Meryem suresi

Meryem suresi, 87. ayet

Meryem suresi, 87. ayet. لَّا يَمْلِكُونَ ٱلشَّفَٰعَةَ إِلَّا مَنِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًا

lâ yemlikûne-şşefâ`ate illâ meni-tteḫaẕe `inde-rraḥmâni `ahdâ.

Diyanet İşleri

Rahman'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 84–90 · surenin 87. ayeti / 98
  1. Meryem 84

    Ey Muhammed! Şu halde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.

  2. Meryem 85–86

    (85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!

  3. 87

    Rahman'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.

  4. Meryem 88

    Onlar, "Rahman, bir çocuk edindi" dediler.

  5. Meryem 89

    Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.

  6. Meryem 90

    (90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

87. “Rahmân’ın katında söz almış olandan başkası (o gün) şefaat hakkına sahip olamaz.” Yani şefaat veya onun bir bölümü onlardan hiçbirisinin elinde ve imkânında değildir. Şefaat yalnızca Yüce Allah’ın elindedir: “De ki: Bütün şefaat Allah’ındır.” (ez-Zümer, 39/44) Allah, onlara şefaat edeceklerin şefaatinin fayda vermeyeceğini haber vermektedir. Çünkü onlar Allah nezdinde O’na ve peygamberlerine iman etmek suretiyle herhangi bir söz almış değillerdir. Aksi takdirde Allah nezdinde bir söz alıp da O’na ve peygamberlerine iman eden ve peygamberlerine tâbi olan kimseler, Allah’ın kendilerinden razı olacağı ve şu ayette olduğu gibi şefaate nail olacak kimselerden olabileceklerdir: “O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler.” (el-Enbiya 21/28) Yüce Allah kendisine iman edip de peygamberlerine uymayı “söz” diye adlandırmıştır. Çünkü O, kitaplarında ve peygamberleri vasıtasıyla peygamberlerine uyan kimselere güzel mükâfatlar vereceğine dair söz vermiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirler kıyamet gününde birbirlerine şefaat etme yetkisine sahip olamayacaklar. Ancak dünyada Allah'a ve resullerine iman etmelerinden dolayı kendilerine söz verilenlere bu yetki verilecektir.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّا la asla
  2. يَمْلِكُونَ yemlikune güçleri yetmeyecektir kök: ملك
  3. ٱلشَّفَـٰعَةَ ş-şefaate şefa'ate kök: شفع
  4. إِلَّا illa dışındakilerin
  5. مَنِ meni kimselerin
  6. ٱتَّخَذَ ttehaze alan kök: اخذ
  7. عِندَ inde huzurunda kök: عند
  8. ٱلرَّحْمَـٰنِ r-rahmani Rahman'ın kök: رحم
  9. عَهْدًۭا ahden söz kök: عهد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: "Hiçbir şeye güçleri yetmese ve düşünemiyor olsalar da mı?"

  • Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra yalnız O'na döndürüleceksiniz."

  • Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    O'nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefaat edebilirler.

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden…

  • Nisâ 97 olası

    Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: "Ne durumdaydınız? (Niçin hicret…

  • Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

(İşte o gün) O Rahmet kaynağıyla yaptığı (iman) sözleşmesine sadık kalanlar dışında, hiç kimse şefaate nail olamayacaktır.

Muhammed Esed

(bu Günde, hayattayken) O sınırsız rahmet Sahibi'yle bir bağ, bir bağlantı içine girmiş olmadıkça kimse şefaatten pay alamayacaktır.

Ahmed Hulusi

Rahman'ın indinde ahd edinmiş (hakikati olan bir kısım Esma kuvveleri kendinden açığa çıkmış) olandan başkası, şefaat edemeyecek!

Ali Bulaç

Rahmanın katında ahid almışların dışında (onlar) şefaate malik olmayacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

Rahmân nezdinde söz ve izin alandan başkalarının şefâata güçleri yetmeyecektir.

Ali Rıza Safa

Bağışlayanın katında, söz almış olanlardan başkası ara buluculuktan pay alamaz.

