Necm suresi · 42–55. ayetler

Rabbin fiilleri ve helâk edilen kavimler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Necm suresi, 42. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 42. ayet. وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz en son varış Rabbinedir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki son (varış) sadece Rabbinedir.

    Mustafa İslamoğlu

    En nihayet (varlık bilgisinin) son, en son sınırı Rabbine aittir.

    Muhammed Esed

    ve (bütün mevcudatın) başı ve sonu Rabbinin katındadır;

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki gidişin sonu rabbinedir!

    Ali Bulaç

    Elbette son varış Rabbine olacaktır.

    Ali Özek ve heyeti

    ve şüphesiz en son varış Rabbinedir.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, son varış, Efendine olacaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz sonunda varış sadece Rabbine olacaktır.

    Edip Yüksel

    Son varış Efendinedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Son varış Rabbinedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve elbette sonunda Rabbine gidilecektir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve elbette nihayet rabbına gidilecek

    Erhan Aktaş

    Sonunda dönüş yalnızca Rabb'inedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonunda dönüş yalnızca Rabb'inedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonunda dönüş yalnızca Rabb'inedir.

    Gültekin Onan

    Elbette son varış rabbine olacaktır.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki en son gidiş ancak Rabbinedir.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki en son varış, Rabbınadır.

    Mehmet Alagaş

    (31-42) Göklerde ve yerde her ne varsa Allah içindir. Kötülük yapanları yaptıklarından dolayı karşılıklandıracak güzeli de daha güzeli ile karşılıklandıracak. (Sûe; cahillikle yapılan kötülük, seyyie; bile bile yapılan, devamlılık arz eden kötülük) Öyleler ki kötülüğün büyüklerinden ve iğrençliklerden / fahişeliklerden ufak tefek kusurlar / lemmeler hariç kaçınırlar. Rabbinin mağfireti / bağışlaması kesinlikle geniştir. O, arzdan sizi inşaa ettiği vakitte de annelerinizin karnında siz cin / cenin iken de sizleri biliyor. Asla nefislerinizi / kendilerinizi temize çıkarmayın, O, takvalıyı / sakınanı en iyi bilendir. Hele ki şu yüz çevireni gördün mü? az cık vereni ve vermekte direneni de gördün mü? Sanki gaybın / bilinemeyenin ilmi onda ve o da görüyor. Ayrıca ona Musa ’nın ve vefalı İbrahim’in sahifelerindekilerin haberi verilmedi mi? Asla bir günah yüklü kişi, başkasının yükünü yüklenemez. İnsan için ancak kendi çalışması vardır. Muhakkak çalışması ilerde ona gösterilecektir. Sonra onun karşılığı vefalı bir karşılık olacaktır. Muhakkak ki nihayet / son Rabbinedir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve kuşkusuz en son varış Rabbinedir.

    Süleyman Ateş

    Ve sonunda senin Rabbine varılacaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Varıp gideceği yer, Sahibinin huzurudur.

    Şaban Britch

    Kuşkusuz en son varış Rabbinedir.

    Şaban Piriş

    Kuşkusuz en son varış Rabbinedir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kuşkusuz, son varış Rabbinedir.

  2. Necm suresi, 43. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 43. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.

    Mehmet Okuyan

    Güldüren de yalnızca O'dur, ağlatan da.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve elbet ağlatan da O'dur, güldüren de O.

    Muhammed Esed

    (sizi) güldüren ve ağlatan yalnız O'dur;

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki "HU"dur, güldüren de ağlatan da!

    Ali Bulaç

    Doğrusu, güldüren ve ağlatan O'dur.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğrusu güldüren de ağlatan da O’dur.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, O, güldüren ve ağlatandır.

    Bayraktar Bayraklı

    Güldürecek ve ağlatacak olan da O'dur.

    Edip Yüksel

    O'dur seni güldüren ve ağlatan.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O'dur seni güldüren ve ağlatan.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Doğrusu güldüren, ağlatan O'dur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hakıkat odur güldüren ağlatan

    Erhan Aktaş

    Güldüren de ağlatan da O'dur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Güldüren de ağlatan da O'dur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Güldüren de ağlatan da O'dur.

    Gültekin Onan

    Doğrusu, güldüren ve ağlatan O'dur.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat şu: Güldüren de, ağlatan da Odur.

    İbni Kesir

    Gerçekten O'dur güldüren de, ağlatan da.

    Mehmet Alagaş

    (43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Güldüren de, ağlatan da O’dur.

    Süleyman Ateş

    Güldüren de O'dur, ağlatan da O'dur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Güldüren O'dur; ağlatan da O.

