Necm suresi

Necm suresi, 8. ayet

Necm suresi, 8. ayet. ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ

ŝümme denâ fetedellâ.

Diyanet İşleri

Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Necm 5–11 · surenin 8. ayeti / 62

Konu Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ Necm 1–18 3

  1. Necm 5–7

    (5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.

  2. 8

    Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu.

  3. Necm 9

    (Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.

  4. Necm 10

    Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.

  5. Necm 11

    Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. “Sonra” Cebrail, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e vahyi ulaştırmak maksadı ile “yaklaşıp” en yüksek ufuktan onun üzerine doğru “sarktı.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra Cebrail -aleyhisselam- Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-e yaklaştı. Derken daha da yakınlaştı.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. دَنَا dena yaklaştı kök: دنو
  3. فَتَدَلَّىٰ fe tedella ve sarktı kök: دلو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دلو (4 geçiş)

    Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet…

  • Aynı kök: دلو (4 geçiş)

    Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı…

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac · Ortak kavram: Dünya

    (Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    (1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

  • Ortak kavram: Dünya

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Ortak kavram: Dünya

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Ortak kavram: Dünya

    Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra yaklaşmış, (ona doğru) sarkmıştı.

Mustafa İslamoğlu

daha sonra yaklaştı, derken iyice sokuldu;

Muhammed Esed

ve sonra yaklaşarak yanına geldi,

Ahmed Hulusi

Sonra yaklaştı, tedelli etti (afaktan enfüse dönüştü müşahedesi).

Ali Bulaç

Sonra yaklaştı, derken sarkıverdi.

Ali Özek ve heyeti

Sonra (Muhammed'e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı.

Ali Rıza Safa

Sonra yaklaştı; artık, daha da yakınlaştı.

Bayraktar Bayraklı

- Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğinivahyetti.

Edip Yüksel

Sonra inip yaklaştı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra inip yaklaştı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra yaklaştı ve sarktı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra yaklaştı da tedelli etti

Erhan Aktaş

Sonra yaklaştı ve sarktı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra yaklaştı ve sarktı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra yaklaştı ve ardından sarktı.

Gültekin Onan

Sonra yaklaştı, derken sarkıverdi.

Hasan Basri Çantay

Sonra (Cebrail, ona) yaklaşdı. Derken sarkdı.

İbni Kesir

Sonra yaklaştı, derken sarkıverdi.

Mehmet Alagaş

(1-18) Battığında / heva olduğunda yıldıza yemin olsun ki , a rkadaşınız şaşırmadı ve azıtmadı . Keyfinden / hevasından konuşmaz / nutuk etmez. O, ancak vahyedilen vahiydir. Ona şiddetli kuvvet sahibi / Cebrail öğretti. Üstün akıl sahibi ve kapsayıcıdır / istiva etmiştir. Ve yüksek ufuktadır. Sonra iyice sokuldu / yaklaştı ve aşağı doğru sarktı . İki yay miktarı yahut daha yakın (ednaa) oldu . Ve O’nun kuluna ne vahyedecekse vahyetti . Ne göründüyse gönlü onu yalanlamadı. Gördükleri üzerine onunla tartışıyor musunuz ? Diğer bir inişinde de Sidretil Müntehada onu gördüydü . (Sidra ağacı nebk denilen iğneli ağaç) Meva cenneti onun yanında ydı (Cennet görüntüsü eşliğinde) Sidreti kaplayan / bürüyen kaplıyordu. Ne gözü kaydı / şaşıladı ne de taşkınlık etti / haddi aştı. Rabbinin en büyük ayetlerinden de gördüydü.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra (Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı.

Süleyman Ateş

Sonra yaklaştı, (yere doğru) sarktı.

Süleymaniye Vakfı

Sonra yaklaştı ve aşağıya süzüldü.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra (Cebrail) yaklaştı ve aşağıya süzüldü.

Şaban Britch

Sonra yaklaşıp indi.

Şaban Piriş

Sonra yaklaşıp indi

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra iyice yaklaştı ve sarktı,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then when he moved down toward the visible horizon and came closer and closer,

Abdul Haleem

and then approached––coming down

Abdullah Yusuf Ali

Then he approached and came closer,

Abul A'la Maududi

Then he drew near and hung above suspended,

Aisha Bewley

Then he drew near and hung suspended.

Al-Hilali & Khan

Then he [Jibrîl (Gabriel)] approached and came closer,

Ali Quli Qarai

Then he drew nearer and nearer

Amatul Rahman Omar

Then he drew near to Him and afterwards he descended (to mankind, for their guidance).

Arthur John Arberry

then drew near and suspended hung,

Bijan Moeinian

the farest point. .

E. Henry Palmer

Then drew he near and hovered o'er!

Edip-Layth

Then he drew nearer by moving down.

George Sale

Afterwards He approached the prophet, and drew near unto him;

Hamid S. Aziz

Then he drew near, and descended

Mahmoud Ghali

Thereafter he (came) within reach, then hung suspended,

Marmaduke Pickthall

Then he drew nigh and came down

Mohamed Ahmed - Samira

Then he drew near and drew closer

Muhammad Asad

and then drew near, and came close,

Mustafa Khattab

then he approached ˹the Prophet˺, coming so close

Progressive Muslims

Then he drew nearer by moving down.

Rashad Khalifa

He drew nearer by moving down.

Sahih International

Then he approached and descended

Sam Gerrans

Then he drew nearer, and descended,

Shabbir Ahmed

Of human wisdom and knowledge as he drew near and approached (the point where the human intellect comes to a halt).

Syed Vickar Ahamed

Then he approached (nearer) and came closer,

Taqi Usmani

Then he drew near, and came down,

The Monotheist Group

Then he drew nearer by moving down.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