Necm suresi

Necm suresi, 18. ayet

Necm suresi, 18. ayet. لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ

leḳad raâ min âyâti rabbihi-lkübrâ.

Diyanet İşleri

Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Necm 15–21 · surenin 18. ayeti / 62

Konu Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ Necm 1–18 3

  1. Necm 15

    Me'va cenneti onun (Sidre'nin) yanındadır.

  2. Necm 16

    O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.

  3. Necm 17

    Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.

  4. 18

    Andolsun, o, Rabbinin en büyük alametlerinden bir kısmını gördü.

  5. Necm 19–20

    (19-20) Lat ve Uzza'ya ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?

  6. Necm 21

    Erkek size de, dişi O'na mı?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. “Andolsun ki o,” cennet, cehennem vb. gibi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e İsrâ gecesinde gösterilen “Rabbinin en büyük âyetlerinden görmüştür.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ant olsun, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Mirac'a çıkarıldığı gece Rabbinin kudretine delalet eden büyük ayetlerden/mucizelerden bazısını gördü. Cenneti, cehennemi ve bunun dışındaki şeyleri de gördü.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَقَدْ lekad andolsun
  2. رَأَىٰ raa gördü kök: راي
  3. مِنْ min bazılarını
  4. ءَايَـٰتِ ayati ayetlerinden kök: ايي
  5. رَبِّهِ rabbihi Rabbinin kök: ربب
  6. ٱلْكُبْرَىٰٓ l-kubra büyük kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    (1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

  • Aynı olay: İsrâ ve Mi'rac

    (1-2) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

  • Ortak kavram: Kibir

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Ortak kavram: Kibir

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Ortak kavram: Kibir

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

60 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki (orada) Rabbinin en büyük delillerinden (birini, Cebrail'i) görmüştü.

Mustafa İslamoğlu

hakikaten de o, Rabbinin en büyük ayetlerinden birini görmüştü.

Muhammed Esed

ve o, gerçekten de Rabbinin en muhteşem sembollerinden bir kısmını gördü.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki, Rabbinin (Hakikatini var kılan Esma özelliklerinin) işaretlerinden en büyüğünü gördü!

Ali Bulaç

Andolsun, o, Rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, Efendisinin en büyük kanıtlarından gördü.

Bayraktar Bayraklı

- Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-münteha yanında. O ağacın yanında Me'va cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.

Edip Yüksel

Efendisinin büyük ayetlerini gördü.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbinin büyük ayetlerini gördü.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Rabbinin ayetlerinden en büyüğünü gördü.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vallahi gördü rabbının ayatından en büyüğünü gördü

Erhan Aktaş

Ant olsun, Rabb'inin ayetlerinin dipnot 1 en büyüğünü gördü.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gösterge. İşaret. *1. ayetten 18. ayete kadar, gaybi alemde gerçekleşmiş bir olay olan "vahyin," nasıl gerçekleştiğinin anlatımı söz konusudur. Gayba ait bir bilginin, bildiğimiz varlık dünyasının bilgileriyle, diliyle anlatılmasını göz ardı ederek, kelimelerin sözlük anlamına göre anlam verilmesi önemli yanılgılara, anlam kaybına neden olmaktadır. Söz konusu ayetlerde ifade edilen "yüksek ufuk, yaklaşma, sarkma, iki yay, görme, sidre vs." kelimelerin, kelimesi kelimesine anlamlarını dikkate alarak ayetleri anlamaya çalışmak, vahyi ve verdiği mesajı yanlış anlamaya neden olmaktadır. O günün insanına, anlamlarını bildikleri kelimelerle, bilinmeyen aleme ait bir konu olan "vahyin" Muhammed Nebi'ye nasıl ulaştığı anlatılmaktadır. Örneğin: 28:30. ayette oraya vardığında, kutlu yerdeki vadinin sağ yanındaki bir ağaç tarafından seslenildi: "Ey Musa! Ben, alemlerin Rabb'i Allah'ım."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun, Rabb'inin ayetlerinin dipnot 1 en büyüğünü gördü.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gösterge. İşaret. *
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetten
  3. metne dön, dipnot 3
    Ayete kadar, gaybi alemde gerçekleşmiş bir olay olan vahyin, nasıl gerçekleştiğinin anlatımı söz konusudur. Gayba ait bir bilginin, bildiğimiz alemin diliyle anlatılmasını göz ardı ederek, sözcüklerin sözlük anlamına göre anlam verilmesi önemli yanılgılara, anlam kaybına neden olmaktadır. Söz konusu ayetlerde ifade edilen "yüksek ufuk, yaklaşma, sarkma, iki yay, görme, sidre vs. sözcüklerin, literal anlamlarını dikkate alarak ayetleri anlamaya çalışmak, vahyi ve verdiği mesajı yanlış anlamaya neden olmaktadır. O günün insanına, anlamlarını bildikleri sözcüklerle, bilinmeyen aleme ait bir konu olan "vahyin" Nebi Muhammed'e nasıl ulaştığı anlatılmaktadır. Burada "parmağa değil, parmağın işaret ettiği şeye" bakılmalıdır. (Örneğin: 28:30. Oraya vardığında, kutlu yerdeki vadinin sağ yanındaki bir ağaç tarafından seslenildi: "Ey Musa! Ben, alemlerin Rabb'i Allah'ım.")

