54. sure

Kamer Suresi القمر

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 7 konu
  1. Ayın yarılması ve davetçinin günü 1–8 karşılaştır — Ayın yarılması ve davetçinin günü
  2. Nûh kavmi 9–17 karşılaştır — Nûh kavmi
  3. Âd kavmi 18–22 karşılaştır — Âd kavmi
  4. Semûd kavmi 23–32 karşılaştır — Semûd kavmi
  5. Lût kavmi 33–40 karşılaştır — Lût kavmi
  6. Firavun ailesi ve Mekkelilere hitap 41–46 karşılaştır — Firavun ailesi ve Mekkelilere hitap
  7. Ölçüyle yaratılış; suçlular ve sakınanlar 47–55 karşılaştır — Ölçüyle yaratılış; suçlular ve sakınanlar

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Ayın yarılması ve davetçinin günü 1–8

  1. Kamer suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 1. ayet. ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ

    iḳterabeti-ssâ`atü venşeḳḳa-lḳamer.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Vakit yaklaştı, her şey ay gibi ortaya çıktı.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 1. ayet

  2. Kamer suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 2. ayet. وَإِن يَرَوْا۟ ءَايَةً يُعْرِضُوا۟ وَيَقُولُوا۟ سِحْرٌ مُّسْتَمِرٌّ

    veiy yerav âyetey yü`riḍû veyeḳûlû siḥrum müstemirr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ne zaman bir ayet görseler yüz çevirir ve "İşte ardı arkası kesilmeyen büyülü bir söz daha" derler.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 2. ayet

  3. Kamer suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 3. ayet. وَكَذَّبُوا۟ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ وَكُلُّ أَمْرٍ مُّسْتَقِرٌّ

    vekeẕẕebû vettebe`û ehvâehüm veküllü emrim müsteḳirr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Ayetler karşısında) yalana sarılıp, keyiflerine uyarlar. Ama her işin bir sonucu vardır.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 3. ayet

  4. Kamer suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 4. ayet. وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّنَ ٱلْأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ

    veleḳad câehüm mine-l'embâi mâ fîhi müzdecer.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara ne haberler geliyor, içinde kendilerini bundan (yalandan) vazgeçirecek olanları da var.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 4. ayet

  5. Kamer suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 5. ayet. حِكْمَةٌۢ بَٰلِغَةٌ فَمَا تُغْنِ ٱلنُّذُرُ

    ḥikmetüm bâligatün femâ tugni-nnüẕür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Doğruluğu su götürmez haberlerdir bunlar. Ama uyarılar bir işe yaramıyor.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 5. ayet

  6. Kamer suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 6. ayet. فَتَوَلَّ عَنْهُمْ يَوْمَ يَدْعُ ٱلدَّاعِ إِلَىٰ شَىْءٍ نُّكُرٍ

    fetevelle `anhüm. yevme yed`u-ddâ`i ilâ şey'in nükür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlarla yakından ilgilenmeyi bırak. O çağrıcının görülmemiş bir şeye çağıracağı o gün,

    Ayet detayı — Kamer suresi, 6. ayet

  7. Kamer suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 7. ayet. خُشَّعًا أَبْصَٰرُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ كَأَنَّهُمْ جَرَادٌ مُّنتَشِرٌ

    ḫuşşe`an ebṣâruhüm yaḫrucûne mine-l'ecdâŝi keennehüm cerâdüm münteşir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gözleri saygıyla öne eğik olarak kabirlerinden çıkar, çekirge sürüleri gibi olurlar.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 7. ayet

  8. Kamer suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 8. ayet. مُّهْطِعِينَ إِلَى ٱلدَّاعِ يَقُولُ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ

    mühti`îne ile-ddâ`. yeḳûlü-lkâfirûne hâẕâ yevmün `asir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Aşağılanmış bir şekilde başlarını kaldırır, kendilerini çağırana odaklanırlar. Bütün kafirler, "Bu ne çetin bir gün!" derler.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 8. ayet

