Mehmet Alagaş
(1-11) Kâf, he, ya, ayn, sad, Rabbini Kulu Zekeriya ’ya olan rahmetinin bir hatırlatmasıdır. Bir vakit, Rabbine gizli bir nida etmişti. Dedi ki Rabbim, kemiklerimin gücü iyice zayıflayıp gevşedi, başım da yaşlılıkla meşgul, sana dua etmekte de hiç isyancı olmadım. Ardımda bırakacağım dostlarım için korkuya kapıldım, karım kısır ama bana katından bir veli / dost bahşet. Bana ve de Yakup ailesine varis olsun , Rabbim onu razı olduğun biri yap. Ey Zekeriya sana bir erkek evlat müjdeliyoruz ismi Yahya’dır. Onu bundan önce isim olarak kullanmadık. Dedi ki eşim kısır iken ve hakikaten ben de ihtiyarlığın son haddine ulaşmış iken , benim erkek evladımın olması kesin mi ? Dedi ki aynen öyle , Rabbin o bana kolaydır dedi, daha önce herhangi bir şey değilken seni de yaratmadım mı? Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver, dedi ki senin işaretin / ayetin üç gün üst üste insanlarla konuşmamandır. Bunun üzerine kavmine gitmek üzere mihraptan çıktı ve onlara sabah akşam Allah’ı üstün tutmayı işaret etti / vahyetti.