Diyanet İşleri
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."
Meryem suresi
Meryem suresi, 43. ayet. يَٰٓأَبَتِ إِنِّى قَدْ جَآءَنِى مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَٱتَّبِعْنِىٓ أَهْدِكَ صِرَٰطًا سَوِيًّا
yâ ebeti innî ḳad câenî mine-l`ilmi mâ lem ye'tike fettebi`nî ehdike ṣirâṭan seviyyâ.
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve babası Meryem 41–50 3
Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız, biz! Ancak bize döndürülecekler.
Kitap'ta İbrahim'i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.
Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."
"Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahman'a isyankar olmuştur."
"Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahman tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."
Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
43. “Babacığım, bana sana gelmeyen bir ilim geldi.” Yani babacığım, ben senin oğlun olduğum için kendinde benim sahip olmadığım bilgiler vardır, diye düşünerek beni küçümseme. Aksine Allah bana, sana vermediği bilgiyi vermiş bulunuyor. Bu sözlerinden maksadı ise şudur: “O nedenle bana tabi ol ki seni dosdoğru bir yola ileteyim.” Yani mutedil ve istikamet üzere giden bir yolu göstereyim. O da Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ibadet etmek, her durumda yalnızca O’na itaat etmektir. İbrahim’in bu ifadelerinde oldukça yumuşak ve ince bir hitab vardır ki bu, açıkça görülmektedir. Şöyle ki o: “Babacığım, ben bilgili bir kimseyim, sense cahilsin” demediği gibi “Sen hiçbir şey bilmiyorsun” da dememiştir. Bunun yerine: Ben de bir bilgi sahibiyim. Sen de bir şeyler biliyorsun. Ancak bana ulaşan bilgi, sana ulaşmamış, sana gelmemiştir. O halde senin delile uyman ve ona boyun eğmen gerekir, deme yolunu seçmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Ey Babacığım! Vahiy aracılığıyla sana gelmeyen ilim bana gelmiştir. Bana uy ki, seni dosdoğru bir yola ileteyim."
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
Allah, (şöyle) iki adamı da misal verdi: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez, efendisine sadece bir yüktür. Nereye gönderse olumlu bir…
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
Ey Muhammed, de ki: "Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!"
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
Hani Davud'un yanına girmişlerdi de Davud onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
"Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahman'a isyankar olmuştur."
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
De ki: "Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir…
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey babacığım! Şüphesiz ki sana gelmeyen bir ilim (Allah tarafından) bana geldi. Bana uy ki sana düzgün (doğru) yolu göstereyim.
"Ey babacığım! İnan ki bana, sana ulaşmamış olan hakikat bilgisinden bir pay ulaşmış bulunuyor; öyleyse bana uy ki, seni dosdoğru bir yola yönlendireyim!"
"Ey babacığım, gerçek şu ki, senin hiç haberdar olmadığın bir bilgi ışığı ulaştı bana; öyleyse bana uy ki seni dosdoğru bir yola çıkarayım.
"Ey babacığım. . . Kesinlikle sende olmayan ilim, bende açığa çıktı! Bu nedenle bana tabi ol, seni düzgün yola yönlendireyim. "
"Babacığım, gerçek şu ki, bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana tabi ol, seni düzgün bir yola ulaştırayım."
Babacığım! Hakikaten sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Öyle ise bana uy ki, seni doğru yola çıkarayım.
"Ey babacığım! Aslında, bana, sana gelmeyen bir bilgi geldi. Artık, beni izle; gerçeğin yoluna seni eriştireyim!"
"Ey babacığım! Bana, senin hiç haberdar olmadığın bir bilgi ulaştı. Öyleyse buna uy ki seni dosdoğru bir yola götüreyim."
"Babacığım, bana, sana gelmeyen bir bilgi geldi. Beni izle de seni düzgün yola ileteyim."
'Babacığım, bana, sana gelmeyen bir bilgi geldi. Beni izle de seni düzgün yola ileteyim.'
Babacığım, emin ol sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Gel bana uy da seni düz yola çıkarayım.
A babacığım emin ol bana ilimden sana gelmiyen hakikat geldi, gel bana uy da seni bir düz yola çıkarayım
"Ey babacığım! Sana gelmeyen bir ilim dipnot 1 bana geldi. O halde bana uy. Ki seni dosdoğru olan yola ileteyim."
"Ey babacığım! Sana gelmeyen bir ilim dipnot 1 bana geldi. O halde bana uy. Ki seni dosdoğru olan yola ileteyim."
