Meryem suresi · 66–72. ayetler

Dirilişe itiraz; cehenneme uğramak

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Meryem suresi, 66. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 66. ayet. وَيَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ أَءِذَا مَا مِتُّ لَسَوْفَ أُخْرَجُ حَيًّا

    Diyanet İşleri

    İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.

    Mustafa İslamoğlu

    Buna karşın insan kalkıp "Ne yani" der, "ölümümün ardından gün gelip tekrar mi diriltileceğim?"

    Muhammed Esed

    Bütün bunlara rağmen, insan (yine de) kalkıp: "Ne yani," der, "Ben öldükten sonra, yeniden hayata mı döndürüleceğim?"

    Ahmed Hulusi

    İnsan der ki: "Ben öldükten sonra ölümsüz olarak mı çıkarılacağım?"

    Ali Bulaç

    İnsan demektedir ki: "Ben öldükten sonra mı, gerçekten diri olarak çıkarılacağım?"

    Ali Özek ve heyeti

    İnsan der ki: «Öldüğüm zaman sahi diri olarak (kabrimden) çıkarılacak mıyım?»

    Ali Rıza Safa

    Ve insan, şöyle der: "Öldüğümde, gerçekten, yeniden yaşam verilmiş olarak mı çıkarılacağım?"

    Bayraktar Bayraklı

    İnsan der ki: "Öldüğüm zaman sahiden diri olarak çıkarılacak mıyım?"

    Edip Yüksel

    "Öldüğüm zaman diri olarak çıkarılacak mıyım?" diye soruyor insan.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Öldüğüm zaman diri olarak çıkarılacak mıyım,' diye soruyor insan.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Böyle iken insan diyor ki: "Öldüğüm zaman, ileride mutlaka bir hayat sahibi kimse olarak çıkarılacak mıyım?"

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Böyle iken insan diyor ki: her ne zaman ölürsem ileride mutlak bir zihayat olarak çıkarılacak mıyım?

    Erhan Aktaş

    İnsan: "Öldükten sonra gerçekten yeniden diriltilecek miyim?" diyor.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnsan: "Öldükten sonra gerçekten yeniden diriltilecek miyim?" diyor.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnsan: "Öldükten sonra gerçekten yeniden diriltilecek miyim?" diyor.

    Gültekin Onan

    İnsan demektedir ki: "Ben öldükten sonra mı, gerçekten diri olarak çıkarılacağım?"

    Hasan Basri Çantay

    İnsan der ki: "Ben öldüğüm zaman mı, her halde diri olarak çıkarılacağım"?

    İbni Kesir

    İnsan der ki: Ben, öldüğümde mi diriltileceğim?

    Mehmet Alagaş

    (64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İnsan: “Ben öldükten sonra mı diriltilip çıkarılacakmışım?” der.

    Süleyman Ateş

    İnsan: "Ben öldükten sonra mı diri olarak çıkarılacağım?" diyor.

    Süleymaniye Vakfı

    İnsan der ki: "Ben öldükten sonra gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsan der ki "Öldüğümde, gerçekten daha sonra diriltilip çıkarılacak mıyım?"

    Şaban Britch

    İnsan, öldükten sonra tekrar yeniden diriltilecek miyim? diyor.

    Şaban Piriş

    İnsan, öldükten sonra tekrar yeniden diriltilecek miyim? diyor.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Diyor ki insan: "Öldüğüm zaman diri olarak tekrar çıkarılacak mıyım?"

  2. Meryem suresi, 67. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 67. ayet. أَوَلَا يَذْكُرُ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ وَلَمْ يَكُ شَيْـًٔا

    Diyanet İşleri

    İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?

    Mehmet Okuyan

    O insan, daha önce hiçbir şey değilken onu yarattığımızı hiç hatırlamaz (düşünmez) mi? dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Yâsîn 36:77-78. ayetlerle okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Peki ama, insan hatırlamaz mı ki hiçbir şey değilken kendisini de Biz yaratmıştık?

