Diyanet İşleri
İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.
Meryem suresi · 66–72. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Meryem suresi, 66. ayet. وَيَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ أَءِذَا مَا مِتُّ لَسَوْفَ أُخْرَجُ حَيًّا
İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.
(İnkârcı) insan der ki: "Öldüğüm zaman mı (mahşerde) diri olarak (topraktan) çıkartılacağım!" dipnot 1
Buna karşın insan kalkıp "Ne yani" der, "ölümümün ardından gün gelip tekrar mi diriltileceğim?"
Bütün bunlara rağmen, insan (yine de) kalkıp: "Ne yani," der, "Ben öldükten sonra, yeniden hayata mı döndürüleceğim?"
İnsan der ki: "Ben öldükten sonra ölümsüz olarak mı çıkarılacağım?"
İnsan demektedir ki: "Ben öldükten sonra mı, gerçekten diri olarak çıkarılacağım?"
İnsan der ki: «Öldüğüm zaman sahi diri olarak (kabrimden) çıkarılacak mıyım?»
Ve insan, şöyle der: "Öldüğümde, gerçekten, yeniden yaşam verilmiş olarak mı çıkarılacağım?"
İnsan der ki: "Öldüğüm zaman sahiden diri olarak çıkarılacak mıyım?"
"Öldüğüm zaman diri olarak çıkarılacak mıyım?" diye soruyor insan.
'Öldüğüm zaman diri olarak çıkarılacak mıyım,' diye soruyor insan.
Böyle iken insan diyor ki: "Öldüğüm zaman, ileride mutlaka bir hayat sahibi kimse olarak çıkarılacak mıyım?"
Böyle iken insan diyor ki: her ne zaman ölürsem ileride mutlak bir zihayat olarak çıkarılacak mıyım?
İnsan: "Öldükten sonra gerçekten yeniden diriltilecek miyim?" diyor.
İnsan: "Öldükten sonra gerçekten yeniden diriltilecek miyim?" diyor.
İnsan: "Öldükten sonra gerçekten yeniden diriltilecek miyim?" diyor.
İnsan demektedir ki: "Ben öldükten sonra mı, gerçekten diri olarak çıkarılacağım?"
İnsan der ki: "Ben öldüğüm zaman mı, her halde diri olarak çıkarılacağım"?
İnsan der ki: Ben, öldüğümde mi diriltileceğim?
(64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.
İnsan: “Ben öldükten sonra mı diriltilip çıkarılacakmışım?” der.
İnsan: "Ben öldükten sonra mı diri olarak çıkarılacağım?" diyor.
İnsan der ki: "Ben öldükten sonra gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?"
İnsan der ki "Öldüğümde, gerçekten daha sonra diriltilip çıkarılacak mıyım?"
İnsan, öldükten sonra tekrar yeniden diriltilecek miyim? diyor.
İnsan, öldükten sonra tekrar yeniden diriltilecek miyim? diyor.
Diyor ki insan: "Öldüğüm zaman diri olarak tekrar çıkarılacak mıyım?"
Meryem suresi, 67. ayet. أَوَلَا يَذْكُرُ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ وَلَمْ يَكُ شَيْـًٔا
İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?
O insan, daha önce hiçbir şey değilken onu yarattığımızı hiç hatırlamaz (düşünmez) mi? dipnot 1
Peki ama, insan hatırlamaz mı ki hiçbir şey değilken kendisini de Biz yaratmıştık?
Peki, insan aklına getirmiyor mu ki, Biz onu daha önce yoktan var etmiştik?
O insan, daha önce o yok iken onu yarattığımızı hatırlamaz mı?
İnsan önceden, hiç bir şey değilken, gerçekten bizim onu yaratmış bulunduğumuzu (hiç) düşünmüyor mu?
İnsan düşünmez mi ki, daha önce o hiçbir şey olmadığı halde biz kendisini yaratmışızdır ?
Oysa insan, daha önce hiçbir şey değilken, onu nasıl yarattığımızı düşünmüyor mu?
İnsan düşünmez mi ki, daha önce hiçbir şey olmadığı halde biz kendisini yaratmışızdır?
