Meryem suresi · 88–98. ayetler

"Rahmân çocuk edindi" iddiası ve reddi

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Meryem suresi, 88. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 88. ayet. وَقَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَلَدًا

    Diyanet İşleri

    Onlar, "Rahman, bir çocuk edindi" dediler.

    Mehmet Okuyan

    (Müşrikler) "Rahmân çocuk edindi!" dediler.

    Mustafa İslamoğlu

    Bir de çıkıp "O rahmet kaynağı kendisine bir oğul edindi" dediler:

    Muhammed Esed

    Hal böyleyken, yine de bazıları "O sınırsız rahmet Sahibi Kendine bir oğul edinmiştir!" diyorlar.

    Ahmed Hulusi

    "Rahman çocuk edindi" dediler!

    Ali Bulaç

    "Rahman çocuk edinmiştir" dediler.

    Ali Özek ve heyeti

    «Rahmân çocuk edindi» dediler.

    Ali Rıza Safa

    "Bağışlayan, çocuk edindi!" dediler.

    Bayraktar Bayraklı

    "Rahman çocuk edindi" dediler.

    Edip Yüksel

    Hatta "Rahman çocuk edindi" dediler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hatta 'Rahman çocuk edindi,' dediler

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Rahman çocuk edindi. dediler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O rahman veled edindi dediler

    Erhan Aktaş

    "Rahman bir çocuk edindi." dediler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rahman bir çocuk edindi." dediler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rahman bir çocuk edindi." dediler.

    Gültekin Onan

    "Rahman çocuk edinmiştir" dediler.

    Hasan Basri Çantay

    Dediler ki: "Çok esirgeyici (Allah) bir evlad edindi".

    İbni Kesir

    Bir kısım kimseler: Rahman çocuk edindi, dediler.

    Mehmet Alagaş

    (88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar: "Rahman, bir çocuk edindi." dediler.

    Süleyman Ateş

    "Rahman çocuk edindi" dediler.

    Süleymaniye Vakfı

    "Rahman çocuk edindi" dediler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Rahman çocuk edindi" dediler.

    Şaban Britch

    Rahman, bir çocuk edindi, dediler.

    Şaban Piriş

    -Rahman, bir çocuk edindi, dediler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Rahman çocuk edindi." dediler.

  2. Meryem suresi, 89. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 89. ayet. لَّقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا إِدًّا

    Diyanet İşleri

    Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu siz öyle dehşet verici bir iddiada bulundunuz ki;

    Muhammed Esed

    (Bunu söylemekle) siz gerçekten çok çirkin bir iddia ortaya atmış oldunuz.

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki pek çirkin bir şey yaptınız.

    Ali Bulaç

    Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup geldiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Hakikaten siz, pek çirkin bir şey ortaya attınız.

    Ali Rıza Safa

    Gerçek şu ki, çok çirkin bir şey söylediniz.

    Bayraktar Bayraklı

    Gerçekten siz, pek çirkin bir şey ortaya attınız.

    Edip Yüksel

    Siz, küstahça bir tez ileri sürdünüz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Siz, küstahça bir tez ileri sürdünüz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Andolsun ki, pek ağır, pek çirkin bir iddiaya cüret ettiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kasem olsun pek ağır pek şeni' bir cür'ette bulundunuz

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki, siz çok kötü bir iddiada bulundunuz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki, siz çok kötü bir iddiada bulundunuz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun ki, siz çok kötü bir iddiada bulundunuz.

    Gültekin Onan

    Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup geldiniz.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun ki siz pek çirkin bir şey söylediniz.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; ortaya çok kötü bir şey attınız.

    Mehmet Alagaş

    (88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Andolsun ki siz, pek çirkin bir şey söylediniz.

    Süleyman Ateş

    Andolsun ki, "Siz pek kötü bir cür'ette bulundunuz!"

    Süleymaniye Vakfı

    Gerçekten çok çirkin bir iftirada bulundunuz.

    Şaban Britch

    Andolsun ki, çok kötü bir şey ortaya attınız.

    Şaban Piriş

    Andolsun ki çok kötü bir şey ortaya attınız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun ki siz, çok çirkin bir iddiada bulundunuz.

