Diyanet İşleri
Şüphesiz en son varış Rabbinedir.
Necm suresi · 42–55. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Necm suresi, 42. ayet. وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ
Şüphesiz en son varış Rabbinedir.
Şüphesiz ki son (varış) sadece Rabbinedir.
En nihayet (varlık bilgisinin) son, en son sınırı Rabbine aittir.
ve (bütün mevcudatın) başı ve sonu Rabbinin katındadır;
Muhakkak ki gidişin sonu rabbinedir!
Elbette son varış Rabbine olacaktır.
ve şüphesiz en son varış Rabbinedir.
Kuşkusuz, son varış, Efendine olacaktır.
Şüphesiz sonunda varış sadece Rabbine olacaktır.
Son varış Efendinedir.
Son varış Rabbinedir.
Ve elbette sonunda Rabbine gidilecektir.
Ve elbette nihayet rabbına gidilecek
Sonunda dönüş yalnızca Rabb'inedir.
Sonunda dönüş yalnızca Rabb'inedir.
Sonunda dönüş yalnızca Rabb'inedir.
Elbette son varış rabbine olacaktır.
Şübhesiz ki en son gidiş ancak Rabbinedir.
Muhakkak ki en son varış, Rabbınadır.
(31-42) Göklerde ve yerde her ne varsa Allah içindir. Kötülük yapanları yaptıklarından dolayı karşılıklandıracak güzeli de daha güzeli ile karşılıklandıracak. (Sûe; cahillikle yapılan kötülük, seyyie; bile bile yapılan, devamlılık arz eden kötülük) Öyleler ki kötülüğün büyüklerinden ve iğrençliklerden / fahişeliklerden ufak tefek kusurlar / lemmeler hariç kaçınırlar. Rabbinin mağfireti / bağışlaması kesinlikle geniştir. O, arzdan sizi inşaa ettiği vakitte de annelerinizin karnında siz cin / cenin iken de sizleri biliyor. Asla nefislerinizi / kendilerinizi temize çıkarmayın, O, takvalıyı / sakınanı en iyi bilendir. Hele ki şu yüz çevireni gördün mü? az cık vereni ve vermekte direneni de gördün mü? Sanki gaybın / bilinemeyenin ilmi onda ve o da görüyor. Ayrıca ona Musa ’nın ve vefalı İbrahim’in sahifelerindekilerin haberi verilmedi mi? Asla bir günah yüklü kişi, başkasının yükünü yüklenemez. İnsan için ancak kendi çalışması vardır. Muhakkak çalışması ilerde ona gösterilecektir. Sonra onun karşılığı vefalı bir karşılık olacaktır. Muhakkak ki nihayet / son Rabbinedir.
Ve kuşkusuz en son varış Rabbinedir.
Ve sonunda senin Rabbine varılacaktır.
varılacak son nokta Rabbinin huzuru olacaktır dipnot 1 .
Varıp gideceği yer, Sahibinin huzurudur.
Kuşkusuz en son varış Rabbinedir.
Kuşkusuz en son varış Rabbinedir.
Hiç kuşkusuz, son varış Rabbinedir.
Necm suresi, 43. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ
Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.
Güldüren de yalnızca O'dur, ağlatan da.
Ve elbet ağlatan da O'dur, güldüren de O.
(sizi) güldüren ve ağlatan yalnız O'dur;
Muhakkak ki "HU"dur, güldüren de ağlatan da!
Doğrusu, güldüren ve ağlatan O'dur.
Doğrusu güldüren de ağlatan da O’dur.
Kuşkusuz, O, güldüren ve ağlatandır.
Güldürecek ve ağlatacak olan da O'dur.
O'dur seni güldüren ve ağlatan.
O'dur seni güldüren ve ağlatan.
Doğrusu güldüren, ağlatan O'dur.
Hakıkat odur güldüren ağlatan
Güldüren de ağlatan da O'dur.
Güldüren de ağlatan da O'dur.
Güldüren de ağlatan da O'dur.
Doğrusu, güldüren ve ağlatan O'dur.
Hakıykat şu: Güldüren de, ağlatan da Odur.