    Muhammed Esed

    Peki, insan aklına getirmiyor mu ki, Biz onu daha önce yoktan var etmiştik?

    Ahmed Hulusi

    O insan, daha önce o yok iken onu yarattığımızı hatırlamaz mı?

    Ali Bulaç

    İnsan önceden, hiç bir şey değilken, gerçekten bizim onu yaratmış bulunduğumuzu (hiç) düşünmüyor mu?

    Ali Özek ve heyeti

    İnsan düşünmez mi ki, daha önce o hiçbir şey olmadığı halde biz kendisini yaratmışızdır ?

    Ali Rıza Safa

    Oysa insan, daha önce hiçbir şey değilken, onu nasıl yarattığımızı düşünmüyor mu?

    Bayraktar Bayraklı

    İnsan düşünmez mi ki, daha önce hiçbir şey olmadığı halde biz kendisini yaratmışızdır?

    Edip Yüksel

    İnsan, önceden hiçbir şey değilken kendisini nasıl yarattığımızı düşünmez mi?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsan, önceden hiç bir şey değilken kendisini nasıl yarattığımızı düşünmez mi?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa o insan hiçbirşey değilken, Bizim, kendisini yaratmış olduğumuzu düşünmez mi?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya o insan hiç bir şey değil iken bizim kendisini halketmiş olduğumuzu düşünmez mi?

    Erhan Aktaş

    Oysaki daha önce hiçbir şey değilken, kendisini yoktan var ettiğimizi düşünmüyor mu?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Oysaki daha önce hiçbir şey değilken, kendisini yoktan var ettiğimizi düşünmüyor mu?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Oysaki daha önce hiçbir şey değilken, kendisini yoktan var ettiğimizi düşünmüyor mu?

    Gültekin Onan

    İnsan önceden, hiç bir şey değilken, gerçekten bizim onu yaratmış bulunduğumuzu (hiç) düşünmüyor mu?

    Hasan Basri Çantay

    İnsan düşünmez mi ki onu daha evvel ve O, bir şey değilken kendisini hakıykaten biz yaratdık.

    İbni Kesir

    İnsan hiç düşünmez mi ki; kendisi önceden bir şey değilken, Biz yarattık onu.

    Mehmet Alagaş

    (64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İnsan, daha önce hiçbir şey değilken kendisini yarattığımızı hiç düşünmüyor mu?

    Süleyman Ateş

    İnsan önceden hiçbir şey değilken kendisini nasıl yarattığımızı düşünmüyor mu?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O insan, önceleri hiç bir şey değilken kendini yarattığımızı aklına getirmez mi?

    Şaban Britch

    İnsan, daha önce hiç bir şey değilken kendisini yarattığımızı hiç düşünmüyor mu?

    Şaban Piriş

    İnsan, daha önce hiç bir şey değilken kendisini yarattığımızı hiç düşünmüyor mu?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hatırlamıyor mu insan; o daha önce hiçbir şey değilken, onu biz yarattık.

  3. Meryem suresi, 68. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 68. ayet. فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَٱلشَّيَٰطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا

    Diyanet İşleri

    Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.

    Mehmet Okuyan

    Rabbine yemin olsun: Şüphesiz ki onları (inkârcıları) ve şeytanları toplayacağız. Sonra elbette hepsini cehennemin çevresinde diz üstü hazır bulunduracağız.

    Mustafa İslamoğlu

    Madem öyle, Rabbine andolsun ki onları Şeytanlarla bir araya toplayacağız; ardından cehennemin etrafında perişan bir halde getirteceğiz;

    Muhammed Esed

    Öyleyse, Rabbine andolsun ki, Biz onları (Hesap Günü'nde, kendilerini hayattayken yönlendiren) şeytani güçlerle bir araya toplayacak ve sonra cehennemin çevresinde diz üstü bekleteceğiz;

    Ahmed Hulusi

    Rabbine yemin olsun ki, onları şeytanlarla beraber haşredeceğiz. . . Sonra onları elbette Cehennem'in etrafında dizüstü çökmüş halde bulundururuz.