"Ey babacığım! Sana gelmeyen bir ilim dipnot 1 bana geldi. O halde bana uy. Ki seni dosdoğru olan yola ileteyim."
"Babacığım, gerçek şu ki, bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana tabi ol, seni düzgün bir yola ulaştırayım."
"Ey atam, bana muhakkak ki sana gelmeyen bir ilim gelmişdir. O halde bana uy da seni dümdüz bir yola çıkarayım".
Babacığım, doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana gelmiştir. Öyleyse bana uy da, seni dosdoğru bir yola ileteyim.
(41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.
"Babacığım! Gerçekten sana gelmeyen ilim bana gelmiştir. Hadi bana uy da seni dosdoğru bir yola ileteyim."
"Babacığım, bana, sana gelmeyen bir bilgi geldi; bana uy, seni düzgün bir yola ileteyim."
Ey babacığım! Bana, sana gelmemiş bir bilgi geldi. dipnot 1 Bundan böyle bana uy ki ben de seni düzgün bir yola yönelteyim.
Ey babacığım! Sana gelmemiş olan bir bilgi bana geldi. Bana uy da sana düzgün bir yol göstereyim.
Babacığım! Gerçekten sana gelmeyen ilim bana gelmiştir. Hadi bana uy da seni dosdoğru bir yola ileteyim.
Babacığım, gerçekten bana, sana gelmeyen bir bilgi gelmiştir. Hadi bana uy da seni dosdoğru bir yola ileteyim.
"Babacığım, bana ilimden, sana ulaşmayan bir nasip geldi. O halde bana uy ki, seni düzgün bir yola ileteyim."
"O father", he continued, "I am a recipient of divine knowledge imparted to me and not imparted to you. Should you follow Me. I will guide you to the path of righteousness, the path of Allah".
Father, knowledge that has not reached you has come to me, so follow me: I will guide you to an even path.
"O my father! to me hath come knowledge which hath not reached thee: so follow me: I will guide thee to a way that is even and straight.
Father, a knowledge that has not reached you has come to me. So follow me that I may guide you to a Straight Way.
Father, knowledge which never reached you has come to me, so follow me and I will guide you to the right path.
"O my father! Verily there has come to me of the knowledge that which came not unto you. So follow me, I will guide you to the Straight Path.
Father! Indeed a knowledge has already come to me which has not come to you. So follow me that I may guide you to a right path.
`My dear sire, indeed I have been given the sort of knowledge which has not been given to you, so follow me, I will guide you along the straight path.
Father, there has come to me knowledge such as came not to thee; so follow me, and I will guide thee on a level path.
"Dear father, I have been blessed with certain knowledge that you have not been blessed with. Follow me, and I will guide you to the straight path."
O my sire! verily, to me has come knowledge which has not come to thee; then follow me, and I will guide thee to a level way.
"My father, knowledge has come to me which did not come to you. So follow me that I will guide you to a good path."
O my father, verily a degree of knowledge hath been bestowed on me, which hath not been bestowed on thee: Wherefore follow me; I will lead thee into an even way.
When he said to his father, "O my sire! Why do you worship what can neither hear nor see nor avail you aught?
O my father, surely there has already come to me (something) of knowledge that did not come up to you; so closely follow me, and I will guide you on a level path.
O my father! Lo! there hath come unto me of knowledge that which came not unto thee. So follow me, and I will lead thee on a right path.
O my father, to me has come such knowledge as never came to you. So follow me that I may show you the right path.
"O my father! Behold, there has indeed come to me [a ray] of knowledge such as has never yet come unto thee: follow me, then; I shall guide thee onto a perfect way.
O dear father! I have certainly received some knowledge which you have not received, so follow me and I will guide you to the Straight Path.
"My father, knowledge has come to me which did not come to you. So follow me that I will guide you to a good path."
"O my father, I have received certain knowledge that you did not receive. Follow me, and I will guide you in a straight path.
O my father, indeed there has come to me of knowledge that which has not come to you, so follow me; I will guide you to an even path.
“O my father: there has come to me knowledge that has come not to thee, so follow thou me; I will lead thee to an even path.”
"O My father! Behold, There has indeed come to me of knowledge that came not to you. Follow me then, and I will lead you onto a perfect way."
"O my father! Verily, knowledge has come to me which has not come to you: So follow me: I will guide you to a Path that is Even (and Straight).
My dear father, indeed there has come to me a knowledge that has not come to you; so, follow me, and I shall lead you to a straight path.
"My father, knowledge has come to me which did not come to you. So follow me that I will guide you to a level path."