Gerçekten O'dur güldüren de, ağlatan da.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
Güldüren de, ağlatan da O’dur.
Güldüren de O'dur, ağlatan da O'dur.
Güldüren de ağlatan da O'dur dipnot 1 ,
Güldüren O'dur; ağlatan da O.
Güldüren de O’dur, ağlatan da!
Güldüren de O'dur, ağlatan da!
Hiç kuşkusuz, güldüren de O'dur, ağlatan da...
Necm suresi, 44. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا
Şüphesiz O, öldürür ve diriltir.
Öldüren de yalnızca O'dur, dirilten de.
Dahası elbette öldüren de O'dur, hayat veren de O.
ölümü getiren ve hayatı bağışlayan yalnız O'dur;
Muhakkak ki "HU"dur, ölümü tattıran da (ilimle) dirilten (ba's eden) de!
Doğrusu, öldüren ve dirilten O'dur.
Öldüren de dirilten de O’dur.
Kuşkusuz, O, öldüren ve yeniden yaşam verendir.
Öldürecek ve diriltecek olan da O'dur.
O'dur öldüren ve dirilten.
O'dur öldüren ve dirilten.
Doğrusu öldüren, dirilten O'dur.
Hakıkat odur öldüren, dirilten
Öldüren de dirilten de O'dur.
Öldüren de dirilten de O'dur.
Öldüren de dirilten de O'dur.
Doğrusu, öldüren ve dirilten O'dur.
Hakıykat şu: (Dünyada) öldüren de, (ahiretde) dirilten de Odur.
Gerçekten O'dur öldüren de, dirilten de.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
Öldüren de, dirilten de O’dur.
Öldüren de O'dur, yaşatan da O'dur.
Canı alan da hayat veren de O'dur dipnot 1 .
O'dur öldürecek ve diriltecek olan.
Öldüren O’dur, dirilten de!
Öldüren O'dur, dirilten de!
Hiç kuşkusuz, öldüren de O'dur, dirilten de...
Necm suresi, 45. ayet. وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ
(45-46) Şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.
(45, 46) Şüphesiz ki erkek ve dişi iki eşi, atıldığı zaman nutfeden (spermden) yaratan O'dur. dipnot 1
Yine erkek ve dişi çiftleri yaratan da kesinlikle O'dur;
ve O'dur iki cinsi -erkeği ve dişiyi- yaratan,
Muhakkak ki "HU", iki cinsi erkek ve dişi yaratan. . .
Doğrusu, çiftleri; erkek ve dişiyi, yaratan O'dur.
Şurası muhakkak ki (rahime) erkek ve dişiden ibaret olan iki çifti O yarattı.
Kuşkusuz, O, erkeği ve dişiyi çift olarak yaratandır.
- Atıldığı zaman döl suyundan çifti, yani erkeği ve dişiyi yaratan da O'dur.
O'dur iki çifti yaratan; erkeği ve dişiyi... dipnot 1
O'dur iki çifti yaratan; erkeği ve dişiyi...
Şüphesiz erkeği, dişiyi iki eş yaratan O'dur.
Hakıkat odur erkeği dişiyi iki eş yaratan
O, erkek ve dişi çiftler yarattı.
O, erkek ve dişi çiftler yarattı.
O, erkek ve dişi çiftler yarattı.
Doğrusu, çiftleri; erkek ve dişiyi, yaratan O'dur.
(45-46) Hakıykaten meniden, (rahme) döküldüğü zaman, erkek ve dişi iki çifti o yaratdı.
Doğrusu O yarattı iki çifti; erkeği de, dişiyi de.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O’dur.
O yarattı iki çifti: erkeği ve dişiyi,
İki eşi, erkeği ve dişiyi O yarattı dipnot 1 .
Eşleri; erkeği ve dişiyi yaratmıştır.
Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O’dur.
Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O'dur.
Hiç kuşkusuz, iki çifti, erkeği ve dişiyi yaratan O'dur;
Necm suresi, 46. ayet. مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ
(45-46) Şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.