    Ali Bulaç

    Andolsun Rabbine, biz onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır bulunduracağız.

    Ali Özek ve heyeti

    Öyle ise, Rabbine andolsun ki, muhakkak surette onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.

    Ali Rıza Safa

    Artık, Efendine yemin olsun ki, onları ve şeytanları kesinlikle toplayacağız. Sonra, cehennemin çevresinde, diz üstü çökmüş olarak bulunduracağız.

    Bayraktar Bayraklı

    Öyle ise, Rabbine andolsun ki, elbette onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.

    Edip Yüksel

    Efendine ant olsun, onları ve sapkınları toplayacağız. Sonra onları cehennemin çevresine getireceğiz. Diz çökmüş halde...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbine and olsun, onları ve şeytanları toplayacağız. Sonra onları cehennemin çevresine getireceğiz. Diz çökmüş halde...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Evet Rabbine yemin ederim ki, Biz onları ve o şeytanları mutlaka ve mutlaka mahşerde toplayacağız, sonra da onları kesinlikle cehennemin etrafında diz üstü hazır bulunduracağız.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Evet rabbına kasem ederim ki biz onları ve o Şeytanları muhakkak ve muhakkak mahşere toplıyacağız, sonra onları muhakkak ve muhakkak dizleri üstü Cehennemin etrafına ihzar eyliyeceğiz

    Erhan Aktaş

    Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları dipnot 1 kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sözüne uydukları, izinden gittikleri şeytan özellikli kimseleri.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları dipnot 1 kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sözüne uydukları, izinden gittikleri şeytan özellikli kimseleri. Sözcük anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, hakka, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları dipnot 1 kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sözüne uydukları, izinden gittikleri şeytan özellikli kimseleri.

    Gültekin Onan

    Andolsun rabbine, biz onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır bulunduracağız.

    Hasan Basri Çantay

    Binaen'aleyh Rabbine andolsun ki biz onları da, şeytanları da elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları behemehal cehennemin etrafında diz üstü haazır tutacağız.

    İbni Kesir

    Rabbına andolsun ki; Biz, onları da, şeytanları da beraber mutlaka haşr edeceğiz. Sonra cehennemin yanında diz çöktürerek hazır bulunduracağız.

    Mehmet Alagaş

    (64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbine andolsun ki, onları ve Şeytanları bir araya toplayacağız ve sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette Cehennem'in çevresinde hazır bulunduracağız.

    Süleyman Ateş

    Rabbine andolsun ki, onları ve şeytanları mutlaka toplayacağız, sonra onları diz çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde bulunduracağız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rabbine yemin olsun ki onları, şeytanlarıyla birlikte toplayacağız. Sonra alevli ateşin çevresinde diz çöktüreceğiz.

    Şaban Britch

    Rabbine andolsun ki, onları ve şeytanları bir araya toplayacağız ve sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette Cehennem'in çevresinde hazır bulunduracağız.

    Şaban Piriş

    Rabbine andolsun ki, onları ve şeytanları bir araya toplayacağız ve hepsini cehennemin etrafında diz çöktürüp bekleteceğiz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rabbine yemin olsun ki; onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra hepsini diz çökmüş halde cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.

  4. Meryem suresi, 69. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 69. ayet. ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شِيعَةٍ أَيُّهُمْ أَشَدُّ عَلَى ٱلرَّحْمَٰنِ عِتِيًّا

    Diyanet İşleri

    Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankar olanları mutlaka çekip çıkaracağız.