Nûh kavmi 9–17

  1. Kamer suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 9. ayet. كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا۟ عَبْدَنَا وَقَالُوا۟ مَجْنُونٌ وَٱزْدُجِرَ

    keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥin fekeẕẕebû `abdenâ veḳâlû mecnûnüv vezdücira.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlardan önce Nuh'un topluluğu da yalana sarılmış, kulumuzu yalancı yerine koymuşlardı. "Bu, cinlerin etkisinde" dediler. Böylece görevi engellendi.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 9. ayet

  2. Kamer suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 10. ayet. فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَغْلُوبٌ فَٱنتَصِرْ

    fede`â rabbehû ennî maglûbün fenteṣir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O da Rabbine (Sahibine) yalvardı: " Yenik düştüm, bana yardım et." dedi.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 10. ayet

  3. Kamer suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 11. ayet. فَفَتَحْنَآ أَبْوَٰبَ ٱلسَّمَآءِ بِمَآءٍ مُّنْهَمِرٍ

    fefetaḥnâ ebvâbe-ssemâi bimâim münhemir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz de boşalan sularla göğün kapılarını açtık.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 11. ayet

  4. Kamer suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 12. ayet. وَفَجَّرْنَا ٱلْأَرْضَ عُيُونًا فَٱلْتَقَى ٱلْمَآءُ عَلَىٰٓ أَمْرٍ قَدْ قُدِرَ

    vefeccerne-l'arḍa `uyûnen felteḳe-lmâü `alâ emrin ḳad ḳudir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yerden de pınarlar fışkırttık, kararlaştırılan işin olması için sular birbiriyle buluştu.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 12. ayet

  5. Kamer suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 13. ayet. وَحَمَلْنَٰهُ عَلَىٰ ذَاتِ أَلْوَٰحٍ وَدُسُرٍ

    veḥamelnâhü `alâ ẕâti elvâḥiv vedüsür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Nuh'u, levhaları birbirine perçinlenmiş bir gemiye bindirmiştik.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 13. ayet

  6. Kamer suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 14. ayet. تَجْرِى بِأَعْيُنِنَا جَزَآءً لِّمَن كَانَ كُفِرَ

    tecrî bia`yüninâ. cezâel limen kâne küfira.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Görmezlikten gelinmiş o zatın ödülü olarak gemi gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 14. ayet

  7. Kamer suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 15. ayet. وَلَقَد تَّرَكْنَٰهَآ ءَايَةً فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

    veleḳat teraknâhâ âyeten fehel mim müddekir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gemiyi, bir belge olarak bıraktık. Hiç öğüt alan var mı?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 15. ayet

  8. Kamer suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 16. ayet. فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

    fekeyfe kâne `aẕâbî venüẕür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yapılan uyarılar ve ardından gelen azabım nasılmış, bir düşünün!

    Ayet detayı — Kamer suresi, 16. ayet

  9. Kamer suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 17. ayet. وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

    veleḳad yesserne-lḳur'âne liẕẕikri fehel mim müddekir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Doğru bilgiye ulaşılsın diye Kur'an'ı (ayetler kümesini bulmayı) kolaylaştırdık. O bilgiye ulaşan var mı?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 17. ayet

Âd kavmi 18–22

  1. Kamer suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 18. ayet. كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

    keẕẕebet `âdün fekeyfe kâne `aẕâbî venüẕür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ad toplumu da yalana sarılmıştı. Yapılan uyarılar ve ardından gelen azabım nasılmış!

    Ayet detayı — Kamer suresi, 18. ayet

  2. Kamer suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 19. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِى يَوْمِ نَحْسٍ مُّسْتَمِرٍّ

    innâ erselnâ `aleyhim rîḥan ṣarṣaran fî yevmi naḥsim müstemirr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Her şeyin ters gittiği bir günde üstlerine çok sert bir fırtına göndermiştik.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 19. ayet

  3. Kamer suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 20. ayet. تَنزِعُ ٱلنَّاسَ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ مُّنقَعِرٍ

    tenzi`u-nnâse keennehüm a`câzü naḫlim münḳa`ir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 20. ayet

  4. Kamer suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 21. ayet. فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

    fekeyfe kâne `aẕâbî venüẕür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yapılan uyarılar ve ardından gelen azabım nasılmış; bir düşünün!