(45, 46) Şüphesiz ki erkek ve dişi iki eşi, atıldığı zaman nutfeden (spermden) yaratan O'dur. dipnot 1
(rahme) atıldığı zaman, bir meni damlasından...
(sadece) bir sperm damlasından,
Sperm olarak atıldığında (Rahime)!
Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman.
Atıldığında nutfeden.
Atmık olarak dökülen bir damlacıktan.
- Atıldığı zaman döl suyundan çifti, yani erkeği ve dişiyi yaratan da O'dur.
Atıldığı zaman bir damlacık meniden.
Atıldığı zaman bir damlacık meniden.
(Rahime) ekildiği zaman bir nutfeden.
Bir nutfeden ekildiği zaman
Atıldığında, nutfeden. dipnot 1
Atıldığında, nutfeden. dipnot 1
Atıldığında, nutfeden. dipnot 1
Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman.
(45-46) Hakıykaten meniden, (rahme) döküldüğü zaman, erkek ve dişi iki çifti o yaratdı.
Atıldığında meniden.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
Bir nutfeden rahimlere döküldüğü zaman.
Atıldığı zaman nutfe (sperm)den.
Ölçüsü konduğu sırada döllenmiş yumurtadan dipnot 1 (yarattı).
Ölçüsü konduğu sırada dipnot 1 döllenmiş yumurtadan (yaratmıştır).
Atıldığı zaman bir nutfeden.
Atıldığında bir damladan.
Meni halinde atıldığı zaman bir spermden...
Necm suresi, 47. ayet. وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ
Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.
Şüphesiz ki diğer yaratılış (insanı diriltmek) de yalnızca O'na aittir.
Ve elbet öteki (hayatı) yaratmak da O'na düşer.
ve O'nun kudretindedir ikinci bir hayatı da var etmek;
Muhakkak ki neş'e-i uhra (ikinci yaşam) O'nadır!
Gerçek şu ki, diğer diriltme (yeniden neş'et) de O'na aittir.
Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.
Kuşkusuz, yeniden yaratmak da O'na özgüdür.
Öldükten sonra tekrar diriltme de O'na aittir.
O'na aittir tekrar yaratmak.
O'na aittir tekrar yaratmak.
Şüphesiz sonraki yaratmada O'na aittir.
Şübhesiz ona aiddir neş'eti uhra da
Ve kuşkusuz bundan sonraki diriltme dipnot 1 de yalnızca O'na aittir.
Ve kuşkusuz bundan sonraki diriltme dipnot 1 de yalnızca O'na aittir.
Ve kuşkusuz bundan sonraki diriltme dipnot 1 de yalnızca O'na aittir.
Gerçek şu ki, diğer diriltme (yeniden neşet) de O'na aittir.
Şübhesiz ki (ölümden sonra) tekrar diriltmek de Ona aiddir.
Muhakkak tekrar diriltmek de O'na aittir.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
Şüphesiz tekrar diriltmek de O’na aittir.
Şüphesiz tekrar yaratmak da O'nun işidir.
(Ahirette) en son oluşturup geliştirme işi de ona aittir dipnot 1 .
Ahiretteki yapısını oluşturmak dipnot 1 da O'nun işidir.
Tekrar diriltmek de O’na aittir.
Tekrar diriltmek de O'na aittir.
Hiç kuşkusuz, o ikinci oluşum da O'nun işidir.
Necm suresi, 48. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ
Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı.
Zengin eden de yalnızca O'dur; kısarak veren de.
Yine elbet zengin eden de O'dur, sınırlayan da O.
isteklerden arındıran ve mülk sahibi kılan yalnız O'dur;
Muhakkak ki "HU"dur, gani eden de fakir kılan da.
Doğrusu, muhtaç olmaktan O kurtardı ve sermaye verip hoşnut kıldı.
Zengin eden de yoksul kılan da O'dıır.
Kuşkusuz, O, hem varlıklı yapan hem de yoksulluk verendir. dipnot 465
Zengin eden de yoksul kılan da O'dur.
O'dur Zengin eden, yoksul yapan.
O'dur Zengin eden, yoksul yapan.
Doğrusu zengin eden, sermaye veren de O'dur.
