Meryem suresi

Meryem suresi, 89. ayet

Meryem suresi, 89. ayet. لَّقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا إِدًّا

leḳad ci'tüm şey'en iddâ.

Diyanet İşleri

Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 86–92 · surenin 89. ayeti / 98

Konu "Rahmân çocuk edindi" iddiası ve reddi Meryem 88–98 3

  1. Meryem 86

    (85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!

  2. Meryem 87

    Rahman'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.

  3. Meryem 88

    Onlar, "Rahman, bir çocuk edindi" dediler.

  4. 89

    Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.

  5. Meryem 90–91

    (90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

  6. Meryem 92

    Halbuki Rahman'a bir çocuk edinmek yakışmaz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 89–91. ayetler için yazılmıştır.

89-90. “Andolsun ki siz çok çirkin” son derece büyük ve vahim “bir iddia ortaya attınız” ve bu sözün, bu iddianın büyüklüğü dolayısıyla “neredeyse gökler” bu sözden dolayı büyüklüklerine ve sağlamlıklarına rağmen “çatlayacak” yer de bu iddiadan dolayı “yarılacak” parça parça olacak “ve dağlar parçalanıp yıkılacak.” Yani ufalanıp yok olacak.

91. “(Evet,) Rahmân’a çocuk isnat etmeleri yüzünden…” Bütün bunlar, bu çirkin iddialarından ötürü olacak. Evet, bütün bu yaratılmışlar neredeyse bu hallere düşeceklerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

- Ey bu sözü söyleyenler!- Çok büyük bir şey ile geldiniz.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّقَدْ lekad andolsun ki
  2. جِئْتُمْ ci'tum siz bulundunuz kök: جيا
  3. شَيْـًٔا şey'en bir şeyde (cür'ette) kök: شيا
  4. إِدًّۭا idden pek kötü kök: ادد

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu siz öyle dehşet verici bir iddiada bulundunuz ki;

Muhammed Esed

(Bunu söylemekle) siz gerçekten çok çirkin bir iddia ortaya atmış oldunuz.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki pek çirkin bir şey yaptınız.

Ali Bulaç

Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup geldiniz.

Ali Özek ve heyeti

Hakikaten siz, pek çirkin bir şey ortaya attınız.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, çok çirkin bir şey söylediniz.

Bayraktar Bayraklı

Gerçekten siz, pek çirkin bir şey ortaya attınız.

Edip Yüksel

Siz, küstahça bir tez ileri sürdünüz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Siz, küstahça bir tez ileri sürdünüz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, pek ağır, pek çirkin bir iddiaya cüret ettiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun pek ağır pek şeni' bir cür'ette bulundunuz

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, siz çok kötü bir iddiada bulundunuz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki, siz çok kötü bir iddiada bulundunuz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki, siz çok kötü bir iddiada bulundunuz.

Gültekin Onan

Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup geldiniz.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki siz pek çirkin bir şey söylediniz.

İbni Kesir

Andolsun ki; ortaya çok kötü bir şey attınız.

Mehmet Alagaş

(88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun ki siz, pek çirkin bir şey söylediniz.

Süleyman Ateş

Andolsun ki, "Siz pek kötü bir cür'ette bulundunuz!"

Süleymaniye Vakfı

Gerçekten çok çirkin bir iftirada bulundunuz.

Şaban Britch

Andolsun ki, çok kötü bir şey ortaya attınız.

Şaban Piriş

Andolsun ki çok kötü bir şey ortaya attınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki siz, çok çirkin bir iddiada bulundunuz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You blasphemers have instituted a notion that is indeed monstrous, enormous anal atrocious:

Abdul Haleem

How terrible is this thing you assert:

Abdullah Yusuf Ali

Indeed ye have put forth a thing most monstrous!

Abul A'la Maududi

Surely you have made a monstrous statement.

Aisha Bewley

They have devised a monstrous thing.

Al-Hilali & Khan

Indeed you have brought forth (said) a terrible evil thing.

Ali Quli Qarai

You have certainly advanced something hideous!

Amatul Rahman Omar

(Say, ) `You have indeed uttered something exceedingly abominable and hideous.

Arthur John Arberry

You have indeed advanced something hideous!

Bijan Moeinian

What a disgusting thing to fabricate.

E. Henry Palmer

ye have brought a monstrous thing!

Edip-Layth

You have come with a gross blasphemy.

George Sale

Now have ye uttered an impious thing:

Hamid S. Aziz

They say, "The Beneficent has taken to Himself a son. "

Mahmoud Ghali

Indeed you have already come with a hideous thing.

Marmaduke Pickthall

Assuredly ye utter a disastrous thing

Mohamed Ahmed - Samira

You have uttered a grievous thing

Muhammad Asad

Indeed, [by this assertion] you have brought forth something monstrous,

Mustafa Khattab

You have certainly made an outrageous claim,

Progressive Muslims

You have come with a gross blasphemy.

Rashad Khalifa

You have uttered a gross blasphemy.

Sahih International

You have done an atrocious thing.

Sam Gerrans

You have done a monstrous thing.

Shabbir Ahmed

Indeed, you have put forth something monstrous!

Syed Vickar Ahamed

Indeed you (sinners) have brought forward a most horrible thing (and a lie)!

Taqi Usmani

Indeed you have come up with such an abominable statement

The Monotheist Group

You have come with a gross blasphemy.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 89. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 89. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 89. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