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun, Rabb'inin ayetlerinin dipnot 1 en büyüğünü gördü.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gösterge. İşaret. * 1. Ayetten 18. Ayete kadar, gaybi alemde gerçekleşmiş bir olay olan vahyin, nasıl gerçekleştiğinin anlatımı söz konusudur. Gayba ait bir bilginin, bildiğimiz alemin diliyle anlatılmasını göz ardı ederek, sözcüklerin sözlük anlamına göre anlam verilmesi önemli yanılgılara, anlam kaymalarına neden olmaktadır. Söz konusu ayetlerde ifade edilen "yüksek ufuk, yaklaşma, sarkma, yayın iki ucu, görme, sidre vs. sözcüklerin, sözlük anlamlarını dikkate alarak ayetleri anlamaya çalışmak, vahyi ve onun verdiği mesajı göz ardı etmek demektir. O günün insanına, anlamlarını bildikleri sözcüklerle, bilinmeyen aleme ait bir konu olan "vahyin" nebimize nasıl ulaştığı anlatılmaktadır. Burada "parmağa değil, parmağın işaret ettiği şeye" bakılmalıdır.

Gültekin Onan

Andolsun, o, rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki o, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını görmüşdür.

İbni Kesir

Andolsun ki; Rabbının, ayetlerinden en büyüğünü gördü.

Mehmet Alagaş

(1-18) Battığında / heva olduğunda yıldıza yemin olsun ki , a rkadaşınız şaşırmadı ve azıtmadı . Keyfinden / hevasından konuşmaz / nutuk etmez. O, ancak vahyedilen vahiydir. Ona şiddetli kuvvet sahibi / Cebrail öğretti. Üstün akıl sahibi ve kapsayıcıdır / istiva etmiştir. Ve yüksek ufuktadır. Sonra iyice sokuldu / yaklaştı ve aşağı doğru sarktı . İki yay miktarı yahut daha yakın (ednaa) oldu . Ve O’nun kuluna ne vahyedecekse vahyetti . Ne göründüyse gönlü onu yalanlamadı. Gördükleri üzerine onunla tartışıyor musunuz ? Diğer bir inişinde de Sidretil Müntehada onu gördüydü . (Sidra ağacı nebk denilen iğneli ağaç) Meva cenneti onun yanında ydı (Cennet görüntüsü eşliğinde) Sidreti kaplayan / bürüyen kaplıyordu. Ne gözü kaydı / şaşıladı ne de taşkınlık etti / haddi aştı. Rabbinin en büyük ayetlerinden de gördüydü.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun ki o Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.

Süleyman Ateş

Andolsun, Rabbinin büyük ayetlerinden bazılarını gördü.