    Şaban Britch

    Güldüren de O’dur, ağlatan da!

    Şaban Piriş

    Güldüren de O'dur, ağlatan da!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kuşkusuz, güldüren de O'dur, ağlatan da...

  3. Necm suresi, 44. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 44. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz O, öldürür ve diriltir.

    Mehmet Okuyan

    Öldüren de yalnızca O'dur, dirilten de.

    Mustafa İslamoğlu

    Dahası elbette öldüren de O'dur, hayat veren de O.

    Muhammed Esed

    ölümü getiren ve hayatı bağışlayan yalnız O'dur;

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki "HU"dur, ölümü tattıran da (ilimle) dirilten (ba's eden) de!

    Ali Bulaç

    Doğrusu, öldüren ve dirilten O'dur.

    Ali Özek ve heyeti

    Öldüren de dirilten de O’dur.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, O, öldüren ve yeniden yaşam verendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Öldürecek ve diriltecek olan da O'dur.

    Edip Yüksel

    O'dur öldüren ve dirilten.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O'dur öldüren ve dirilten.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Doğrusu öldüren, dirilten O'dur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hakıkat odur öldüren, dirilten

    Erhan Aktaş

    Öldüren de dirilten de O'dur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Öldüren de dirilten de O'dur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Öldüren de dirilten de O'dur.

    Gültekin Onan

    Doğrusu, öldüren ve dirilten O'dur.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat şu: (Dünyada) öldüren de, (ahiretde) dirilten de Odur.

    İbni Kesir

    Gerçekten O'dur öldüren de, dirilten de.

    Mehmet Alagaş

    (43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Öldüren de, dirilten de O’dur.

    Süleyman Ateş

    Öldüren de O'dur, yaşatan da O'dur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O'dur öldürecek ve diriltecek olan.

    Şaban Britch

    Öldüren O’dur, dirilten de!

    Şaban Piriş

    Öldüren O'dur, dirilten de!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kuşkusuz, öldüren de O'dur, dirilten de...

  4. Necm suresi, 45. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 45. ayet. وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ

    Diyanet İşleri

    (45-46) Şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine erkek ve dişi çiftleri yaratan da kesinlikle O'dur;

    Muhammed Esed

    ve O'dur iki cinsi -erkeği ve dişiyi- yaratan,

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki "HU", iki cinsi erkek ve dişi yaratan. . .

    Ali Bulaç

    Doğrusu, çiftleri; erkek ve dişiyi, yaratan O'dur.

    Ali Özek ve heyeti

    Şurası muhakkak ki (rahime) erkek ve dişiden ibaret olan iki çifti O yarattı.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, O, erkeği ve dişiyi çift olarak yaratandır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Atıldığı zaman döl suyundan çifti, yani erkeği ve dişiyi yaratan da O'dur.

    Edip Yüksel

    O'dur iki çifti yaratan; erkeği ve dişiyi... dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Çocuğun erkek ve dişi oluşu erkeğin menisindeki sperm tarafından belirlenmektedir. * Bak 4:82.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O'dur iki çifti yaratan; erkeği ve dişiyi...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz erkeği, dişiyi iki eş yaratan O'dur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hakıkat odur erkeği dişiyi iki eş yaratan

    Erhan Aktaş

    O, erkek ve dişi çiftler yarattı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O, erkek ve dişi çiftler yarattı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O, erkek ve dişi çiftler yarattı.

    Gültekin Onan

    Doğrusu, çiftleri; erkek ve dişiyi, yaratan O'dur.

    Hasan Basri Çantay

    (45-46) Hakıykaten meniden, (rahme) döküldüğü zaman, erkek ve dişi iki çifti o yaratdı.

    İbni Kesir

    Doğrusu O yarattı iki çifti; erkeği de, dişiyi de.

    Mehmet Alagaş

    (43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O’dur.

    Süleyman Ateş

    O yarattı iki çifti: erkeği ve dişiyi,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Eşleri; erkeği ve dişiyi yaratmıştır.

    Şaban Britch

    Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O’dur.

    Şaban Piriş

    Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O'dur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kuşkusuz, iki çifti, erkeği ve dişiyi yaratan O'dur;

  5. Necm suresi, 46. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 46. ayet. مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ

    Diyanet İşleri

    (45-46) Şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.

    Mustafa İslamoğlu

    (rahme) atıldığı zaman, bir meni damlasından...

    Muhammed Esed

    (sadece) bir sperm damlasından,

    Ahmed Hulusi

    Sperm olarak atıldığında (Rahime)!

