Meryem suresi

Meryem suresi, 51. ayet

Meryem suresi, 51. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مُوسَىٰٓ إِنَّهُۥ كَانَ مُخْلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا

veẕkür fi-lkitâbi mûsâ. innehû kâne muḫleṣav vekâne rasûlen nebiyyâ.

Diyanet İşleri

Kitap'ta, Musa'yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resul, bir nebi idi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 48–54 · surenin 51. ayeti / 98

Konu Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs Meryem 51–58 3

  1. Meryem 48

    "Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."

  2. Meryem 49

    İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.

  3. Meryem 50

    Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).

  4. 51

    Kitap'ta, Musa'yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resul, bir nebi idi.

  5. Meryem 52

    Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

  6. Meryem 53

    Rahmetimiz sonucu kardeşi Harun'u bir nebi olarak kendisine bahşettik.

  7. Meryem 54

    Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

51. Yani bu Kur’ân-ı Kerim’de İmran oğlu Mûsâ’yı da ta’zim ile onun şerefli makamını ve üstün ahlâkını tanıtmak üzere an. “O, ihlasa erdirilmiş bir seçkin” Ayetteki “مُخۡلَصٗا ” kelimesinin lâm harfi bir kıraate üstün olarak “muhlas” şeklinde okunmuştur ki bu, Yüce Allah’ın onu seçtiği ve alemlere üstün kıldığı anlamına gelir. Bir kıraatte de lâm harfi esreli olarak “muhlis” şeklinde okunmuştur ki bu da onun bütün amellerinde, söz ve niyetlerinde Allah’a karşı ihlâslı olduğu anlamına gelir. Buna göre Yüce Allah, onu bütün hallerinde ihlâslı olmakla nitelendirmiştir. Bu iki anlam da birbirinden ayrı düşünülemez. Yüce Allah, ihlasından dolayı onu seçmiştir, onun ihlâslı oluşu da seçilmesini gerektirmiştir. Gerçekten kulun vasfolunacağı en üstün hal, onun ihlâslı olduğunun bildirilmesi ve Rabbi tarafından da seçilmiş olduğunun belirtilmesidir. “Bir rasûl ve bir nebi idi.” Yüce Allah ona risaleti ve nübüvveti bir arada vermişti. Risalet, rasûl/elçi olarak gönderenin sözünü tebliğ etmeyi, bununla birlikte şeriatte gelen küçük büyük her bir şeyi tebliği gerektirir. Nübüvvet ise Allah’ın ona vahyetmesi, vahyini ona indirmekle onu özel bir konuma getirmiş olmasıdır. Nübüvvet kişinin kendisi ile Rabbi arasında, risalet ise kişi ile insanlar arasında ortaya çıkan bir görevdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Sana indirilen Kur'an'da Musa -aleyhisselam-'ın haberini de zikret. O seçilmiş seçkin bir kul, resul ve nebiydi.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱذْكُرْ vezkur an kök: ذكر
  2. فِى fi
  3. ٱلْكِتَـٰبِ l-kitabi Kitapta kök: كتب
  4. مُوسَىٰٓ ۚ musa Musa'yı da
  5. إِنَّهُۥ innehu çünkü o
  6. كَانَ kane idi kök: كون
  7. مُخْلَصًۭا muhlesen içi temiz kök: خلص
  8. وَكَانَ ve kane ve idi kök: كون
  9. رَسُولًۭا rasulen bir resul kök: رسل
  10. نَّبِيًّۭا nebiyyen nebi kök: نبا

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خلص (31 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…

  • Aynı kök: خلص (31 geçiş)

    De ki: "Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğer insanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz…

  • Aynı kök: خلص (31 geçiş)

    Onlara de ki: "Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin…

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

  • Ortak kavram: Nübüvvet

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kitapta Musa'yı da hatırla! Şüphesiz ki o samimi dipnot 1 biriydi ve peygamber olan elçiydi. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [muhlas] kelimesi Yûsuf 12:24'te de olduğu gibi "samimi, seçkin, seçilmiş" anlamında peygamberlerin sıfatıdır. Bu kelime, şeytanın pes dediği, kendilerine karşı mağlubiyeti peşinen kabul ettiği ihlâslı has kullardır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetin son cümlesi "Şüphesiz ki o elçiydi, peygamberdi" şeklinde de tercüme edilebilir.