    Mehmet Okuyan

    Ardından her gruptan Rahmân'a en çok asi olanları kesin olarak çekip ayıracağız. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetler Neml 27:83. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    sonra her topluluktan, O rahmet kaynağına karşı kimin daha azgın ve sapkın olduğunu seçip ortaya çıkaracağız;

    Muhammed Esed

    Ve sonra her (günahkar) topluluktan O sınırsız rahmet Sahibi'ne kibir ve dik başlılıkta ileri gidenleri ayırıp öne çıkaracağız;

    Ahmed Hulusi

    Sonra da her gruptan, onların azgınlık ve isyan itibarıyla Rahman'a inkarda en katı olanlarını çekip çıkarırız (ateş için).

    Ali Bulaç

    Sonra, her bir gruptan Rahman (olan Allah)a karşı azgınlık göstermek bakımından en şiddetli olanını ayıracağız.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra her milletten, Rahman olan Allah'a en çok âsi olanlar hangileri ise çekip ayıracağız.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, her kümenin içinden, Bağışlayana en çok karşı gelenleri ayıracağız.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra her milletten, Rahman olan Allah'a en çok asi olanlar hangileri ise onları çekip ayıracağız.

    Edip Yüksel

    Sonra her gruptan, Rahman'a karşı azgınlıkta ileri gidenleri ayıklayacağız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra her gruptan, Rahman'a karşı azgınlıkta ileri gidenleri ayıklayacağız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra her topluluktan Rahman'a karşı en çok isyan edenleri hangileri ise muhakkak ve muhakkak çekip alacağız.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra her zümreden rahmana karşı en ziyade serkeşlik eden hangileri ise muhakkak ve muhakkak nez'edeceğiz

    Erhan Aktaş

    Sonra, her topluluktan, Rahman'a karşı kim başkaldırmışsa onları mutlaka ortaya çıkaracağız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra, her topluluktan, Rahman'a karşı kim başkaldırmışsa onları mutlaka ortaya çıkaracağız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra, her topluluktan, Rahman'a karşı kim başkaldırmışsa onları mutlaka ortaya çıkaracağız.

    Gültekin Onan

    Sonra, her bir gruptan Rahmana karşı azgınlık göstermek bakımından en şiddetli olanını ayıracağız.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra her ümmetden hangisi rahman olan (Allaha) karşı daha ziyade aasi ve cür'etkar olmuşsa muhakkak ve muhakkak (evvela onu) ayırıb atacağız.

    İbni Kesir

    Sonra her toplumdan Rahman'a karşı en çok başkaldıranları ortaya koyacağpız.

    Mehmet Alagaş

    (64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra her bir topluluktan, Rahman’a karşı en isyankâr olanları mutlaka çekip çıkaracağız.

    Süleyman Ateş

    Sonra her milletten Rahman'a en çok karşı geleni ayıracağız.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra belli bir kişi etrafında toplanan her bir gruptan dipnot 1 Rahman'a en fazla başkaldıranları çekip ayıracağız.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Belli bir kişi etrafında toplanan grup" anlamını vediğimiz kelime "şia ( "شيعة )"dır. "Şia"nın diğer insan kümelerinden farkı, bir lider etrafında toplanmış bir grubu göstermesidir (En'am 6/65, 196; Hicr 15/10, Kasas 28/4,15, Rum 30/32, Saffat 37/83).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra her sınıfın içinden Rahman'a dipnot 1 en güçlü baş kaldıranları çekip ayıracağız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      iyiliği sonuz olana

    Şaban Britch

    Sonra her cemaatten Rahman’a karşı en çok başkaldıranı çekip alacağız.

    Şaban Piriş

    Sonra her cemaatten Rahman'a karşı en çok başkaldıranı ortaya atacağız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra her gruptan, Rahman'a karşı kafa tutmada daha şiddetli davrananlar kimlerse, onları ayıracağız.

  5. Meryem suresi, 70. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 70. ayet. ثُمَّ لَنَحْنُ أَعْلَمُ بِٱلَّذِينَ هُمْ أَوْلَىٰ بِهَا صِلِيًّا

    Diyanet İşleri

    Sonra, oraya girmeye en layık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.

    Mehmet Okuyan

    Sonunda oraya yaslanmaya en layık olanları elbette biz çok iyi bileniz.

