Necm suresi

Necm suresi, 14. ayet

Necm suresi, 14. ayet. عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ

`inde sidrati-lmüntehâ.

Diyanet İşleri

Sidretü'l-Münteha'nın yanında.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Necm 11–17 · surenin 14. ayeti / 62

Konu Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ Necm 1–18 3

  1. Necm 11

    Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.

  2. Necm 12

    (Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?

  3. Necm 13

    Andolsun ki, o, Cebrail'i bir başka inişte daha (asli suretiyle) görmüştü.

  4. 14

    Sidretü'l-Münteha'nın yanında.

  5. Necm 15

    Me'va cenneti onun (Sidre'nin) yanındadır.

  6. Necm 16

    O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.

  7. Necm 17

    Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 13–14. ayetler için yazılmıştır.

13. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, Cibrîl aleyhisselam'ı aslî/gerçek suretinde iki defa görmüştür. Birincisi az önce de geçtiği gibi dünya semâsının altında en yüksek ufukta, ikincisi ise İsrâ gecesinde yedinci semânın üzerinde olmuştur. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki onu diğer bir inişinde de görmüştür.” Yani Muhammed, Cibrîl aleyhisselam’ı bir başka defa daha kendisine doğru iniş halinde iken görmüştür.

14. “Sidretu’l-Muntehâ yanında.” Bu, yedinci semânın üzerinde oldukça büyük bir ağaçtır. Ona Sidretü’l-Müntehâ adının veriliş sebebi, yerden yükselenlerin en son oraya varması, Allah’tan inen vahiy ve benzeri hususların da oraya inmesidir. Mahlukatın bilgisinin vardığı nihai nokta orasının olmasından dolayı bu ismi almış olması da muhtemeldir. Yani burası semâvâtın ve arzın üzerinde olduğundan dolayı, yüksekliği itibari ile en nihâi noktayı teşkil eder. Bundan başka sebepler dolayısı ile bu ismi almış olabilir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

İşte Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, şeytanın da başka diğer kötü ruhların da kendisine asla yaklaşmadığı, pek güzel, temiz ve ulvi ruhların yeri olan o mekânda Cibrîl aleyhisselam’ı görmüştür.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sidre-i Müntehâ’nın yanında yedinci semada bulunan çok büyük bir ağaçtır.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. عِندَ inde yanında kök: عند
  2. سِدْرَةِ sidrati Sidretü'l kök: سدر
  3. ٱلْمُنتَهَىٰ l-munteha Müntehâ'nın kök: نهي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سدر (4 geçiş) · Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.

  • Aynı kök: سدر (4 geçiş)

    Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı…

  • Aynı kök: سدر (4 geçiş)

    (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında,…

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    (1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    (1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş)

    Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Aynı kök: نهي (56 geçiş)

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(13, 14, 15) Yemin olsun ki bir başka inişinde onu, cennetü'l-me'vâ (durmaya değer bahçe)nin yanındaki sidretü'l-müntehâ (uzaktaki sedir ağacı)'nın yanında bir kez daha görmüştü.

Mustafa İslamoğlu

en sonuncu sidra ağacının yanında,

Muhammed Esed

en uzak noktadaki sidre ağacının yanında,

Ahmed Hulusi

Sidret-ül Münteha (şuur olarak sonsuz yaşam hissedişi) indinde.

Ali Bulaç

Sidretü'l-Münteha'nın yanında.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun onu, Sidretü’l Müntehâ'nın yanında

Ali Rıza Safa

Sınırın en sonundaki sedir ağacının yanında. dipnot 460

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 460
    "Sınırın en sonundaki sedir ağacı" olarak yazdığımız "Sidretü'l münteha" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "En uçtaki ağaç" veya "En uzak noktadaki sidre ağacı" veya "En son sidre" veya "Son sınır ağacı" veya "En son nokta" biçiminde çevrilmiş; kimi Kur'an çevirilerinde ise "Sidretü'l münteha" olarak bırakılmıştır. Kimi yorumcular, bu terimi "İnsan bilgisinin son sınırı" olarak yorumlamışlardır.

Bayraktar Bayraklı

- Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-münteha yanında. O ağacın yanında Me'va cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.

Edip Yüksel

En son noktada.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

En son noktada.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sidretu'l-Munteha'nın yanında.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sidre-i münteha'nın yanında

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sidre-i münteha'nın dipnot 1 yanında.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Son/sondaki kiraz ağacı. Sidre, Arabistan kirazı denen meyve ağacın ismidir.

Gültekin Onan

Sidretü'l-Münteha'nın yanında.

Hasan Basri Çantay

(13-14) Andolsun ki onu diğer bir defa da Sidre-tül müntehanın yanında gördü o,

İbni Kesir

Sidret'ül-Münteha'nın yanında.

