Diyanet İşleri
Sonra çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.
Necm suresi
Necm suresi, 41. ayet. ثُمَّ يُجْزَىٰهُ ٱلْجَزَآءَ ٱلْأَوْفَىٰ
ŝümme yüczâhü-lcezâe-l'evfâ.
Sonra çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Herkes çalıştığının karşılığını görür Necm 31–41 3
Hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü yüklenmez.
İnsan için ancak çalıştığı vardır.
Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.
Sonra çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir.
Şüphesiz en son varış Rabbinedir.
Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.
Şüphesiz O, öldürür ve diriltir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 38–41. ayetler için yazılmıştır.
38-39. Amelde bulunan herkesin iyi ameli de kötü ameli de kendisinindir. Başkasının amelinden, çalışmasından ona ait bir şey olmayacaktır. Kimse kimsenin bir günahını yüklenmeyecektir.
40. “Çalışması da muhakkak ileride” âhirette “görülecektir.” İyisi kötüsünden ayırt edilecektir.
41. “Sonra ona yaptıklarının karşılığı eksiksiz bir şekilde verilecektir.” Bütün amellerin karşılığı en mükemmel şekilde verilecektir. Katıksız iyilik olan amelin karşılığı iyilik (cennet) olacaktır, katıksız kötülüğün karşılığı da kötülük (cehennem) olacaktır. İyi kötü karışık olan da karışıklık oranına göre karşılık görecektir. Verilen bu karşılıkların adaletli olacağını ve Allah’ın ihsanını ortaya koyacağını bütün mahlukat itiraf edip kabul edecek ve bundan dolayı Yüce Allah’a hamdedecektir. Hatta cehennemlikler dahi cehenneme gireceklerinde kalpleri Rablerine karşı hamd ile, O’nun hikmetinin kemâlini ikrar ile dolu olacaktır. Kendi kendilerine gazaplanacak, öfkelenecek, kendilerini bu hale kendilerinin getirdiklerini ve o en kötü yerlere kendi kendilerini soktuklarını kabul edeceklerdir.
Yüce Allah’ın: “İnsan için kendi çalıştığından başkası yoktur” buyruğu, yapılan ibadetlerin sevabının diri ya da ölü bir başkasına hediye edilmesinin caiz olmadığına delil gösterilmiştir. Bu görüş sahipleri şöyle demiştir: “Allah “İnsan için kendi çalıştığından başkası yoktur” buyurmaktadır. Buna göre bir kimsenin çalışmasının başka birine ulaşması buna aykırıdır.”
Ancak bu ayeti bu görüşe delil gösterme tartışılır. Çünkü âyet-i kerime, insanın bizzat kendisinin yaptığından başkasının kendi lehine olmayacağına delildir. Bu doğrudur ve bunda bir görüş ayrılığı da yoktur. Ancak bu âyet-i kerimede bir kimsenin eğer başkası kendisine hediye yolu ile bir şey bağışlayacak olursa o kimsenin, başkasının çalışması olan o hediyeden fayda görmeyeceğine dair bir delil yoktur. Bu tıpkı şunun gibidir: Bir kimse ancak kendi mülkiyeti ve eli altında bulunan mala sahiptir. Ancak bu, başkasının sahip olduğu maldan ona hibe ettiği takdirde onun o mala sahip olamayacağı anlamına gelmez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra işlemiş olduğu amelinin karşılığı tastamam eksiksiz olarak kendisine verilecektir.
Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile…
Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden…
Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…
Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…
Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra da ona karşılığı tastamam verilecektir.
Sonunda, (yaptıklarının) karşılığı eksiksiz verilecektir.
ve sonra ona tam karşılığı verilecektir;
Sonra ona tastamam (yaptıklarının) sonuçları yaşatılacaktır!
Sonra ona en eksiksiz karşılık verilecektir.
Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir
Sonra, karşılığı, eksiksiz olarak kendisine verilecektir.