    Mustafa İslamoğlu

    hem Biz, kimin cehenneme yaslanmayı en çok hak ettiğini elbet daha iyi biliriz.

    Muhammed Esed

    çünkü cehennem ateşini en çok kimin hak ettiğini, şüphesiz en iyi Biz biliriz.

    Ahmed Hulusi

    Zira ateşte yanmayı kimler hak etmiştir biz iyi biliriz.

    Ali Bulaç

    Sonra biz ona (cehenneme) girmeye kimlerin en çok uygun olduğunu daha iyi biliriz.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra, orayı boylamaya daha çok müstahak olanları elbette biz daha iyi biliriz.

    Ali Rıza Safa

    Ona girmeyi en çok hak edenleri, kesinlikle en iyi Biz biliriz.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra, orayı boylamaya daha çok layık olanları elbette biz en iyi biliriz.

    Edip Yüksel

    Orada yanmayı en çok kimin hak ettiğini elbette biz gayet iyi biliriz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Orada yanmayı en çok kimin hakkettiğini elbette biz gayet iyi biliriz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra Biz, elbette o cehenneme yaslanmaya en layık olanların kimler olduğunu daha iyi biliriz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra elbette biz o Cehenneme yaslanmıya evla olanların kimler olduğunu daha iyi biliriz:

    Gültekin Onan

    Sonra biz ona (cehenneme) girmeye kimlerin en çok uygun olduğunu iyi biliriz.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra biz ona (cehenneme) girib yanmıya daha çok layık olanları da elbet pek iyi bileniz.

    İbni Kesir

    Cehenneme en çok layık olanları elbette Biz, biliriz.

    Mehmet Alagaş

    (64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra biz ona (Cehennem'e) girmeye kimlerin en layık olduğunu daha iyi bilmekteyiz.

    Süleyman Ateş

    Sonra, elbette biz, kimlerin oraya girmeğe uygun olduğunu daha iyi biliriz.

    Süleymaniye Vakfı

    Zaten orada sürekli kalmayı kimin hak ettiğini iyi biliriz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Zaten Cehennemde sürekli kalmayı dipnot 1 kimin hak ettiğini iyi biliriz"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sıliyya = صِلِيًّا'nın kök anlamı sürekliliktir.Namaza salat denmesi sürekli yapılması gereken ibadet olmasından dolayıdır. (Lisan'ul-arab)

    Şaban Britch

    Sonra biz ona (Cehennem'e) girmeye kimlerin en layık olduğunu daha iyi bilmekteyiz.

    Şaban Piriş

    Sonra biz, cehenneme atılmaya layık olanlarını en iyi biz biliriz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Elbette ki biz, oraya girmeye daha layık olanların kimler olduğunu herkesten iyi biliriz.

  6. Meryem suresi, 71. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 71. ayet. وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا

    Diyanet İşleri

    (Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

    Mehmet Okuyan

    (Ey inkârcılar)! Sizden oraya (cehenneme) girmeyecek kimse yoktur. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Genellikle bu ayete dayanılarak her müslümanın mutlaka cehennemi göreceği iddia edilmektedir. Oysa Meryem 19:66. ayetten itibaren konu, mahşerdeki diriltilmeyi inkâr edenlerle ilgilidir. Cehennemi görecek ve oraya girecek olanlar bu kişilerdir. Takvâ (duyarlılık) sahibi olanlar cehennemden uzak tutulmuş olacaklardır. Bu yüzden bu ayet Enbiyâ 21:98-102, Zümer 39:61 ve Leyl 92:15-18. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Mahşer gününün korkunç yapısından güvende olacak kişilerin bulunacağı Neml 27:89'da müjdelenmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Başka yolu yok; (siz ey cehennemlikler) mutlaka her biriniz oraya varacaksınız: Bu Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.

    Muhammed Esed

    Ve sizin her biriniz onu görebilecek bir noktaya varacaksınız: Bu, Rabbin katında yerine getirilmesi gerekli bir hükümdür.