İnsan, önceden hiçbir şey değilken kendisini nasıl yarattığımızı düşünmez mi?
İnsan, önceden hiç bir şey değilken kendisini nasıl yarattığımızı düşünmez mi?
Yoksa o insan hiçbirşey değilken, Bizim, kendisini yaratmış olduğumuzu düşünmez mi?
Ya o insan hiç bir şey değil iken bizim kendisini halketmiş olduğumuzu düşünmez mi?
Oysaki daha önce hiçbir şey değilken, kendisini yoktan var ettiğimizi düşünmüyor mu?
Oysaki daha önce hiçbir şey değilken, kendisini yoktan var ettiğimizi düşünmüyor mu?
Oysaki daha önce hiçbir şey değilken, kendisini yoktan var ettiğimizi düşünmüyor mu?
İnsan önceden, hiç bir şey değilken, gerçekten bizim onu yaratmış bulunduğumuzu (hiç) düşünmüyor mu?
İnsan düşünmez mi ki onu daha evvel ve O, bir şey değilken kendisini hakıykaten biz yaratdık.
İnsan hiç düşünmez mi ki; kendisi önceden bir şey değilken, Biz yarattık onu.
(64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.
İnsan, daha önce hiçbir şey değilken kendisini yarattığımızı hiç düşünmüyor mu?
İnsan önceden hiçbir şey değilken kendisini nasıl yarattığımızı düşünmüyor mu?
Peki o insan, daha önce hiçbir şey değilken onu yarattığımızı aklına getirmez mi dipnot 1 !
O insan, önceleri hiç bir şey değilken kendini yarattığımızı aklına getirmez mi?
İnsan, daha önce hiç bir şey değilken kendisini yarattığımızı hiç düşünmüyor mu?
İnsan, daha önce hiç bir şey değilken kendisini yarattığımızı hiç düşünmüyor mu?
Hatırlamıyor mu insan; o daha önce hiçbir şey değilken, onu biz yarattık.
Meryem suresi, 68. ayet. فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَٱلشَّيَٰطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا
Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.
Rabbine yemin olsun: Şüphesiz ki onları (inkârcıları) ve şeytanları toplayacağız. Sonra elbette hepsini cehennemin çevresinde diz üstü hazır bulunduracağız.
Madem öyle, Rabbine andolsun ki onları Şeytanlarla bir araya toplayacağız; ardından cehennemin etrafında perişan bir halde getirteceğiz;
Öyleyse, Rabbine andolsun ki, Biz onları (Hesap Günü'nde, kendilerini hayattayken yönlendiren) şeytani güçlerle bir araya toplayacak ve sonra cehennemin çevresinde diz üstü bekleteceğiz;
Rabbine yemin olsun ki, onları şeytanlarla beraber haşredeceğiz. . . Sonra onları elbette Cehennem'in etrafında dizüstü çökmüş halde bulundururuz.
Andolsun Rabbine, biz onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır bulunduracağız.
Öyle ise, Rabbine andolsun ki, muhakkak surette onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.
Artık, Efendine yemin olsun ki, onları ve şeytanları kesinlikle toplayacağız. Sonra, cehennemin çevresinde, diz üstü çökmüş olarak bulunduracağız.
Öyle ise, Rabbine andolsun ki, elbette onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.
Efendine ant olsun, onları ve sapkınları toplayacağız. Sonra onları cehennemin çevresine getireceğiz. Diz çökmüş halde...
Rabbine and olsun, onları ve şeytanları toplayacağız. Sonra onları cehennemin çevresine getireceğiz. Diz çökmüş halde...
Evet Rabbine yemin ederim ki, Biz onları ve o şeytanları mutlaka ve mutlaka mahşerde toplayacağız, sonra da onları kesinlikle cehennemin etrafında diz üstü hazır bulunduracağız.
Evet rabbına kasem ederim ki biz onları ve o Şeytanları muhakkak ve muhakkak mahşere toplıyacağız, sonra onları muhakkak ve muhakkak dizleri üstü Cehennemin etrafına ihzar eyliyeceğiz
Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları dipnot 1 kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.
Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları dipnot 1 kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.
Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları dipnot 1 kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.
Andolsun rabbine, biz onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır bulunduracağız.
Binaen'aleyh Rabbine andolsun ki biz onları da, şeytanları da elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları behemehal cehennemin etrafında diz üstü haazır tutacağız.
Rabbına andolsun ki; Biz, onları da, şeytanları da beraber mutlaka haşr edeceğiz. Sonra cehennemin yanında diz çöktürerek hazır bulunduracağız.
(64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.
Rabbine andolsun ki, onları ve Şeytanları bir araya toplayacağız ve sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette Cehennem'in çevresinde hazır bulunduracağız.
Rabbine andolsun ki, onları ve şeytanları mutlaka toplayacağız, sonra onları diz çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde bulunduracağız.
Rabbine yemin olsun ki onları ve şeytanları dipnot 1 toplayacak, sonra cehennem ateşinin çevresinde diz çökmüş olarak bir araya getireceğiz.
Rabbine yemin olsun ki onları, şeytanlarıyla birlikte toplayacağız. Sonra alevli ateşin çevresinde diz çöktüreceğiz.
Rabbine andolsun ki, onları ve şeytanları bir araya toplayacağız ve sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette Cehennem'in çevresinde hazır bulunduracağız.
Rabbine andolsun ki, onları ve şeytanları bir araya toplayacağız ve hepsini cehennemin etrafında diz çöktürüp bekleteceğiz.
Rabbine yemin olsun ki; onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra hepsini diz çökmüş halde cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.
Meryem suresi, 69. ayet. ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شِيعَةٍ أَيُّهُمْ أَشَدُّ عَلَى ٱلرَّحْمَٰنِ عِتِيًّا
Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankar olanları mutlaka çekip çıkaracağız.
Ardından her gruptan Rahmân'a en çok asi olanları kesin olarak çekip ayıracağız. dipnot 1
sonra her topluluktan, O rahmet kaynağına karşı kimin daha azgın ve sapkın olduğunu seçip ortaya çıkaracağız;
Ve sonra her (günahkar) topluluktan O sınırsız rahmet Sahibi'ne kibir ve dik başlılıkta ileri gidenleri ayırıp öne çıkaracağız;
Sonra da her gruptan, onların azgınlık ve isyan itibarıyla Rahman'a inkarda en katı olanlarını çekip çıkarırız (ateş için).
Sonra, her bir gruptan Rahman (olan Allah)a karşı azgınlık göstermek bakımından en şiddetli olanını ayıracağız.
Sonra her milletten, Rahman olan Allah'a en çok âsi olanlar hangileri ise çekip ayıracağız.
Sonra, her kümenin içinden, Bağışlayana en çok karşı gelenleri ayıracağız.
Sonra her milletten, Rahman olan Allah'a en çok asi olanlar hangileri ise onları çekip ayıracağız.
Sonra her gruptan, Rahman'a karşı azgınlıkta ileri gidenleri ayıklayacağız.
Sonra her gruptan, Rahman'a karşı azgınlıkta ileri gidenleri ayıklayacağız.
Sonra her topluluktan Rahman'a karşı en çok isyan edenleri hangileri ise muhakkak ve muhakkak çekip alacağız.
Sonra her zümreden rahmana karşı en ziyade serkeşlik eden hangileri ise muhakkak ve muhakkak nez'edeceğiz
Sonra, her topluluktan, Rahman'a karşı kim başkaldırmışsa onları mutlaka ortaya çıkaracağız.
Sonra, her topluluktan, Rahman'a karşı kim başkaldırmışsa onları mutlaka ortaya çıkaracağız.
Sonra, her topluluktan, Rahman'a karşı kim başkaldırmışsa onları mutlaka ortaya çıkaracağız.
Sonra, her bir gruptan Rahmana karşı azgınlık göstermek bakımından en şiddetli olanını ayıracağız.
Sonra her ümmetden hangisi rahman olan (Allaha) karşı daha ziyade aasi ve cür'etkar olmuşsa muhakkak ve muhakkak (evvela onu) ayırıb atacağız.
Sonra her toplumdan Rahman'a karşı en çok başkaldıranları ortaya koyacağpız.