    Ali Bulaç

    Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman.

    Ali Özek ve heyeti

    Atıldığında nutfeden.

    Ali Rıza Safa

    Atmık olarak dökülen bir damlacıktan.

    Bayraktar Bayraklı

    - Atıldığı zaman döl suyundan çifti, yani erkeği ve dişiyi yaratan da O'dur.

    Edip Yüksel

    Atıldığı zaman bir damlacık meniden.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Atıldığı zaman bir damlacık meniden.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (Rahime) ekildiği zaman bir nutfeden.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir nutfeden ekildiği zaman

    Gültekin Onan

    Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman.

    Hasan Basri Çantay

    (45-46) Hakıykaten meniden, (rahme) döküldüğü zaman, erkek ve dişi iki çifti o yaratdı.

    İbni Kesir

    Atıldığında meniden.

    Mehmet Alagaş

    (43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bir nutfeden rahimlere döküldüğü zaman.

    Süleyman Ateş

    Atıldığı zaman nutfe (sperm)den.

    Süleymaniye Vakfı

    Ölçüsü konduğu sırada döllenmiş yumurtadan dipnot 1 (yarattı).

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Tümna (تُمْنَى ) tümna" kelimesi, bir şeyin ölçüsünü koyma ve o ölçüyü geçerli kılma anlamına gelen "(مني ) mena" kökünden olup [Mekayis'ul-luğa] "ölçüsü belirlenen" anlamındadır. Ayete göre insanın ölçüleri döllenme sırasında konur (Nahl 16/4, Hac 22/5, Fatır 35/11, Yasin 36/77, Mü'min 40/67, Kıyamet 75/37, İnsan 76/2, Abese 80/17-20).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ölçüsü konduğu sırada dipnot 1 döllenmiş yumurtadan (yaratmıştır).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      تُمْنَى (tümna)  مني (mena) kökünden olup bir şeyin ölçüsünü koyma ve o ölçüyü geçerli kılma anlamına gelir
    2. metne dön, dipnot 2
      [Mekayis'ul-luğa]. Ayete göre insanın ölçüleri döllenme sırasında iken konur.

    Şaban Britch

    Atıldığı zaman bir nutfeden.

    Şaban Piriş

    Atıldığında bir damladan.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Meni halinde atıldığı zaman bir spermden...

  6. Necm suresi, 47. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 47. ayet. وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki diğer yaratılış (insanı diriltmek) de yalnızca O'na aittir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve elbet öteki (hayatı) yaratmak da O'na düşer.

    Muhammed Esed

    ve O'nun kudretindedir ikinci bir hayatı da var etmek;

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki neş'e-i uhra (ikinci yaşam) O'nadır!

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, diğer diriltme (yeniden neş'et) de O'na aittir.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, yeniden yaratmak da O'na özgüdür.

    Bayraktar Bayraklı

    Öldükten sonra tekrar diriltme de O'na aittir.

    Edip Yüksel

    O'na aittir tekrar yaratmak.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O'na aittir tekrar yaratmak.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz sonraki yaratmada O'na aittir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şübhesiz ona aiddir neş'eti uhra da

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve kuşkusuz bundan sonraki diriltme dipnot 1 de yalnızca O'na aittir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ölümden sonraki.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve kuşkusuz bundan sonraki diriltme dipnot 1 de yalnızca O'na aittir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ölümden sonraki.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, diğer diriltme (yeniden neşet) de O'na aittir.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki (ölümden sonra) tekrar diriltmek de Ona aiddir.

    İbni Kesir

    Muhakkak tekrar diriltmek de O'na aittir.

    Mehmet Alagaş

    (43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz tekrar diriltmek de O’na aittir.

    Süleyman Ateş

    Şüphesiz tekrar yaratmak da O'nun işidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ahiretteki yapısını oluşturmak dipnot 1 da O'nun işidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahirette yeniden yaratma.

    Şaban Britch

    Tekrar diriltmek de O’na aittir.

    Şaban Piriş

    Tekrar diriltmek de O'na aittir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kuşkusuz, o ikinci oluşum da O'nun işidir.

  7. Necm suresi, 48. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 48. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı.

    Mehmet Okuyan

    Zengin eden de yalnızca O'dur; kısarak veren de.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine elbet zengin eden de O'dur, sınırlayan da O.

    Muhammed Esed

    isteklerden arındıran ve mülk sahibi kılan yalnız O'dur;

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki "HU"dur, gani eden de fakir kılan da.