    Ahmed Hulusi

    Sizden Cehennem'e uğramayacak hiç kimse yoktur! Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.

    Ali Bulaç

    Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.

    Ali Özek ve heyeti

    İçinizden, oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.

    Ali Rıza Safa

    Aranızda ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Efendinin üstlendiği, kesinleşmiş bir yargıdır.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey tekrar dirilişi inkar edenler! İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.

    Edip Yüksel

    İçinizden oraya gelmeyecek yoktur; bu, Efendinin gerçekleştireceği kesin bir karardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İçinizden oraya gelmeyecek yoktur; bu, Rabbinin gerçekleştireceği kesin bir karardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İçinizden oraya varmayacak hiçbir kimse yoktur ve bu, Rabbinin üstlenmiş olduğu kesinleşmiş bir hükümdür.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem içinizden hiç biri yoktur ki mutlak ona varacak olmasın ve bu rabbının uhdesine vacib kıldığı bir kazıyyei mahkeme olmuştur

    Erhan Aktaş

    Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır. dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hesap görme alanına, mahşer yerine.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette, kastedilen şey şudur: Herkes mahşer alanına, hesap görmek üzere toplanacak. Hesap görmekten hiç kimse istisna tutulmayacak. Devam eden ayette de dendiği gibi, takva sahipleri kurtulacak ve zalimler de Cehennem için orada diz üstü çökmüş halde bekleyeceklerdir. Ayet, böyle söylemesine karşın, geleneksel anlayışın İsrailiyyat referanslı çeviri ve tefsirlerinde; Mü'min, Kafir herkes önce Cehennem'e gidecek, günahının cezası kadar Cehennem'de kaldıktan sonra, Cennet'e geçecek denmektedir. Oysaki 66. ayetten 73. ayete kadar olan ayetlere bir konu bütünlüğünde bakılmalıdır. Ayette doğrudan Cehennem kelimesi geçmediği halde "oraya" zamirine Cehennem olarak anlam verilmektedir. Oysaki Cehennem olarak çevrilen "oraya" zamiri Cehennemi değil, mahşer alanını işaret etmektedir. 21:101 ve 102. ayetleri Mü'minlerin Cehennem'in uğultusunu bile duymayacaklarını söylemektedir. Ayrıca, yüzlerce ayette de açıkça ifade edildiği gibi, Cennet de Cehennem de kalıcıdır. Cehennem'e gidenler Cehennem'den bir daha çıkamayacaklardır. İnancı ne olursa olsun; Müslim de olsa, günahı sevabından fazla olanlar, Cehennem'e gideceklerdir. Ne var ki Cehennem de tıpkı Cennet gibi kısım kısım, derece derecedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hesap görme alanına, mahşer yerine.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette, kastedilen şey açıkça şudur: Herkes mahşer alanına, hesap görmek üzere toplanacak. Hesap görmekten hiç kimse istisna tutulmayacak. Devam eden ayette de dendiği gibi, takva sahipleri kurtulacak ve zalimler de Cehennem için orada diz üstü çökmüş halde bekleyeceklerdir. Ayet, açıkça böyle söylemesine karşın, geleneksel anlayışın İsrailiyyat referanslı çeviri ve tefsirlerinde; Mü'min, Kafir herkes önce Cehennem'e gidecek, günahının cezası kadar Cehennem'de kaldıktan sonra, Cennet'e geçecek denmektedir. Oysaki
    3. metne dön, dipnot 3
      Ayetten
    4. metne dön, dipnot 4
      Ayete kadar olan ayetlere bir konu bütünlüğünde bakılmalıdır. Ayette doğrudan Cehennem sözcüğü geçmediği halde "oraya" zamirine Cehennem olarak anlam verilmektedir. Oysaki Cehennem olarak çevrilen "oraya" zamiri Cehennemi değil, mahşer alanını işaret etmektedir. 21:101:102 ayetleri Mü'minlerin Cehennem'in uğultusunu bile duymayacaklarını söylemektedir. Ayrıca, yüzlerce ayette de açıkça ifade edildiği gibi, Cennet de Cehennem de kalıcıdır. Cehennem'e gidenler Cehennem'den bir daha çıkamayacaklardır. İnancı ne olursa olsun; Müslüman da olsa, günahı sevabından fazla olanlar, Cehennem'e gideceklerdir. Ne var ki Cehennem de tıpkı Cennet gibi derece derecedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizden oraya dipnot 1 gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hesap görme alanına, mahşer yerine.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette kast edilen şey açıkça şudur: Herkes mahşer alanına, hesap görmek üzere toplanacak. Hesap görmekten hiç kimse istisna tutulmayacak. Devam eden ayette de dendiği gibi, takva sahipleri kurtulacak ve zalimler de Cehennem için orada diz üstü çökmüş halde bekleyeceklerdir. Ayet, açıkça böyle söylemesine karşın, geleneksel anlayışın İsrailiyat eksenli çeviri ve açıklamalarında; mü'min, kafir herkes önce Cehennem'e gidecek, günahının cezası kadar Cehennem'de kaldıktan sonra, Cennet'e geçecek denmektedir. Oysaki 66. Ayetten 73. Ayete kadar olan ayetlere bir konu bütünlüğünde bakılmalıdır. Ayette doğrudan Cehennem sözcüğü geçmediği halde "oraya" zamirine Cehennem olarak anlam verilmektedir. Oysaki Cehennem olarak çevrilen "oraya" zamiri Cehennemi değil, mahşer alanını işaret etmektedir. 21/Enbiya 101-102 ayetleri mü'minlerin Cehennemin uğultusunu bile duymayacaklarını söylemektedir. Ayrıca, yüzlerce ayette de açıkça ifade edildiği gibi, Cennet de Cehennem de kalıcıdır. Cehennem'e gidenler Cehennem'den bir daha çıkamayacaklardır. İnancı ne olursa olsun; isterse Müslüman olsun, günahı sevabından fazla olanlar, Cehennem'e gideceklerdir. Ne var ki Cehennem de tıpkı Cennet gibi derece derecedir.

