Necm suresi

Necm suresi, 32. ayet

Necm suresi, 32. ayet. ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ

elleẕîne yectenibûne kebâira-l'iŝmi velfevâḥişe ille-llemem. inne rabbeke vâsi`u-lmagfirah. hüve a`lemü biküm iẕ enşeeküm mine-l'arḍi veiẕ entüm ecinnetün fî büṭûni ümmehâtiküm. felâ tüzekkû enfüseküm. hüve a`lemü bimeni-tteḳâ.

Diyanet İşleri

Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Necm 29–35 · surenin 32. ayeti / 62

Konu Herkes çalıştığının karşılığını görür Necm 31–41 3

  1. Necm 29

    Öyle ise bizim zikrimizden (Kur'an'dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.

  2. Necm 30

    İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir.

  3. Necm 31

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. (Bu) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenleri de daha güzeliyle mükafatlandırması için (böyle)dir.

  4. 32

    Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.

  5. Necm 33–34

    (33-34) Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?

  6. Necm 35

    Gayb'ın ilmi kendi yanında da o gerçeği mi görüyor?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

32. “Onlar, ufak tefek kusurları olsa da günahların büyüklerinden ve hayâsızlıklardan uzak duran kimselerdir.” Yani onlar, Allah’ın kendilerine emrettiği ve terk edilmeleri büyük günah olan farzları yerine getirirler. Zina, içki içmek, faiz yemek, adam öldürmek vb. gibi ağır günah olan büyük haram ve yasakları da terk ederler.

“ufak tefek kusurlar” ise kişinin ısrarla işlemediği küçük günahlar yahut da kulun nadiren ve az sayılacak şekilde zaman zaman düştüğü hatalardır. Sırf bunları işlemekle kul, ihsan sahibi “iyilikte bulunanlar” sınıfından çıkmaz. Bu gibi küçük kusurlar, farzları işlemek ve haramları terk etmekle birlikte oldukları takdirde; her şeyi kuşatan Allah’ın mağfiretinin kapsamına girerler. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Gerçekten Rabbinin mağfireti geniştir.” O’nun mağfireti olmamış olsaydı ülkeler ve kullar helâk olur giderdi. Eğer O’nun affediciliği ve hilmi olmasaydı, gök yerin üstüne çöker ve yeryüzünde canlı tek bir varlık kalmazdı.

Bundan dolayı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurmuştur: “Beş vakit namaz, cumadan cumaya (cuma namazı), Ramazan’dan Ramazan’a (tutulan oruç), büyük günahlardan uzak kalındığı sürece aralarındaki (küçük günah)lara keffârettir.”

“O, sizi pek iyi bilmektedir. Sizi topraktan yarattığında da sizler analarınızın karnında cenin halinde iken de (her şeyinizden haberdardı).” Yani O, bütün hallerinizi en iyi bilendir. Mayanızda yoğurulmuş bulunan, Allah’ın size vermiş olduğu emirlerin birçoğuna karşı zaaf ve gecşeklik içerisinde olduğunuzu, haramları işlemeye çağıran ve onları yapmaya çeken hususların çokluğunu ve bunları işlemeye engel olacak hususların ise o kadar güçlü olmadığını bilir.

Sizin zayıf olduğunuz hem Allah sizleri topraktan yarattığında hem de sizler annelerinizin karnında bulunuyor iken açıkça görülen bir husustur. Sizdeki bu zayıflık, daima var olacaktır. Yüce Allah sizde, size vermiş olduğu emirleri yerine getirecek gücü var etmiş olmakla birlikte bu zayıflık da varlığını sürdürür.

O, sizin bu durumlarınızı bildiğinden dolayı ilâhî hikmet ve Rabbânî cömertlik, sizleri rahmetine, mağfiretine ve affına daldırmasını, ihsanına gark etmesini, suç ve günahların etkilerini üzerlerinizden silip götürmesini gerektirmiştir.