Süleymaniye Vakfı

O, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gerçekten gördü dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bütün bu ayetler, İsra ve Mirac yolculuğunda gidilen el-Mescid'ul-Aksa'nın yedinci kat semadaki mescid yani el-Beyt'ül-Ma'mur (Tur 52/4) olduğunu net olarak anlatır (İsra 17/1, 60).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Miraç yolculuğunda) gerçekten Sahibinin en büyük ayetlerini gördü dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kulunu bir gecede Mescid-i Haram'dan alıp, çevresini bereketli kıldığı en uzak mescide (el-Mescid'ul-aksa'ya) götüren Allah, eksikliklerden uzaktır. Bu yolculuk, ona bir kısım ayetleri göstermek içindir. O (Allah) işitir ve görür. (İsra 17/1)

Şaban Britch

Rabbinin ayetlerinden en büyüklerini gördü.

Şaban Piriş

Rabbinin ayetlerinden en büyüğünü gördü.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

What he saw was indeed beyond human comprehension; he saw some of his Creator's wonders and signs serving to demonstrate Divine power and omnipotence.

Abdul Haleem

and he saw some of the greatest signs of his Lord.

Abdullah Yusuf Ali

For truly did he see, of the Signs of his Lord, the Greatest!

Abul A'la Maududi

and he certainly saw some of the greatest Signs of His Lord. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This verse clearly states that the Prophet (peace be upon him) had not seen Allah but His wonderful sings. Even according to the context, this second meeting also took place with the same being with whom the first meeting had taken place. Therefore, one will have to admit that neither the one whom he had first seen on the uppermost horizon was Allah nor he whom he saw afterwards by the farthest lote-tree was Allah. Had he seen Allah Almighty on either occasion it would have been a great thing and must certainly have been mentioned here explicitly. About the Prophet Moses it has been said in the Quran that he had besought to see Allah And the reply given was: Lan tarani You cannot sec Me. (Surah Al-Aaraf, Ayat 143). Now, obviously this honor was not granted to the Prophet Moses (peace be upon him). Had it been granted to the Prophet Muhammad (peace be upon him), it would by itself have been such an important thing which must have been stated in clear words. But we see that nowhere in the Quran has it been said that the Prophet (peace be upon him) had seen his Sustainer and Lord. But in Surah Bani-Israil also, where mention has been made of the event of Miraj (Ascension), it has been said that: We had transported Our servant...so that We may show him some of Our signs, (linuriya- hu min ayat-ina), and here also in connection with his visit at sidrat al-muntaha, it has been said: He saw of the greatest signs of His Lord (laqad ra a min ayat-i Rabb-i-hil kubra).

Aisha Bewley

He saw some of the Greatest Signs of his Lord.

Al-Hilali & Khan

Indeed he (Muhammad صلى الله عليه وسلم) did see of the Greatest Signs, of his Lord (Allâh).

Ali Quli Qarai

Certainly he saw some of the greatest signs of his Lord.

Amatul Rahman Omar

(It was the moment when) he saw the greatly important signs of his Lord.

Arthur John Arberry

Indeed, he saw one of the greatest signs of his Lord.

Bijan Moeinian

And he saw the greatest manifestations of His Lord.

E. Henry Palmer

He saw then the greatest of the signs of his Lord.

Edip-Layth

He has seen from the great signs of his Lord.

George Sale

And he really beheld some of the greatest signs of his Lord.

Hamid S. Aziz

Certainly he saw of the Greatest Signs of his Lord.

Mahmoud Ghali

Indeed he has already seen of the signs of his Lord, the greatest.

Marmaduke Pickthall

Verily he saw one of the greater revelations of his Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

Indeed he saw some of the greatest signs of His Lord.

Muhammad Asad

truly did he see some of the most profound of his Sustainer’s symbols.

Mustafa Khattab

He certainly saw some of his Lord’s greatest signs.[1]

Progressive Muslims

He has seen from the great signs of his Lord.

Rashad Khalifa

He saw great signs of his Lord.

Sahih International

He certainly saw of the greatest signs of his Lord.

Sam Gerrans

Indeed, he saw of the greatest proofs of his Lord.

Shabbir Ahmed

And indeed, he has seen the great Signs of his Lord. (The shackles of mental and physical bondage will be broken and humanity will come from darkness to Light (7:157), (17:1), (20:23-24)).

Syed Vickar Ahamed

Indeed he (the Prophet) saw, from the Signs of his Lord, the Greatest!

Taqi Usmani

He has indeed seen a part of the biggest signs of your Lord.

The Monotheist Group

He has seen from the great signs of his Lord.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