    Ayet detayı — Kamer suresi, 21. ayet

  5. Kamer suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 22. ayet. وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

    veleḳad yesserne-lḳur'âne liẕẕikri fehel mim müddekir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Doğru bilgiye ulaşılsın diye Kur'an'ı (ayetler kümesini bulmayı) kolaylaştırdık. O bilgiye ulaşan var mı?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 22. ayet

Semûd kavmi 23–32

  1. Kamer suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 23. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِٱلنُّذُرِ

    keẕẕebet ŝemûdü binnüẕür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Semud toplumu da bütün uyarıları yalan saymıştı.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 23. ayet

  2. Kamer suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 24. ayet. فَقَالُوٓا۟ أَبَشَرًا مِّنَّا وَٰحِدًا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذًا لَّفِى ضَلَٰلٍ وَسُعُرٍ

    feḳâlû ebeşeram minnâ vâḥiden nettebi`uhû innâ iẕel lefî ḍalâliv vesü`ur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Şöyle demişlerdi: "Bizden biri olan bu insana mı uyacakmışız biz? Ona uyarsak sapıtır, kendimizi ateşe atarız.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 24. ayet

  3. Kamer suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 25. ayet. أَءُلْقِىَ ٱلذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنۢ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ أَشِرٌ

    eülḳiye-ẕẕikru `aleyhi mim beyninâ bel hüve keẕẕâbün eşir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Doğru bilgi içimizden ona mı verilmiş? Aslında o; yalancının, kendini beğenmişin teki!"

    Ayet detayı — Kamer suresi, 25. ayet

  4. Kamer suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 26. ayet. سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَّنِ ٱلْكَذَّابُ ٱلْأَشِرُ

    seya`lemûne gadem meni-lkeẕẕâbü-l'eşir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yalancının ve kendini beğenmişin kim olduğunu yarın öğrenecekler.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 26. ayet

  5. Kamer suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 27. ayet. إِنَّا مُرْسِلُوا۟ ٱلنَّاقَةِ فِتْنَةً لَّهُمْ فَٱرْتَقِبْهُمْ وَٱصْطَبِرْ

    innâ mürsilü-nnâḳati fitnetel lehüm ferteḳibhüm vaṣṭabir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onları imtihan için bir dişi deve gönderiyoruz. Sabırlı ol ve onları izle.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 27. ayet

  6. Kamer suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 28. ayet. وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ ٱلْمَآءَ قِسْمَةٌۢ بَيْنَهُمْ كُلُّ شِرْبٍ مُّحْتَضَرٌ

    venebbi'hüm enne-lmâe ḳismetüm beynehüm. küllü şirbim muḥteḍar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Suyu içme hakkının (deve ile kendi) aralarında paylaştırıldığını bildir. Sırası gelen suyun başında bulunsun.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 28. ayet

  7. Kamer suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 29. ayet. فَنَادَوْا۟ صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ

    fenâdev ṣâḥibehüm fete`âṭâ fe`aḳara.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Derken arkadaşlarını çağırdılar; o da bıçağı kaptığı gibi deveyi kesti.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 29. ayet

  8. Kamer suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 30. ayet. فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

    fekeyfe kâne `aẕâbî venüẕür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yapılan uyarılar ve ardından gelen azabım nasılmış; bir düşünün!

    Ayet detayı — Kamer suresi, 30. ayet

  9. Kamer suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 31. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَكَانُوا۟ كَهَشِيمِ ٱلْمُحْتَظِرِ

    innâ erselnâ `aleyhim ṣayḥatev vâḥideten fekânû keheşîmi-lmuḥteżir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üzerlerine yüksek bir ses saldık; hayvan barınağına serilmiş kuru otlar gibi oldular.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 31. ayet

  10. Kamer suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 32. ayet. وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

    veleḳad yesserne-lḳur'âne liẕẕikri fehel mim müddekir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Doğru bilgiye ulaşılsın diye Kur'an'ı (ayetler kümesini bulmayı) kolaylaştırdık. O bilgiye ulaşan var mı?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 32. ayet

