inevitability decreed.

Shabbir Ahmed

Everyone of you (followers of the most stubborn rebels) will approach it (19:69), (19:86), (21:99)). This is a fixed decree of your Lord.

Syed Vickar Ahamed

And (there is) not one of you who will not go over it (Fire): That is a Decree with your Lord, which must be completed.

Taqi Usmani

There is none among you who does not have to arrive at it. This is undertaken by your Lord as an absolute decree, bound to be enforced.

The Monotheist Group

And every single one of you will encounter it. This for your Lord is a certainty that will come to pass.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