Diyanet İşleri
"Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.
Meryem suresi
Meryem suresi, 26. ayet. فَكُلِى وَٱشْرَبِى وَقَرِّى عَيْنًا فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِىٓ إِنِّى نَذَرْتُ لِلرَّحْمَٰنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ ٱلْيَوْمَ إِنسِيًّا
fekülî veşrabî veḳarrî `aynâ. feimmâ terayinne mine-lbeşeri eḥaden feḳûlî innî neẕertü lirraḥmâni ṣavmen felen ükellime-lyevme insiyyâ.
"Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meryem ve Îsâ Meryem 16–40 3
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.
Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı."
"Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."
"Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.
Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"
"Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."
Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
26. “Artık” o hurmadan “ye” ve o arktan su “iç, gözün” İsa sebebiyle “aydın olsun.” Bu sözler, doğum sancılarından kurtulacağından, afiyetle yiyip içeceği şeylerin hazır olacağından yana ona bir teskin ve huzur vermek içindi. İnsanların dedikodularına gelince ona karşı da herhangi bir insan görecek olursa işaret yoluyla şunları söylemesini emretti: “Ben Rahmân’a (susma) orucu adadım. Onun için bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.” Yani onlara hiçbir söz söyleme, böylelikle onlarla konuşup da onların sözlerini dinlemekten yana rahata kavuşacaksın. Susma orucu, onlarca bilinen meşru bir ibadet idi. Meryem’e kendisine yöneltilebilecek ithamı reddetme hususunda insanlarla konuşmamasını emredilmesi, insanların onu tasdik etmeyeceklerinden, dolaysıyla da bunda bir fayda olmayacağından dolayıdır. Diğer taraftan beşikte bulunan İsa’nın söyleceği sözlerle onun tertemiz olduğunun açıklanması içindir ki bu, onun temiz oluşunun en büyük şahididir. Çünkü kocasız bir kadının çocuk sahibi olması ve buna karşılık onun herhangi bir babasının olmadığını iddia etmesi, ileri sürülecek en ağır iddialardandır ki buna dair birçok şahit getirilecek olsa dahi bu iddiayı kimse kabul edilmez. Onun için bu olağanüstü hadisenin doğruluğunun delili de kendi türünden olağanüstü bir hadise kılınmıştır ki bu da son derece küçük (bebek) olan İsa’nın konuşmasıdır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Taze hurmadan ye, sudan iç, yeni doğan bebeğinden dolayı mutlu ol, sakın üzülme. İnsanlardan birini görür de sana yeni doğan bebeğinden sorarsa ona de ki: "Ben Rabbim için kendime konuşmamayı adadım. Bugün hiç bir kimseyle konuşmayacağım."
Aynı kök: صوم (14 geçiş) · Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…
Aynı kıssa: Hz. Meryem · Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)
Hani melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah, seni kendi tarafından bir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. Dünyada da,…
Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)
Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…
Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)
O peygamberin kavminden, Allah'ı inkar eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle…
Aynı kıssa: Hz. Meryem · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Hani, İmran'ın karısı, "Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ye, iç; gözün aydın olsun! Herhangi bir insan görürsen de ki: ‘Ben Rahmân için oruç adadım; bugün hiçbir insanla konuşmayacağım."
sonra da ye, iç, gözün aydın olsun! Ve eğer insanlardan herhangi birine rastlarsan, o zaman da (işaret yoluyla) de ki: "Ben O Sınırsız merhamet sahibine oruç adadım: dolayısıyla bu gün insanlardan hiç kimseyle konuşmayacağım!"
Sonra da ye, iç: gözün aydın olsun! Ve eğer insanlardan birini görürsen ona de ki: "Ben O sınırsız rahmet Sahibi için, (bir süre) konuşmaktan kaçınmaya ahdettim; bu yüzden bugün insanlardan kimseyle konuşmayacağım".
"Artık ye, iç, gözün aydın olsun! Eğer beşerden birini görürsen; 'Ben Rahman için bir oruç adadım; artık bugün kimseyle konuşmayacağım' de!"