Lût kavmi 33–40

  1. Kamer suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 33. ayet. كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۭ بِٱلنُّذُرِ

    keẕẕebet ḳavmü lûṭim binnüẕür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Lut toplumu da bütün uyarıları yalan saymıştı.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 33. ayet

  2. Kamer suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 34. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ نَّجَّيْنَٰهُم بِسَحَرٍ

    innâ erselnâ `aleyhim ḥâṣiben illâ âle lûṭ. necceynâhüm biseḥar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Lut ailesi dışında kalanlara, taş yağdıran (bulutlar dipnot 1 ) gönderdik. Lut'un ailesini, seher vaktinde oradan uzaklaştırmıştık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hicr 15/74

    Ayet detayı — Kamer suresi, 34. ayet

  3. Kamer suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 35. ayet. نِّعْمَةً مِّنْ عِندِنَا كَذَٰلِكَ نَجْزِى مَن شَكَرَ

    ni`metem min `indinâ. keẕâlike neczî men şekera.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu, katımızdan yapılan bir iyilikti. İyilik bilenleri böyle ödüllendiririz.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 35. ayet

  4. Kamer suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 36. ayet. وَلَقَدْ أَنذَرَهُم بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا۟ بِٱلنُّذُرِ

    veleḳad enẕerahüm baṭşetenâ fetemârav binnüẕür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Lut, kıskıvrak yakalayacağımız konusunda onları uyarmıştı ama uyarıları ciddiye almadılar.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 36. ayet

  5. Kamer suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 37. ayet. وَلَقَدْ رَٰوَدُوهُ عَن ضَيْفِهِۦ فَطَمَسْنَآ أَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ

    veleḳad râvedûhü `an ḍayfihî feṭamesnâ a`yünehüm feẕûḳû `aẕâbî venüẕür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üstelik Lut'un konuklarını elde etmeye çalışıyorlardı ki gözlerini kör ediverdik: "Şimdi uyarıların ardından gelen azabımın tadına varın."

    Ayet detayı — Kamer suresi, 37. ayet

  6. Kamer suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 38. ayet. وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌ مُّسْتَقِرٌّ

    veleḳad ṣabbeḥahüm bükraten `aẕâbüm müsteḳirr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sabah erkenden onları kalıcı bir azap karşıladı.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 38. ayet

  7. Kamer suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 39. ayet. فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ

    feẕûḳû `aẕâbî venüẕür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Uyarıların ardından gelen azabımın tadına varın."

    Ayet detayı — Kamer suresi, 39. ayet

  8. Kamer suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 40. ayet. وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

    veleḳad yesserne-lḳur'âne liẕẕikri fehel mim müddekir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Doğru bilgiye ulaşılsın diye Kur'an'ı (ayetler kümesini bulmayı) kolaylaştırdık. O bilgiye ulaşan var mı?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 40. ayet

Firavun ailesi ve Mekkelilere hitap 41–46

  1. Kamer suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 41. ayet. وَلَقَدْ جَآءَ ءَالَ فِرْعَوْنَ ٱلنُّذُرُ

    veleḳad câe âle fir`avne-nnüẕür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Firavun hanedanına da uyarılar yapılmıştı.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 41. ayet

  2. Kamer suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 42. ayet. كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذْنَٰهُمْ أَخْذَ عَزِيزٍ مُّقْتَدِرٍ

    keẕẕebû biâyâtinâ küllihâ feeḫaẕnâhüm aḫẕe `azîzim muḳtedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Belgelerimizin tamamına karşı yalan yanlış şeylere sarıldılar. Biz de onları, güçlü ve ölçülü bir biçimde yakaladık.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 42. ayet

  3. Kamer suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 43. ayet. أَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِّنْ أُو۟لَٰٓئِكُمْ أَمْ لَكُم بَرَآءَةٌ فِى ٱلزُّبُرِ

    eküffâruküm ḫayrum min ülâiküm em leküm berâetün fi-zzübür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin kafirleriniz bunlardan daha mı iyi? Yoksa hikmet dolu sayfalarda sizin aklandığınıza dair bir şey mi var? dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Kim Rahman'ın Zikri'ni (Kur'an'ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız; o, onunla beraber olur. Şeytanlar bu gibileri yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını sanırlar" (Zuhruf 43/36-37)

