Diyanet İşleri
(85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!
Meryem suresi
Meryem suresi, 85. ayet. يَوْمَ نَحْشُرُ ٱلْمُتَّقِينَ إِلَى ٱلرَّحْمَٰنِ وَفْدًا
yevme naḥşüru-lmütteḳîne ile-rraḥmâni vefdâ.
(85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şeytanların gönderilmesi ve şefaat Meryem 83–87 3
Hayır! İlahları, onların ibadetlerini inkar edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.
Kafirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi?
Ey Muhammed! Şu halde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.
(85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!
Rahman'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.
Onlar, "Rahman, bir çocuk edindi" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
85. Şanı Yüce Allah, muttakiler ile günahkârlardan oluşan iki kesim arasındaki farkı bildirmektedir: Allah, kendi uğruna şirkten, bidatlerden ve masiyetlerden sakınanlar kıyamette şerefli kılınmış ve tazime mazhar olmuş olarak mahşere getirecektir. Onların sonunda huzuruna varacakları ve varmayı istedikleri zat, lütufkâr ve Rahmân olan Allah’tır. O’nun huzuruna heyetler halinde varacaklardır. Birisinin yanına heyet halinde giden kimsenin kalbinde ise mutlaka belli bir umut, yanına gittiği kimse hakkında bilinen şekilde bir hüsn-ü zan bulunur. İşte takvâ sahipleri de Rahmân olan Allah’ın huzuruna rahmetini, herkesi kuşatan ihsanını ve rıza yurdu olan cennette O’nun bağışlarına nail olmayı umarak gideceklerdir. Buna sebep ise O’na olan takvaları ve dünyada iken işledikleri O’nu razı edecek amellerdir. Zira Yüce Allah, bu amellere karşılık peygamberleri aracılığıyla onları mükâfatlandıracağına söz vermişti. Onlar da bu sözün verdiği kalp huzuru ile ve O’nun lütfuna güvenerek Rablerine yönelirler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Rasûl!- Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınan müttakileri, kıyamet günü ikram edilip hürmet edilen konuklar olarak Rablerinin huzurunda toplayacağımız günü hatırla.
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Ortak kavram: Diriliş
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Ortak kavram: Diriliş
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Ortak kavram: Diriliş
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rahmân'a karşı muttakî (duyarlı) olanları o gün misafir olarak toplayacağız.
O gün (gelince), O rahmet kaynağının huzurunda, sorumluluk bilinciyle kuşanmış olanları ağır konuklar olarak toplayacağız.
Allah'tan yana sorumluluk bilinci taşıyanları, onurlu konuklar olarak O sınırsız rahmet Sahibi'nin huzurunda topladığımız Gün,
Korunmuş olanları, ikrama nail olmuşlar olarak Rahman'a haşrettiğimiz süreçte!
Takva sahiplerini bir heyet halinde Rahman (olan Allah'ın huzurun)a toplayacağımız gün,
Takvâ sahiplerini heyet halinde çok merhametli olan Allah’ın huzurunda topladığımız,
O gün, sorumluluk bilinci taşıyanları, Bağışlayana konuk olarak toplayacağız.
- Takva sahiplerini Rahman'ın huzurunda, O'na gelmiş konuklar olarak topladığımız gün, suçluları suya götürür gibi cehenneme süreriz.
Erdemlileri, Rahman'ın huzurunda konuk grupları halinde toplayacağımız,
Erdemlileri, Rahman'ın huzurunda konuk grupları halinde toplayacağımız,
Takva sahiplerini bir heyet halinde Rahman'ın huzurunda toplayacağımız gün,
Müttekileri vefd halinde (bir mes'us olarak) huzuru rahmana cem'edeceğimiz gün
O gün takva sahiplerini Rahman'ın huzurunda konuk olarak toplayacağız.
O gün takva sahiplerini Rahman'ın huzurunda konuk olarak toplayacağız.
O gün takva sahiplerini dipnot 1 Rahman'ın huzurunda konuk olarak toplayacağız.
Takva sahiplerini bir heyet halinde Rahmana toplayacağımız gün,
(85-86) Müttakıyleri O çok esirgeyici (Allahın) huzuruna (süvari elçiler gibi) toplayacağımız, günahkarları ise susuz olarak cehenneme süreceğimiz gün,
O gün muttakileri Rahman'ın huzurunda, O'na gelmiş konuklar olarak toplarız.
