Diyanet İşleri
Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
Meryem suresi
Meryem suresi, 62. ayet. لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا إِلَّا سَلَٰمًا وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ فِيهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا
lâ yesme`ûne fîhâ lagven illâ selâmâ. velehüm rizḳuhüm fîhâ bükratev ve`aşiyyâ.
Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Namazı zayi edenler ve tövbe edenler Meryem 59–65 3
Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.
(60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.
Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.
(Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."
(Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O'nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
62. “Orada boş sözler işitmezler.” Faydasız, anlamsız söz işitmeyecekleri gibi, günaha sokacak söz de işitmezler. Orada ne sayıp sövmek, ne ayıplamak, ne Allah’a isyan olan bir söz, ne de kederlendirecek bir söz işiteceklerdir. “Ancak “selâm” sözleri işitirler.” Her türlü kusurdan uzak, Allah’ı, zikri, selâmlaşmayı, sevinç ve müjdeyi ihtiva eden sözler, kardeşler arasında karşılıklı güzel konuşmalar, Rahmân olan Allah’ın hitabını işitmek, hurilerden, meleklerden, vildândan neşe verici sesler, coşturucu nağmeler, tatlı ve nazik sözler gibi her türlü kusurdan uzak (selametli) sözler işiteceklerdir. Çünkü orası esenlik (selâmet) yurdudur. Orada bütün yönleriyle tam esenlikten (selâmdan) başka hiçbir şey yoktur. “Rızıkları da onlar için orada sabah-akşam hazırdır.” Onların yiyecek, içecek, çeşitli lezzetlerden oluşan rızıkları süreklidir. Ne zaman isterlerse, ne vakit arzu ederlerse bu rızıkları onlara verilir. Bu rızıkların bu belli vakitlerde özellikle verilmesi ise bunların güzelliklerinin, lezzet ve mükemmelliklerinin bir parçasıdır. “Sabah-akşam” rızıklarının hazır olması ise bunların etkilerinin büyük, faydalarının da tamam olması içindir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Orada boş ve çirkin söz işitmezler. Bilakis birbirlerine verdikleri selamı ve meleklerin verdiği selamı işitirler. Orada canlarının çektiği yemekler sabah akşam onlara sunulur.
Aynı kök: بكر (12 geçiş) · Aynı kök: عشو (14 geçiş)
Zekeriya, "Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alamet ver" dedi. Allah da şöyle dedi: "Senin için alamet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak…
Aynı kök: بكر (12 geçiş) · Aynı kök: عشو (14 geçiş)
Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.
Aynı kök: بكر (12 geçiş) · Aynı kök: عشو (14 geçiş)
Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!
Aynı kök: لغو (11 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: İslâm
-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: İslâm
Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir…
Aynı kök: لغو (11 geçiş)
Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…
Aynı kök: لغو (11 geçiş)
Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Orada herhangi bir boş söz duymayacaklar. Sadece ‘selam' (duyacaklar). dipnot 1 Onlar için orada sabah akşam rızıkları vardır.
Orada mutluluk tebriği dışında asla boş bir söz işitmeyecekler; ve onlar orada sabah akşam rızıklandırılacaklar.
Orada onlar asla boş ve yararsız bir söz işitmeyecekler; iç huzuru ve esenlik dileğinden başka hiçbir söz! Ve orada sabah akşam azıklandırılacaklar;
Orada lağv (dedikodu) değil sadece "Selam" (Selam isminin manası açığa çıkar ve böylece kendi hakikatlerinden açığa çıkan kuvveleri konuşurlar) işitirler. . . Orada kendilerinin sabah - akşam, yaşam gıdalarıyla beslenmeleri söz konusudur.
Onda 'boş bir söz' işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.
Orada boş söz değil, hoş söz duyarlar. Ve orada, sabah akşam kendilerine ait rızıkları vardır.
Orada, boş söz duymazlar; yalnızca "Selam!" Sunuları da sabahakşam hazırdır.
Orada boş söz değil, hoş söz/selam duyarlarve orada, sabahakşam kendilerine ait rızıkları vardır.
Orada boş söz işitmezler; sadece barış... Rızıklarını da sabah akşam alırlar.
Orada boş söz işitmezler; sadece barış... Rızıklarını da sabah akşam alırlar.
Orada hiç boş söz işitmezler; ancak bir "Selam" işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
Orada hiç boş söz işitmezler, ancak bir selam, rızıkları da vardır orada sabah, akşam
Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak "selam dipnot 1 " işitirler. Ve orada, onların sabah akşam dipnot 2 rızıkları vardır.
Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak "selam" dipnot 1 işitirler. Ve orada, onların sabah akşam dipnot 2 rızıkları vardır.
Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak "selam" dipnot 1 işitirler. Ve orada, onların sabah akşam dipnot 2 rızıkları vardır.
Onda 'boş bir söz' işitmezler; sadece selam(ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.
Orada selamdan başka hoş bir söz işitmeyeceklerdir. Orada sabah, akşam rızıkları da (ayaklarına gelecekdir).
Orada boş sözler değil, sadece selam sözü işitirler ve sabah-akşam rızıklarını hazır bulurlar.
(51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.
Orada boş söz işitmezler. Ancak selam (işitirler). Ve orada, sabah akşam kendilerine ait rızıkları vardır.
Orada boş söz değil, yalnız selam işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.
Orada boş sözler değil, sadece hoş sözler işiteceklerdir dipnot 1 . Orada onlar için sabahleyin ve akşamleyin rızıklar vardır.
Orada boş söz dinlemeyeceklerdir. Sadece "Selam dipnot 1 " sözü. Orada onlar için sabah akşam rızıklar vardır.
Orada boş söz işitmezler. Ancak selam (işitirler). Ve orada, sabah-akşam kendilerine ait rızıkları vardır.
Orada boş söz işitmezler ancak esenlik. Sabah akşam rızıklarını da orada hazır bulurlar.
Orada boş lakırdı değil, yalnızca "selam" işitirler. Orada kendilerinin sabah, akşam, rızıkları da hazırdır.
No vain discourse shall they hear therein, but peace shall forever shine and in Allah's Name shall they be greeted with the formula of good will, good wishes and respect "Peace", and they shall be provided with victuals, eatables and drinkables morning and evening.
There they will hear only peaceful talk, nothing bad; there they will be given provision morning and evening.
They will not there hear any vain discourse, but only salutations of Peace: And they will have therein their sustenance, morning and evening.
They shall not hear in it anything vain; they shall hear only what is good; dipnot 1 and they shall have their provision in it, morning and evening.
They will not hear any prattling there – nothing but ‘Peace’. They will receive their provision there morning and night.
They shall not hear therein (in Paradise) any Laghw (dirty, false, evil vain talk), but only Salâm (salutations of peace). And they will have therein their sustenance, morning and afternoon. [See (V.40:55)].
Therein they will not hear vain talk, but only ‘Peace!’ And therein they will have their provision morning and evening.
There they will hear no idle talk, but all that they hear will be only (greetings of) peace. There they shall remain, provided with their sustenance, morning and evening (regularly and eternally).
There they shall hear no idle talk, but only 'Peace. ' There they shall have their provision at dawn and evening.
There will be no foul language spoken in Paradise. Only peace. The inhabitants of the Paradise will be served day and night.
They shall hear no empty talk therein, but only 'peace;' and they shall have their provision therein, morning and evening;
They will not hear in it any nonsense, only peace. They will have their provision in it morning and evening.
Therein shall they hear no vain discourse, but peace; and their provision shall be prepared for them therein morning and evening.
Gardens of Eden, which the Beneficent has promised to His servants in the Unseen; verily, His promise ever comes to pass!
They hear therein no idle (talk), except (only) peace; and they will have their provision therein before sunrise and at nightfall.
They hear therein no idle talk, but only Peace; and therein they have food for morn and evening.
They will hear no vain talk there, but only salutations of peace, and they will have their sustenance morning and evening. "
No empty talk will they hear there-nothing but [tidings of] inner soundness and peace; and there will they have their sustenance by day and by night:
There they will never hear any idle talk—only ˹greetings of˺ peace. And there they will have their provisions morning and evening.[1]
They will not hear in it any nonsense, only peace. And they will have their provision in it morning and evening.
They will not hear any nonsense therein; only peace. They receive their provisions therein, day and night.
They will not hear therein any ill speech - only [greetings of] peace - and they will have their provision therein, morning and afternoon.
They will hear therein no vain speech; only: “Peace!” And they will have therein provision morning and evening.)
They will hear no insult to intelligence nor vain discourse, but only salutations of Peace. And therein they will have their sustenance day and night. (Likewise, in the Ideal Society no person will sleep hungry and there shall be plenty of provision for all).
They will not hear within it any useless talk, except only words of Peace: And in there they will have their sustenance, morning and afternoon.
They will not hear anything absurd therein, but a word of peace, and there they will have their provision at morn and eve.
They will not hear in it any nonsense, only peace. And they will have their provision in it morning and evening.