    Ayet detayı — Kamer suresi, 43. ayet

  4. Kamer suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 44. ayet. أَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَمِيعٌ مُّنتَصِرٌ

    em yeḳûlûne naḥnü cemî`um münteṣir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa bunlar: "Biz birbiriyle kenetlenmiş bir topluluğuz" mu diyorlar? dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İbrahim dedi ki Sizin bu putlara tutunmanız sadece aranızda kaynaşmaya vesile olsun diyedir.  Kıyamet günü biriniz diğerini görmek istemeyecek her biriniz diğerini dışlayacaktır. Sığınacağınız yer o ateştir. Size yardım eden de olmayacaktır." (Ankebut 29/25)

    Ayet detayı — Kamer suresi, 44. ayet

  5. Kamer suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 45. ayet. سَيُهْزَمُ ٱلْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ ٱلدُّبُرَ

    seyühzemü-lcem`u veyüvellûne-ddübüra.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O topluluk, yakında bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp gidecektir.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 45. ayet

  6. Kamer suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 46. ayet. بَلِ ٱلسَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَٱلسَّاعَةُ أَدْهَىٰ وَأَمَرُّ

    beli-ssâ`atü mev`idühüm vessâ`atü edhâ veemerr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Asıl tehdidi vakti geldiğinde yaşayacaklar. O vakit her şey, ne kadar korkunç ve ne kadar acı olacaktır.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 46. ayet

Ölçüyle yaratılış; suçlular ve sakınanlar 47–55

  1. Kamer suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 47. ayet. إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى ضَلَٰلٍ وَسُعُرٍ

    inne-lmücrimîne fî ḍalâliv vesü`ur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindeler.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 47. ayet

  2. Kamer suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 48. ayet. يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا۟ مَسَّ سَقَرَ

    yevme yüsḥabûne fi-nnâri `alâ vucûhihim. ẕûḳû messe seḳara.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ateşin içinde yüzüstü süründürülecekleri gün: "cehennemin dokunuşlarını tadın!" denilir.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 48. ayet

  3. Kamer suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 49. ayet. إِنَّا كُلَّ شَىْءٍ خَلَقْنَٰهُ بِقَدَرٍ

    innâ külle şey'in ḫalaḳnâhü biḳader.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz, yarattığımız her şeyi bir ölçüye göre yaratırız.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 49. ayet

  4. Kamer suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 50. ayet. وَمَآ أَمْرُنَآ إِلَّا وَٰحِدَةٌ كَلَمْحٍۭ بِٱلْبَصَرِ

    vemâ emrunâ illâ vâḥidetün kelemḥim bilbeṣar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Emri bir kere veririz; göz kırpma gibidir.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 50. ayet

  5. Kamer suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 51. ayet. وَلَقَدْ أَهْلَكْنَآ أَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

    veleḳad ehleknâ eşyâ`aküm fehel mim müddekir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin gibi nicelerini etkisiz hale getirdik; ibret alan yok mu?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 51. ayet

  6. Kamer suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 52. ayet. وَكُلُّ شَىْءٍ فَعَلُوهُ فِى ٱلزُّبُرِ

    veküllü şey'in fe`alûhü fi-zzübür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yaptıkları her şey size gönderilen hikmet dolu sayfalardadır.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 52. ayet

  7. Kamer suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 53. ayet. وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُّسْتَطَرٌ

    veküllü ṣagîriv vekebîrim müsteṭar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Küçük, büyük demeden hepsi yazılmıştır.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 53. ayet

  8. Kamer suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 54. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَهَرٍ

    inne-lmütteḳîne fî cennâtiv veneher.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendilerini koruyanlar bahçelerde, ırmak kıyılarında dolaşacak,

    Ayet detayı — Kamer suresi, 54. ayet

  9. Kamer suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 55. ayet. فِى مَقْعَدِ صِدْقٍ عِندَ مَلِيكٍ مُّقْتَدِرٍۭ

    fî maḳ`adi ṣidḳin `inde melîkim muḳtedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Doğruluk meclisinde, ölçüleri koyan hükümdarın katında olacaklardır.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 55. ayet