Hakıkat zengin eden, sermaye veren o
Zenginlik veren de O'dur, sınırlayan da.
Zenginlik veren de O'dur, sınırlayan da.
Zenginlik veren de O'dur, yetinen kılan da.
Doğrusu, muhtaç olmaktan O kurtardı ve sermaye verip hoşnut kıldı.
Hakıykat şu (İnsanları) başkalarına muhtac olmakdan o kurtardı ve O, sermaye saahibi kıldı.
Doğrusu muhtaç olmaktan kurtaran da O'dur, sermaye sahibi kılan da.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
Zengin kılan da, varlıklı eden de O’dur.
Zengin eden O'dur, bol verip memnun eden O.
Zengin eden de fakir düşüren de O'dur dipnot 1 .
İhtiyacınızı karşılayan da O'dur, sizi saygın hale getiren de.
Zengin kılan da O’dur, varlıklı eden de.
Zengin kılan da O'dur. Kanaatkar eden de.
Hiç kuşkusuz, zenginlik veren de O'dur, nimete boğan da...
Necm suresi, 49. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ
Şüphesiz O, Şi'ra'nın Rabbidir.
Doğrusu Şi‘ra (yıldızı)nın dipnot 1 Rabbi de yalnızca O'dur.
Ve Şi'ra yıldızının Rabbi de kesinlikle O'dur.
ve yalnız O'dur en parlak yıldıza destek veren;
Muhakkak ki "HU"dur, Rabbüş Şi'ra (Sirius yıldızının Rabbi)!
Doğrusu, 'Şi'ra (yıldızı)nın' Rabbi O'dur.
Doğrusu Şi’râ yıldızının Rabbi de O'dur.
Ve kuşkusuz, O, Şira'nın Efendisidir. dipnot 466
Şı'ra yıldızının Rabbi de O'dur.
O'dur Şira galaksisinin Efendisi.
O'dur Şira galaksisinin Rabbi.
Şüphesiz Şi'ra (yıldızı)nın Rabbi O'dur.
Ve hakıkat Şi'ranın rabbı o
Şi'ra'nın dipnot 1 Rabb'i de O'dur.
Şi'ra'nın dipnot 1 Rabb'i de O'dur.
Şi'ra'nın dipnot 1 Rabb'i de O'dur.
Doğrusu, Şi'ra (yıldızı)nın rabbi O'dur.
Hakıykat şu: "Şi'ra" yıldızının Rabbi de O.
Doğrusu O'dur Şi'ra yıldızının Rabbı.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
Şi’râ (yıldızı)nın Rabbi de O’dur.
(Taptıkları) Şi'ra (yıldızı)nın Rabbi O'dur.
Şi'ra'nın dipnot 1 Rabbi de O'dur.
Eski Ahit · Mezmurlar 139:9
Seherin kanatlarını alıp uçsam, 2 Denizin ötesine konsam, Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Şı'ra yıldızının dipnot 1 Sahibi de O'dur.
Şi’ra (yıldızı)nın Rabbi de O’dur.
Şi'ra (yıldızı)nın Rabbi de O'dur.
Hiç kuşkusuz, Şi'ra yıldızının/şuurlanmanın Rabbi de O'dur.
Necm suresi, 50. ayet. وَأَنَّهُۥٓ أَهْلَكَ عَادًا ٱلْأُولَىٰ
(50-51) Şüphesiz O, önce gelen Ad kavmini ve Semud kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.
(50, 51) Şüphesiz ki önceki Âd kavmini ve Semûd'u O helak etmişti ve (onlardan) geriye hiçbir şey bırakmamıştı.
Ve elbet O helak etmiştir kadim Ad'ı,
ve O'dur yok eden kadim (kabileler) 'Ad
Muhakkak ki "HU"dur, önceki Ad'ı helak eden.
Doğrusu, önce gelen Ad (halkın)ı O yıkıma uğrattı.
Ve şüphesiz ki önceki Âd kavmini O helâk etti.
Kuşkusuz, O, daha önce, Âd'ı yıkıma uğrattı.
