Meryem suresi

Meryem suresi, 63. ayet

Meryem suresi, 63. ayet. تِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِى نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَن كَانَ تَقِيًّا

tilke-lcennetü-lletî nûriŝü min `ibâdinâ men kâne teḳiyyâ.

Diyanet İşleri

İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Meryem 60–66 · surenin 63. ayeti / 98

Konu Namazı zayi edenler ve tövbe edenler Meryem 59–65 3

  1. Meryem 60–61

    (60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.

  2. Meryem 62

    Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

  3. 63

    İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.

  4. Meryem 64

    (Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."

  5. Meryem 65

    (Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O'nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?

  6. Meryem 66

    İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

63. “İşte” sözü geçen şekilde vasıflarını belirttiğimiz ve “kullarımızdan takva sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz cennet, budur.” Biz, bu cenneti muttakilere miras olarak vereceğiz ve oraları, onların sürekli kalacakları ve hiçbir şekilde ayrılıp gitmeyecekleri konaklar yapacağız. Onlar da oradan başka yere ayrılmak da istemeyeceklerdir. Nitekim Allah, şöyle buyurmaktadır: “Rabbinizden bir mağfiret ve takvâ sahipleri için hazırlanmış, eni göklerle yer kadar olan cennete koşuşun.” (Âli İmran, 3/133)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte bu vasıflarla nitelendirilen cennet, emirleri yerine getirip yasaklardan sakınan kullarımıza miras olarak vereceğiz.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تِلْكَ tilke işte budur
  2. ٱلْجَنَّةُ l-cennetu cennet kök: جنن
  3. ٱلَّتِى lleti
  4. نُورِثُ nurisu vereceğimiz kök: ورث
  5. مِنْ min -dan
  6. عِبَادِنَا ibadina kullarımız- kök: عبد
  7. مَن men
  8. كَانَ kane kök: كون
  9. تَقِيًّۭا tekiyyen korunanlara kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın…

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    "Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Onlar şöyle derler: "Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah'a mahsustur.…

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Ortak kavram: Cennet

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kullarımızdan takvâlı (duyarlı) olanları mirasçı kılacağımız cennet işte odur.

Mustafa İslamoğlu

Sorumluluk bilincine ermiş olanları mirasçı kılacağımız cennet işte budur.

Muhammed Esed

Bize karşı sorumluluk bilinci içinde olan kullarımıza bırakacağımız cennet işte budur.

Ahmed Hulusi

İşte kullarımızdan çok korunanları (yalnızca fiillerde değil, düşünsel anlamda korunanları) mirasçı yapacağımız cennet budur!

Ali Bulaç

O cennet; biz, kullarımızdan takva sahibi olanları (ona) varisçi kılacağız.

Ali Özek ve heyeti

Kullarımızdan, takvâ sahibi kimseleri mirasçı kıldığımız cennet işte budur.

Ali Rıza Safa

Sorumluluk bilinci taşıyan kullarımızı kalıtçı yapacağımız cennet, işte böyledir.

Bayraktar Bayraklı

Kullarımızdan takva sahibi kimselere verdiğimiz cennet işte budur.

Edip Yüksel

Erdemli kullarımıza vereceğimiz bahçe işte budur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Erdemli kullarımıza vereceğimiz cennet işte budur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte kullarımızdan korunup takva sahibi olanları mirasçı yapacağımız cennet odur!

Elmalılı Hamdi Yazır

O o Cennettir ki kullarımızdan her kim korunur takıyy ise ona miras kılarız

Erhan Aktaş

İşte bu, kullarımızdan takva sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz Cennet'tir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte bu, kullarımızdan takva sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz Cennet'tir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte bu, kullarımızdan takva dipnot 1 sahibi olanlara miras dipnot 2 olarak vereceğimiz Cennet'tir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Takvalı olmanın karşılığında bir hak olarak.