Özellikle kul, Rabbinin rızasını bütün vakitlerde maksat olarak gözetiyor, çoğu zaman O’na yakınlaştıracak hususlar için çalışıp çabalıyor, Mevlâsının kendisine gazaplanmasını gerektiren günahlardan kaçınıyor ise bu böyledir. Böylesinden zaman zaman bazı yanılgılar arka arkaya görülse bile Yüce Allah, merhametliler merhametlisi ve cömertler cömerdidir. Kullarına karşı annenin evlâdına oaln merhametinden daha çok merhametlidir.

İşte böyle bir kimsenin Rabbinin mağfiretine yakın olması, Yüce Allah’ın da bütün hallerinde onun dualarını kabul etmesi kaçınılmaz bir şeydir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"O nedenle kendinizi temize çıkarmayın.” Yani insanlara onlar tarafından övülmek maksadı ile nefislerinizin ak-pak olduğunu söylemeyin.

"Zira O, kimin takvâlı olduğunu en iyi bilendir.” Çünkü takvânın yeri kalptir. Kalbi bilen de, ondaki iyiliklerin ve takvânın karşılığını verecek olan da O’dur. İnsanlara gelince onların Allah’a karşı size hiçbir faydaları olmaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar; küçük günahlar dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Bu küçük günahlar büyükleri terk edip, itaatleri artırmak suretiyle bağışlanır. -Ey Rasûl!- Şüphesiz ki Rabbin, mağfireti bol olan, tövbe eden kullarının günahlarını bağışlayandır. O -Subhânehû ve Teâlâ- babanız Adem'i topraktan yarattığında ve annelerinizin karnında yaratılış evrelerinde iken ahvalinizi ve işlerinizi en iyi bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Kendi nefislerinizi takva ile methederek övmeyiniz. Allah -Subhânehû ve Teâlâ- emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak kendisine karşı takvalı olanları hakkıyla bilir.

Kelimeler

31 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine ki onlar
  2. يَجْتَنِبُونَ yectenibune kaçınırlar kök: جنب
  3. كَبَـٰٓئِرَ kebaira büyüklerinden kök: كبر
  4. ٱلْإِثْمِ l-ismi günahın kök: اثم
  5. وَٱلْفَوَٰحِشَ velfevahişe ve çirkin işlerden kök: فحش
  6. إِلَّا illa dışında
  7. ٱللَّمَمَ ۚ l-lememe küçük hatalar kök: لمم
  8. إِنَّ inne şüphesiz
  9. رَبَّكَ rabbeke Rabbinin kök: ربب
  10. وَٰسِعُ vasiu geniştir kök: وسع
  11. ٱلْمَغْفِرَةِ ۚ l-megfirati affı kök: غفر
  12. هُوَ huve O
  13. أَعْلَمُ ea'lemu daha iyi bilir kök: علم
  14. بِكُمْ bikum sizi
  15. إِذْ iz zaman
  16. أَنشَأَكُم enşeekum sizi inşa ettiği kök: نشا
  17. مِّنَ mine -tan
  18. ٱلْأَرْضِ l-erdi toprak- kök: ارض
  19. وَإِذْ ve iz ve zaman
  20. أَنتُمْ entum siz
  21. أَجِنَّةٌۭ ecinnetun cenin halinde iken kök: جنن
  22. فِى fi
  23. بُطُونِ butuni karınlarında kök: بطن
  24. أُمَّهَـٰتِكُمْ ۖ ummehatikum annelerinizin kök: امم
  25. فَلَا fela artık
  26. تُزَكُّوٓا۟ tuzekku övüp yüceltmeyin kök: زكو
  27. أَنفُسَكُمْ ۖ enfusekum kendinizi kök: نفس
  28. هُوَ huve O
  29. أَعْلَمُ ea'lemu daha iyi bilir kök: علم
  30. بِمَنِ bimeni kimseyi
  31. ٱتَّقَىٰٓ tteka korunan kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فحش (24 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    (36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu…

  • Aynı kök: فحش (24 geçiş) · Aynı kök: بطن (25 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    De ki: "Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah'a ortak…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    O, ümmilere, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar,…

  • Aynı kök: فحش (24 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, bilsin ki o hayasızlığı ve kötülüğü emreder. Eğer Allah'ın size lütfu…

  • Aynı kök: بطن (25 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    "Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik." Allah, şöyle dedi: "Azabım var ya, dilediğim…