Artık, ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: "Ben Rahman (olan Allah)'a oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım."
«Ye, iç. Gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Ben, Rahmân'a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.»
"Artık, ye, iç; gözün aydın olsun!" "Eğer bir insanoğlu görürsen, şunu söyle: ‘Bağışlayana, oruç adadım. Bugün, hiçbir insanla konuşmayacağım!' "
"Ye, iç; gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Ben çok merhametli olan Allah'a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım."
"Ye, iç ve gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görürsen, ‘Ben Rahman için oruç tutmaya karar verdim. Bugün hiçbir insanla konuşmayacağım' de."
'Ye, iç ve gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görürsen, 'Ben Rahman için oruç tutmaya karar verdim. Bugün hiç bir insanla konuşmayacağım' de.'
Artık ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen de ki: "Ben esirgeyen Allah'a oruç adadım, onun için bugün hiçbir kimse ile konuşmayacağım."
Artık ye, iç, gözün aydın olsun, bunun üzerine şayed beşerden birini görürsen ben, de: rahmana oruç adadım, onun için bu gün hiç bir inse söz söylemiyeceğim
"Artık ye ve iç. Gözün aydın olsun! Eğer beşerlerden dipnot 1 biri ile karşılaşırsan; ben Rahman'a savm dipnot 2 adadım, bu nedenle bugün hiç kimse ile konuşmayacağım de."
"Artık ye ve iç. Gözün aydın olsun! Eğer beşerlerden dipnot 1 biri ile karşılaşırsan; ben Rahman'a savm dipnot 2 adadım, bu nedenle bugün hiç kimse ile konuşmayacağım de."
"Artık ye ve iç. Gözün aydın olsun! Eğer bir kimseyle karşılaşırsan; ben Rahman'a oruç adadım, dipnot 1 bu nedenle bugün hiç kimse ile konuşmayacağım de."
Artık, ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: "Ben Rahmana oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım."
(24-25-26) Aşağısından ona şu nida geldi: "Tasalanma, Rabbin senin alt (yan) ında bir su arkı vücuda getirmişdir. Hurma ağacını kendine doğru silk, üstüne derilmiş taze hurma dökülecekdir. Artık ye, iç. Göz (ün) aydın olsun. Eğer beşerden her hangi birini görürsen "ben, de, o çok esirgeyici (Allaha) oruç adadım. Onun için bu gün hiç bir kimseye kat'iyyen söz söylemeyeceğim."
Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan; ben Rahman' a oruç adadım. Onun için bugün hiç bir kimseyle konuşmayacağım, de.
Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan; “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım.” de!
"Ye, iç, gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen: "Ben Rahman için (susma) oruc(u) adadım, bugün hiçbir insanla konuşmayacağım" de."
Haydi ye, iç; gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görürsen şöyle de: 'Ben Rahman'a susma orucu adadım, o yüzden bugün asla kimseyle konuşmayacağım!" dipnot 1
Haydi, ye, iç; gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görürsen de ki ‘Rahman'a oruç adadım; bugün tek bir insanla bile konuşamam.'"
Ye, iç, gözün aydın olsun! İnsanlardan birini görürsen, Ben, Rahman’a (konuşmama) oruç adadım. Bunun için bugün hiç kimseyle konuşmayacağım, de.
Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görürsen, -Ben, Rahman'a konuşmama sözü verdim. Bunun için bugün hiç kimseyle konuşmayacağım, de.
"Artık ye, iç. Gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen şöyle söyle: 'Ben Rahman için oruç adadım. Onun için bugün, insan cinsinden hiç kimseyle konuşmayacağım."
"Eat then and drink", he said, and compose your countenance and let your eyes speak content. Should you come across anyone of the people, you just say: "I vowed to Allah to fast from talking and to consecrate the day in religious observance, pray to Him and converse with Him, glorify Him and extol His glorious attributes; by consequence I will not give a speaking tongue today to a human being".
so eat, drink, be glad, and say to anyone you may see: "I have vowed to the Lord of Mercy to abstain from conversation, and I will not talk to anyone today."’