  3. Meryem suresi, 90. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 90. ayet. تَكَادُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنشَقُّ ٱلْأَرْضُ وَتَخِرُّ ٱلْجِبَالُ هَدًّا

    Diyanet İşleri

    (90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

    Mehmet Okuyan

    (90, 91) Rahmân'a çocuk yakıştırmaları nedeniyle neredeyse gökler çatlayacak, dipnot 1 yer yarılacak ve dağlar yıkılıp düşecekti!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Şûrâ 42:4.

    Mustafa İslamoğlu

    bundan dolayı neredeyse gökler paramparça olacak, yer yarılacak ve dağlar toz duman olacak!

    Muhammed Esed

    Öyle ki bu iddianın dehşetinden neredeyse gök paramparça olacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp gidecekti!

    Ahmed Hulusi

    Bu yüzden neredeyse semalar çatlayacak, arz yarılacak ve dağlar yıkılıp düşecek!

    Ali Bulaç

    Neredeyse bundan dolayı, gökler paramparça olacak, yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.

    Ali Özek ve heyeti

    Bundan dolayı, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir!

    Ali Rıza Safa

    Gökler neredeyse çatlayacak, yeryüzü yarılacak, dağlar yıkılıp çökecek.

    Bayraktar Bayraklı

    - Rahman'a çocuk isnadında bulunmaları yüzünden, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir.

    Edip Yüksel

    Bu küstahlıktan ötürü neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar göçecektir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu küstahlıktan ötürü neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar göçecektir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Az daha o yüzden gökler çatlayacak ve dağlar yıkılıp yerlere geçecek.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Az daha ondan Gökler çatlıyacak ve dağlar yıkılıp yerlere geçecek

    Erhan Aktaş

    Neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar gürültü ile devrilecekti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar gürültü ile devrilecekti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar gürültü ile devrilecekti.

    Gültekin Onan

    Neredeyse bundan dolayı, gökler yarılacak (yetefattarne), yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.

    Hasan Basri Çantay

    (90-91) Onlar O çok esirgeyici (Allaha) bir evlad iddia etdiler diye, bu (sözden) dolayı nerdeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar dağılıb çökecekdir.

    İbni Kesir

    Neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar göçecekti;

    Mehmet Alagaş

    (88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bu söz yüzünden neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı.

    Süleyman Ateş

    Neredeyse o(sözün dehşeti)nden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp dağılacaktır!.

    Süleymaniye Vakfı

    Bundan dolayı neredeyse gökler yarılacak, yer parçalanacak ve dağlar yerle bir olacak.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bundan dolayı dipnot 1 neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar çökecekti.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rahmana çocuk isnat etmeleri

    Şaban Britch

    Bu söz yüzünden neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı.

    Şaban Piriş

    Bu söz yüzünden neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bu söz yüzünden neredeyse gökler çatlayacak, yer parçalanacak, dağlar yıkılıp çökecek;

  4. Meryem suresi, 91. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 91. ayet. أَن دَعَوْا۟ لِلرَّحْمَٰنِ وَلَدًا

    Diyanet İşleri

    (90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

    Mehmet Okuyan

    (90, 91) Rahmân'a çocuk yakıştırmaları nedeniyle neredeyse gökler çatlayacak, dipnot 1 yer yarılacak ve dağlar yıkılıp düşecekti!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Şûrâ 42:4.

    Mustafa İslamoğlu

    O rahmet kaynağına bir oğul isnat etmek ha!..

    Muhammed Esed

    (Demek,) O sınırsız rahmet Sahibi'ne bir oğul yakıştırıyorlar (öyle mi?)

    Ahmed Hulusi

    Rahman'a çocuk nispet etmelerinden ötürü!

    Ali Bulaç

    Rahman adına çocuk öne sürdüklerinden (ötürü bunlar olacaktı).

    Ali Özek ve heyeti

    Rahmân'a çocuk isnadında bulunmaları yüzünden.

    Ali Rıza Safa

    Bağışlayana, çocuk yakıştırdıkları için.

    Bayraktar Bayraklı

    - Rahman'a çocuk isnadında bulunmaları yüzünden, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir.

    Edip Yüksel

    Rahman'a çocuk yakıştırdılar diye...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rahman'a çocuk yakıştırdılar diye...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O Rahman'a çocuk iddiasında bulundular diye.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O rahmana veled iddia ettiler diye

    Erhan Aktaş

    Rahman'a bir çocuk isnat ettiler diye.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rahman'a bir çocuk isnat ettiler diye.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Rahman'a bir çocuk isnat ettiler diye.