    Gültekin Onan

    Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.

    Hasan Basri Çantay

    Sizden hiç biriniz müstesna olmamak üzere ille oraya (cehenneme) uğrıyacakdır. Bu, Rabbinin üzerine kat'i olarak aldığı, kazaa etdiği (bir şey) dir.

    İbni Kesir

    Sizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbının yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.

    Mehmet Alagaş

    (64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükmüdür.

    Süleyman Ateş

    İçinizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesin borçtur.

    Süleymaniye Vakfı

    Sizden (Rahman'a baş kaldıranlardan) oraya varmayacak biri yoktur dipnot 1 . Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müminlerin bir kesimi, cehennemin hışırtısını bile duymadan doğrudan cennete gideceklerdir. Burada anlatılanlar, bu kesimin dışında kalanlardır (Enbiya 21/101-103).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizden dipnot 1 oraya suya koşarcasına gitmeyecek dipnot 2 yoktur. Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Meryem 19/63. ayetin kapsamına girmeyenlerden.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki varid = وَارِد su başına giden" (Müfredat) kelimesinden hareketle, ayette, cehenneme girmekten değil, çevresinde toplanmaktan söz edildiği, zaten; "Sonra diz çöktürerek cehennemin çevresine getireceğiz" ayetinin bunu gösterdiği iddia edilir. Cehennem sözlükte, tutuşturulmuş ateş demektir (Müfredat).Dolayısıyla ahiretteki cehennemin içi, cehennemlerle dolu olacaktır. Varid = وَارِد, cehennem ile birlikte kullanılınca suya gider gibi cehenneme gidenleri ifade eder. Bir ayet şöyledir:  "Firavun kıyamet günü halkının önüne düşecek, suya götürür gibi onları ateşe götürecektir. Başına varılan su ne kötü sudur!" (Hud 11/98) Bu kelime, cehenneme girme anlamına da kullanılmıştır. İlgili ayetlerden biri şudur:  َ"Siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehenneme atılacak şeylerdir. Hepiniz oraya gireceksiniz." (Enbiya 21/98)   Sonuç olarak günahı çok olan Müslümanlar da tutuşturulmuş cehennem ateşinin çevresinde toplanacaklardır.