"So eat and drink and cool (thine) eye. And if thou dost see any man, say, 'I have vowed a fast to (Allah) Most Gracious, and this day will I enter into not talk with any human being'"
So eat and drink and cool your eyes; and if you see any person say to him: 'Verily I have vowed a fast to the Most Compassionate Lord, and so I shall not speak to anyone today.' " dipnot 1
Eat and drink and delight your eyes. If you should see anyone at all, just say, "I have made a vow of abstinence to the All-Merciful and today I will not speak to any human being."’
"So eat and drink and be glad. And if you see any human being, say: ‘Verily! I have vowed a fast unto the Most Gracious (Allâh) so I shall not speak to any human being this day.’"
Eat, drink, and be comforted. Then if you see any human, say, ‘‘Indeed I have vowed a fast to the All-beneficent, so I will not speak to any human today.’’ ’
`Eat therefore and drink and be happy. Then if you see any human being tell (him), "I have vowed a fast to the Gracious God so I will not speak to any human being today".'
Eat therefore, and drink, and be comforted; and if thou shouldst see any mortal, say, "I have vowed to the All-merciful a fast, and today I will not speak to any man.
If you do not want to talk to a human being, simply use the sign language explaining that you have made a vow to the Lord to fast and not to talk to anyone today. "
so eat, and drink, and cheer thine eye; and if thou shouldst see any mortal say, "Verily, I have vowed to the Merciful One a fast, and I will not speak today with a human being. "'
"So eat and drink and be happy. If you see any human being, then say, 'I have declared a fast for the Gracious, and I will not talk today to any of the people.'"
And eat, and drink, and calm thy mind. Moreover if thou see any man, and he question thee, say, verily I have vowed a fast unto the merciful; wherefore I will by no means speak to a man this day.
And shake towards you the trunk of the palm tree, it will drop upon you fresh ripe dates;
So eat and drink and comfort your eye, yet in case you ever definitely see any mortal, (Literally: any of the mortals) then say, "Surely I have vowed fasting to The All-Merciful, so I will never speak today to any human being. "
So eat and drink and be consoled. And if thou meetest any mortal, say: Lo! I have vowed a fast unto the Beneficent, and may not speak this day to any mortal.
Eat and drink, and be at peace. If you see any man, tell him: 'I have verily vowed a fast to Ar-Rahman and cannot speak to any one this day.'
Eat, then, and drink, and let thine eye be gladdened! And if thou shouldst see any human being, convey this unto him: `Behold, abstinence from speech have I vowed unto the Most Gracious; hence, I may not speak today to any mortal.
So eat and drink, and put your heart at ease. But if you see any of the people, say, ‘I have vowed silence[1] to the Most Compassionate, so I am not talking to anyone today.’"
"So eat and drink and be happy. If you see any human being, then Say: "I have declared a fast for the Almighty, and I will not talk today to any of mankind.""
"Eat and drink, and be happy. When you see anyone, say, 'I have made a vow of silence [to the Most Gracious]*; I am not talking today to anyone.' '
So eat and drink and be contented. And if you see from among humanity anyone, say, 'Indeed, I have vowed to the Most Merciful abstention, so I will not speak today to [any] man.' "
“So eat thou, and drink thou, and let thine eye be comforted; and if thou see any mortal, say thou: ‘I have vowed to the Almighty a fast, so I will not speak this day to any man.’”
"Eat then and drink, and let your eyes be gladdened! And if you see any human being, convey this to him, 'Behold, I have made a vow of silence for the Beneficent. Hence, I may not speak to any person today.' "
"So eat and drink and cool (wet your) eye. And if you see any man, say, 'I have promised solemnly to (Allah) the Most Gracious (Ar-Rahmán), and this day, I will not enter into talk with any human being.' "
So eat, drink and cool your eyes. Then if you see any human being, say (to him), "I have vowed a fast (of silence) for the All-Merciful (Allah,) and therefore, I shall never speak to any human today."
"So eat and drink and be content. If you see any human being, then say: 'I have vowed an abstinence for the Almighty, so I will not talk today to any of mankind.'"