Diyanet İşleri
Bu da önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
Necm suresi · 56–62. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Necm suresi, 56. ayet. هَٰذَا نَذِيرٌ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلْأُولَىٰٓ
Bu da önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
İşte bu, önceki uyarılardan bir uyarıdır.
İşte bu, önceki uyarı türlerinden bir uyarıdır:
Bu, önceki uyarılar gibi bir uyarıdır.
İşte bu da önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır!
Bu önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
İşte bu ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
İşte bu, önceki uyarılar gibi bir uyarıdır. dipnot 468
Bu peygamber de eski uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
Bu, eski uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
Bu, eski uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
İşte bu, ilk uyarmalardan bir uyarmadır.
Bu işte o evvelki inzarlardan bir inzar
Bu uyarıcı da ilk uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
Bu uyarıcı da ilk uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
Bu uyarıcı da ilk uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
Bu önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır.
İşte bu (zat) de (Allahın azabından) korkutan evvelki (peygamber) lerden (sonuncusu olmak üzere ayni şeyle) korkutucu (bir peygamber) dir.
İşte bu; ilk uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
(55-62) Peki Rabbinizin hangi nimeti hakkında şüphedesiniz. Bu da önceki uyarı cılardan bir uyarı cıdır. Yaklaşan yaklaştı. Onu Allahtan başkası açığa çıkaramaz / perdesini aralayamaz. Peki şimdi bu anlatıya mı / söze mi şaşı rıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz, sizler baş kaldırıyorsunuz / kafa tutuyorsunuz, Allah için secde edin ve ibadet edin.
İşte bu, önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
Bu (Kur'an veya peygamber) de ilk uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
Bu (kitap) da önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır dipnot 1 .
O (Muhammed) önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
İşte bu, önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
İşte bu, önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
Bu da ilk uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
Necm suresi, 57. ayet. أَزِفَتِ ٱلْـَٔازِفَةُ
Yaklaşmakta olan (Kıyamet iyice) yaklaştı.
Yaklaşmakta olan (Son Saat) yaklaştı.
Dehşet (anı) yaklaştıkça yaklaşıyor!
Yakın olan şu (Son Saat) daha da yaklaşıyor,
O yaklaşan (ölüm) yaklaştı!
O yaklaşmakta olan yaklaştı.
Yaklaşan yaklaştı.
Yaklaşan, yaklaştı.
- Kıyamet yaklaştı. Allah'tan başka, onun vaktini ortaya çıkaracak yoktur.
Kaçınılmaz olan yaklaşmıştır.
Kaçınılmaz olan yaklaşmıştır.
Yaklaşan yaklaştı.
Yaklaştı yaklaşıcı
Yaklaşan, yaklaştı. dipnot 1
Yaklaşan, yaklaştı. dipnot 1
Yaklaşan, yaklaştı. dipnot 1
O yaklaşmakta olan yaklaştı.
Yaklaşan yaklaşdı.
Yaklaşan yaklaştı.
(55-62) Peki Rabbinizin hangi nimeti hakkında şüphedesiniz. Bu da önceki uyarı cılardan bir uyarı cıdır. Yaklaşan yaklaştı. Onu Allahtan başkası açığa çıkaramaz / perdesini aralayamaz. Peki şimdi bu anlatıya mı / söze mi şaşı rıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz, sizler baş kaldırıyorsunuz / kafa tutuyorsunuz, Allah için secde edin ve ibadet edin.
Yaklaşmakta olan (kıyamet iyice) yaklaştı.
O yaklaşıcı, yaklaştı.
Yaklaşmakta olan (hesap günü) yaklaştı dipnot 1 .
Yaklaşmakta olan (hesap günü) yaklaştı.
Yaklaşan yaklaşıyor.
Yaklaşan yaklaşıyor.
Yaklaşmakta/yaklaşacak olan yaklaştı.
Necm suresi, 58. ayet. لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ
Onu Allah'tan başka açacak kimse yoktur.
Onu (zamanını) Allah'tan başka kimse açığa çıkaramaz. dipnot 1
Allah'tan başka kimse onun perdesini aralayamaz.
(Ama) onu Allah'tan başka kimse açığa çıkaramaz...
Onu Allah dununda (ölüm sıkıntısını) açacak biri yoktur.
Onu Allah'ın dışında ortaya çıkaracak başka (hiçbir güç yoktur).
Onu (vaktini) Allah’tan başka açığa çıkaracak yoktur.
Allah'tan başka, onu açığa çıkaracak yoktur.
- Kıyamet yaklaştı. Allah'tan başka, onun vaktini ortaya çıkaracak yoktur.
ALLAH'tan başkası onu kaldıramaz.
ALLAH'tan başkası onu kaldıramaz.
Ona Allah'tan başka açıcı yoktur.
Yoktur ona Allahdan başka açıcı
Onu, Allah'tan başkası çeviremez.
Onu, Allah'tan başkası çeviremez.