    Gültekin Onan

    Rahman adına çocuk öne sürdüklerinden (ötürü bunlar olacaktı.)

    Hasan Basri Çantay

    (90-91) Onlar O çok esirgeyici (Allaha) bir evlad iddia etdiler diye, bu (sözden) dolayı nerdeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar dağılıb çökecekdir.

    İbni Kesir

    Rahman'a çocuk isnad etmelerinden ötürü.

    Mehmet Alagaş

    (88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rahman’a çocuk iddiasında bulundular.

    Süleyman Ateş

    Rahman için çocuk iddia ettiklerinden ötürü.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunların sebebi Rahman'ın çocuğu olduğunu iddia etmeleridir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar sırf "Rahman'ın çocuğu var" dedikleri için olacaktı.

    Şaban Britch

    Rahman’a çocuk iddiasında bulundular.

    Şaban Piriş

    Rahman'a çocuk isnadı sebebiyle.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rahman için çocuk iddia ettiklerinden ötürü.

  5. Meryem suresi, 92. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 92. ayet. وَمَا يَنۢبَغِى لِلرَّحْمَٰنِ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًا

    Diyanet İşleri

    Halbuki Rahman'a bir çocuk edinmek yakışmaz.

    Mehmet Okuyan

    Çocuk edinmek Rahmân'a yakışmaz.

    Mustafa İslamoğlu

    İyi ama, O rahmet kaynağının bir oğul edinmesi olacak şey değil ki!

    Muhammed Esed

    Hem de, sınırsız rahmet Sahibi'nin bir oğul edinmesi akıl almaz bir şey olduğu halde!

    Ahmed Hulusi

    Rahman'a çocuk edinmek gibi bir kavram yakışmaz.

    Ali Bulaç

    Rahman (olan Allah)a çocuk edinmek yaraşmaz.

    Ali Özek ve heyeti

    Halbuki çocuk edinmek Rahmân’ın şanına yakışmaz.

    Ali Rıza Safa

    Bağışlayana, çocuk edinmek yakışmaz.

    Bayraktar Bayraklı

    Halbuki çocuk edinmek Rahman'ın şanına yakışmaz.

    Edip Yüksel

    Çocuk edinmek Rahman'a yakışmaz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Çocuk edinmek Rahman'a yakışmaz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Halbuki, çocuk edinmek Rahman'a yaraşmaz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki veled edinmek rahmana yaraşmaz

    Erhan Aktaş

    Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz.

    Gültekin Onan

    Rahmana çocuk edinmek yaraşmaz.

    Hasan Basri Çantay

    Halbuki O çok esirgeyen (Allah) için bir evlad edinmek asla yakışmaz.

    İbni Kesir

    Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz.

    Mehmet Alagaş

    (88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hâlbuki Rahman’a bir çocuk edinmek yakışmaz.

    Süleyman Ateş

    Çocuk edinmek Rahman'a yakışmaz.

    Süleymaniye Vakfı

    Çocuk edinmek Rahman'ın şanına yakışmaz!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rahman'ın çocuk edinmesi olacak şey değildir.

    Şaban Britch

    Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz.

    Şaban Piriş

    Rahman'ın çocuk edinmeye ihtiyacı yoktur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rahman'a çocuk edinmek yakışmaz.

  6. Meryem suresi, 93. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 93. ayet. إِن كُلُّ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ إِلَّآ ءَاتِى ٱلرَّحْمَٰنِ عَبْدًا

    Diyanet İşleri

    Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman'a kul olarak gelecektir.

    Mehmet Okuyan

    Göklerde ve yerde olan herkes elbette kul olarak Rahmân'a gelecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Hem göklerde ve yerde olan herkes, O rahmet kaynağının huzuruna sadece ve sadece bir kul olarak çıkacaklardır.

    Muhammed Esed

    Oysa, göklerde ve yerde var olan her şey sınırsız rahmet Sahibi'nin huzuruna ancak ve ancak birer kul olarak çıkmaktadırlar;

    Ahmed Hulusi

    Semalar ve arzda kim var ise Rahman'a kulluk eder!