    Ali Bulaç

    Doğrusu, muhtaç olmaktan O kurtardı ve sermaye verip hoşnut kıldı.

    Ali Özek ve heyeti

    Zengin eden de yoksul kılan da O'dıır.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, O, hem varlıklı yapan hem de yoksulluk verendir. dipnot 465

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 465
      "Hem varlıklı yapan hem de yoksulluk veren" tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Muhtaç olmaktan kurtarıp, sermaye veren" veya "Zenginlik veren ve gözünü doyuran" veya "Zenginlik veren ve kanaatkar yapan" veya "Zenginlik veren ve nimete boğan" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Zengin eden de yoksul kılan da O'dur.

    Edip Yüksel

    O'dur Zengin eden, yoksul yapan.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O'dur Zengin eden, yoksul yapan.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Doğrusu zengin eden, sermaye veren de O'dur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hakıkat zengin eden, sermaye veren o

    Erhan Aktaş

    Zenginlik veren de O'dur, sınırlayan da.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Zenginlik veren de O'dur, sınırlayan da.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Zenginlik veren de O'dur, yetinen kılan da.

    Gültekin Onan

    Doğrusu, muhtaç olmaktan O kurtardı ve sermaye verip hoşnut kıldı.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat şu (İnsanları) başkalarına muhtac olmakdan o kurtardı ve O, sermaye saahibi kıldı.

    İbni Kesir

    Doğrusu muhtaç olmaktan kurtaran da O'dur, sermaye sahibi kılan da.

    Mehmet Alagaş

    (43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Zengin kılan da, varlıklı eden de O’dur.

    Süleyman Ateş

    Zengin eden O'dur, bol verip memnun eden O.

    Süleymaniye Vakfı

    Zengin eden de fakir düşüren de O'dur dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin bağlamında yer alan güldürme - ağlatma, can alma - hayat verme, erkeği ve dişiyi yaratma ifadelerindeki zıtlık, "servet biriktirme" anlamındaki "kana (قني)" fiilini if'al babına çeviren hemzenin (أ), fiile izale yani giderme anlamı kazandırdığını göstermektedir. "Fakir düşüren" anlamı bu sebeple verilmiştir (Bakara 2/245, Ankebut 29/62).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İhtiyacınızı karşılayan da O'dur, sizi saygın hale getiren de.

    Şaban Britch

    Zengin kılan da O’dur, varlıklı eden de.

    Şaban Piriş

    Zengin kılan da O'dur. Kanaatkar eden de.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kuşkusuz, zenginlik veren de O'dur, nimete boğan da...

  8. Necm suresi, 49. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 49. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz O, Şi'ra'nın Rabbidir.

    Mehmet Okuyan

    Doğrusu Şi‘ra (yıldızı)nın dipnot 1 Rabbi de yalnızca O'dur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Şi‘ra] yıldızı, "aydınlatan yıldız" demektir. Bu, Huza‘a kabilesinin tapındığı yıldızdır. Ayrıca bunun, Cahiliye Araplarının uğur kaynağı saydıkları parlak bir yıldız veya Büyük Köpek takımyıldızlarının en parlağı olduğu da ifade edilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve Şi'ra yıldızının Rabbi de kesinlikle O'dur.

    Muhammed Esed

    ve yalnız O'dur en parlak yıldıza destek veren;

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki "HU"dur, Rabbüş Şi'ra (Sirius yıldızının Rabbi)!

    Ali Bulaç

    Doğrusu, 'Şi'ra (yıldızı)nın' Rabbi O'dur.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğrusu Şi’râ yıldızının Rabbi de O'dur.

    Ali Rıza Safa

    Ve kuşkusuz, O, Şira'nın Efendisidir. dipnot 466

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 466
      İşte, bir bilgi ayeti: Şira yıldızı, Büyük Köpek takımyıldızında yer alan bir çift yıldızdır. Gökbiliminde, Sirius ismiyle bilinir. Dünyaya en yakın yıldızlardan birisi olup, dünyadan görünen gökcisimleri içinde güneşten sonra en parlak olanıdır. "Eş Şi'ra" terimi "Şira Yıldızı" veya "En parlak yıldız" veya "Akyıldız" olarak da çevrilmiştir. "Şira isimli tanrı" biçiminde çevirenler de vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Şı'ra yıldızının Rabbi de O'dur.

    Edip Yüksel

    O'dur Şira galaksisinin Efendisi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O'dur Şira galaksisinin Rabbi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz Şi'ra (yıldızı)nın Rabbi O'dur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve hakıkat Şi'ranın rabbı o

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Şi'ra'nın dipnot 1 Rabb'i de O'dur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müşrik Arapların kutsadıkları bir yıldızın adı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Şi'ra'nın dipnot 1 Rabb'i de O'dur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müşrik Arapların kutsadıkları bir yıldızın adı.

