Diyanet İşleri
(50-51) Şüphesiz O, önce gelen Ad kavmini ve Semud kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.
Necm suresi
Necm suresi, 51. ayet. وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ
veŝemûde femâ ebḳâ.
(50-51) Şüphesiz O, önce gelen Ad kavmini ve Semud kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rabbin fiilleri ve helâk edilen kavimler Necm 42–55 3
Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı.
Şüphesiz O, Şi'ra'nın Rabbidir.
(50-51) Şüphesiz O, önce gelen Ad kavmini ve Semud kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.
Daha önce de Nuh'un kavmini helak etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.
(53-54) O, "Mu'tefike"yi de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
51. “Semûd” Salih aleyhisselam’ın kavmidir. Allah onu Semûd kavmine göndermiş, onlar da onu yalanlamışlardı. Bunun üzerine Yüce Allah, onlara bir mucize olmak üzere bir dişi deve göndermiş, ama onlar onu kesmişlerdi.
Salih aleyhisselam’ı da yalanladıklarından ötürü Allah onları helâk etmişti. Onlardan geriye de hiçbir kimse “bırakmadı.” Aksine tek bir kişi kalmamak üzere hepsini imha etti.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Salih'in kavmi Semûd'u da helak eden O'dur. Onlardan hiçbirini bırakmadı.
Aynı kök: بقي (21 geçiş)
Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa…
Aynı kök: بقي (21 geçiş)
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.
Aynı kök: بقي (21 geçiş)
"Eğer inanan kimselerseniz Allah'ın bıraktığı helal kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(50, 51) Şüphesiz ki önceki Âd kavmini ve Semûd'u O helak etmişti ve (onlardan) geriye hiçbir şey bırakmamıştı.
ve Semid'u; geriye onlardan hiçbir iz bırakmadı.
ve Semud'u, hiçbir iz bırakmayacak şekilde,
Semud'u da. . . (Öyle ki) geriye (onlardan kimse) bırakmadı!
Semud'u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı.
Semûd’u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.
Ve Semud'u; geriye hiçbir şey bırakmayacak biçimde.
Semud'u da O helak etti ve geriye hiçbir şey bırakmadı.
Semud'u da bırakmadı,
Semudu da bırakmadı,
Ve Semud'u da hiç bırakmadı!.
Ve Semud'u da hiç bırakmadı
Ve Semud'u da. Geride kimseyi bırakmadı.
Ve Semud'u da. Geride kimseyi bırakmadı.
Ve Semud'u da. Geride kimseyi bırakmadı.
Semud'u da. Böylelikle (o halklardan kimseyi) bırakmadı.
Semuudu da. Öyle ki (onlardan hiçbirini) bırakmadı.
Semud'u da. Geri bırakmadan.
(43-54) Kesinlikle güldüren de ağlatan da O’dur. Öldüren de dirilten de kesinlikle O'dur. Yine kesinlikle O, erkek ve dişi iki türdeş eşi, döküldüğünde nutfeden yarattı. Diğer türetme /yaratış ta mutlaka Ona aittir. Muhakkak O'dur, O'dur zenginleştiren ve de sınırlayan. (Eqnaa için suyu kanala almaktan sınırlamak anlamı var) Şiğra yıldızının (cahil arapların şans yıldızı) Rabbi de kesinlikle O'dur Evvelki Ad'ı helak eden de kesinlikle O'dur. Geriye bakiye bırakmadığı Semûd’u helak eden de O’dur. Daha önceki Nuh kavmini de helak eden O’dur. Ki onlar kesinlikle daha zalim ve azgın idiler. Mü'tefikatın ise altını üstüne getirdi (Lut kavmine ait şehirlerden sodon) Artık onları ne örttüyse o örttü /kuşattıysa o kuşattı.
Semûd'u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.
Semud'u, komadı (onları).
(Salih'in kavmi) Semud'u da helak etti. Onlardan geriye kimseyi bırakmadı dipnot 1 .
Semud'dan da tek kişi bırakmadı.
Semud'u da (O helak etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.
Semud'u da baki bırakmadı..
Semud'u da. Böylece geriye bir şey bırakmadı.
And likewise did He annihilate the strong and talented people of Thamud (the Thamudites) and left not one survivor,
and Thamud,
And the Thamud nor gave them a lease of perpetual life.
and Thamud, leaving no trace of them,
and Thamud as well, sparing none of them,
And Thamûd (people): He spared none of them.
and Thamud, sparing none [of them];
And (the tribe of) Thamûd, so that He spared not a single soul of them.
and Thamood, and He did not spare them,
Know that God is the One Who wiped out the tribe of Thamud….
and Thamud, and left none of them;
Of Thamud He left nothing.
and Thamud, and left not any of them alive;
And Thamud He spared not
And Thamûd; so He did not spare (any of them);
And (the tribe of) Thamud He spared not;
And Thamud, and did not leave them,
and Thamud, leaving no trace [of them],
and ˹then˺ Thamûd,[1] sparing no one.
And of Thamud He left nothing.
And wiped out Thamoud.
And Thamud - and He did not spare [them] -
And Thamūd He spared not,
And the tribe of Thamud, sparing no one. (7:73).
And the Samood (Thamud), and (He) did not grant them an eternal life.
and Thamūd, so spared none,
And from Thamud He left none.