  • Aynı kök: بطن (25 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ufak tefek kusurlar dışında, büyük günahlardan ve çirkinliklerden kaçınanlara gelince, dipnot 1 Rabbinin bağışlaması çok geniştir. O, sizi topraktan yarattığı zaman dipnot 2 ve siz annelerinizin karınlarında saklı (ceninler hâlinde) bulunduğunuz sırada (bile) sizi iyi bilendir. (Bu nedenle) kendinizi temize çıkarmayın! dipnot 3 O, takvâlı (duyarlı) olanı iyi bilendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Nisâ 4:31; Şûrâ 42:37.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Hûd 11:61; Nûh 71:17.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: Nisâ 4:49; Nûr 24:21. Bu ayetin nüzûl sebebi olarak şöyle bir olay nakledilmektedir: Ümmü'l-‘Alâ adlı kişi muttakî birisinin cenazesine yönelerek, "Ey Ebû Sâib, senin adına şahidim ki Allah sana ikram edecektir" deyince, Hz. Muhammed ona şöyle demiştir: "Allah'ın ona ikram edeceğini sen nerden biliyorsun ki! Allah'a yemin olsun ki Allah'ın peygamberi olduğum halde, yarın bana ne yapılacağını ben bile bilmiyorum" (Buhârî, Cenâiz, 3).

Mustafa İslamoğlu

Büyük günahlardan va ahlaksızca fiillerden kaçınanlara gelince: ufak tefek kusurlar işleseler de, kesin olarak bilsinler ki senin Rabbin engin bağış sahibidir. O, yeryüzü (toprağından) sizi var ederken de, anneleriniz karınlarında cenin halindeyken de sizinle ilgili her şeyi bilir; şu halde kendinizi temize çıkarmayın: kimin takvaya uygun davrandığını en iyi bilen O'dur.

Muhammed Esed

Büyük günahlardan ve çirkin fiillerden kaçınanlara gelince, onlar arada bir hataya düşseler de (bilsinler ki) Rabbin bağışlamada cömerttir. O, sizi toz topraktan var ederken de, annelerinizin rahminde saklı bulunduğunuzda da sizinle ilgili her bilgiye sahiptir. O halde kendinizi saf ve temiz görmeyin; (çünkü) O, kimin Kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıdığını en iyi bilendir.

Ahmed Hulusi

Onlar ki, büyük suçlardan (şirk, iftira, öldürmek vb. gibi) ve fevahişten (zina vb. gibi) uzak dururlar; beşeriyetin sonucu ufak suçlar dışında. . . Muhakkak ki Rabbinin mağfireti geniştir! O varlığınızı Esma'sıyla oluşturan olarak sizi daha iyi bilir; arzdan (bedeniniz) sizi inşa ettiğinde ve analarınızın karınlarında ceninler halindeyken! O halde nefslerinizi (benliğinizi) temize çıkarmaya çalışmayın! O, korunanın kim olduğunu (Esma'sıyla yaratanı olarak) bilendir!

Ali Bulaç

Ki onlar, ufak tefek günahlar dışında, günahın büyük olanından ve çirkin utanmazlıklardan kaçınırlar. Şüphesiz senin Rabbin, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir; hem sizi topraktan inşa ettiği (yarattığı) ve siz daha annelerinizin karnında cenin halinde bulunduğunuz zaman da. Öyleyse kendinizi temize çıkarıp durmayın. O, sakınanı daha iyi bilendir.

Ali Özek ve heyeti

Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada (bile), sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.

Ali Rıza Safa

Küçük suçlar dışında, büyük suçlardan ve sağtöreye uygun olmayan edimlerden kaçınanlar için, kuşkusuz, Efendinin bağışlaması çok geniştir. O, sizi topraktan yarattığında da annelerinizin karınlarında dölüt durumundayken da sizi bilir. Öyleyse kendinizi temiz görmeyin. O, kimin sorumluluk bilinci taşıdığını da bilir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, basit hatalar hariç büyük günahlardan ve yüz kızartıcı davranışlardan kaçınanlardır. Şüphesiz Rabbinin bağışlaması geniştir. O sizi topraktan var ederken de, annelerinizin rahminde saklı bulunduğunuzda da, sizinle ilgili her bilgiye sahiptir. Öyleyse kendinizi temize çıkarmayınız. O, Allah'a saygı duyanı en iyi bilendir.