    Gültekin Onan

    Doğrusu, Şi'ra (yıldızı)nın rabbi O'dur.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat şu: "Şi'ra" yıldızının Rabbi de O.

    İbni Kesir

    Doğrusu O'dur Şi'ra yıldızının Rabbı.

    Mehmet Alagaş

    (43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şi’râ (yıldızı)nın Rabbi de O’dur.

    Süleyman Ateş

    (Taptıkları) Şi'ra (yıldızı)nın Rabbi O'dur.

    Süleymaniye Vakfı

    Şi'ra'nın dipnot 1 Rabbi de O'dur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette geçen Şi'ra (الشِّعْرَى) kelimesinin bir yıldız veya gezegen adı olduğu konusunda ittifak vardır. Necm 53/38. ayetten itibaren anlatılan ve Şi'ra yıldızını da kapsayan bilgiler, İbrahim ve Musa aleyhisselamın sayfalarında /kitaplarında da yer aldığı için bu, gökyüzünün eskiden beri bilinen önemli bir gezegeni veya yıldızı olmalıdır. Nitekim Kur'an, denizde ve karada yol ve yön bulma konusunda yıldızların önemini vurgular (En'am 6/97, Nahl 16/6). Tevrat'ta bahsi geçen (Yaratılış 32:24,
      Mezmurlar 139:9 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Mezmurlar 139:9

      Seherin kanatlarını alıp uçsam, 2 Denizin ötesine konsam,

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ) gökyüzü olaylarından biri, "seherin doğması"dır. Seherin doğduğu; seher yıldızı, Çoban yıldızı ya da Venüs olarak bilinen gök cisminin gözden kaybolmasıyla belli olur. Aslında bir gezegen olan Venüs, bilinen en parlak yıldız olan Sirius'tan da yaklaşık 18 kat daha parlaktır. Geçtiği pasajlarda seher kelimesine karşılık gelen ve İbranice okunuşu "şahar" olan sözcük bulunmaktadır. Seher vakti, Kur'an'da ibadet açısından önem verilen (Al-i İmran 3/17, Zariyat 51/18) bir başka önemli kavramdır. Bu nedenle, Şi'ra'nın Venüs olduğu da düşünülebilir.

    Şaban Britch

    Şi’ra (yıldızı)nın Rabbi de O’dur.

    Şaban Piriş

    Şi'ra (yıldızı)nın Rabbi de O'dur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kuşkusuz, Şi'ra yıldızının/şuurlanmanın Rabbi de O'dur.

  9. Necm suresi, 50. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 50. ayet. وَأَنَّهُۥٓ أَهْلَكَ عَادًا ٱلْأُولَىٰ

    Diyanet İşleri

    (50-51) Şüphesiz O, önce gelen Ad kavmini ve Semud kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.

    Mehmet Okuyan

    (50, 51) Şüphesiz ki önceki Âd kavmini ve Semûd'u O helak etmişti ve (onlardan) geriye hiçbir şey bırakmamıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve elbet O helak etmiştir kadim Ad'ı,

    Muhammed Esed

    ve O'dur yok eden kadim (kabileler) 'Ad

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki "HU"dur, önceki Ad'ı helak eden.

    Ali Bulaç

    Doğrusu, önce gelen Ad (halkın)ı O yıkıma uğrattı.

    Ali Özek ve heyeti

    Ve şüphesiz ki önceki Âd kavmini O helâk etti.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, O, daha önce, Âd'ı yıkıma uğrattı.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz 'Ad kavmini O helak etti.

    Edip Yüksel

    O'dur helak eden eski Ad halkını,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O'dur helak eden eski Ad halkını,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Nitekim O helak etti önce gelen Ad'ı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve fil'vakı' o helak etti evvelki Ad'ı

    Gültekin Onan

    Doğrusu, önce gelen Ad (halkın)ı O yıkıma uğrattı.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat şu: Evvelki Aadi O helak etdi,

    İbni Kesir

    Ve gerçekten O helak etti evvelki Ad'ı.

    Mehmet Alagaş

    (43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve şüphesiz ki, önceki Âd Kavmi’ni O helâk etti.

    Süleyman Ateş

    O helak etti, önce gelen 'Ad'ı,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, önce Ad toplumunu etkisizleştirdi dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Helak; gücünü yitirme (Hakka 69/29) bir şeyini kaybetme, değişme, bozulma ve ölüm anlamlarına gelir. Bunlar önceki yapının yok olmasıdır (Mufredat).