Onu, Allah'tan başkası çeviremez.
Onu Tanrı'nın dışında ortaya çıkaracak başka (hiçbir güç yoktur).
Onu Allahdan başka açığa çıkaracak yokdur.
Onu Allah'tan başka ortaya çıkaracak yoktur.
(55-62) Peki Rabbinizin hangi nimeti hakkında şüphedesiniz. Bu da önceki uyarı cılardan bir uyarı cıdır. Yaklaşan yaklaştı. Onu Allahtan başkası açığa çıkaramaz / perdesini aralayamaz. Peki şimdi bu anlatıya mı / söze mi şaşı rıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz, sizler baş kaldırıyorsunuz / kafa tutuyorsunuz, Allah için secde edin ve ibadet edin.
Onu (vaktini) Allah’tan başka açığa çıkaracak yoktur.
Onu Allah'tan başka açacak (geldiği zaman kaldıracak, vaktini erteleyecek veya onun ne zaman geleceğini belirleyecek) kimse yoktur.
Onu, Allah'ın dışında ortaya çıkaracak biri yoktur dipnot 1 .
Onu Allah'tan başkası ortaya çıkaramaz!
Onu Allah’tan başkası açığa çıkaracak değildir.
Onu Allah'tan başkası açığa çıkaracak değildir.
Onu Allah'tan başka kaldıracak/uzaklaştıracak yok.
Necm suresi, 59. ayet. أَفَمِنْ هَٰذَا ٱلْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ
(59-61) Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
Şimdi siz bu sözü mü tuhaf buluyorsunuz!
Ne yani, siz bu (kaçınılmaz) olayın haberini tuhaf mı buluyorsunuz?
Siz bu haberleri tuhaf mı buluyorsunuz?
Şimdi siz bu olayı (ölümle başlayan ölümsüz hayatı) acayip mi buluyorsunuz?
Şimdi siz, bu sözden mi şaşkınlığa düşüyorsunuz?
Şimdi siz bu söze (Kur’an'a) mı şaşıyorsunuz?
Şimdi, bu söze şaşırıyorsunuz; öyle mi?
Şimdi bu kitaba mı hayret ediyorsunuz?
Bu sözü mü tuhaf karşılıyorsunuz?
Bu sözü mü tuhaf karşılıyorsunuz?
Şimdi siz bu söze mi şaşıyorsunuz?
Şimdi siz bu kelama mı teaccüb ediyorsunuz
Bu hadislere dipnot 1 mi şaşırıyorsunuz?
Bu hadislere dipnot 1 mi şaşırıyorsunuz?
Bu sözlere mi şaşırıyorsunuz?
Şimdi siz, bu sözden mi şaşkınlığa düşüyorsunuz?
Şimdi siz bu söze mi şaşıyorsunuz?
Bu söze mi şaşıyorsunuz siz?
(55-62) Peki Rabbinizin hangi nimeti hakkında şüphedesiniz. Bu da önceki uyarı cılardan bir uyarı cıdır. Yaklaşan yaklaştı. Onu Allahtan başkası açığa çıkaramaz / perdesini aralayamaz. Peki şimdi bu anlatıya mı / söze mi şaşı rıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz, sizler baş kaldırıyorsunuz / kafa tutuyorsunuz, Allah için secde edin ve ibadet edin.
Şimdi siz bu söze mi şaşıyorsunuz?
Şimdi siz bu söze mi hayret ediyorsunuz?
Yoksa bu sözden /Kur'an'dan dolayı hayrete mi düşüyorsunuz dipnot 1 ?
Yoksa bu sözler sizi şaşırtıyor mu?
Bu söze mi şaşıyorsunuz?
Bu söze mi şaşıyorsunuz?
Şimdi siz bu sözden mi hayrete düşüyorsunuz?
Necm suresi, 60. ayet. وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ
(59-61) Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
Gülüyorsunuz; dipnot 1 ağlamıyorsunuz.
Ve dahi ağlanacak halinize gülüyorsunuz?
Ağlayacağınıza gülüyorsunuz;
Gülüyorsunuz, ağlamıyorsunuz!
(Alayla) Gülüyorsunuz ve ağlamıyorsunuz.
Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!
Üstelik gülüyorsunuz; ağlayacağınıza.
Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz.
Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
ve gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
Ağlanacak halinize gülüyorsunuz.
Ağlanacak halinize gülüyorsunuz.
Ağlanacak halinize gülüyorsunuz.
(Alayla) Gülüyorsunuz ve ağlamıyorsunuz.
Ve (istihza ederek) gülüyorsunuz, (günahlarınıza) ağlamıyorsunuz?
Ve gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz.
(55-62) Peki Rabbinizin hangi nimeti hakkında şüphedesiniz. Bu da önceki uyarı cılardan bir uyarı cıdır. Yaklaşan yaklaştı. Onu Allahtan başkası açığa çıkaramaz / perdesini aralayamaz. Peki şimdi bu anlatıya mı / söze mi şaşı rıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz, sizler baş kaldırıyorsunuz / kafa tutuyorsunuz, Allah için secde edin ve ibadet edin.
Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!
Ve gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
(Halinize) Gülüyor da ağlamıyor musunuz dipnot 1 !
Ağlayacağınıza gülüyor musunuz?
Gülüyorsunuz, ağlamıyorsunuz!
Gülüyorsunuz, ağlamıyorsunuz?!
Gülüyorsunuz, ağlamıyorsunuz.
Necm suresi, 61. ayet. وَأَنتُمْ سَٰمِدُونَ
(59-61) Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
Siz oyalanıyorsunuz!
Üstelik bir de kafa tutuyorsunuz?
ve eğlenip duruyorsunuz?
Siz keyfinize bakıp oyalanıyorsunuz!
Ve şuursuzca baş kaldırıyorsunuz.
Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız!
Ve aymazlık içinde eğleniyorsunuz.
Gaflet içinde oyalanıp duruyorsunuz.
Ve aylak aylak oyalanıyorsunuz?
Ve aylak aylak oyalanıyorsunuz?
Siz mi kafa tutuyorsunuz ey gafiller?
Siz mi kafa tutuyorsunuz hey gafiller?
Ve siz gaflete dalanlarsınız! dipnot 1
Ve siz gaflete dalanlarsınız! dipnot 1
Ve siz gaflete dalanlarsınız! dipnot 1
Ve şuursuzca baş kaldırıyorsunuz.
Siz gafil ve oyuna meclub (adam) larsınız.
Ve siz, habersiz oyalanmaktasınız.
(55-62) Peki Rabbinizin hangi nimeti hakkında şüphedesiniz. Bu da önceki uyarı cılardan bir uyarı cıdır. Yaklaşan yaklaştı. Onu Allahtan başkası açığa çıkaramaz / perdesini aralayamaz. Peki şimdi bu anlatıya mı / söze mi şaşı rıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz, sizler baş kaldırıyorsunuz / kafa tutuyorsunuz, Allah için secde edin ve ibadet edin.
Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız.
Ve siz baş kaldırıyorsunuz?
Siz dik kafalısınız dipnot 1 .
Üstelik dik kafalısınız.
Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız.
Eğlenip duruyorsunuz!
Ve siz, kibirlenip kafa tutarak sersemce somurtuyorsunuz.
Necm suresi, 62. ayet. فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟ secde ayeti
Haydi Allah'a secde edin ve O'na kulluk edin.
Allah için secde edin ve (O'na) kulluk edin! dipnot 1
Artık (bırakın bu tavrı da), Allah'ın huzurunda yerlere kapanın ve yalnız O'na kulluk edin!
(Ama artık) Allah'a secde edin ve (yalnız O'na) kulluk yapın!
Secde edin (Esma'sıyla hakikatınız olan) Allah'a (indindeki "yok"luğunuzu fark edin) ve kulluğunuza devam edin. (62. ayet secde ayetidir. )
Hemen, Allah'a secde edin ve (yalnızca O'na) kulluk edin.
Haydi Allah'a secde edip O’na kulluk edin!
Artık, Allah'a secde edin ve hizmet edin.
Haydi! Allah'a secde edip O'na kulluk ediniz!
Haydi ALLAH'a secde edin, hizmet edin.
Haydi ALLAH'a secde edin, kulluk edin.
Haydi secdeye kapanın ve kulluk edin!
Haydi secdeye kapanın ve kulluk edin
Artık bu gafletten kurtulup, Allah'a secde edin ve O'na kul olun.
Artık bu gafletten kurtulup, Allah'a secde edin dipnot 1 ve O'na kul dipnot 2 olun.
Artık bu gafletten kurtulup, Allah'a içtenlikle saygı gösterin ve O'na kul olun.
Hemen, Tanrı'ya secde edin ve (yalnızca O'na) kulluk edin.
Haydi (putlara değil, sizi yaratan) Allaha secde, edin, (Ona) kulluk edin.
Haydi Allah'a secde edin ve ibadet edin.
(55-62) Peki Rabbinizin hangi nimeti hakkında şüphedesiniz. Bu da önceki uyarı cılardan bir uyarı cıdır. Yaklaşan yaklaştı. Onu Allahtan başkası açığa çıkaramaz / perdesini aralayamaz. Peki şimdi bu anlatıya mı / söze mi şaşı rıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz, sizler baş kaldırıyorsunuz / kafa tutuyorsunuz, Allah için secde edin ve ibadet edin.
Artık, (sadece) Allah’a secde edin. O’na ibadet edin.
Haydi Allah'a secde edin ve kulluk edin!
Artık Allah'a secde ve kulluk edin dipnot 1 .
Hemen Allah'a secde edin ve kulluğu O'na yapın.
Artık, (sadece) Allah’a secde edin. O’na ibadet edin.
Artık, Allah'a secde edin. O'na kulluk edin.
Artık Allah için secdeye kapanın, ibadet edin/iş yapıp değer üretin!
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.