53. sure

Necm Suresi النجم

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ 1–18 karşılaştır — Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ
  2. Lât, Uzzâ ve Menât; meleklere dişi isim vermek 19–30 karşılaştır — Lât, Uzzâ ve Menât; meleklere dişi isim vermek
  3. Herkes çalıştığının karşılığını görür 31–41 karşılaştır — Herkes çalıştığının karşılığını görür
  4. Rabbin fiilleri ve helâk edilen kavimler 42–55 karşılaştır — Rabbin fiilleri ve helâk edilen kavimler
  5. Yaklaşan kıyamet ve secde emri 56–62 karşılaştır — Yaklaşan kıyamet ve secde emri

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ 1–18

  1. Necm suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 1. ayet. وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ

    vennecmi iẕâ hevâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Alçalıp yükseldiğinde o yıldız (çoban yıldızı) önemlidir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Heva = هَوَى kelimesi hem yükselme hem de aşağı kayma anlamındadır (Müfredat). "O yıldız" anlamında en-necm = النَّجْمِ kelimesi bu ayetle beraber dört yerde geçer. İlki bu ayette geçer. İkinci olarak Tarık suresinin şu ayetleri onun "Kutup Yıldızı" olduğunu gösterir: "Gökyüzü ve Tarık (her gece gelen yıldız) önemlidir. Tarık nedir, nereden bileceksin? O, (karanlığı) delip geçen yıldızdır. (Tarık 86/1-3) Üçüncüsü şu ayettir: "Birçok işaretlerle ve o yıldızla yollarını bulurlar." (Nahl 16/16) Kuzey yarım kürede her gece doğan ve güçlü ışığı olan tek yıldız Kutup Yıldızıdır. Ekvatora sıfır, kutup noktasına 90 derecelik açı yapar. Bu ikisi arasındaki her yere yaptığı açı, oranın enlemi kadardır. Konum ve yön belirlemede en önemli göstergedir. Diğer yıldızlar, sürekli yer değiştirirler ama Kutup Yıldızı hep aynı noktada kalır. Dördüncüsü de (Rahman 55/6) ayetidir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 1. ayet

  2. Necm suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 2. ayet. مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ

    mâ ḍalle ṣâḥibüküm vemâ gavâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Arkadaşınızın yoldan çıkmadığı ve boş hayallere kapılmadığı da önemlidir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 2. ayet

  3. Necm suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 3. ayet. وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ

    vemâ yenṭiḳu `ani-lhevâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O sözleri kendi arzusuna göre söylemiyor.

    Ayet detayı — Necm suresi, 3. ayet

  4. Necm suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 4. ayet. إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌ يُوحَىٰ

    in hüve illâ vaḥyüy yûḥâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar, ona gelen vahiyden başkası değildir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 4. ayet

  5. Necm suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 5. ayet. عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ

    `allemehû şedîdü-lḳuvâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onları ona, çok güçlü olan (Cebrail) öğretti.

    Ayet detayı — Necm suresi, 5. ayet

  6. Necm suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 6. ayet. ذُو مِرَّةٍ فَٱسْتَوَىٰ

    ẕû mirrah. festevâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sağlam yapılı olan (Cebrail) doğruldu.

    Ayet detayı — Necm suresi, 6. ayet

  7. Necm suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 7. ayet. وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ

    vehüve bil'üfüḳi-l'a`lâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (O zaman) Muhammed, (Mekke'ye göre) en yüksek ufukta (Hira Dağında) dipnot 1 idi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki الْأُفُقِ الْأَعْلَى = el-ufku'ul-a'la, o en yüksek ufuk demektir. Kur'an'ın inmeye başladığı yer Mekke olduğu için Kabe'ye göre en yüksek ufuk Hira dağıdır.

    Ayet detayı — Necm suresi, 7. ayet

  8. Necm suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 8. ayet. ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ

    ŝümme denâ fetedellâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra (Cebrail) yaklaştı ve aşağıya süzüldü.