Bayraktar Bayraklı

O gün, Rahman'ın katında bir söz almamış olandan başkası asla şefaatte bulunamayacaktır.

Edip Yüksel

Rahman'ın yanında söz almış olanlardan başkası şefaat (aracılık) edemez. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Kuran, peygamberleri ve evliya denilen kimseleri putlaştıran kimselerin ileri sürdüğü şefaat anlayışını tümüyle reddeder (2:48; 10:18). * Yargı gününde tüm yetki Tanrı'nın elindedir. Kuran'ın kabul ettiği şefaat, Tanrı'nın hükmünü tasdik etmekten başka bir şeye yaramayan etkisiz bir faktördür (78:38). * Peygamberler ve erdemli insanlar cezayı hak eden hiç kimseyi kurtaramaz (9:80; 74:48). * Muhammed peygamberin biricik şefaati, kendisinden medet umanların beklediklerinin tersine olumsuz olacaktır (25:30). * Bak:2:48.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rahman'ın yanında söz almış olanlardan başkası şefaat (aracılık) edemez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rahman'ın katında bir söz almış olan kimseden başkaları şefaat etme hakkına sahip olamayacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rahmanın nezdinde bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaate malik olamıyacaklar

Erhan Aktaş

Rahman'ın yanında bir "ahd" edinmiş olan kimse hariç, bir şefaate dipnot 1 sahip olamayacaklar. dipnot 2

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bağışlanmaya, yardıma.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şefaat (yardım), Rahman'ın hükümlerine tabi olan, onunla bağlantısını koparmamış olan, yaptığı "ahde" bağlı kalan kimselere yapılacaktır. Bunu da Allah yapacaktır. Şu husus çok önemlidir: Ayette, "şefaat edecek" kimselerden değil, "şefaat olunacak" kimselerden söz edilmektedir. Dolayısı ile Allah'ın yanı sıra başkasından şefaat ummak, buna inanmak şirkten başka bir şey değildir (21:47; 39:44; 40:17, 51; 41:46).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rahman'ın yanında bir "ahd" edinmiş olan kimse hariç, bir şefaate dipnot 1 sahip olamayacaklar. dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bağışlanmaya, yardıma.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şefaat, Rahman'ın hükümlerine tabi olan, onunla bağlantısını koparmamış olan, yaptığı "ahde" bağlı kalan kimselere yapılacaktır. Bunu da Allah yapacaktır. Şu husus çok önemlidir: Ayette, şefaat edecek kimselerden değil, şefaat olunacak kimselerden söz edilmektedir. Dolayısı ile Allah'ın yanı sıra başkasından şefaat ummak, buna inanmak şirkten başka bir şey değildir. Bkz: 21: 47;39:44; 40:17, 51; 41:46.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rahman'ın yanında bir "söz" edinmiş olan kimse hariç, bir şefaate sahip olamayacaklar. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rahman'ın hükümlerine tabi olan, onunla bağlantısını koparmamış olan, yaptığı antlaşmaya bağlı kalan kimselerden başkasına bir bağışlanma olmayacaktır. Diğer bir deyimle, bir kimsenin bağışlanması ancak iman edip salihatı yapmış olmasına bağlıdır. Zira Rahman'ın, yüzlerce ayette "iman edip, salihatı yapanlara" Cenneti vereceğine dair sözü vardır. "Şefaate sahip olamazlar." deyimine bakıldığında; ayetteki istisna cümlesinden, buradaki şefaatten kasıt, başkalarının onlar için yapacağı şefaattir. Dolayısı ile buradaki "şefaate sahip olamayacaklar" ifadesi, kimse onlara yardımcı olamayacak demektir.

Gültekin Onan

Rahmanın katında ahid almışların dışında (onlar) şefaate malik olmayacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Çok esirgeyici (Allahın) nezdinde ahd edinmiş olanlardan başkaları şefaat (hakkına) malik olmayacaklardır.

İbni Kesir

Rahman'ın katında, ahid almış olanlardan başkası asla şefaatta bulunamayacaktır.