Edip Yüksel

Onlar, büyük günahlardan ve kötülüklerden kaçınırlar, yalnız küçük suçlar işlerler. Efendinin bağışlaması engindir. Sizi topraktan yaratırken ve annelerinizin karınlarında cenin (fetus) durumundayken sizi iyi bilmektedir. Öyleyse kendinizi (övüp) temize çıkarmayın. O, erdemlileri iyi bilir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar, büyük günahlardan ve kötülüklerden kaçınırlar, yalnız küçük suçlar işlerler. Rabbinin bağışlaması engindir. Sizi topraktan yaratırken ve annelerinizin karınlarında cenin (fetus) durumundayken sizi iyi bilmektedir. Öyleyse kendinizi (övüp) temize çıkarmayın. O, erdemlileri iyi bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki günahın büyüklerinden (vebalden) ve çirkef davranışlardan kaçınırlar, ancak ufak tefek kusurlar hariç; şüphesiz ki, Rabbin geniş mağfiretlidir. O sizin her halinizi en iyi bilendir, sizi topraktan meydana getirdiğinde ve sizler analarınızın karınlarında cenin halinde iken. Şimdi nefislerinizi temize çıkarmaya kalkışmayın! O'dur en iyi bilen günahtan korkup sakınanı!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki günahın büyüklerinden; vebalden, fuhşiyyattan kaçınırlar, ancak ufak tefek kusur başka, şübhesiz ki rabbın geniş mağfiretlidir. Hem sizin her hallerinize a'lemdir, sizi Arzdan inşa ettiği sıra ve sizler analarınızın karınlarında ceninler iken, şimdi nefislerinizi tezkiyeye kalkışmayın, O'dur en bilen müttakı olanı.

Erhan Aktaş

Onlar, ufak-tefek hatalara düşmek hariç, büyük günahlardan ve aşırılıklardan kaçınırlar. Kuşkusuz Rabb'in, bağışlaması bol olandır. O, sizi topraktan inşa ederken de annelerinizin karnında cenin halindeyken de ne olduğunuzu en iyi bilendir. O halde kendinizi temize çıkarmayın. O, takva1 sahibi olan kimseyi en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, ufak-tefek hatalara düşmek hariç, büyük günahlardan ve aşırılıklardan kaçınırlar. Kuşkusuz Rabb'in, bağışlaması bol olandır. O, sizi topraktan inşa ederken de annelerinizin karnında cenin halindeyken de ne olduğunuzu en iyi bilendir. O halde kendinizi temize çıkarmayın. O, takva dipnot 1 sahibi olan kimseyi en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, ufak-tefek günahlar hariç, büyük günahlardan ve aşırılıklardan kaçınırlar. Kuşkusuz Rabb'in, bağışlaması bol olandır. O, sizi topraktan yaparken de, annelerinizin karnında cenin halindeyken de, ne olduğunuzu en iyi bilendir. O halde kendinizi temize çıkarmayın. O, korunup sakınan kimseyi en iyi bilendir.

Gültekin Onan

Ki onlar, ufak tefek günahlar dışında, günahın büyük olanından ve çirkin utanmazlıklardan kaçınırlar. Şüphesiz senin rabbin, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir; hem sizi topraktan inşa ettiği (yarattığı) ve siz daha annelerinizin karnında cenin halinde bulunduğunuz zaman da. Öyleyse kendinizi temize çıkarıp durmayın. O, sakınanı daha iyi bilendir.

Hasan Basri Çantay

(O güzel hareket edenler), ufak ufak suçlar (ı) haaric olmak üzere, günahın büyüklerinden ve fuhuşlardan kaçınanlardır. Şübhesiz ki Rabbin, mağfireti bol olandır. O, sizi daha toprakdan yaratdığı zaman ve siz henüz analarınızın karınlarında döller haalinde olduğunuz sırada siz (in ne olduğunuzu) çok iyi bilendir. Bunun için kendinizi (beğenib) temize çıkarmayın. O, (fenalıkdan) sakınan kimdir, çok iyi bilendir.