    Ayet detayı — Necm suresi, 8. ayet

  9. Necm suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 9. ayet. فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ

    fekâne ḳâbe ḳavseyni ev ednâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Muhammed ile) İki yayın tek kirişi gibi oldular; hatta daha da yakınlaştılar.

    Ayet detayı — Necm suresi, 9. ayet

  10. Necm suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 10. ayet. فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ

    feevḥâ ilâ `abdihî mâ evḥâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ın kendine vahyettiğini, Allah'ın kuluna (Muhammed'e) vahyetti.

    Ayet detayı — Necm suresi, 10. ayet

  11. Necm suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 11. ayet. مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ

    mâ keẕebe-lfüâdü mâ raâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Muhammed'in) Gördüğünü gönlü yalanlamadı.

    Ayet detayı — Necm suresi, 11. ayet

  12. Necm suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 12. ayet. أَفَتُمَٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ

    efetümârûnehû `alâ mâ yerâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onun gördüklerine yine de kuşkuyla mı bakacaksınız?

    Ayet detayı — Necm suresi, 12. ayet

  13. Necm suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 13. ayet. وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ

    veleḳad raâhü nezleten uḫrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Muhammed Cebrail'i bir kez daha böyle gördü.

    Ayet detayı — Necm suresi, 13. ayet

  14. Necm suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 14. ayet. عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ

    `inde sidrati-lmüntehâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Bu defa) Sidret'ül-münteha'nın dipnot 1 yanındaydı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sidret'ul-munteha ….

    Ayet detayı — Necm suresi, 14. ayet

  15. Necm suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 15. ayet. عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ

    `indehâ cennetü-lme'vâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ahirette kalınacak Cennet de oranın yanı başındadır.

    Ayet detayı — Necm suresi, 15. ayet

  16. Necm suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 16. ayet. إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ

    iẕ yagşe-ssidrate mâ yagşâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün o Sidre'yi neler kaplamıştı, neler!

    Ayet detayı — Necm suresi, 16. ayet

  17. Necm suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 17. ayet. مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ

    mâ zâga-lbeṣaru vemâ ṭagâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gözü bir yere kaymadı, söylenenin dışına da çıkmadı.

    Ayet detayı — Necm suresi, 17. ayet

  18. Necm suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 18. ayet. لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ

    leḳad raâ min âyâti rabbihi-lkübrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Miraç yolculuğunda) gerçekten Sahibinin en büyük ayetlerini gördü dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kulunu bir gecede Mescid-i Haram'dan alıp, çevresini bereketli kıldığı en uzak mescide (el-Mescid'ul-aksa'ya) götüren Allah, eksikliklerden uzaktır. Bu yolculuk, ona bir kısım ayetleri göstermek içindir. O (Allah) işitir ve görür. (İsra 17/1)

    Ayet detayı — Necm suresi, 18. ayet

Lât, Uzzâ ve Menât; meleklere dişi isim vermek 19–30

  1. Necm suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 19. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ

    eferaeytümü-llâte vel`uzzâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Siz, Lat'ı ve Uzza'yı hiç düşündünüz mü?

    Ayet detayı — Necm suresi, 19. ayet

  2. Necm suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 20. ayet. وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ

    vemenâte-ŝŝâliŝete-l'uḫrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ya diğerini; üçüncüsü olan Menat'ı?

    Ayet detayı — Necm suresi, 20. ayet

  3. Necm suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 21. ayet. أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلْأُنثَىٰ

    elekümü-ẕẕekeru velehü-l'ünŝâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Size göre bunlar Allah'ın kızlarıdır.) Erkekler sizin olsun, kızlar da Allah'ın, öyle mi?

    Ayet detayı — Necm suresi, 21. ayet

  4. Necm suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 22. ayet. تِلْكَ إِذًا قِسْمَةٌ ضِيزَىٰٓ

    tilke iẕen ḳismetün ḍîzâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Size göre) bu, haksız bir paylaşma olmaz mı?