Mehmet Alagaş

(77-87) İşaretlerimizi / Ayetlerimizi yok sayanları /örtbas edenleri ve bana mal ve evlat elbette verilecek diyeni gördün mü ? Gaybolan’a şahit mi oldu / muttali mi oldu? Yahut Rabbimin yanında O’ndan bir söz mü / ahit mi almış? Hayır ne dediğini kaydediyoruz, Onun (bu şekilde konuşanın) azap süresini / müddetini de uzattıkça uzatacağız. Dediğine de (mal ve evlatlara) biz mirasçı olacağız. O bize birey olarak / fert olarak gelecek. Allah'ın dışında ilahları, saygınlık / izzet kazanmak için edindiler. Hayır! ileride onlara olan ibadetlerini ilahları yok sayacaklar, Birbirlerine karşı zıtlaşacaklar. Görmedin mi? Biz kafirlerin üzerine şeytanları indiririz, onları kışkırttıkça kışkırtırlar. Onlar için acele etme. Onlar ı tek tek sayıyoruz. O gün sakınanları / muttakileri Rahman'a gitmeleri için misafir heyeti şeklinde toplayacağız. Suçluları / mücrimleri cehenneme sus uz ve y aya halde ileteceğiz / sevk edeceğiz. Rahman'ın yanında söz almış olanlar dışında herhangi bir kimse, aracılık etmeye / şefaat etmeye Malik değildir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rahman’ın katında söz almış olanlardan başka hiçbir kimse şefaat edemez.

Süleyman Ateş

Yalnız Rahman'ın huzurunda söz almış olanlardan başkaları şefa'at edemezler.

Süleymaniye Vakfı

Rahman'dan söz almış olanlar dipnot 1 dışında kimse şefaat hakkına sahip olamayacaktır dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bunlar, yaptıklarının şirk günahı olduğunu bilmeyenlerdir. Allah, bilerek şirk günahı işleyenleri bağışlamayacaktır (Nisa 4/115-116).
  2. metne dön, dipnot 2
    Şefaat, birinin eşlik etmesini istemek, eşlik etmek veya arka çıkmaktır. (El-Ayn, Müfredat) Dünyada insanlar birbirlerine şefaatçi yani destekçi olabilirler (Nisa 4/85) ama mahşer günü kimse kimseye destekçi /şefaatçi olamayacaktır (Bakara 2/48, Bakara 2/254, İnfitar 82/17-19). Meryem Suresinin bu ayetine göre Cennet'e gitmiş biri, Cehennem'de olan birine, Allah'ın onayıyla şefaat edebilir (Taha 20/109, Sebe' 34/23, Necm 53/26). Şefaat edecek olanlar ile Cehennem'de ebedi kalacaklar arasında konuşmalar olacak (A'raf 7/44-49), Cennet'tekiler, Cehennem'den çıkıp Cennet'e gidecek olanları yüzlerinden tanıyacaklar ve onlara şöyle diyeceklerdir: "Siz Cennet'e girin. Artık üzerinizde ne bir korku kalacak ne de üzüleceksiniz (A'raf 7/49)." Bunlar, Cennet'teki yakınlarının yanına yerleştirileceklerdir (Tur 52/21).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Orada) Rahman'dan söz almış olanlar dipnot 1 dışında kimse şefaat hakkına sahip olamayacaktır dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şirk günahı işlememiş olanlar. Çünkü "Allah, kendisine ortak koşulmasını (şirki) bağışlamaz. Bunun altında olanları, tercih ettiği kişi için bağışlar." (Nisa 4/48)
  2. metne dön, dipnot 2
    Şefaat, birinin eşlik etmesini istemek, eşlik etmek veya arka çıkmaktır. (El-Ayn, Müfredat). Mahşer günü kimseye şefaat edilmeyecektir. "Öyle bir günden çekinip korunun ki o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmeyecek, kimseden şefaat kabul edilmeyecek, kimseden fidye alınmayacak ve kimseye yardım edilmeyecektir." (Bakara 2/48) Dünyada insanlar birine destek olabilirler. "İyi bir işe destek veren ondan bir pay alır; kötü bir işe destek veren de ondan dolayı bir sorumluluk üstlenir." (Nisa 4/85) Bu ayetlere göre Cennete gitmiş biri, şirk günahı ile değil de diğer günahlarından dolayı cehennemde olan bir yakınını yanına isteyebilir. İster dünyada ister cehenneme gitmiş biri için olsun, şefaat ancak Allah'ın onayıyla olabilir.

