Meryem suresi

Meryem suresi, 57. ayet

Meryem suresi, 57. ayet. وَرَفَعْنَٰهُ مَكَانًا عَلِيًّا

verafa`nâhü mekânen `aliyyâ.

Diyanet İşleri

Onu yüce bir makama yükselttik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 54–60 · surenin 57. ayeti / 98

Konu Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs Meryem 51–58 3

  1. Meryem 54

    Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.

  2. Meryem 55

    Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.

  3. Meryem 56

    Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebi idi.

  4. 57

    Onu yüce bir makama yükselttik.

  5. Meryem 58

    İşte bunlar, Adem'in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

  6. Meryem 59

    Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.

  7. Meryem 60

    (60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

57. “Biz, onu yüce bir makama yükselttik.” Yüce Allah, âlemler arasında onun şanını yükselttiği gibi onun, yakınlaştırılmış kimseler arasındaki mevkii de yüksektir. O bakımdan İdris’in şanı da makamı da yüksektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendisine vermiş olduğumuz peygamberlikle onun zikrini yücelttik. O, yüksek bir makamdaydı.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَرَفَعْنَـٰهُ ve rafea'nahu onu yükseltmiştik kök: رفع
  2. مَكَانًا mekanen bir yere kök: كون
  3. عَلِيًّا aliyyen yüce kök: علو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İdrîs

    Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebi idi.

  • Aynı kıssa: Hz. İdrîs

    İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de hatırla. Bunların hepsi sabredenlerdendi.

  • Aynı kıssa: Hz. İdrîs

    Onları da rahmetimizin içine soktuk. Şüphesiz onlar salih kimselerdendi.

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…

  • Aynı kök: علو (70 geçiş)

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

  • Aynı kök: علو (70 geçiş)

    Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendisini üstün bir makama yükseltmiştik.

Mustafa İslamoğlu

Ve biz ona da yüce bir konum bahşetmiştik.

Muhammed Esed

Ve Biz o'nu da yüce bir konuma yükseltmiştik.

Ahmed Hulusi

Biz Onu yücelik makamına yükselttik!

Ali Bulaç

Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.

Ali Özek ve heyeti

Biz, onu üstün bir makama yükseltmiştik.

Ali Rıza Safa

Onu, çok yüce bir yere yükselttik.

Bayraktar Bayraklı

Onu yüce bir makama yüceltmiştik.

Edip Yüksel

Onu yüce bir makama yükselttik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu yüce bir makama yükselttik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve Biz onu yüce bir yere yükselttik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve biz onu yüksek bir mekana ref'ettik

Erhan Aktaş

Onu yüce bir mekana yükselttik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu yüce bir mekana yükselttik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu yüce bir mekana yükselttik.

Gültekin Onan

Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.

Hasan Basri Çantay

Biz onu pek yüce bir yere yükseltdik.

İbni Kesir

Onu yüce bir yere yükselttik.

Mehmet Alagaş

(51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz onu yüce bir makama yükselttik.

Süleyman Ateş

Onu yüce bir yere yükseltmiştik.

Süleymaniye Vakfı

Onu yüce bir mekana yükseltmiştik dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İdris'in (a.s.) kim olduğu konusunda çok çeşitli iddialar vardır. Bunlardan en makul olanı Tevrat'ta anlatılan Enok'tur. Enok, Nuh'un a.s büyük dedesidir. Tevrat'ta Enok'tan bahseden bölüm şöyledir: "Enok 65 yaşındayken oğlu Metuşelah doğdu. Metuşelah'ın doğumundan sonra Enok 300 yıl Tanrı yolunda yürüdü. Başka oğulları, kızları oldu. Enok toplam 365 yıl yaşadı. Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrı onu yanına almıştı." Yaratılış 5:21-24. Yeni Ahit'te Enok hakkında söylenenler de Tevrat'ı destekler niteliktedir: "Kimse onu bulamadı, çünkü Tanrı onu yukarı almıştı. Yukarı alınmadan önce Tanrı'yı hoşnut eden biri olduğuna tanıklık edildi. İman olmadan Tanrı'yı hoşnut etmek olanaksızdır." İbraniler 11:5. Enok'un göklere olan yolculuğu aynı zamanda onun kimsenin sahip olmadığı bilgeliklere ulaştığının da bir göstergesi olarak yorumlanmıştır. Hem Kur'an, hem Eski Ahit, hem de Yeni Ahit'te Enok'un göksel yolculuğunun ön plana çıkıyor oluşu dikkat çekicidir. Enok ismi İbranice "Hanak" kökünden gelir, manası "eğitim vermek, eğitmek" şeklindedir. Kur'an'daki İdris kelimesinin de "de-ra-se" (ders vermek, eğitmek) kökünden geldiği dikkate alınırsa, mana bakımından birbirlerine yakın oldukları düşünülebilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onu yüce bir yere yükseltmiştik.

Şaban Britch

Biz onu üstün bir makama yükseltmiştik.

Şaban Piriş

Biz onu üstün bir mevkiye yükseltmiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu yüce bir mekana yükselttik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We exalted him and ennobled him and graced him with a lofty position.

Abdul Haleem

We raised him to a high position.

Abdullah Yusuf Ali

And We raised him to a lofty station.

Abul A'la Maududi

and We exalted him to a lofty position. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The plain meaning is that God had favored Idris with a high rank, but according to the Israelite traditions, God took up Idris (Enoch) to heavens. The Bible says: And he was not; for God took him, but the Talmud has a long story to tell, which ends with the words: Enoch ascended to heaven in a whirlwind, with chariot and horses of fire.

Aisha Bewley

We raised him up to a high place.

Al-Hilali & Khan

And We raised him to a high station.

Ali Quli Qarai

and We raised him to a station exalted.

Amatul Rahman Omar

And We raised him to an exalted position.

Arthur John Arberry

We raised him up to a high place.

Bijan Moeinian

I have raised him to an honorable rank.

E. Henry Palmer

and we raised him to a lofty place.

Edip-Layth

We raised him to a high place.

George Sale

And we exalted him to a high place.

Hamid S. Aziz

And mention, in the Book, Idris (Enoch?); verily, he was a saint and a prophet;

Mahmoud Ghali

And We raised him to a most exalted place.

Marmaduke Pickthall

And We raised him to high station.

Mohamed Ahmed - Samira

And We raised him to an exalted station.

Muhammad Asad

whom We exalted onto a lofty station.

Mustafa Khattab

And We elevated him to an honourable status.[1]

Progressive Muslims

And We raised him to a high place.

Rashad Khalifa

We raised him to an honorable rank.

Sahih International

And We raised him to a high station.

Sam Gerrans

And We raised him to a high station.

Shabbir Ahmed

And We raised him to a high station of honor.

Syed Vickar Ahamed

And We raised him to a high position.

Taqi Usmani

We raised him to a high place.

The Monotheist Group

And We raised him to a high place.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 57. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 57. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 57. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