Şüphesiz 'Ad kavmini O helak etti.
O'dur helak eden eski Ad halkını,
O'dur helak eden eski Ad halkını,
Nitekim O helak etti önce gelen Ad'ı.
Ve fil'vakı' o helak etti evvelki Ad'ı
Önceki Ad'ı dipnot 1 yok etti.
Önceki Âd'ı dipnot 1 yok etti.
Önceki Ad'ı dipnot 1 yok etti.
Doğrusu, önce gelen Ad (halkın)ı O yıkıma uğrattı.
Hakıykat şu: Evvelki Aadi O helak etdi,
Ve gerçekten O helak etti evvelki Ad'ı.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
Ve şüphesiz ki, önceki Âd Kavmi’ni O helâk etti.
O helak etti, önce gelen 'Ad'ı,
(Nuh kavminden sonra) ilk gelen Ad'ı (Hud'un kavmini) O helak etti.
O, önce Ad toplumunu etkisizleştirdi dipnot 1 .
O helak etti evvelki Âd’ı...
O helak etti evvelki Ad'ı...
Hiç kuşkusuz, daha önceden gelmiş olan Ad'ı helak etti.
Necm suresi, 51. ayet. وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ
(50-51) Şüphesiz O, önce gelen Ad kavmini ve Semud kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.
(50, 51) Şüphesiz ki önceki Âd kavmini ve Semûd'u O helak etmişti ve (onlardan) geriye hiçbir şey bırakmamıştı.
ve Semid'u; geriye onlardan hiçbir iz bırakmadı.
ve Semud'u, hiçbir iz bırakmayacak şekilde,
Semud'u da. . . (Öyle ki) geriye (onlardan kimse) bırakmadı!
Semud'u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı.
Semûd’u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.
Ve Semud'u; geriye hiçbir şey bırakmayacak biçimde.
Semud'u da O helak etti ve geriye hiçbir şey bırakmadı.
Semud'u da bırakmadı,
Semudu da bırakmadı,
Ve Semud'u da hiç bırakmadı!.
Ve Semud'u da hiç bırakmadı
Ve Semud'u da. Geride kimseyi bırakmadı.
Ve Semud'u da. Geride kimseyi bırakmadı.
Ve Semud'u da. Geride kimseyi bırakmadı.
Semud'u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı.
Semuudu da. Öyle ki (onlardan hiçbirini) bırakmadı.
Semud'u da. Geri bırakmadan.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
Semûd'u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.
Semud'u, komadı (onları).
(Salih'in kavmi) Semud'u da helak etti. Onlardan geriye kimseyi bırakmadı dipnot 1 .
Semud'dan da tek kişi bırakmadı.
Semud'u da (O helak etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.
Semud'u da baki bırakmadı..
Semud'u da. Böylece geriye bir şey bırakmadı.
Necm suresi, 52. ayet. وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ
Daha önce de Nuh'un kavmini helak etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.
Daha önce Nuh kavmini de (O helak etmişti). Şüphesiz ki onlar haksızlık etmiş ve azgınlık yapmışlardı.
Tıpkı daha önceki Nuh kavmi (gibi): Çünkü onlar zulümde ve azgınlıkta ileri gitmiştiler.
ve onlardan önce Nuh kavmini -(çünkü,) hepsi de kötülükte çok iştahlı ve çok azgın olmuşlardı-
Daha önce de Nuh kavmini. . . Muhakkak ki onlar, evet onlar daha zalim ve nefsani yaşamda daha beterdiler.
Daha önce Nuh kavmini de. Çünkü onlar, daha zalim ve daha azgındılar.
Daha önce de çok zalim ve pek azgın olan Nuh kavmini (helâk etmişti).
Daha önce, Nuh toplumunu da. Aslında, onlar, daha çok haksızlık yapanlar ve daha azgın olanlardı.
Onlardan önce, Nuh toplumunu da helak etmiştir. Onların hepsi çok zalim ve çok azgın kimselerdi.
Ve ondan önce Nuh'un halkını da; onlar çok zalim ve çok azgın kimselerdi.