Şaban Britch

Rahman’ın katında bir söz almış olan (Peygamber ve müminlerden) başka hiç bir kimse şefaat edemez.

Şaban Piriş

Rahman'ın katında bir söz almış olandan başka hiç bir kimse şefaat edemez.

Yaşar Nuri Öztürk

Rahman katında söz almış olandan başkaları şefaat imkanı bulamazlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No one shall have the advantage nor the power of intercession except him who has been promised to this effect by AL-Rahman.

Abdul Haleem

no one will have power to intercede except for those who have permission from the Lord of Mercy.

Abdullah Yusuf Ali

None shall have the power of intercession, but such a one as has received permission (or promise) from (Allah) Most Gracious.

Abul A'la Maududi

On that Day none will have the power to intercede for them except those who received a sanction from the Most Compassionate Lord. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This implies two things: (1) Intercession will be allowed only for the one who might have received permission for it from the Merciful, that is, the one who believed in Allah in the world and made himself deserving of His pardon. (2) Only that one will be able to plead intercession who might have received permission for this from the Merciful, and not those ones whom people themselves had made their intercessors without any reason.

Aisha Bewley

They have no right of intercession. None do but those who have a contract with the All-Merciful.

Al-Hilali & Khan

None shall have the power of intercession, but such a one as has received permission (or promise) from the Most Gracious (Allâh).

Ali Quli Qarai

No one will have the power to intercede [with Allah], except for him who has taken a covenant with the All-beneficent.

Amatul Rahman Omar

(On that day, ) intercession shall be denied to all, save him who holds a promise from the Most Gracious (God).

Arthur John Arberry

having no power of intercession, save those who have taken with the All-merciful covenant.

Bijan Moeinian

No one will have the ability to intercede, except those who conform to the laws of the Most Gracious.

E. Henry Palmer

They shall not possess intercession, save he who has taken a compact with the Merciful.

Edip-Layth

None will posses intercession, except for he who has taken a pledge with the Gracious.

George Sale

They shall obtain no intercession, except he only who hath received a covenant from the Merciful.

Hamid S. Aziz

We will drive the guilty into hell, like thirsty herds to water.

Mahmoud Ghali

They do not possess (any means of) intercession, except the ones who have taken to him from the Providence of the All-Merciful a covenant.

Marmaduke Pickthall

They will have no power of intercession, save him who hath made a covenant with his Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

None will have power to intercede for them except one who obtains a promise from Ar-Rahman.

Muhammad Asad

[on that Day] none will have [the benefit of] intercession unless he has [in his lifetime] entered into a bond with the Most Gracious.

Mustafa Khattab

None will have the right to intercede, except those who have taken a covenant from the Most Compassionate.[1]

Progressive Muslims

None will posses intercession, except for he who has taken a pledge with the Almighty.

Rashad Khalifa

No one will possess the power to intercede, except those who conform to the laws of the Most Gracious.

Sahih International

None will have [power of] intercession except he who had taken from the Most Merciful a covenant.

Sam Gerrans

They will have no power of intercession save he who has taken a covenant with the Almighty.

Shabbir Ahmed

None will have the benefit of intercession unless he has entered into a bond with the Beneficent during the life of the world.

Syed Vickar Ahamed

None shall have the power to plead (for them), except such a one, who has had permission from (Allah) the Most Gracious (Ar-Rahmán).

Taqi Usmani

none will have power to intercede, except the one who has entered into a covenant with the All-Merciful (Allah).

The Monotheist Group

None will possess intercession, except for he who has taken a pledge with the Almighty.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 87. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 87. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 87. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