İbni Kesir

Onlar ki; ufak-tefek kusurları dışında günahın büyüklerinden ve hayasızlıktan kaçınırlar. Muhakkak ki Rabbın; mağfireti geniş olandır. Sizi, daha topraktan yarattığı zaman ve henüz analarınızın karınlarında cenin halinde iken sizi en iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O; takva sahibi olanları da en iyi bilendir.

Mehmet Alagaş

(31-42) Göklerde ve yerde her ne varsa Allah içindir. Kötülük yapanları yaptıklarından dolayı karşılıklandıracak güzeli de daha güzeli ile karşılıklandıracak. (Sûe; cahillikle yapılan kötülük, seyyie; bile bile yapılan, devamlılık arz eden kötülük) Öyleler ki kötülüğün büyüklerinden ve iğrençliklerden / fahişeliklerden ufak tefek kusurlar / lemmeler hariç kaçınırlar. Rabbinin mağfireti / bağışlaması kesinlikle geniştir. O, arzdan sizi inşaa ettiği vakitte de annelerinizin karnında siz cin / cenin iken de sizleri biliyor. Asla nefislerinizi / kendilerinizi temize çıkarmayın, O, takvalıyı / sakınanı en iyi bilendir. Hele ki şu yüz çevireni gördün mü? az cık vereni ve vermekte direneni de gördün mü? Sanki gaybın / bilinemeyenin ilmi onda ve o da görüyor. Ayrıca ona Musa ’nın ve vefalı İbrahim’in sahifelerindekilerin haberi verilmedi mi? Asla bir günah yüklü kişi, başkasının yükünü yüklenemez. İnsan için ancak kendi çalışması vardır. Muhakkak çalışması ilerde ona gösterilecektir. Sonra onun karşılığı vefalı bir karşılık olacaktır. Muhakkak ki nihayet / son Rabbinedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar küçük kusurlar dışında günâhların büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar. Şüphesiz Rabbin, mağfireti çok geniş olandır. Sizi topraktan meydana getirdiği zaman da ve siz, annelerinizin karnında cenin halinde iken de sizi en iyi O bilir. Öyleyse kendi kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takvalı olduğunu en iyi O bilir.

Süleyman Ateş

Onlar, günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük hatalar işleyebilirler. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir (O kendisine yönelen kulunu affeder). O sizi daha iyi bilir: Gerek sizi topraktan inşa ettiği, gerek annelerinizin karınlarında bulunduğunuz zaman biçim verdiği sırada (sizin her halinizi bilmiştir), artık kendinizi övüp yüceltmeyin, çünkü O, korunanı daha iyi bilir.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, büyük günahlardan dipnot 1 ve fuhuş çeşitlerinden dipnot 2 kaçınanlardır ama küçük günahları olabilir. Çünkü Rabbin, bağışlaması geniş olandır dipnot 3 . Yerden /topraktan oluşturup geliştirdiğinde de analarınızın karnında birer cenin olduğunuzda da sizi en iyi bilen odur dipnot 4 . Kendinizi temize çıkarmayın. O, yanlışlardan kimin daha fazla sakındığını en iyi bilendir dipnot 5 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Büyük günahlarla ilgili bilgi için bkz: Nisa 4/31 dipnotu (Şura 42/37).
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette geçen "fevahiş (فواحش)" kelimesi çoğuldur, fuhuş çeşitleri anlamına gelir. Arapçada çoğul en az üçü gösterir. Bunlardan zina yani kadın ve erkeğin nikahsız ilişkisi (İsra 17/32) ile erkek erkeğe ilişki Kur'an'da açıkça "fuhuş (فَاحِشَة)" olarak nitelenmiştir (A'raf 7/80, Ankebut 29/28). Üçüncü fuhuş çeşidi de kadın kadına ilişki olur.
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4
    Döllenmiş yumurta haline getirdiğinde (Al-i İmran 3/6, Nahl 16/78, Müminun 23/12-14, İnsan 76/1-2). Zümer 39/6.
  5. metne dön, dipnot 5