    Ali Bulaç

    Göklerde ve yerde olan (herkesin ve her şeyin) tümü Rahman (olan Allah)a, yalnızca kul olarak gelecektir.

    Ali Özek ve heyeti

    Göklerde ve yerde olan herkes istisnasız kul olarak Rahmân’a gelecektir.

    Ali Rıza Safa

    Göklerde ve yeryüzünde bulunan herkes, Bağışlayana, ancak kul olarak gelecektir.

    Bayraktar Bayraklı

    Göklerde ve yerde olan herkes, istisnasız birer kul olarak Rahman'a gelecektir.

    Edip Yüksel

    Göklerde ve yerde kim varsa, Rahman'a kul olarak gelecektir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde kim varsa, Rahman'a kul olarak gelecektir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Göklerde ve yerde Rahman'a kul olarak gelmeyecek hiçbir kimse yoktur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Göklerde ve Yerde hiç bir kimse yoktur ki o rahmana kul olarak gelecek olmasın

    Erhan Aktaş

    Göklerde ve yerde bulunan herkes Rahman'a yalnızca kul olarak gelecek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerde ve yerde bulunan herkes Rahman'a yalnızca kul olarak gelecek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde bulunan kimselerin tamamı Rahman'a yalnızca kul olarak gelecek.

    Gültekin Onan

    Göklerde ve yerde olan (herkesin ve her şeyin) tümü Rahmana, yalnızca kul olarak gelecektir.

    Hasan Basri Çantay

    Göklerde ve yerde olan herkes, müstesna olmamak üzere, O çok esirgeyici (Allaha) mutlakaa kul olarak gelecekdir.

    İbni Kesir

    Çünkü göklerde ve yerlerde olan her şey, Rahman'a kul olarak gelecektir.

    Mehmet Alagaş

    (88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman’ın huzuruna ancak kul olarak gelir.

    Süleyman Ateş

    Göklerde ve yerde bulunan herkes Rahman'a kul olarak gelecektir.

    Süleymaniye Vakfı

    Göklerde ve yerde kim varsa hepsi, sadece birer kul olarak Rahman'ın huzuruna gelecekler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde kim varsa hepsi kul olarak Rahman'nın huzuruna gelirler.

    Şaban Britch

    Çünkü göklerde ve yerde bulunan her şey ancak Rahman’a kul olarak gelir.

    Şaban Piriş

    Çünkü göklerde ve yerde bulunan her şey ancak Rahman'a kul olarak gelir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Göklerde ve yerde bulunan herkes, Rahman'a kul olarak gelecektir.

  7. Meryem suresi, 94. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 94. ayet. لَّقَدْ أَحْصَىٰهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّا

    Diyanet İşleri

    Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki (Allah) onları kuşatmıştır ve teker teker onları sayıp tespit etmiştir.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu O, onların tümünü derin bir bilgiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.

    Muhammed Esed

    doğrusu, O bunların hepsini bilgisiyle kuşatmış, teker teker saymıştır;

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki (Rahman) onları çok yönlü tüm detaylarıyla bilir!

    Ali Bulaç

    Andolsun, onların tümünü kuşatmış ve onları sayı olarak saymış bulunmaktadır.

    Ali Özek ve heyeti

    O, bunların hepsini kuşatmış ve sayılarını tesbit etmiştir.

    Ali Rıza Safa

    Gerçek şu ki, onların tümünü kuşatmış ve tek tek saymıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    O, bunların hepsini kuşatmış ve sayılarını tespit etmiştir.

    Edip Yüksel

    Onları kuşatmış ve tek tek saymıştır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onları kuşatmış ve tek tek saymıştır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Andolsun ki, hepsini kuşatmış ve hepsini bir bir saymıştır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kasem olsun ki hepsini ihsa etmiş, hepsini sayı ile ta'dad buyurmuştur

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki, onların tamamını kuşatmış ve bir bir tespit etmiştir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki, onların tamamını kuşatmış ve bir bir tespit etmiştir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun ki, onların tamamını kuşatmış ve bir bir tespit etmiştir.

    Gültekin Onan

    Andolsun, onların tümünü kuşatmış ve onları sayı olarak saymış bulunmaktadır.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun ki O, bunları cem'iyyet olarak da saymış, ferdler olarak da saymışdır.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; ilmi onları kuşatmış ve teker teker saymıştır.