    Ayet detayı — Necm suresi, 22. ayet

  5. Necm suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 23. ayet. إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ

    in hiye illâ esmâün semmeytümûhâ entüm veâbâüküm mâ enzele-llâhü bihâ min sülṭân. iy yettebi`ûne ille-żżanne vemâ tehve-l'enfüs. veleḳad câehüm mir rabbihimü-lhüdâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunların kendileri yok, sadece adları vardır. O adları, siz ve atalarınız dillendiriyorsunuz. Allah onlarla ilgili bir belge (yetki) indirmedi. Sadece varsayımlarınızın ve canınızın istediği şeyin peşinden gidiyorsunuz. Bakın işte size Sahibinizden bir rehber geldi.

    Ayet detayı — Necm suresi, 23. ayet

  6. Necm suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 24. ayet. أَمْ لِلْإِنسَٰنِ مَا تَمَنَّىٰ

    em lil'insâni mâ temennâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Acaba insan her istediğini elde edebilir mi?

    Ayet detayı — Necm suresi, 24. ayet

  7. Necm suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 25. ayet. فَلِلَّهِ ٱلْـَٔاخِرَةُ وَٱلْأُولَىٰ

    felillâhi-l'âḫiratü vel'ûlâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Aklınızı başınıza alın!) Her şeyin sonu da Allah'ındır, başı da.

    Ayet detayı — Necm suresi, 25. ayet

  8. Necm suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 26. ayet. وَكَم مِّن مَّلَكٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ لَا تُغْنِى شَفَٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرْضَىٰٓ

    vekem mim melekin fi-ssemâvâti lâ tugnî şefâ`atühüm şey'en illâ mim ba`di ey ye'ẕene-llâhü limey yeşâü veyerḍâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerde çok melek var ama onların şefaati (desteği) işe yaramaz. İşe yaraması için Allah'ın tercih ettiği kişiye, O'nun izni ve rızası ile olması gerekir. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şefaat, şef' (الشَّفْع) kökünden iki şeyin yan yana olması, tek olmaması demektir. Birinin işini görmek için onunla birlikte gitme anlamına da gelir(Mekayis, Müfredat). Bu dünyada bu tür destekler olabilir. Allah Teala şöyle buyurur: "Her kim iyiliğe şefaat ederse (destek verirse) ondan ona pay vardır. Kim de kötülüğe şefaat ederse ondan da sorumluluğu olur. Allah her şeyi korur ve kollar." (Nisa 4/85) Bu dünyada meleklerin insanlara böyle destekleri olabilir. Bunu şu ayetten öğreniyoruz: "Karanlıklardan aydınlığa çıkasınız diye Allah ve melekleri size destek vermektedir. O'nun inanıp güvenenlere ikramda bulunur." (Ahzab 33/43) Bu ayet, Allah'ın onayı olmadan meleklerin  kimseye destek veremeyeceğini bildirmektedir. Türkçe'de şefaat, Allah'ın yanında birine arka çıkma ve yardımcı olma anlamında kullanılır. Mahşer yerinde böyle bir şefaat olmayacaktır. Allah Teala şöyle buyurur: "Öyle bir günden çekinin ki, o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmez, kimseden şefaat kabul edilmez, kimseden fidye alınmaz ve kimseye yardım edilmez." (Bakara 2/48) Ahiretteki şefaat ancak, cehennemde cezasını çekmiş olanların, Cennetteki yakınları tarafından kabul edilmesi şeklinde olabilir. İlgili ayetler şöyledir: "Rabbine and olsun ki onları, şeytanlarla birlikte toplayacağız. Sonra diz çöktürerek alevli ateşin (cehennemin) çevresine getireceğiz. Sonra her toplumdan Rahman'a en sert baş kaldıranları çekip ayıracağız. Cehennemde kızarmayı en çok kimin hak ettiğini iyi biliriz. Sizden (günahı sevabından çok olanlardan) oraya uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür. Sonra kendini (şirkten) korumuş olanları kurtaracak, zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız." (Meryem 19/68-72) Günahkarları, suya koşarcasına cehenneme sevk edeceğiz. (Orada) Rahman'dan söz almış olanlar dışında kimse şefaata (birinden destek görme hakkına) sahip olamayacaktır (Meryem 19/86-87). Bunlar şirk günahı ile cehenneme girmemiş olanlardır. Çünkü "Allah, kendisine ortak koşulmasını (şirki) bağışlamayacaktır." (Nisa 4/48)

    Ayet detayı — Necm suresi, 26. ayet

  9. Necm suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 27. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ

    inne-lleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati leyüsemmûne-lmelâikete tesmiyete-l'ünŝâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ahirete inanmayanlar meleklere hep kız ismi takarlar.