    Şaban Britch

    Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.

    Şaban Piriş

    Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbin üzerinde kesinleşmiş bir hükümdür.

  7. Meryem suresi, 72. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 72. ayet. ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا

    Diyanet İşleri

    Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.

    Mehmet Okuyan

    Sonra elbette biz takvâlı (duyarlı) olanları koruy(up kurtar)acağız; zalimleri ise diz üstü çökmüş olarak orada bırakacağız.

    Mustafa İslamoğlu

    En sonunda, (hayatta) sorumluluk bilinciyle hareket etmiş olanları (oraya düşmekten) kurtaracağız; fakat kendilerine kötülük edenleri orada perişan bir halde bırakacağız.

    Muhammed Esed

    Bir kere daha (hatırlatalım ki): Biz, Bize karşı sorumluluk bilinci taşıyanları (cehennemden) kurtaracağız; ama zalimleri onun içinde diz üstü bırakacağız.

    Ahmed Hulusi

    Sonra korunanları (korunmanın getirisi, nurani kuvve sahiplerini) kurtarırız; nefsine zulmedenleri de dizüstü orada bırakırız.

    Ali Bulaç

    Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra biz, Allah'tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız .

    Ali Rıza Safa

    Sonra, sorumluluk bilinci taşıyanları kurtaracağız. Haksızlık yapanları da diz üstü çökmüş durumda bırakacağız.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra biz, Allah'tan sakınanları cehennemden uzak tutarız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.

    Edip Yüksel

    Sonra, erdemlileri kurtaracağız. Zalimleri ise orada diz üstü bırakacağız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra, erdemlileri kurtaracağız. Zalimleri ise orada diz üstü bırakacağız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra takva sahiplerini kurtarırız ve zalimleri diz üstü bırakırız.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra müttakı olanlara necat veririz de zalimleri dizleri üstü bırakırız

    Erhan Aktaş

    Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra Biz takva sahiplerini dipnot 1 kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alanları.

    Gültekin Onan

    Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra takvaaya erenleri kurtaracağız. Zaalimleri ise orada diz üstü düşmüş bir halde bırakacağız.

    İbni Kesir

    Sonra Biz, takvaya erenleri kurtaracağız. Zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.

    Mehmet Alagaş

    (64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra, takva sahiplerini kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.

    Süleyman Ateş

    Sonra korunanları kurtarırız ve zalimleri öyle diz üstü çökmüş olarak bırakırız.

    Süleymaniye Vakfı

    İçinizden kendini (şirkten) korumuş olanları dipnot 1 daha sonra kurtaracak, bile bile yanlışlar içinde kalanları dipnot 2 da orada dizleri üstüne çökmüş olarak bırakacağız dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Yanlış yapan diye meal verdiğimiz kelime "zalim"dir. Kelimenin kökü olan zulüm (ظلم), sınırları aşarak bir şeyi, olması gereken yerin dışına koymaktır (Mekayis). Bunun Türkçe karşılığı "bile bile yanlış yapmak" olur.
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'tan çekinerek kendini korumuş olanları dipnot 1 kurtaracak, yanlış yapanları (zalimleri) de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın affetmeyeceği şirk günahından kendini korumuş olanları Bkz. Nisa 4/48, Nisa 4/116

    Şaban Britch

    Sonra, takva sahiplerini kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.

    Şaban Piriş

    Sonra, korunanları kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra biz, korunup sakınanları kurtaracağız. Zalimleri de orada dizleri üzerinde çökmüş bırakacağız.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.