    Mehmet Alagaş

    (88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, onların hepsini (ilmi ile kuşatmış) ve onları bir bir saymıştır.

    Süleyman Ateş

    O, onların hepsini kuşatmış ve onları bir bir saymıştır.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, hepsini kuşatmış, onları teker teker saymıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, onların hepsini teker teker sayıp hesabını çıkarmıştır.

    Şaban Britch

    O, onların hepsini (ilmi ile kuşatmış) ve onları bir bir saymıştır.

    Şaban Piriş

    Allah, onların hepsini tek tek sayıp, kaydetmiştir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, O onların hepsini kuşatmış ve tamamını tek tek saymıştır.

  8. Meryem suresi, 95. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 95. ayet. وَكُلُّهُمْ ءَاتِيهِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فَرْدًا

    Diyanet İşleri

    Onlar(ın her biri) kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.

    Mehmet Okuyan

    Kıyamet günü hepsi O'nun huzuruna tek başına (yapayalnız) gelecektir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İsrâ 17:71 ve Neml 27:83'te ifade edildiği üzere, mahşerde Yüce Allah'ın huzurunda toplanmak için önderleriyle bir araya getirilmiş olsalar da yargılanma tek başına gerçekleştirilecektir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:94; Kehf 18:48; Meryem 19:80.

    Mustafa İslamoğlu

    Sonunda onların her biri Kıyamet Günü O'nun huzuruna tek başına çıkacaktır.

    Muhammed Esed

    ve onların her biri Kıyamet Günü'nde O'nun huzuruna tek başına çıkacaktır.

    Ahmed Hulusi

    Onların hepsi, kıyamet sürecinde O'na TEK olarak gelir.

    Ali Bulaç

    Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, 'yapayalnız, tek başlarına' geleceklerdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Bunların hepsi de kıyamet gününde O'nun huzuruna tek başına (yapayalnız) gelecektir.

    Ali Rıza Safa

    Zaten onların tümü, Yeniden Yaratılış Günü'nde, O'na, yapayalnız gelecektir.

    Bayraktar Bayraklı

    Bunların hepsi de kıyamet gününde O'nun huzuruna tek başına gelecektir.

    Edip Yüksel

    Onların hepsi, Diriliş günü O'na tek başına gelecektir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onların hepsi, Diriliş günü O'na tek başına gelecektir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hepsi kıyamet günü O'na tek olarak gelecektir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve hepsi Kıyamet günü ona tek olarak gelecektir

    Erhan Aktaş

    Onların hepsi, Kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların hepsi, Kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların hepsi, Kıyamet Günü O'na tek başına gelecektir.

    Gültekin Onan

    Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, 'yapayalnız, tek başlarına' geleceklerdir.

    Hasan Basri Çantay

    Onların her biri kıyamet günü Ona tek başına gelecekdir.

    İbni Kesir

    Hepsi kıyamet günü O'na tek olarak gelecektir.

    Mehmet Alagaş

    (88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hepsi de ona kıyamet günü tek olarak gelecektir.

    Süleyman Ateş

    Onların hepsi, kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hepsi (mezardan) kalkış günü tek başına O'na gelecektir.

    Şaban Britch

    Hepsi de ona kıyamet günü tek olarak gelecektir.

    Şaban Piriş

    Hepsi de ona kıyamet günü yalnız başına gelecektir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve onların hepsi kıyamet günü O'na tek tek gelecektir.

  9. Meryem suresi, 96. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 96. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ وُدًّا

    Diyanet İşleri

    İnanıp salih ameller işleyenler için Rahman, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki iman edip iyi işler yapanlar için Rahmân bir sevgi yaratacaktır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette gerçek imanın kişiye kazandıracağı büyük ödüle dikkat çekilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    İmanda sebat eden, o imanla uyumlu bir hayat yaşayan kimseler var ya: O sonsuz rahmet kaynağı onlar için tarifsiz bir sevgi var edecek.

    Muhammed Esed

    Sınırsız rahmet Sahibi, imana erişip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanları sevgiyle kuşatacaktır;

    Ahmed Hulusi

    İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır.

    Ali Bulaç

    İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır.

    Ali Özek ve heyeti

    İman edip de sâlih ameller işleyenlere gelince, onlar için Rahmân (çok merhametli olan Allah), (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.