    Ayet detayı — Necm suresi, 27. ayet

  10. Necm suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 28. ayet. وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًٔا

    vemâ lehüm bihî min `ilm. iy yettebi`ûne ille-żżanne. veinne-żżanne lâ yugnî mine-lḥaḳḳi şey'â.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu konuda ellerinde bir bilgi de yoktur, sadece varsayımlarıyla hareket ederler. Varsayım, gerçeğin yerini tutamaz.

    Ayet detayı — Necm suresi, 28. ayet

  11. Necm suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 29. ayet. فَأَعْرِضْ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا

    fea`riḍ `am men tevellâ `an ẕikrinâ velem yürid ille-lḥayâte-ddünyâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bizim doğru bilgilerimize (Kur'an'a) sırtını dönen ve dünya yaşayışından başkasını istemeyen kimseyle arana mesafe koy.

    Ayet detayı — Necm suresi, 29. ayet

  12. Necm suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 30. ayet. ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ

    ẕâlike mebleguhüm mine-l`ilm. inne rabbeke hüve a`lemü bimen ḍalle `an sebîlihî vehüve a`lemü bimeni-htedâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onların ilimden payları işte bu kadar. Senin Sahibin, yolundan sapanları iyi bilir, doğru yolda olanları da iyi bilir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 30. ayet

Herkes çalıştığının karşılığını görür 31–41

  1. Necm suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 31. ayet. وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى

    velillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi liyecziye-lleẕîne esâü bimâ `amilû veyecziye-lleẕîne aḥsenû bilḥusnâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerdeki her şey Allah'ındır. Düzenini, kötülük edenleri yaptıklarına göre cezalandırmak ve güzel işler yapanları da daha güzeli ile karşılamak için kurmuştur dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sizi zorlu bir imtihandan geçirmek ve hanginizin daha iyi davranacağını belirlemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan Allah'tır. O sırada arşı (yönetim merkezi) suyun üstündeydi." (Hud 11/7)"

    Ayet detayı — Necm suresi, 31. ayet

  2. Necm suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 32. ayet. ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ

    elleẕîne yectenibûne kebâira-l'iŝmi velfevâḥişe ille-llemem. inne rabbeke vâsi`u-lmagfirah. hüve a`lemü biküm iẕ enşeeküm mine-l'arḍi veiẕ entüm ecinnetün fî büṭûni ümmehâtiküm. felâ tüzekkû enfüseküm. hüve a`lemü bimeni-tteḳâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Güzel davrananlar, kusurları hariç dipnot 1 , günahların büyüklerinden ve fuhuş çeşitlerinden dipnot 2 kaçınanlardır. Sahibinin bağışlaması boldur. Topraktan sizi oluştururken de analarınızın karnında birer cenin iken de sizi en iyi bilen O'dur. Kendinizi iyi göstermeye kalkmayın dipnot 3 . Doğal yapısını kimin koruduğunu en iyi O bilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Size konan yasakların büyüklerinden kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz." (Nisa 4/31) el lememe(اللَّمَمَ):Etrafındakiler, çevresindekiler anlamına gelir. Kur'an-ı Kerim'de büyük günahlar(kebair el ismi) ve onun etrafındekiler sınıflandırması vardır. Küçük günahlar diye bir sınıflandırma yoktur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Fuhuş çeşitleri diye tercüme ettiğimiz kelime fevahiş'tir; fuhuş'un çoğuludur. Arapçada çoğul en az üçü gösterir. Kur'an'a göre zina ve erkek erkeğe ilişki fuhuştur. Üçüncüsü kadın kadına yaşanan sevicilik olabilir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bakara 2/151,  Şems 91/9, Nisa 4/49 ve Tevbe 9/103'ün kapsamında bir dipnot yazılacak.