Mustafa İslamoğlu

Bu kitapta Musa'yı da gündeme taşı! Gerçekten o da müstesna ve seçkin biriydi; o da vahiy yoluyla haber alan elçilerdendi.

Muhammed Esed

Ve bu kitapta Musa'yı da an. Doğrusu, o da seçilmiş biriydi. (Allah'ın) haberci elçilerindendi.

Ahmed Hulusi

Gelen BİLGİ içinde Musa'yı da hatırlat (zikret). . . Muhakkak ki O muhlas (Allah'a kulluğunun farkındalığında olan, seçilmiş) idi; Rasuldü, Nebiydi.

Ali Bulaç

Kitap'ta Musa'yı da zikret. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) Kitap'ta Musa'yı da an. Gerçekten o ihlâs sahibi idi ve hem rasûl, hem de nebî idi.

Ali Rıza Safa

Kitap'ta, Musa'yı da an. Kuşkusuz, O, içtenlikle özgüleyen ve peygamber olan bir elçiydi.

Bayraktar Bayraklı

Kitapta Musa'yı da an! Gerçekten o ihlas sahibi idi ve hem rasul hem de nebi idi.

Edip Yüksel

Kitapta Musa'yı an. O kendini tümüyle adayan biriydi. Peygamber olan bir elçiydi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kitapta Musa'yı an. O kendini tümüyle adayan biriydi. Peygamber olan bir elçiydi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kitapta Musa'yı da an, çünkü O, ihlaslı idi ve bir elçi, bir peygamber idi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kitabda Musayı da an, çünkü o bir muhlis idi ve bir Resul bir Peygamber idi

Erhan Aktaş

Kitap'ta Musa'yı da an. O, muhles dipnot 1 bir Resul, bir Nebi'ydi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arıtılmış, saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kitap'ta Musa'yı da an. O, muhles dipnot 1 bir resul, bir nebiydi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arıtılmış, saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kitap'ta Musa'yı da an. O, muhles dipnot 1 bir rasul, bir nebiydi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arıtılmış, saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan.

Gültekin Onan

Kitap'ta Musa'yı da zikret. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi.

Hasan Basri Çantay

Kitabda Musayi da an. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş (bir zat) di. Resul bir peygamberdi.

İbni Kesir

Kitab'da Musa'yı da an. Muhakkak ki o, ihlasa erdirilmiş ve gönderilmiş bir peygamberdi.

Mehmet Alagaş

(51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kitapta Mûsâ'yı da an. Şüphesiz o, ihlâsa erdirilmiş bir rasul ve bir peygamberdi.

Süleyman Ateş

Kitapta Musa'yı da an, çünkü o, içi temiz (bir insan)dı ve elçi bir peygamberdi.

Süleymaniye Vakfı

Bu kitapta Musa'yı da anlat. O, samimiyeti onaylanmış biriydi dipnot 1 ve nebi olan resuldü. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Samimiyeti onaylanmış anlamı verdiğimiz 'muhlas' kelimesinin mastarı ihlastır. İhlas sözlükte bir şeyi kirlilikten, bulanıklıktan temizleyip arındırmak, saflaştırmak, katıksız, arı, duru hale getirmektir. Bu kelime Kur'an'da, dini Allah'a has kılan yani Allah'ın dinine bir şey katmayıp kulluğu sadece ona yapan, riyadan ve şirkten uzak olan samimi insanların ortak vasfını ifade etmek için kullanılır. Bu vasfa sahip olana "muhlis", bu vasfı Allah tarafından onaylanmış olana da "muhlas" denir. İblis, bu özelliğe sahip olanları yoldan çıkaramaz. (Hicr 15/40, Sad 38/83).
  2. metne dön, dipnot 2
    Nebi, kendisine kitap ve hikmet verilen kişidir (Al-i İmran 3/81-82, En'am 6/83-90). Resul (رسول), "gönderilen"dir. "Birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü tebliğ için gönderilen elçi" anlamına da gelir (Müfredat). Nebi, Allah'ın ayetlerini tebliğ ile görevli olduğu için her nebi aynı zamanda resuldür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu Kitap'ta Musa'yı da anlat. O, yürekten bağlıydı; nebi olan elçi idi.