    Şaban Britch

    O helak etti evvelki Âd’ı...

    Şaban Piriş

    O helak etti evvelki Ad'ı...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kuşkusuz, daha önceden gelmiş olan Ad'ı helak etti.

  10. Necm suresi, 51. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 51. ayet. وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ

    Diyanet İşleri

    (50-51) Şüphesiz O, önce gelen Ad kavmini ve Semud kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.

    Mehmet Okuyan

    (50, 51) Şüphesiz ki önceki Âd kavmini ve Semûd'u O helak etmişti ve (onlardan) geriye hiçbir şey bırakmamıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    ve Semid'u; geriye onlardan hiçbir iz bırakmadı.

    Muhammed Esed

    ve Semud'u, hiçbir iz bırakmayacak şekilde,

    Ahmed Hulusi

    Semud'u da. . . (Öyle ki) geriye (onlardan kimse) bırakmadı!

    Ali Bulaç

    Semud'u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı.

    Ali Özek ve heyeti

    Semûd’u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.

    Ali Rıza Safa

    Ve Semud'u; geriye hiçbir şey bırakmayacak biçimde.

    Bayraktar Bayraklı

    Semud'u da O helak etti ve geriye hiçbir şey bırakmadı.

    Edip Yüksel

    Semud'u da bırakmadı,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Semudu da bırakmadı,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve Semud'u da hiç bırakmadı!.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve Semud'u da hiç bırakmadı

    Erhan Aktaş

    Ve Semud'u da. Geride kimseyi bırakmadı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve Semud'u da. Geride kimseyi bırakmadı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve Semud'u da. Geride kimseyi bırakmadı.

    Gültekin Onan

    Semud'u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı.

    Hasan Basri Çantay

    Semuudu da. Öyle ki (onlardan hiçbirini) bırakmadı.

    İbni Kesir

    Semud'u da. Geri bırakmadan.

    Mehmet Alagaş

    (43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Semûd'u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.

    Süleyman Ateş

    Semud'u, komadı (onları).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Semud'dan da tek kişi bırakmadı.

    Şaban Britch

    Semud'u da (O helak etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.

    Şaban Piriş

    Semud'u da baki bırakmadı..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Semud'u da. Böylece geriye bir şey bırakmadı.

  11. Necm suresi, 52. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 52. ayet. وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ

    Diyanet İşleri

    Daha önce de Nuh'un kavmini helak etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.

    Mehmet Okuyan

    Daha önce Nuh kavmini de (O helak etmişti). Şüphesiz ki onlar haksızlık etmiş ve azgınlık yapmışlardı.

    Mustafa İslamoğlu

    Tıpkı daha önceki Nuh kavmi (gibi): Çünkü onlar zulümde ve azgınlıkta ileri gitmiştiler.

    Muhammed Esed

    ve onlardan önce Nuh kavmini -(çünkü,) hepsi de kötülükte çok iştahlı ve çok azgın olmuşlardı-

    Ahmed Hulusi

    Daha önce de Nuh kavmini. . . Muhakkak ki onlar, evet onlar daha zalim ve nefsani yaşamda daha beterdiler.

    Ali Bulaç

    Daha önce Nuh kavmini de. Çünkü onlar, daha zalim ve daha azgındılar.

    Ali Özek ve heyeti

    Daha önce de çok zalim ve pek azgın olan Nuh kavmini (helâk etmişti).

    Ali Rıza Safa

    Daha önce, Nuh toplumunu da. Aslında, onlar, daha çok haksızlık yapanlar ve daha azgın olanlardı.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlardan önce, Nuh toplumunu da helak etmiştir. Onların hepsi çok zalim ve çok azgın kimselerdi.

    Edip Yüksel

    Ve ondan önce Nuh'un halkını da; onlar çok zalim ve çok azgın kimselerdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve ondan önce Nuh'un halkını da; onlar çok zalim ve çok azgın kimselerdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Daha önce de Nuh kavmini (helak etmişti); çünkü onlar çok zalim ve çok azgındılar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Daha evvel de Nuhun kavmını, çünkü bunlar pek zalim, pek azgındılar

    Erhan Aktaş

    Daha önce de Nuh'un halkını. Onlar, daha zalim ve daha azgın olanlardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Daha önce de Nuh'un halkını. Onlar, daha zalim ve daha azgın olanlardı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Daha önce de Nuh'un halkını. Onlar, daha zalim ve daha azgın olanlardı.