Ve ondan önce Nuh'un halkını da; onlar çok zalim ve çok azgın kimselerdi.
Daha önce de Nuh kavmini (helak etmişti); çünkü onlar çok zalim ve çok azgındılar.
Daha evvel de Nuhun kavmını, çünkü bunlar pek zalim, pek azgındılar
Daha önce de Nuh'un halkını. Onlar, daha zalim ve daha azgın olanlardı.
Daha önce de Nuh'un halkını. Onlar, daha zalim ve daha azgın olanlardı.
Daha önce de Nuh'un halkını. Onlar, daha zalim ve daha azgın olanlardı.
Daha önce Nuh kavmini de. Çünkü onlar, daha zalim ve daha azgındılar.
Daha evvel Nuuh kavmini de (O helak etdi) çünkü bunlar çok zaalim ve çok azgın (insan) ların ta kendileri idi.
Daha önce de Nuh kavmini. Çünkü onlar gerçekten çok zalim ve pek azgın idiler.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
Daha önce de Nûh’un kavmini helâk etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.
Önceden de Nuh kavmini (helak etmişti). Çünkü onlar daha zalim ve azgın idiler.
Bunlardan önce de Nuh'un toplumunu yok ettiği. Onlar daha yanlış davranan ve daha çok taşkınlık eden kimselerdi- dipnot 1
Bunlardan önce de Nuh'un toplumunu yok etmişti. Onlar (Ad ve Semud'dan) daha yanlış, daha aşırı davranan kimselere dönüşmüşlerdi.
Daha önce de Nuh’un kavmini... Onlar daha zalim, daha azgın idiler.
Daha önce de Nuh'un kavmini... onlar, daha zalim daha azgın idiler...
Daha önce de Nuh kavmini. Çünkü onlar, evet onlar zulmettiler, azdılar.
Necm suresi, 53. ayet. وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ
(53-54) O, "Mu'tefike"yi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.
Alt üst olan şehirleri de O yok etmişti.
Tıpkı altı üstüne getirilen diğer topluluklar (gibi).
(işte Rabbin onları yok etti,) tıpkı yıkılıp altüst olan öteki şehirleri yok olmaya terk ettiği
Mü'tefikat'ı (helak olmuş şehirleri; Sodom ve Gomore'yi) yerin dibine batırdı!
Altı üstüne gelen (Lut kavminin) şehirlerini de O yerin dibine geçirdi.
Altüst olan şehirleri de o böyle yaptı.
Altı üstüne getirilen kentleri de yerin dibine geçirdi.
Alt-üst olan şehirleri de O böyle yaptı.
Yıkılıp batırılmış olanlar (Sodom ve Gomora), en bayağılardı.
Yıkılıp batırılmış olanlar (Sodom ve Gomora), en bayağılardı.
Mü'tefikey'i de haviyeye attı (altını üstüne getirdi).
Mü'tefikeyi de Haviyeye attı
Alt üst edilen beldeyi de yerin dibine geçirdi.
Alt üst edilen beldeyi de yerin dibine geçirdi.
Alt üst edilen beldeyi de yerin dibine geçirdi.
Altı üstüne gelen (Lut kavminin) şehirlerini de O yerin dibine geçirdi.
(Lut kavminin) altı üstüne gelen kasabalarını da O kaldırıb yere çarpdı da,
Altı üstüne gelen kasabaları da O, yerin dibine geçirdi.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
O, (Lût kavminin) altüst olan şehirlerini de böyle yaptı
Altı üstüne getirilen kentleri (Lut kavminin oturduğu bölgeleri) devirip yıktı.
Altı üstüne getirilen şehri (Lut kavmini) onun yok etti, yere batırdı dipnot 1 ,
Altı üstüne getirilmiş yerin halkını (Lut'un toplumunu) da tümüyle yere batırmıştı.
(Lut kavminin) altı üstüne getirilen şehirlerini de.
Alt üst edilmiş, yok olup gitmiştir.
Altı üstüne gelmiş kentleri de yere geçirdi O.
Necm suresi, 54. ayet. فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ
(53-54) O, "Mu'tefike"yi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.