Gültekin Onan

O cennet; biz, kullarımızdan takva sahibi olanları (ona) varis kılacağız.

Hasan Basri Çantay

O, öyle cennetdir ki biz ona kullarımızdan gerçekden müttakıy olan kişileri vaaris kılacağız.

İbni Kesir

İşte bu cennetlere; kullarımızdan takva sahiplerini mirasçı kılacağız.

Mehmet Alagaş

(51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte kullarımızdan takvâ sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz cennet budur.

Süleyman Ateş

İşte kullarımızdan, korunanlara vereceğimiz cennet budur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kullarımızdan Allah'tan çekinerek kendilerini koruyanlara vereceğimiz Cennet, işte budur.

Şaban Britch

İşte bu cennetlere kullarımızdan takva sahiplerini mirasçı kılacağız.

Şaban Piriş

İşte bu cennetlere kullarımızdan takva sahiplerini mirasçı kılacağız.

Yaşar Nuri Öztürk

Kullarımızdan takva sahibi olanları mirasçı yapacağımız cennet işte budur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Such is the paradise which shall be the eternal right to those of Our devout servants in whose hearts reigned piety.

Abdul Haleem

That is the Garden We shall give as their own to those of Our servants who were devout.

Abdullah Yusuf Ali

Such is the Garden which We give as an inheritance to those of Our servants who guard against Evil.

Abul A'la Maududi

Such is the Paradise which We shall cause those of Our servants who have been God-fearing to inherit.

Aisha Bewley

That is the Garden which We will bequeath to those of Our slaves who have taqwa.

Al-Hilali & Khan

Such is the Paradise which We shall give as an inheritance to those of Our slaves who have been Al-Muttaqûn (the pious - See V.2:2).

Ali Quli Qarai

This is the paradise We will give as inheritance to those of Our servants who are Godwary.

Amatul Rahman Omar

Such is the Paradise which We give for a free gift and for an inheritance to those of Our servants who guard against evil.

Arthur John Arberry

That is Paradise which We shall give as an inheritance to those of Our servants who are godfearing.

Bijan Moeinian

Such is the Garden which My righteous servants will inherit.

E. Henry Palmer

that is Paradise which we will give for an inheritance to those of our servants who are pious!

Edip-Layth

Such is paradise that We inherit to any of Our servants who are righteous.

George Sale

This is paradise, which We will give for an inheritance unto such of our servants as shall be pious.

Hamid S. Aziz

They shall hear no empty (vain) talk therein, but only Peace; and there they shall have their provision morning and evening;

Mahmoud Ghali

That is the Garden which We cause the ones of Our bondmen who were pious, to inherit.

Marmaduke Pickthall

Such is the Garden which We cause the devout among Our bondmen to inherit.

Mohamed Ahmed - Samira

This is the Paradise those of Our creatures will inherit who take heed and fear the displeasure of God.

Muhammad Asad

this is the paradise which We grant as a heritage unto such of Our servants as are conscious of Us.

Mustafa Khattab

That is Paradise, which We will grant to whoever is devout among Our servants.

Progressive Muslims

Such is Paradise that We inherit to any of Our servants who are righteous.

Rashad Khalifa

Such is Paradise; we grant it to those among our servants who are righteous.

Sahih International

That is Paradise, which We give as inheritance to those of Our servants who were fearing of Allah.

Sam Gerrans

That is the Garden which We cause those to inherit among Our servants who are in prudent fear.

Shabbir Ahmed

Such is the Garden which We give as an inheritance to those of Our servants who have lived upright (and thus earned it with their own hands).

Syed Vickar Ahamed

Like this is the Garden that We give as an inheritance to those of Our servants who keep away from evil.

Taqi Usmani

That is the Paradise We will give as inheritance to those of Our servants who have been God-fearing.

The Monotheist Group

Such is the Paradise that We inherit to any of Our servants who are righteous.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 63. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 63. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Meryem suresi, 63. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