    Gültekin Onan

    Daha önce Nuh kavmini de. Çünkü onlar, daha zalim ve daha azgındılar.

    Hasan Basri Çantay

    Daha evvel Nuuh kavmini de (O helak etdi) çünkü bunlar çok zaalim ve çok azgın (insan) ların ta kendileri idi.

    İbni Kesir

    Daha önce de Nuh kavmini. Çünkü onlar gerçekten çok zalim ve pek azgın idiler.

    Mehmet Alagaş

    (43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Daha önce de Nûh’un kavmini helâk etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.

    Süleyman Ateş

    Önceden de Nuh kavmini (helak etmişti). Çünkü onlar daha zalim ve azgın idiler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlardan önce de Nuh'un toplumunu yok etmişti. Onlar (Ad ve Semud'dan) daha yanlış, daha aşırı davranan kimselere dönüşmüşlerdi.

    Şaban Britch

    Daha önce de Nuh’un kavmini... Onlar daha zalim, daha azgın idiler.

    Şaban Piriş

    Daha önce de Nuh'un kavmini... onlar, daha zalim daha azgın idiler...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Daha önce de Nuh kavmini. Çünkü onlar, evet onlar zulmettiler, azdılar.

  12. Necm suresi, 53. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 53. ayet. وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ

    Diyanet İşleri

    (53-54) O, "Mu'tefike"yi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.

    Mehmet Okuyan

    Alt üst olan şehirleri de O yok etmişti.

    Mustafa İslamoğlu

    Tıpkı altı üstüne getirilen diğer topluluklar (gibi).

    Muhammed Esed

    (işte Rabbin onları yok etti,) tıpkı yıkılıp altüst olan öteki şehirleri yok olmaya terk ettiği

    Ahmed Hulusi

    Mü'tefikat'ı (helak olmuş şehirleri; Sodom ve Gomore'yi) yerin dibine batırdı!

    Ali Bulaç

    Altı üstüne gelen (Lut kavminin) şehirlerini de O yerin dibine geçirdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Altüst olan şehirleri de o böyle yaptı.

    Ali Rıza Safa

    Altı üstüne getirilen kentleri de yerin dibine geçirdi.

    Bayraktar Bayraklı

    Alt-üst olan şehirleri de O böyle yaptı.

    Edip Yüksel

    Yıkılıp batırılmış olanlar (Sodom ve Gomora), en bayağılardı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yıkılıp batırılmış olanlar (Sodom ve Gomora), en bayağılardı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Mü'tefikey'i de haviyeye attı (altını üstüne getirdi).

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Mü'tefikeyi de Haviyeye attı

    Erhan Aktaş

    Alt üst edilen beldeyi de yerin dibine geçirdi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Alt üst edilen beldeyi de yerin dibine geçirdi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Alt üst edilen beldeyi de yerin dibine geçirdi.

    Gültekin Onan

    Altı üstüne gelen (Lut kavminin) şehirlerini de O yerin dibine geçirdi.

    Hasan Basri Çantay

    (Lut kavminin) altı üstüne gelen kasabalarını da O kaldırıb yere çarpdı da,

    İbni Kesir

    Altı üstüne gelen kasabaları da O, yerin dibine geçirdi.

    Mehmet Alagaş

    (43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, (Lût kavminin) altüst olan şehirlerini de böyle yaptı

    Süleyman Ateş

    Altı üstüne getirilen kentleri (Lut kavminin oturduğu bölgeleri) devirip yıktı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Altı üstüne getirilmiş yerin halkını (Lut'un toplumunu) da tümüyle yere batırmıştı.

    Şaban Britch

    (Lut kavminin) altı üstüne getirilen şehirlerini de.

    Şaban Piriş

    Alt üst edilmiş, yok olup gitmiştir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Altı üstüne gelmiş kentleri de yere geçirdi O.

  13. Necm suresi, 54. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 54. ayet. فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ

    Diyanet İşleri

    (53-54) O, "Mu'tefike"yi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.

    Mehmet Okuyan

    Böylece kuşatan şey (felaket) onları da kuşatmıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    Derken, kuşatan o şey onları (tarihe) gömdü.

    Muhammed Esed

    ve sonra ebediyyen görünmez hale getirdiği (gibi).

    Ahmed Hulusi

    Böylece bürüdü onları, bürüdükleriyle (suçlarının karşılığı olarak)!

    Ali Bulaç

    Böylece ona (o toplumun başına) sardırdığını sardırdı.

    Ali Özek ve heyeti

    Onların başına getireceğini getirdi!