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Güzel davrananlar, kusurları hariç dipnot 1 , günahların büyüklerinden ve fuhuş çeşitlerinden dipnot 2 kaçınanlardır. Sahibinin bağışlaması boldur. Topraktan sizi oluştururken de analarınızın karnında birer cenin iken de sizi en iyi bilen O'dur. Kendinizi iyi göstermeye kalkmayın dipnot 3 . Doğal yapısını kimin koruduğunu en iyi O bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Size konan yasakların büyüklerinden kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz." (Nisa 4/31) el lememe(اللَّمَمَ):Etrafındakiler, çevresindekiler anlamına gelir. Kur'an-ı Kerim'de büyük günahlar(kebair el ismi) ve onun etrafındekiler sınıflandırması vardır. Küçük günahlar diye bir sınıflandırma yoktur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Fuhuş çeşitleri diye tercüme ettiğimiz kelime fevahiş'tir; fuhuş'un çoğuludur. Arapçada çoğul en az üçü gösterir. Kur'an'a göre zina ve erkek erkeğe ilişki fuhuştur. Üçüncüsü kadın kadına yaşanan sevicilik olabilir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bakara 2/151,  Şems 91/9, Nisa 4/49 ve Tevbe 9/103'ün kapsamında bir dipnot yazılacak.

Şaban Britch

Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin mağfireti çok geniş olandır. Sizi topraktan meydana getirdiği zaman da ve siz, annelerinizin karnında cenin halinde iken de sizi en iyi O bilir. Öyleyse kendi kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takvalı olduğunu en iyi O bilir.

Şaban Piriş

O iyilik edenler, ufak tefek kusurları dışında, günahın büyüklerinden ve fuhşiyattan kaçarlar. Şüphesiz Rabbinin mağfireti geniştir. Sizi topraktan meydana getirdiği zaman da ve siz, annelerinizin karnında cenin halinde iken de sizi en iyi O bilir. Öyleyse, kendi kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takvalı olduğunu en iyi o bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Öyle kişilerdir ki onlar, günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınırlar. Bazı küçük sürçmeler hariç. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin affı geniş olandır. Sizi en iyi bilen O'dur: Hem sizi topraktan oluşturduğu zaman hem de annelerinizin karınlarında ceninler halinde bulunduğunuz zaman. O halde kendi kendinizi temize çıkmış göstermeyin; kimin sakındığını en iyi bilen O'dur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those who avoid major sins and do not commit themselves to an evil line of conduct, but occasionally fall into mistakes, faults or errors may find Allah Ghafrun (Forgiving),and Rahimun (Merciful); He knows well your nature, your character, and condition of mind besides your disposition and your temperament; for it is He Who brought you into being from the earth, then He embedded you in your mothers' wombs; therefore justify not yourselves before him; He knows best those whose hearts are impressed with the image of virtues and whose deeds with wisdom and piety.

Abdul Haleem

As for those who avoid grave sins and foul acts, though they may commit small sins, your Lord is ample in forgiveness. He has been aware of you from the time He produced you from the earth and from your hiding places in your mothers’ wombs, so do not assert your own goodness:He knows best who is mindful of Him.

Abdullah Yusuf Ali

Those who avoid great sins and shameful deeds, only (falling into) small faults,- verily thy Lord is ample in forgiveness. He knows you well when He brings you out of the earth, And when ye are hidden in your mothers' wombs. Therefore justify not yourselves: He knows best who it is that guards against evil.