    Ali Rıza Safa

    İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar için, Bağışlayan, bir sevgi oluşturacaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    İman edip iyi amellerde bulunanlara gelince,Allah onlar için bir sevgi yaratacaktır.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlara Rahman sevgi bağışlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnanıp erdemli davrananlara Rahman sevgi bağışlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İman edip yararlı işler yapanlar ise, muhakkak Rahman, onlar için bir sevgi verecek, gönüllere sevdirecektir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İyman edip salih işler yapanlar muhakkak, rahman onlar için bir meveddet (bir sevgi) verecek gönüllere sevdirecektir

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İman eden ve salihatı yapanları dipnot 1 , Rahman sevilenler kılacaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İman eden ve salihatı yapanları, Rahman sevilenler kılacaktır.

    Gültekin Onan

    İnananlar ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman onlar için bir sevgi kılacaktır.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat iman edib de iyi iyi işler yapanlar (yok mu?) çok esirgeyici (Allah) onlar için (gönüllerde) bir sevgi verecekdir.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki iman edip salih amel işleyenleri, Rahman sevgili kılacaktır.

    Mehmet Alagaş

    (88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhakkak iman edip, salih amel işleyenlere Rahman bir sevgi verecektir.

    Süleyman Ateş

    İnanıp faydalı işler yapanlar için Rahman, (gönüllerde) bir sevgi yaratacak(onları herkese sevdirecek)tir.

    Süleymaniye Vakfı

    İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlar var ya, Rahman, onlar için (gönüllerde) bir sevgi oluşturacaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlar için Rahman, bir sevgi oluşturacaktır.

    Şaban Britch

    İman edenler ve salih amellerde bulunanlara ise Rahman (gönüllerde) sevgi kılacaktır.

    Şaban Piriş

    İman edenler ve doğruları yapanlar ise Rahman onlara sevgi ile yaklaşacaktır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır.

  10. Meryem suresi, 97. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 97. ayet. فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوْمًا لُّدًّا

    Diyanet İşleri

    Ey Muhammed! Biz, Allah'a karşı gelmekten sakınanları Kur'an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilin ile (indirip) kolaylaştırdık.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki biz onu (Kur'an'ı) muttakîleri (duyarlı olanları) müjdeleyesin ve (gerçeğe) karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin diline kolaylaştırdık. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Duhân 44:58; Kamer 54:17, 22, 32, 40; Müzzemmil 73:20.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte sadece bu yüzden Biz onu senin (konuştuğun) dil aracılığıyla kolaylaştırdık ki, sorumluluk bilinci taşıyan kimseleri onunla müjdeleyip sorumsuzca savrulanları da uyarasın diye.

    Muhammed Esed

    işte yalnızca bu amaçla, bu (ilahi mesajı, ey Peygamber,) senin dilinde kolaylaştırdık ki Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseleri onunla müjdeleyip, (boş bir) inatla direnip duranları onunla uyarasın;

    Ahmed Hulusi

    Biz O'nu, O'nunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir topluluğu da O'nunla uyarasın diye, senin anlatımınla kolaylaştırdık.

    Ali Bulaç

    Biz bunu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp korkutman için.

    Ali Özek ve heyeti

    (Ey Muhammed!) Allah'tan sakınanları müjdelemen ve düşman bir kavmi de korkutman için Kur'an'ı senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.

    Ali Rıza Safa

    Onu, senin dilinle kolaylaştırdık. Sorumluluk bilinci taşıyanlara, Onunla sevinçli haberler vermen; inatçı bir toplumu da Onunla uyarman için.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz Kur'an'ı, sadece Allah'tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye, senin dilinle kolaylaştırdık.

    Edip Yüksel

    Bunu senin dilinle kolaylaştırdık; onunla erdemlileri müjdeleyesin ve inatçı toplumu uyarasın diye. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Tanrı, anlamamız için, mesajını deney ve duyularımızla sınırlı olan dilimizle gönderir. Gerçeği onaylayanlar tarafından yapılan çeviriler de bu amaca hizmet eder. * Bak 41:44.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bunu senin dilinle kolaylaştırdık; onunla erdemlileri müjdeleyesin ve inatçı toplumu uyarasın diye.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz, o Kur'an'ı sadece onunla takva sahiplerini müjdelemen ve inat edenleri de korkutman için senin dilinle kolaylaştırdık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sırf o Kur'anı senin lisanınla şunun için müyesser kıldık ki onunla müttekileri müjdeliyesin ınad edenleri de inzar edesin