    Ali Rıza Safa

    Böylece, ona, sardırdığını sardırdı. dipnot 467

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 467
      "Sardırdığını sardırdı." söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Görünmez hale getirdi." veya "Örten örttü." veya "Gömdükçe gömdü." veya "Giydirdiğini giydirdi." biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Onları neler kapladı neler!

    Edip Yüksel

    Onları örten örttü.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onları örten örttü.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sardırttı da onlara o sardırdığını.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sardırttı da onlara o sardırdığını

    Erhan Aktaş

    Artık onu kaplayan şey kapladı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Artık onu kaplayan şey kapladı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Artık onu kaplayan şey kapladı.

    Gültekin Onan

    Böylece ona (o toplumun başına) sardırdığını sardırdı.

    Hasan Basri Çantay

    Onlara giydirdiğini giydirdi!

    İbni Kesir

    Onlara giydirdiğini giydirdi.

    Mehmet Alagaş

    (43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara bürüyen (şiddetli bir azap) bürüdü.

    Süleyman Ateş

    Onların üstüne neler çöktü, neler!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Başlarına neler geldi neler!

    Şaban Britch

    Onlara bürüyen (şiddetli bir azap) bürüdü.

    Şaban Piriş

    Onlara şiddetli bir azap bürüdü.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sarıp doladı onlara, sarıp doladığını.

  14. Necm suresi, 55. ayet — bütün mealleriyle aç

    Necm suresi, 55. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ

    Diyanet İşleri

    O halde Rabbi'nin nimetlerinin hangisinden şüphe ediyorsun (ey insan!).

    Mehmet Okuyan

    Rabbinin hangi nimetleri hakkında şüphe duyabilirsin ki!

    Mustafa İslamoğlu

    Şu halde (ey insan)! Rabbinin hangi nimetinden dolayı (hesaba çekilmekten) tereddüt edersin?

    Muhammed Esed

    O halde Rabbinin hangi nimet ve kudretinden (hala) şüphe duyabilirsin?

    Ahmed Hulusi

    Şimdi Rabbinin nimetlerinin hangisinden kuşku duyarsın!

    Ali Bulaç

    Öyleyse, Rabbinin hangi nimetlerinden şüphe ediyorsun?

    Ali Özek ve heyeti

    Şimdi Rabbinin nimetlerinin hangisinde şüpheye düşersin.

    Ali Rıza Safa

    Öyleyse Efendinin, hangi nimetlerinden kuşku duyuyorsun?

    Bayraktar Bayraklı

    Artık, Rabbinin hangi nimetinden şüphe ediyorsun?

    Edip Yüksel

    O halde Efendinin hangi nimetlerinden kuşkulanırsın?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O halde Rabbinin hangi nimetlerinden kuşkulanırsın?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şimdi Rabbinin hangi nimetlerine kuşku duyarsın?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şimdi rabbının hangi eltafına şekkedersin?

    Erhan Aktaş

    O halde Rabb'inin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde Rabb'inin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde Rabb'inin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun?

    Gültekin Onan

    Öyleyse, rabbinin hangi nimetlerinden şüphe ediyorsun?

    Hasan Basri Çantay

    Şimdi (ey insan) Rabbinin ni'metlerinden hangisi hakkında şübhe edersin ?

    İbni Kesir

    Şimdi Rabbının hangi nimetinden şüpheye düşersin?

    Mehmet Alagaş

    (55-62) Peki Rabbinizin hangi nimeti hakkında şüphedesiniz. Bu da önceki uyarı cılardan bir uyarı cıdır. Yaklaşan yaklaştı. Onu Allahtan başkası açığa çıkaramaz / perdesini aralayamaz. Peki şimdi bu anlatıya mı / söze mi şaşı rıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz, sizler baş kaldırıyorsunuz / kafa tutuyorsunuz, Allah için secde edin ve ibadet edin.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O halde, Rabbinin hangi nimetinden şüphe ediyorsun?

    Süleyman Ateş

    O halde Rabbinin hangi ni'metinden kuşku duyuyorsun?

    Süleymaniye Vakfı

    (O kişiye de ki:) Artık Rabbinin hangi nimetinden kuşku duyabilirsin?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Artık Sahibinin hangi nimetinden kuşku duyabilirsin?

    Şaban Britch

    O halde, Rabbinin hangi nimetinden şüphe ediyorsun?

    Şaban Piriş

    O halde, Rabbinin hangi nimetinden şüphe ediyorsun?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Peki, Rabbinin nimetlerinden hangisinde kuşkuya düşüyorsun?

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.