Abul A'la Maududi

on those who avoid grave sins dipnot 1 and shameful deeds, dipnot 2 even if they may sometimes stumble into lesser offences. dipnot 3 Surely your Lord is abounding in His Forgiveness. dipnot 4 Very well is He aware of you since He produced you from the earth, and while you were still in your mothers' wombs and not yet born. So do not boastfully claim yourselves to be purified. He fully knows those that are truly Godfearing.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see( E.N. 53 of Surah An-Nisa).
  2. metne dön, dipnot 2
    For explanation, see (E.N. 130 of Surah Al-Anaam) and (E.N. 89 of Surah An-Nahl).
  3. metne dön, dipnot 3
    The word lamam as found in the original is used for a small quantity of something, or its slight effect, or its mere closeness, or its existence for a short time. This word is used to express the sense that a person did not commit an act but was very near to committing it.
  4. metne dön, dipnot 4
    On the basis of its usages some commentators have taken the word lamam in the meaning of minor sins. Some others have taken it in the meaning that a person should practically reach very near a grave sin but should desist from actually committing it. Still others take it in the sense of a person’s remaining involved in a sin temporarily and then desisting from it. And according to some it implies that a person should think of, or wish, or intend to commit a sin but should rake no practical steps towards it. In this regard, the views of the companions and their immediate followers are as follows:

Aisha Bewley

To whoever avoids the major wrong actions and indecencies – except for minor lapses – truly your Lord is vast in forgiveness. He has most knowledge of you when He first produced you from the earth, and when you were embryos in your mothers’ wombs. So do not claim purity for yourselves. He knows best those who have taqwa.

Al-Hilali & Khan

Those who avoid great sins (See the Qur’ân, Verses: 6:152,153) and Al-Fawâhish (illegal sexual intercourse) except the small faults, - verily, your Lord is of Vast Forgiveness. He knows you well when He created you from the earth (Adam), and when you were fetuses in your mothers’ wombs. So ascribe not purity to yourselves. He knows best him who fears Allâh and keeps his duty to Him [i.e. those who are Al-Muttaqûn (the pious. See V.2:2)].

Ali Quli Qarai

Those who avoid major sins and indecencies, excepting [minor and occasional] lapses. Indeed your Lord is expansive in [His] forgiveness. He knows you best since [the time] He produced you from the earth, and since you were fetuses in the bellies of your mothers. So do not flaunt your piety: He knows best those who are Godwary.

Amatul Rahman Omar

Those who avoid grave sins and open shameful deeds but (who are sometimes guilty) only (of) minor offences (will find) your Lord is Lord of immense protection (and resorts to His mercy in such cases). He knows you full well (since) when He created you from the earth and when you were embryos in the wombs of your mothers. So make no pretensions to the purity of your souls. It is He Who knows best who (truly and fully) guards against evil.

Arthur John Arberry

Those who avoid the heinous sins and indecencies, save lesser offences surely thy Lord is wide in His forgiveness. Very well He knows you, when He produced you from the earth, and when you were yet unborn in your mothers' wombs; therefore hold not yourselves purified; God knows very well him who is godfearing.

Bijan Moeinian

The righteous ones are those who avoid great sins and shameful acts; occasionally falling prey to small sins. Indeed your Lord is generous in forgiving. He knows you the best as He is the One Who created you at first place and has observed you as embryos inside your mothers’ wombs. Therefore do not be proud of your "purity": God alone knows best who is really pious and honors the God with the utmost respect.

E. Henry Palmer

those who shun great sins and iniquities, - all but venial faults,- verily, thy Lord is of ample forgiveness; He knows best about you, when He produced you from the earth, and when ye were embryos in the wombs of your mothers. Make not yourselves out, then, to be pure; He knows best who it is that fears.

Edip-Layth

They avoid major sins and lewdness, except for minor offences. Your Lord is with vast forgiveness. He has been fully aware of you since He initiated you from the earth, and while you were fetuses in your mothers' wombs. Therefore, do not acclaim yourselves; He is fully aware of the righteous.

George Sale

As to those who avoid great crimes, and hainous sins, and are guilty only of lighter faults; verily thy Lord will be extensive in mercy towards them. He well knew you when He produced you out of the earth, and when ye were embryo's in your mothers' wombs: Wherefore justify not your selves: He best knoweth the man who feareth Him.

Hamid S. Aziz

Those who keep aloof from the great sins and the indecencies, except the passing idea (or the unwilling or small offence); surely your Lord is liberal in forgiving. He knows you best when He brings you forth from the earth and when you are embryos in the wombs of your mothers; therefore attribute not purity to your souls (or justify not yourselves); He knows best who it is who guards himself against evil.