Sonra ona karşılığı tastamam ödenecektir.
Sonra kendisine ödülü tam olarak verilecektir.
Sonra kendisine ödülü tam olarak verilecektir.
Sonra ona en değerli mükafat verilecek.
Sonra ona en değerli mükafat verilecek
Sonra karşılığı kendisine eksiksiz olarak verilecektir.
Sonra karşılığı kendisine eksiksiz olarak verilecektir.
Sonra karşılığı kendisine eksiksiz olarak verilecektir.
Sonra ona en eksiksiz karşılık verilecektir.
Sonra buna en kamil mükafat verilecekdir.
Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.
(31-42) Göklerde ve yerde her ne varsa Allah içindir. Kötülük yapanları yaptıklarından dolayı karşılıklandıracak güzeli de daha güzeli ile karşılıklandıracak. (Sûe; cahillikle yapılan kötülük, seyyie; bile bile yapılan, devamlılık arz eden kötülük) Öyleler ki kötülüğün büyüklerinden ve iğrençliklerden / fahişeliklerden ufak tefek kusurlar / lemmeler hariç kaçınırlar. Rabbinin mağfireti / bağışlaması kesinlikle geniştir. O, arzdan sizi inşaa ettiği vakitte de annelerinizin karnında siz cin / cenin iken de sizleri biliyor. Asla nefislerinizi / kendilerinizi temize çıkarmayın, O, takvalıyı / sakınanı en iyi bilendir. Hele ki şu yüz çevireni gördün mü? az cık vereni ve vermekte direneni de gördün mü? Sanki gaybın / bilinemeyenin ilmi onda ve o da görüyor. Ayrıca ona Musa ’nın ve vefalı İbrahim’in sahifelerindekilerin haberi verilmedi mi? Asla bir günah yüklü kişi, başkasının yükünü yüklenemez. İnsan için ancak kendi çalışması vardır. Muhakkak çalışması ilerde ona gösterilecektir. Sonra onun karşılığı vefalı bir karşılık olacaktır. Muhakkak ki nihayet / son Rabbinedir.
Sonra da karşılığı eksiksiz tam olarak verilecektir.
Sonra ona tastamam karşılığı verilecektir.
sonra karşılığı ona tastamam verilecek dipnot 1 ,
Sonra ona, yaptıklarının karşılığı tam olarak verilecektir.
Sonra da karşılığı eksiksiz tam olarak ödenecektir.
Sonra da karşılığı eksiksiz ödenecektir.
Sonra karşılığı kendisine hiç eksiksiz verilecektir.
Then will the end crown the deed and Allah shall requite him in full for the actions involving godly efforts directed to a definite end and for the deeds imprinted with wisdom and piety.
and that in the end he will be repaid in full for it;
Then will he be rewarded with a reward complete;
and that he shall then be fully recompensed,
that he will then receive repayment of the fullest kind;
Then he will be recompensed with a full and the best recompense.[1]
then he will be rewarded for it with the fullest reward;
Then will he be recompensed fully and fairly.
then he shall be recompensed for it with the fullest recompense,
That such a man will be fully paid.
Then shall he be rewarded for it with the most full reward;
Then he will be paid fully for such works.
and that he shall be rewarded for the same with a most abundant reward;
Then shall he be rewarded for it with the fullest reward;
(And) thereafter he will be recompensed for it with the fullest recompense;
And afterward he will be repaid for it with fullest payment;
And only then will he receive his recompense in full;
whereupon he shall be requited for it with the fullest requital;
then they will be fully rewarded,
Then he will be paid fully for such works.
Then they will be paid fully for such works.
Then he will be recompensed for it with the fullest recompense
— Then will he be rewarded with the fullest reward —
- iv And then he will be given the full wage.
Then will he be rewarded with a complete reward;
then he will be recompensed for it in full,
Then he will be paid fully for such works.