(64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.
Sonra her bir topluluktan, Rahman’a karşı en isyankâr olanları mutlaka çekip çıkaracağız.
Sonra her milletten Rahman'a en çok karşı geleni ayıracağız.
Sonra belli bir kişi etrafında toplanan her bir gruptan dipnot 1 Rahman'a en fazla başkaldıranları çekip ayıracağız.
Sonra her sınıfın içinden Rahman'a dipnot 1 en güçlü baş kaldıranları çekip ayıracağız.
Sonra her cemaatten Rahman’a karşı en çok başkaldıranı çekip alacağız.
Sonra her cemaatten Rahman'a karşı en çok başkaldıranı ortaya atacağız.
Sonra her gruptan, Rahman'a karşı kafa tutmada daha şiddetli davrananlar kimlerse, onları ayıracağız.
Meryem suresi, 70. ayet. ثُمَّ لَنَحْنُ أَعْلَمُ بِٱلَّذِينَ هُمْ أَوْلَىٰ بِهَا صِلِيًّا
Sonra, oraya girmeye en layık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.
Sonunda oraya yaslanmaya en layık olanları elbette biz çok iyi bileniz.
hem Biz, kimin cehenneme yaslanmayı en çok hak ettiğini elbet daha iyi biliriz.
çünkü cehennem ateşini en çok kimin hak ettiğini, şüphesiz en iyi Biz biliriz.
Zira ateşte yanmayı kimler hak etmiştir biz iyi biliriz.
Sonra biz ona (cehenneme) girmeye kimlerin en çok uygun olduğunu daha iyi biliriz.
Sonra, orayı boylamaya daha çok müstahak olanları elbette biz daha iyi biliriz.
Ona girmeyi en çok hak edenleri, kesinlikle en iyi Biz biliriz.
Sonra, orayı boylamaya daha çok layık olanları elbette biz en iyi biliriz.
Orada yanmayı en çok kimin hak ettiğini elbette biz gayet iyi biliriz.
Orada yanmayı en çok kimin hakkettiğini elbette biz gayet iyi biliriz.
Sonra Biz, elbette o cehenneme yaslanmaya en layık olanların kimler olduğunu daha iyi biliriz.
Sonra elbette biz o Cehenneme yaslanmıya evla olanların kimler olduğunu daha iyi biliriz:
Sonra Biz, onu dipnot 1 kimlerin hak ettiğini elbette daha iyi biliriz.
Sonra Biz, onu dipnot 1 kimlerin hak ettiğini elbette daha iyi biliriz.
Sonra Biz, onu dipnot 1 kimlerin hak ettiğini elbette daha iyi biliriz.
Sonra biz ona (cehenneme) girmeye kimlerin en çok uygun olduğunu iyi biliriz.
Sonra biz ona (cehenneme) girib yanmıya daha çok layık olanları da elbet pek iyi bileniz.
Cehenneme en çok layık olanları elbette Biz, biliriz.
(64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.
Sonra biz ona (Cehennem'e) girmeye kimlerin en layık olduğunu daha iyi bilmekteyiz.
Sonra, elbette biz, kimlerin oraya girmeğe uygun olduğunu daha iyi biliriz.
Zaten orada sürekli kalmayı kimin hak ettiğini iyi biliriz.
Zaten Cehennemde sürekli kalmayı dipnot 1 kimin hak ettiğini iyi biliriz"
Sonra biz ona (Cehennem'e) girmeye kimlerin en layık olduğunu daha iyi bilmekteyiz.
Sonra biz, cehenneme atılmaya layık olanlarını en iyi biz biliriz.
Elbette ki biz, oraya girmeye daha layık olanların kimler olduğunu herkesten iyi biliriz.
Meryem suresi, 71. ayet. وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا
(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.
(Ey inkârcılar)! Sizden oraya (cehenneme) girmeyecek kimse yoktur. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür. dipnot 1
Başka yolu yok; (siz ey cehennemlikler) mutlaka her biriniz oraya varacaksınız: Bu Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.