Mehmet Alagaş

(1-18) Battığında / heva olduğunda yıldıza yemin olsun ki , a rkadaşınız şaşırmadı ve azıtmadı . Keyfinden / hevasından konuşmaz / nutuk etmez. O, ancak vahyedilen vahiydir. Ona şiddetli kuvvet sahibi / Cebrail öğretti. Üstün akıl sahibi ve kapsayıcıdır / istiva etmiştir. Ve yüksek ufuktadır. Sonra iyice sokuldu / yaklaştı ve aşağı doğru sarktı . İki yay miktarı yahut daha yakın (ednaa) oldu . Ve O’nun kuluna ne vahyedecekse vahyetti . Ne göründüyse gönlü onu yalanlamadı. Gördükleri üzerine onunla tartışıyor musunuz ? Diğer bir inişinde de Sidretil Müntehada onu gördüydü . (Sidra ağacı nebk denilen iğneli ağaç) Meva cenneti onun yanında ydı (Cennet görüntüsü eşliğinde) Sidreti kaplayan / bürüyen kaplıyordu. Ne gözü kaydı / şaşıladı ne de taşkınlık etti / haddi aştı. Rabbinin en büyük ayetlerinden de gördüydü.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sidre-i Müntehâ’nın yanında.

Süleyman Ateş

Sidretü'l-Münteha (uzak ağaç)ın yanında,

Süleymaniye Vakfı

Sidret'ül-münteha'nın dipnot 1 yakınında.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Sidret'ul-munteha", "en son noktada bulunan sidre ağacı" Türkçede arap kirazı denen bu ağaç cennette de olacaktır (Vakıa 56/28). Allah Teala yeri küre şeklinde ve yedi kat göğün benzeri olarak yarattığı için (Talak 65/12), yerin yedi kat, göklerin de küre şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Yedinci kat gök ise yeryüzü gibi sularla, bitkilerle ve hayvanlarla donanmıştır. Her şeyin hazinesinin göklerde olması (Hicr 15/21) ve en'amın yani koyun, keçi, sığır ve devenin indirilmiş bulunması (Zümer 39/6) bunun delillerindendir. Bu sebeple Sidret'ul-munteha yedinci kat göğün en üst noktasında olur. Mekke'nin Ümmü'l-kura yani dünyadaki yerleşim yerlerinin merkezi olması da Sidret'ul-munteha'nın bulunduğu yerin, Mekke'nin dik üstünde olmasını gerektirir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Bu defa) Sidret'ül-münteha'nın dipnot 1 yanındaydı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sidret'ul-munteha ….

Şaban Britch

Sidre-i Münteha’nın yanında.

Şaban Piriş

Sidre-i Münteha'nın yanında

Yaşar Nuri Öztürk

Son sınır ağacı, Sidretül Münteha yanında.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

At the site where he -the Spirit Jibril- took Up his station in the realm of heaven, a site designated " Sidrat Al Montaha "; (interpreted to be the boundary fenced by trees, where no one, spiritual or otherwise can ascend or descend beyond, unless ordained by Allah,)

Abdul Haleem

by the lote tree beyond which none may pass

Abdullah Yusuf Ali

Near the Lote-tree beyond which none may pass:

Abul A'la Maududi

by the lote-tree at the farthest boundary,

Aisha Bewley

by the Lote-tree of the Final Limit,

Al-Hilali & Khan

Near Sidrat-ul-Muntaha (a lote-tree of the utmost boundary over the seventh heaven beyond which none can pass).

Ali Quli Qarai

by the Lote Tree of the Ultimate Boundary,

Amatul Rahman Omar

It was near the Sidrah which stands at the farthest end (of knowledge),

Arthur John Arberry

by the Lote-Tree of the Boundary

Bijan Moeinian

in the Garden (beyond which none will pass).

E. Henry Palmer

by the lote tree none may pass;

Edip-Layth

At the ultimate point.

George Sale

by the lote-tree beyond which there is no passing:

Hamid S. Aziz

At the Lote-tree of the furthest boundary;

Mahmoud Ghali

At the Lote-Tree of the Utmost Boundary.

Marmaduke Pickthall

By the lote-tree of the utmost boundary,

Mohamed Ahmed - Samira

By the Lote-tree beyond which none can pass,

Muhammad Asad

by the lote-tree of the farthest limit,

Mustafa Khattab

at the Lote Tree of the most extreme limit ˹in the seventh heaven˺—

Progressive Muslims

At the ultimate point.

Rashad Khalifa

At the ultimate point.

Sahih International

At the Lote Tree of the Utmost Boundary -

Sam Gerrans

By the Lote Tree of the Finality

Shabbir Ahmed

At the Ultimate Mark ('Sidratil muntaha' = The last Lote-tree = The point where the human intellect is left with nothing but astonishment!)

Syed Vickar Ahamed

Near the lote-tree (a thorny but a fruit bearing tree in Middle East beyond which none may pass: Symbolically, it is the limit of human understanding):

Taqi Usmani

by Sidrat-ul-Muntahā (the lote-tree in the upper realm),

The Monotheist Group

At the ultimate point.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