    Ayet detayı — Necm suresi, 32. ayet

  3. Necm suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 33. ayet. أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ

    eferaeyte-lleẕî tevellâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Doğrulara sırt çevireni de gördün mü!

    Ayet detayı — Necm suresi, 33. ayet

  4. Necm suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 34. ayet. وَأَعْطَىٰ قَلِيلًا وَأَكْدَىٰٓ

    vea`ṭâ ḳalîlev veekdâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biraz verip arkasını keseni.

    Ayet detayı — Necm suresi, 34. ayet

  5. Necm suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 35. ayet. أَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ

    e`indehû `ilmü-lgaybi fehüve yerâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gizli bilgiler onda da doğruları o mu görüyor?

    Ayet detayı — Necm suresi, 35. ayet

  6. Necm suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 36. ayet. أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ

    em lem yünebbe' bimâ fî ṣuḥufi mûsâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa Musa'nın sayfalarında yazanlar ona haber verilmemiş mi?

    Ayet detayı — Necm suresi, 36. ayet

  7. Necm suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 37. ayet. وَإِبْرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ

    veibrâhime-lleẕî veffâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sözünün eri İbrahim'i de mi anlatmamışlar?

    Ayet detayı — Necm suresi, 37. ayet

  8. Necm suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 38. ayet. أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ

    ellâ teziru vâziratüv vizra uḫrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Dememişler mi ki) Kimse kimsenin günahını yüklenmez.

    Ayet detayı — Necm suresi, 38. ayet

  9. Necm suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 39. ayet. وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ

    veel leyse lil'insâni illâ mâ se`â.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsanın kendi çalışmasından başkası kendine ait değildir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 39. ayet

  10. Necm suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 40. ayet. وَأَنَّ سَعْيَهُۥ سَوْفَ يُرَىٰ

    veenne sa`yehû sevfe yürâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Çalışması yakında gözler önüne serilecektir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 40. ayet

  11. Necm suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 41. ayet. ثُمَّ يُجْزَىٰهُ ٱلْجَزَآءَ ٱلْأَوْفَىٰ

    ŝümme yüczâhü-lcezâe-l'evfâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra ona, yaptıklarının karşılığı tam olarak verilecektir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 41. ayet

Rabbin fiilleri ve helâk edilen kavimler 42–55

  1. Necm suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 42. ayet. وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ

    veenne ilâ rabbike-lmüntehâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Varıp gideceği yer, Sahibinin huzurudur.

    Ayet detayı — Necm suresi, 42. ayet

  2. Necm suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 43. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ

    veennehû hüve aḍḥake veebkâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Güldüren O'dur; ağlatan da O.

    Ayet detayı — Necm suresi, 43. ayet

  3. Necm suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 44. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا

    veennehû hüve emâte veaḥyâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O'dur öldürecek ve diriltecek olan.

    Ayet detayı — Necm suresi, 44. ayet

  4. Necm suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 45. ayet. وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ

    veennehû ḫaleḳa-zzevceyni-ẕẕekera vel'ünŝâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Eşleri; erkeği ve dişiyi yaratmıştır.

    Ayet detayı — Necm suresi, 45. ayet

  5. Necm suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 46. ayet. مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ

    min nuṭfetin iẕâ tümnâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ölçüsü konduğu sırada dipnot 1 döllenmiş yumurtadan (yaratmıştır).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      تُمْنَى (tümna)  مني (mena) kökünden olup bir şeyin ölçüsünü koyma ve o ölçüyü geçerli kılma anlamına gelir
    2. metne dön, dipnot 2
      [Mekayis'ul-luğa]. Ayete göre insanın ölçüleri döllenme sırasında iken konur.

    Ayet detayı — Necm suresi, 46. ayet

  6. Necm suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 47. ayet. وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ

    veenne `aleyhi-nneş'ete-l'uḫrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ahiretteki yapısını oluşturmak dipnot 1 da O'nun işidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahirette yeniden yaratma.