Böylece kuşatan şey (felaket) onları da kuşatmıştı.
Derken, kuşatan o şey onları (tarihe) gömdü.
ve sonra ebediyyen görünmez hale getirdiği (gibi).
Böylece bürüdü onları, bürüdükleriyle (suçlarının karşılığı olarak)!
Böylece ona (o toplumun başına) sardırdığını sardırdı.
Onların başına getireceğini getirdi!
Böylece, ona, sardırdığını sardırdı. dipnot 467
Onları neler kapladı neler!
Onları örten örttü.
Onları örten örttü.
Sardırttı da onlara o sardırdığını.
Sardırttı da onlara o sardırdığını
Artık onu kaplayan şey kapladı.
Artık onu kaplayan şey kapladı.
Artık onu kaplayan şey kapladı.
Böylece ona (o toplumun başına) sardırdığını sardırdı.
Onlara giydirdiğini giydirdi!
Onlara giydirdiğini giydirdi.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
Onlara bürüyen (şiddetli bir azap) bürüdü.
Onların üstüne neler çöktü, neler!
Sonra orayı kaplayan şeyin (volkanik küllerin) kapladığı dipnot 1 (Musa'nın ve İbrahim'in sayfalarındaki bu bilgiler ona haber verilmedi mi dipnot 2 !)
Başlarına neler geldi neler!
Onlara bürüyen (şiddetli bir azap) bürüdü.
Onlara şiddetli bir azap bürüdü.
Sarıp doladı onlara, sarıp doladığını.
Necm suresi, 55. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ
O halde Rabbi'nin nimetlerinin hangisinden şüphe ediyorsun (ey insan!).
Rabbinin hangi nimetleri hakkında şüphe duyabilirsin ki!
Şu halde (ey insan)! Rabbinin hangi nimetinden dolayı (hesaba çekilmekten) tereddüt edersin?
O halde Rabbinin hangi nimet ve kudretinden (hala) şüphe duyabilirsin?
Şimdi Rabbinin nimetlerinin hangisinden kuşku duyarsın!
Öyleyse, Rabbinin hangi nimetlerinden şüphe ediyorsun?
Şimdi Rabbinin nimetlerinin hangisinde şüpheye düşersin.
Öyleyse Efendinin, hangi nimetlerinden kuşku duyuyorsun?
Artık, Rabbinin hangi nimetinden şüphe ediyorsun?
O halde Efendinin hangi nimetlerinden kuşkulanırsın?
O halde Rabbinin hangi nimetlerinden kuşkulanırsın?
Şimdi Rabbinin hangi nimetlerine kuşku duyarsın?
Şimdi rabbının hangi eltafına şekkedersin?
O halde Rabb'inin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun?
O halde Rabb'inin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun?
O halde Rabb'inin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun?
Öyleyse, rabbinin hangi nimetlerinden şüphe ediyorsun?
Şimdi (ey insan) Rabbinin ni'metlerinden hangisi hakkında şübhe edersin ?
Şimdi Rabbının hangi nimetinden şüpheye düşersin?
(55-62) Peki Rabbinizin hangi nimeti hakkında şüphedesiniz. Bu da önceki uyarı cılardan bir uyarı cıdır. Yaklaşan yaklaştı. Onu Allahtan başkası açığa çıkaramaz / perdesini aralayamaz. Peki şimdi bu anlatıya mı / söze mi şaşı rıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz, sizler baş kaldırıyorsunuz / kafa tutuyorsunuz, Allah için secde edin ve ibadet edin.
O halde, Rabbinin hangi nimetinden şüphe ediyorsun?
O halde Rabbinin hangi ni'metinden kuşku duyuyorsun?
(O kişiye de ki:) Artık Rabbinin hangi nimetinden kuşku duyabilirsin?
Artık Sahibinin hangi nimetinden kuşku duyabilirsin?
O halde, Rabbinin hangi nimetinden şüphe ediyorsun?
O halde, Rabbinin hangi nimetinden şüphe ediyorsun?
Peki, Rabbinin nimetlerinden hangisinde kuşkuya düşüyorsun?
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.