Şaban Britch

Kitapta Musa’yı da an. O , ihlas sahibi/seçkin biridir ve bir Rasûl bir peygamber idi

Şaban Piriş

-Kitapta Musa'yı da an. O, ihlas sahibi idi. Ve peygamber olarak gönderilmişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Kitap'ta Musa'yı da an. Çünkü o, içtenlik ve dürüstlüğe erdirilmişti ve o bir resul, bir peygamberdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You may narrate to them O Muhammad what is discoursed in tThe Book -the Quran- relative to M?ssa (Moses) who was chosen for his virtuousness and purity; he was a Messenger endowed with the prerogative of Prophethood.

Abdul Haleem

Mention too, in the Quran, the story of Moses. He was specially chosen, a messenger and a prophet:

Abdullah Yusuf Ali

Also mention in the Book (the story of) Moses: for he was specially chosen, and he was a messenger (and) a prophet.

Abul A'la Maududi

And recite in the Book the account of Moses. dipnot 1 He was a chosen one, a Messenger, a Prophet. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word used is mukhlasan, which means purified. In other words, Allah had specially chosen Prophet Moses (peace be upon him) for the mission of Prophethood.
  2. metne dön, dipnot 2
    Rasul literally means the one who is sent; therefore it is used for an ambassador, envoy, messenger and representative. The Quran has used this title for angels, who are sent by Allah on a special mission, or for the human beings who brought His Message to mankind.

Aisha Bewley

Mention Musa in the Book. He was truly sincere and was a Messenger and a Prophet.

Al-Hilali & Khan

And mention in the Book (this Qur’ân) Mûsâ (Moses). Verily he was chosen and he was a Messenger (and) a Prophet.

Ali Quli Qarai

And mention in the Book Moses. Indeed he was exclusively dedicated [to Allah], and an apostle and a prophet.

Amatul Rahman Omar

Give an account of Moses in this Book. He was indeed a purified and chosen one and he was a Messenger, a Prophet.

Arthur John Arberry

And mention in the Book Moses; he was devoted, and he was a Messenger, a Prophet.

Bijan Moeinian

Now it is the place for you in this Book to mention the story of Moses. He was a devoted Prophet sent as My Messenger.

E. Henry Palmer

And mention, in the Book, Moses; verily, he was sincere, and was an apostle,- a prophet.

Edip-Layth

Recall in the book Moses; he was loyal, and he was a messenger prophet.

George Sale

And remember Moses in the book of the Koran: For he was sincerely upright, and was an apostle and a prophet.

Hamid S. Aziz

And We bestowed on them of Our Mercy, and We granted them lofty honour on (or from) the tongue of truth.

Mahmoud Ghali

And mention in the Book Mûsa; (Moses) surely he was most faithful and he was a Messenger, a Prophet.

Marmaduke Pickthall

And make mention in the Scripture of Moses. Lo! he was chosen, and he was a messenger (of Allah), a prophet.

Mohamed Ahmed - Samira

Commemorate Moses in the Book. He was a chosen one, both an apostle and a prophet.

Muhammad Asad

AND CALL to mind, through this divine writ, Moses. Behold, he was a chosen one, and was an apostle [of God], a prophet.

Mustafa Khattab

And mention in the Book ˹O Prophet, the story of˺ Moses. He was truly a chosen man, and was a messenger and a prophet.

Progressive Muslims

And recall in the Scripture Moses; he was loyal, and he was a messenger prophet.

Rashad Khalifa

Mention in the scripture Moses. He was devoted, and he was a messenger prophet.

Sahih International

And mention in the Book, Moses. Indeed, he was chosen, and he was a messenger and a prophet.

Sam Gerrans

And remember thou in the Writ Moses: — he was sincere, and was a messenger and a prophet.

Shabbir Ahmed

And make mention in this Book, of Moses. Verily, he was sincerely devoted and a Prophet bearing Our Message.

Syed Vickar Ahamed

And in the Book (Quran), tell (the story of) Musa (Moses), verily, he was specially chosen, and he was a messenger, a prophet.

Taqi Usmani

And mention in the Book (the story of) Mūsā. Indeed he was a chosen one and was a messenger, a prophet.

The Monotheist Group

And recall in the Book, Moses; he was loyal, and he was a messenger prophet.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 51. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 51. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 51. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