    Ayet detayı — Necm suresi, 47. ayet

  7. Necm suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 48. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ

    veennehû hüve agnâ veaḳnâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İhtiyacınızı karşılayan da O'dur, sizi saygın hale getiren de.

    Ayet detayı — Necm suresi, 48. ayet

  8. Necm suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 49. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ

    veennehû hüve rabbü-şşi`râ.

    Ayet detayı — Necm suresi, 49. ayet

  9. Necm suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 50. ayet. وَأَنَّهُۥٓ أَهْلَكَ عَادًا ٱلْأُولَىٰ

    veennehû ehleke `âden-l'ûlâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, önce Ad toplumunu etkisizleştirdi dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Helak; gücünü yitirme (Hakka 69/29) bir şeyini kaybetme, değişme, bozulma ve ölüm anlamlarına gelir. Bunlar önceki yapının yok olmasıdır (Mufredat).

    Ayet detayı — Necm suresi, 50. ayet

  10. Necm suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 51. ayet. وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ

    veŝemûde femâ ebḳâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Semud'dan da tek kişi bırakmadı.

    Ayet detayı — Necm suresi, 51. ayet

  11. Necm suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 52. ayet. وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ

    veḳavme nûḥim min ḳabl. innehüm kânû hüm ażleme veaṭgâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlardan önce de Nuh'un toplumunu yok etmişti. Onlar (Ad ve Semud'dan) daha yanlış, daha aşırı davranan kimselere dönüşmüşlerdi.

    Ayet detayı — Necm suresi, 52. ayet

  12. Necm suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 53. ayet. وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ

    velmü'tefikete ehvâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Altı üstüne getirilmiş yerin halkını (Lut'un toplumunu) da tümüyle yere batırmıştı.

    Ayet detayı — Necm suresi, 53. ayet

  13. Necm suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 54. ayet. فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ

    fegaşşâhâ mâ gaşşâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Başlarına neler geldi neler!

    Ayet detayı — Necm suresi, 54. ayet

  14. Necm suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 55. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ

    febieyyi âlâi rabbike tetemârâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Artık Sahibinin hangi nimetinden kuşku duyabilirsin?

    Ayet detayı — Necm suresi, 55. ayet

Yaklaşan kıyamet ve secde emri 56–62

  1. Necm suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 56. ayet. هَٰذَا نَذِيرٌ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلْأُولَىٰٓ

    hâẕâ neẕîrum mine-nnüẕüri-l'ûlâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O (Muhammed) önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.

    Ayet detayı — Necm suresi, 56. ayet

  2. Necm suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 57. ayet. أَزِفَتِ ٱلْـَٔازِفَةُ

    ezifeti-l'âzifeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yaklaşmakta olan (hesap günü) yaklaştı.

    Ayet detayı — Necm suresi, 57. ayet

  3. Necm suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 58. ayet. لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ

    leyse lehâ min dûni-llâhi kâşifeh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onu Allah'tan başkası ortaya çıkaramaz!

    Ayet detayı — Necm suresi, 58. ayet

  4. Necm suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 59. ayet. أَفَمِنْ هَٰذَا ٱلْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ

    efemin hâẕe-lḥadîŝi ta`cebûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa bu sözler sizi şaşırtıyor mu?

    Ayet detayı — Necm suresi, 59. ayet

  5. Necm suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 60. ayet. وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ

    vetaḍḥakûne velâ tebkûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ağlayacağınıza gülüyor musunuz?

    Ayet detayı — Necm suresi, 60. ayet

  6. Necm suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 61. ayet. وَأَنتُمْ سَٰمِدُونَ

    veentüm sâmidûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üstelik dik kafalısınız.

    Ayet detayı — Necm suresi, 61. ayet

  7. Necm suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 62. ayet. فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟ secde ayeti

    fescüdû lillâhi va`büdû.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hemen Allah'a secde edin ve kulluğu O'na yapın.

    Ayet detayı — Necm suresi, 62. ayet