    Erhan Aktaş

    Böylece Biz onu, dipnot 1 kendisi ile takva sahiplerini müjdelemen ve inat eden bir halkı uyarabilmen için senin dilinde kolaylaştırdık.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'ı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Böylece Biz onu dipnot 1 , kendisi ile takva sahiplerini müjdelemen ve inat eden bir halkı uyarabilmen için senin dilinde kolaylaştırdık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'ı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Böylece Biz onu dipnot 1 , kendisi ile takva sahiplerini müjdelemen ve inat eden bir toplumu uyarabilmen için senin dilinde kolaylaştırdık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'ı.

    Gültekin Onan

    Biz bunu (Kuran'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp korkutman için.

    Hasan Basri Çantay

    İşte biz onu (Kur'anı) ancak onunla takva saahiblerini müjdeleyesin, (baatılda) mücadele ve inad edenleri korkutasın diye senin dilinle (indirerek) kolaylaşdırdık.

    İbni Kesir

    İşte Biz; bunu muttakilere müjdeleyesin ve inatçı bir kavmi uyarasın diye senin dilinde indirerek kolaylaştırdık.

    Mehmet Alagaş

    (88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muttakileri müjdelemen ve inatçı bir kavmi uyarman için, bu Kur’an’ı senin dilin ile kolaylaştırdık.

    Süleyman Ateş

    Biz o(Kur'a)n'ı senin diline kolaylaştırdık ki, onunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir kavmi onunla uyarasın.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kur'an'ın senin dilinle kolaylaştırdık ki dipnot 1 kendini koruyanlara dipnot 2 onunla müjde veresin, karşı koyan topluluğu da uyarasın.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kullandığı Arapça açısından Kur'an-ı Kerim'in anlatımı, temel konuları her eğitim seviyesinden insanın kolayca anlayabileceği bir yapıdadır. Örneğin doktor olmamanıza rağmen rahimdeki ceninin gelişimini okuyup anlayabilirsiniz; ya da gök bilimci olmamanıza rağmen bu konuda da bilgi edinebilirsiniz. Ancak doktor veya gök bilimci iseniz ilgili konularda ortalama insanlardan çok daha fazla bilgi edinirsiniz. Kur'an'dan ne kadar fazla doğru hüküm (hikmet) elde edilebileceği o konuda çalışma yapan ilim adamlarının oluşturacağı çalışma ekipleri ve onların, Allah'ın yazdığı ve yarattığı ayetleri etraflıca ve metoduna uygun şekilde çalışmasına bağlıdır. (Bkz. Fussilet 41/3)
    2. metne dön, dipnot 2
      Müttaki: Allah'tan çekinerek korunan, kendini(fıtratını) bozmayan. Bkz Bakara 2/2.

    Şaban Britch

    Muttakileri müjdelemen ve inatçı bir kavmi uyarman için, bu Kur’an’ı senin dilin ile kolaylaştırdık.

    Şaban Piriş

    Muttakileri müjdelemen ve inatçı bir kavmi uyarman için, bu Kur'an'ı senin dilin ile kolaylaştırdık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz onu; senin dilinle kolaylaştırdık ki, sakınanları onunla müjdeleyesin, inatçı bir kavmi de onunla uyarasın.

  11. Meryem suresi, 98. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 98. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُم مِّنْ أَحَدٍ أَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًۢا

    Diyanet İşleri

    Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun?

    Mehmet Okuyan

    Onlardan önce nice nesilleri helak etmiştik. Sen onlardan herhangi birinden bir şey hissediyor veya onlara ait cılız bir ses (bile) duyabiliyor musun! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Fâtır 35:22. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Zira Biz onlardan önce nice uygarlıkları helak etmişizdir: sen onlardan herhangi birinin varlığını hissediyor, ya da onların ardından bir tek çıtırtı olsun duyabiliyor musun?

    Muhammed Esed

    çünkü, onlardan önce gelip geçen nice kuşakları yok ettik; (şimdi) onlardan herhangi birinin varlığını hissediyor ya da, alçak sesle de olsa hiç onlardan söz edildiğini duyuyor musun?

