Diyanet İşleri
(Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.
Necm suresi
Necm suresi, 4. ayet. إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌ يُوحَىٰ
in hüve illâ vaḥyüy yûḥâ.
(Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ Necm 1–18 3
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
O, nefis arzusu ile konuşmaz.
(Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.
(5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 3–4. ayetler için yazılmıştır.
3. “O, kendi hevâsından konuşmaz.” Onun söyledikleri, nefsinin arzusundan kaynaklanıyor değildir.
4. “O, bildirilen bir vahiyden başkası değildir.” Yani o, gerek kendisi hakkında, gerek başkası hakkında olsun kendisine vahyedilen hidâyet ve takvâdan başkasına tâbi olmamaktadır.
Bu buyruk, sünnetin de Allah tarafından Rasûlü’ne bildirilen bir vahiy olduğunu göstermektedir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah sana Kitabı ve hikmeti indirmiştir.” (en-Nisâ, 4/113) Yine bu buyruk, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Yüce Allah ve O’nun şeriati hakkında verdiği haberlerde masum olduğuna da delildir. Çünkü onun söylediği sözler, hevâsından değildir; ona bildirilen bir vahiydir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu Kur'an, Yüce Allah'ın Cebrail -aleyhisselam- aracılığı ile ona vahyettiği vahiyden başka bir şey değildir.
Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.
Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac
Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…
Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac
(1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya,…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Hani bir de, "Bana ve Peygamberime iman edin" diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da "İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol"…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O (Kur'an) kendisine vahyedilmekte olan vahiyden başka bir şey değildir.
bu (Kur'an), kendisine indirilen bir vahiyden ibarettir.
bu (size ilettiği), kendisine indirilen (ilahi) vahiyden başka bir şey değildir;
O yalnızca vahyolunan bir vahiydir!
O (söyledikleri), yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir.
O, kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir.
Ancak, Ona bildirilen, Tanrısal bildirimdir.
- Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız Muhammed sapmadı, azmadı. O, arzusuna göre de konuşmuyor. Bildirdikleri, kendisine vahyolunan bir vahiyden ibarettir.
O (Kuran) ancak ve ancak bildirilen bir vahiydir.
O (Kuran) ancak ve ancak bildilen bir vahiydir.
O (Kur'an) sadece vahyolunan bir vahiydir.
O sade bir vahiydir ancak vahyolunur
Onun size söyledikleri, kendisine vahyedilen vahiyden başkası değildir. dipnot 1
Onun size söyledikleri, kendisine vahyedilen vahiyden başkası değildir. dipnot 1
Onun size söyledikleri, kendisine vahyedilen vahiyden başkası değildir. dipnot 1
O (söyledikleri), yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir.
O, kendisine (Allahdan) ilkaa edilegelen bir vahyden başkası değildir.
Bu; sadece vahy edilen bir vahiydir.
(1-18) Battığında / heva olduğunda yıldıza yemin olsun ki , a rkadaşınız şaşırmadı ve azıtmadı . Keyfinden / hevasından konuşmaz / nutuk etmez. O, ancak vahyedilen vahiydir. Ona şiddetli kuvvet sahibi / Cebrail öğretti. Üstün akıl sahibi ve kapsayıcıdır / istiva etmiştir. Ve yüksek ufuktadır. Sonra iyice sokuldu / yaklaştı ve aşağı doğru sarktı . İki yay miktarı yahut daha yakın (ednaa) oldu . Ve O’nun kuluna ne vahyedecekse vahyetti . Ne göründüyse gönlü onu yalanlamadı. Gördükleri üzerine onunla tartışıyor musunuz ? Diğer bir inişinde de Sidretil Müntehada onu gördüydü . (Sidra ağacı nebk denilen iğneli ağaç) Meva cenneti onun yanında ydı (Cennet görüntüsü eşliğinde) Sidreti kaplayan / bürüyen kaplıyordu. Ne gözü kaydı / şaşıladı ne de taşkınlık etti / haddi aştı. Rabbinin en büyük ayetlerinden de gördüydü.
(Size okuduğu) Kur'an, ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.
O(nun okuduğu Kur'an) kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir.
Konuştuğu o şey, kendisine yapılan vahiyden /Kur'an'dan ibarettir dipnot 1 .
Onlar, ona gelen vahiyden başkası değildir.
O ancak kendisine vahyedilen bir vahiydir.
O ancak kendisine vahyedilen bir vahiydir.
İndirilmiş bir vahiyden başkası değildir o.
But what he relates to you people is nothing other than a Quran revealed to him by inspiration from Allah, and it extends to all subjects treated,
The Quran is nothing less than a revelation that is sent to him.
It is no less than inspiration sent down to him:
This is nothing but a revelation that is conveyed to him, dipnot 1
It is nothing but Revelation revealed,
It is only a Revelation revealed.
it is just a revelation that is revealed [to him],
This (Qur'ân) is nothing but (pure) revelation, revealed (to him by God).
This is naught but a revelation revealed,
This Qur’an is a revelation from the Creator.
It is but an inspiration inspired!
It is a divine inspiration.
It is no other than a revelation, which hath been revealed unto him.
It (the Quran) is naught but revelation that is inspired (sent down to him);
Decidedly it is nothing except a revelation revealed.
It is naught save an inspiration that is inspired,
This is only revelation communicated,
that [which he conveys to you] is but [a divine] inspiration with which he is being inspired –
It is only a revelation sent down ˹to him˺.
It is a divine inspiration.
It was divine inspiration.
It is not but a revelation revealed,
It is only a revelation revealed,
This (Qur'an) is but a Revelation that is being revealed to him.
It is nothing less than Revelation sent down to him:
It is but revelation revealed (to him).
It is a divine inspiration.