(77-87) İşaretlerimizi / Ayetlerimizi yok sayanları /örtbas edenleri ve bana mal ve evlat elbette verilecek diyeni gördün mü ? Gaybolan’a şahit mi oldu / muttali mi oldu? Yahut Rabbimin yanında O’ndan bir söz mü / ahit mi almış? Hayır ne dediğini kaydediyoruz, Onun (bu şekilde konuşanın) azap süresini / müddetini de uzattıkça uzatacağız. Dediğine de (mal ve evlatlara) biz mirasçı olacağız. O bize birey olarak / fert olarak gelecek. Allah'ın dışında ilahları, saygınlık / izzet kazanmak için edindiler. Hayır! ileride onlara olan ibadetlerini ilahları yok sayacaklar, Birbirlerine karşı zıtlaşacaklar. Görmedin mi? Biz kafirlerin üzerine şeytanları indiririz, onları kışkırttıkça kışkırtırlar. Onlar için acele etme. Onlar ı tek tek sayıyoruz. O gün sakınanları / muttakileri Rahman'a gitmeleri için misafir heyeti şeklinde toplayacağız. Suçluları / mücrimleri cehenneme sus uz ve y aya halde ileteceğiz / sevk edeceğiz. Rahman'ın yanında söz almış olanlar dışında herhangi bir kimse, aracılık etmeye / şefaat etmeye Malik değildir.
O gün, muttakileri konuk olarak Rahman’ın huzurunda toplarız.
Korunanları, binek üzerinde ikram ile Rahman'a götürdüğümüz gün,
Bir gün, müttakileri /yanlışlardan sakınanları, Rahman'ın huzuruna (huzurumuza) seçkin heyetler halinde toplayacağız.
Allah'tan çekinerek korunanları dipnot 1 , Rahman'ın huzurunda, seçkin heyetleri ağırlar gibi dipnot 2 topladığımız günde,
O gün, muttakileri konuk olarak Rahman’ın huzurunda toplarız.
O gün, muttakileri konuk olarak Rahman'ın huzurunda toplarız.
Gün olur, o sakınanları biz, Rahman'ın huzurunda heyet halinde toplarız.
The Day shall come when the faithful are assembled before AL-Rahman in a presentable and dignified manner,
On the Day We gather the righteous as an honoured company before the Lord of Mercy
The day We shall gather the righteous to (Allah) Most Gracious, like a band presented before a king for honours,
The Day shall soon come when We shall bring together the God-fearing to the Most Compassionate Lord, as honoured guests;
On that Day We will gather those who have taqwa to the All-Merciful with due ceremony.
The Day We shall gather the Muttaqûn (the pious - See V.2:2) unto the Most Gracious (Allâh), like a delegation (presented before a king for honour).
The day We shall gather the Godwary toward the All-beneficent, on mounts,
(Look forward to) the day when the Most Gracious (God) shall gather those who guard against evil before Him as honoured delegates (to bestow honours on them).
On the day that We shall muster the godfearing to the All-merciful with pomp
Rest assured, the Day will come when I will gather the righteous ones under the umbrella of My protection.
the day when we will gather the pious to the Merciful as ambassadors,
The day We gather the righteous to the Gracious as a delegation.
On a certain day we will assemble the pious before the Merciful in an honourable manner, as ambassadors come into the presence of a prince;
So be not you hasty with them. Verily, We do but number them a sum (of days).
On the Day We will muster the pious to The All-Merciful as a (welcome) deputation.
On the day when We shall gather the righteous unto the Beneficent, a goodly company.
The day We shall usher the righteous before Ar-Rahman like envoys into the presence of a king,
On the Day when We shall gather the Godconscious unto [Us, ] the Most Gracious, as honoured guests,
˹Watch for˺ the Day We will gather the righteous before the Most Compassionate as an honoured delegation,
The Day We gather the righteous to the Almighty as a delegation.
The day will come when we summon the righteous before the Most Gracious in a group.
On the Day We will gather the righteous to the Most Merciful as a delegation
(The day We gather those of prudent fear to the Almighty as a crowd of honoured guests
On the Day when We shall gather the righteous unto Us, the Beneficent, like a delegation presented for honors,
The Day We shall bring the righteous to (Allah) Most Gracious (Rahmán), like a group brought before a king for honors,
The day We will assemble the God-fearing before the All-Merciful (Allah) as guests,
The Day We gather the righteous to the Almighty as a delegation.