    Ahmed Hulusi

    Onlardan önce de nice nesilleri helak ettik. . . Onlardan herhangi birini hissediyor yahut onların fısıltılarını işitiyor musun?

    Ali Bulaç

    Biz, onlardan önce nice insan nesillerini yıkıma uğrattık; (şimdiyse) onlardan hiç birini hissediyor veya onların fısıltılarını duyuyor musun?

    Ali Özek ve heyeti

    Biz, onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Sen, onlardan herhangi birinden (bir varlık emâresi) hissediyor veya onlara ait cılız bir ses işitiyor musun?

    Ali Rıza Safa

    Onlardan önceki nice kuşakları yıkıma uğrattık. Hiçbirini sezinliyor musun? Veya onların fısıltılarını duyuyor musun?

    Bayraktar Bayraklı

    Çünkü onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Şimdi sen, onlardan herhangi birinden bir varlık işareti hissedebiliyor veya onlara ait cılız bir ses işitebiliyor musun?

    Edip Yüksel

    Onlardan önce nice toplumları yok ettik: Hiçbirini algılıyor musun, ya da fısıltılarını işitiyor musun?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlardan önce nice toplumları yok ettik: hiçbirini algılıyor musun, ya da fısıltılarını işitiyor musun?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de onlardan önce nice kuşakları helak ettik. Hiç onlardan birini hissediyor musun veya onların gizli bir seslerini işitiyor musun?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem onlardan evvel nice karn helak ettik, hiç onlardan birini hissediyor musun, yahud gizli bir seslerini işitiyor musun?

    Erhan Aktaş

    Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan herhangi birilerinin varlığını hissediyor musun? Veya onlardan en küçük bir ses duyabiliyor musun?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan herhangi birilerinin varlığını hissediyor musun? Veya onlardan en küçük bir ses duyabiliyor musun?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan herhangi birilerinin varlığını hissediyor musun? Veya onlardan en küçük bir ses duyabiliyor musun?

    Gültekin Onan

    Biz, onlardan önce nice insan nesillerini yıkıma uğrattık; (şimdiyse) onlardan hiç birini hissediyor veya onların fısıltılarını duyuyor musun?

    Hasan Basri Çantay

    Biz onlardan evvel nice asırlar (halkını) helak etdik. (Şimdi) bunlardan hiç birini hissediyor (görüyor), yahud gizli bir sesini bile işidiyor musun?

    İbni Kesir

    Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Şimdi onlardan hiç bir varlık emaresi hissediyor veya bir ses işitiyor musun?

    Mehmet Alagaş

    (88-98) Rahman çocuk edindi dediler. Korkunç bir şey ortaya getirdiler. Rahman için çocuk duasında bulunduklarında Semalar neredeyse çatlayacaktı , Arz yarılacak dağlar yıkılıp çökecekti / yere kapanacaktı. Evlat edinmek Rahmana bir fayda sağlamaz. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman'a ancak kul olarak gelir. Kesinlikle onları kuşatmıştır ve tek tek saymaktadır. Onların hepsi kıyamet günü, birey olarak ona gelecekler. Iman edenler, onarıcı işler / Salih amel yapanlar var ya, ilerde Rahman, onlar için sevgi oluşturacak. Onu (Kuranı) sakınanları müjdeleyesin ve inatçı boyları / kavimleri uyarırsın diye senin dilinle / lisanınla kolaylaştırdık. Onlardan önce nice memleketleri yok ettik / helak ettik. Onlardan herhangi birisini hissediyor musun veya onlardan en ufak bir ses işitiyor musun?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor veya onlara ait en küçük bir ses işitiyor musun?

    Süleyman Ateş

    Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Şimdi onlardan hiçbirini duyuyor musun, yahut onların gizli bir sesini işitiyor musun?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlardan önce nice nesilleri etkisizleştirdik. Şimdi onlardan birini hissedebiliyor veya onların bir kıpırdamasını işitiyor musun?

    Şaban Britch

    Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan hiç birini hissediyor veya onlara ait en küçük bir ses işitiyor musun?

    Şaban Piriş

    Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Hiç onlardan bir varlık emaresi hissediyor veya bir fısıltı işitiyor musun?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz onlardan önce de nice kuşaklar helak ettik. Onlardan herhangi birini hissediyor musun, yahut onların bir iniltisini duyuyor musun?

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.