Ve sizin her biriniz onu görebilecek bir noktaya varacaksınız: Bu, Rabbin katında yerine getirilmesi gerekli bir hükümdür.
Sizden Cehennem'e uğramayacak hiç kimse yoktur! Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.
Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.
İçinizden, oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.
Aranızda ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Efendinin üstlendiği, kesinleşmiş bir yargıdır.
Ey tekrar dirilişi inkar edenler! İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.
İçinizden oraya gelmeyecek yoktur; bu, Efendinin gerçekleştireceği kesin bir karardır.
İçinizden oraya gelmeyecek yoktur; bu, Rabbinin gerçekleştireceği kesin bir karardır.
İçinizden oraya varmayacak hiçbir kimse yoktur ve bu, Rabbinin üstlenmiş olduğu kesinleşmiş bir hükümdür.
Hem içinizden hiç biri yoktur ki mutlak ona varacak olmasın ve bu rabbının uhdesine vacib kıldığı bir kazıyyei mahkeme olmuştur
Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır. dipnot 2
Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır. dipnot 2
Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür. dipnot 2
Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.
Sizden hiç biriniz müstesna olmamak üzere ille oraya (cehenneme) uğrıyacakdır. Bu, Rabbinin üzerine kat'i olarak aldığı, kazaa etdiği (bir şey) dir.
Sizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbının yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.
(64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.
Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükmüdür.
İçinizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesin borçtur.
Sizden (Rahman'a baş kaldıranlardan) oraya varmayacak biri yoktur dipnot 1 . Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür.
Sizden dipnot 1 oraya suya koşarcasına gitmeyecek dipnot 2 yoktur. Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür.
Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.
Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.
İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbin üzerinde kesinleşmiş bir hükümdür.
Meryem suresi, 72. ayet. ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا
Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.
Sonra elbette biz takvâlı (duyarlı) olanları koruy(up kurtar)acağız; zalimleri ise diz üstü çökmüş olarak orada bırakacağız.
En sonunda, (hayatta) sorumluluk bilinciyle hareket etmiş olanları (oraya düşmekten) kurtaracağız; fakat kendilerine kötülük edenleri orada perişan bir halde bırakacağız.
Bir kere daha (hatırlatalım ki): Biz, Bize karşı sorumluluk bilinci taşıyanları (cehennemden) kurtaracağız; ama zalimleri onun içinde diz üstü bırakacağız.
Sonra korunanları (korunmanın getirisi, nurani kuvve sahiplerini) kurtarırız; nefsine zulmedenleri de dizüstü orada bırakırız.
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Sonra biz, Allah'tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız .
Sonra, sorumluluk bilinci taşıyanları kurtaracağız. Haksızlık yapanları da diz üstü çökmüş durumda bırakacağız.
Sonra biz, Allah'tan sakınanları cehennemden uzak tutarız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
Sonra, erdemlileri kurtaracağız. Zalimleri ise orada diz üstü bırakacağız.
Sonra, erdemlileri kurtaracağız. Zalimleri ise orada diz üstü bırakacağız.
Sonra takva sahiplerini kurtarırız ve zalimleri diz üstü bırakırız.
Sonra müttakı olanlara necat veririz de zalimleri dizleri üstü bırakırız
Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Sonra Biz takva sahiplerini dipnot 1 kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Sonra takvaaya erenleri kurtaracağız. Zaalimleri ise orada diz üstü düşmüş bir halde bırakacağız.
Sonra Biz, takvaya erenleri kurtaracağız. Zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
(64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.
Sonra, takva sahiplerini kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.
Sonra korunanları kurtarırız ve zalimleri öyle diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
İçinizden kendini (şirkten) korumuş olanları dipnot 1 daha sonra kurtaracak, bile bile yanlışlar içinde kalanları dipnot 2 da orada dizleri üstüne çökmüş olarak bırakacağız dipnot 3 .
Allah'tan çekinerek kendini korumuş olanları dipnot 1 kurtaracak, yanlış yapanları (zalimleri) de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
Sonra, takva sahiplerini kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.
Sonra, korunanları kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.
Sonra biz, korunup sakınanları kurtaracağız. Zalimleri de orada dizleri üzerinde çökmüş bırakacağız.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.