Mahmoud Ghali

The ones who avoid the great (kinds) of vice and obscenities, except lesser offences; surely your Lord is Ever-Embracing in (His) forgiveness. He knows you best, as He brought you into being from the earth, and as you were embryos in your mothers' bellies; so do not (consider) yourselves cleansed; (only) He knows best him who is pious.

Marmaduke Pickthall

Those who avoid enormities of sin and abominations, save the unwilled offences - (for them) lo! thy Lord is of vast mercy. He is Best Aware of you (from the time) when He created you from the earth, and when ye were hidden in the bellies of your mothers. Therefor ascribe not purity unto yourselves. He is Best Aware of him who wardeth off (evil).

Mohamed Ahmed - Samira

As for those who avoid the greater sins and shameful acts, except minor trespasses, your Lord's forgiveness surely has great amplitude. He is fully knowledgeable of you as He produced you from the earth, and since you were a foetus in your mother's womb. So do not assert your goodness; he is better who takes heed and preserves himself.

Muhammad Asad

As for those who avoid the [truly] grave sins and shameful deeds - even though they may sometimes stumble behold, thy Sustainer is abounding in forgiveness. He is fully aware of you when He brings you into being out of dust, and when you are still hidden in your mothers’ wombs: do not, then, consider yourselves pure - [for] He knows best as to who is conscious of Him.

Mustafa Khattab

those who avoid major sins and shameful deeds, despite ˹stumbling on˺ minor sins. Surely your Lord is infinite in forgiveness. He knew well what would become of you as He created you from the earth[1] and while you were ˹still˺ fetuses in the wombs of your mothers.[2] So do not ˹falsely˺ elevate yourselves. He knows best who is ˹truly˺ righteous.

Progressive Muslims

They avoid major sins and lewdness, except for minor offences. Your Lord is with vast forgiveness. He has been fully aware of you since He initiated you from the Earth, and while you were embryos in your mothers' wombs. Therefore, do not acclaim yourselves; He is fully aware of the righteous.

Rashad Khalifa

They avoid gross sins and transgressions, except for minor offenses. Your Lord's forgiveness is immense. He has been fully aware of you since He initiated you from the earth, and while you were embryos in your mothers' bellies. Therefore, do not exalt yourselves; He is fully aware of the righteous.

Sahih International

Those who avoid the major sins and immoralities, only [committing] slight ones. Indeed, your Lord is vast in forgiveness. He was most knowing of you when He produced you from the earth and when you were fetuses in the wombs of your mothers. So do not claim yourselves to be pure; He is most knowing of who fears Him.

Sam Gerrans

Those who avoid the enormities of sin and sexual immoralities save slight mistakes — thy Lord is vast in forgiveness. He best knew you when He produced you from the earth, and when you were foetuses in the wombs of your mothers; then hold not yourselves to be pure; He best knows those of prudent fear.

Shabbir Ahmed

Those who abstain from the greater transgressions that deplete the communal energy, and from shameful deeds and stinginess, even though they may sometimes waver, behold, your Lord is Immense in absolving their imperfections. He knows you best since He brings you into being from the earth, and when you were still hidden in the bellies of your mothers? Therefore, claim not piety for yourselves. He knows best as to who walks aright.

Syed Vickar Ahamed

Those who keep away from great sins and shameful deeds, only (being caught up in) small faults— Surely, your Lord is plentiful in forgiveness. He knows you well when he creates you out of the earth (your chromosomes), and when you are hidden in your mothers’ wombs. Therefore do not justify yourselves: He knows best who it is who keeps away evil.

Taqi Usmani

-those who abstain from the major sins and from shameful acts, except minor involvements. Indeed your Lord is extensive in forgiveness. He knows you more than anyone else (from a time) when He created you from the earth and when you were embryos in the wombs of your mothers. So, do not claim purity (from faults) for your selves. He knows best who is God-fearing.

The Monotheist Group

They avoid major sins and immorality, except for minor offences. Your Lord is with vast forgiveness. He has been fully aware of you since He initiated you from the earth, and while you were embryos in the wombs of your mothers. Therefore, do not ascribe purity to yourselves; He is fully aware of the righteous.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 32. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 32. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Necm suresi, 32. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