70. sure

Meâric Suresi المعارج

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Soran birisi: azabı uzak görenler 1–7 karşılaştır — Soran birisi: azabı uzak görenler
  2. O günün dehşeti ve cehennemin çağrısı 8–18 karşılaştır — O günün dehşeti ve cehennemin çağrısı
  3. İnsanın hırsı ve namaz kılanların vasıfları 19–35 karşılaştır — İnsanın hırsı ve namaz kılanların vasıfları
  4. İnkâr edenlerin beklentisi ve çıkış günü 36–44 karşılaştır — İnkâr edenlerin beklentisi ve çıkış günü

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Soran birisi: azabı uzak görenler 1–7

  1. Meâric suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 1. ayet. سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ

    seele sâilüm bi`aẕâbiv vâḳi`.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İsteyen, gerçekleşecek olan azabı istedi.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 1. ayet

  2. Meâric suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 2. ayet. لِّلْكَٰفِرِينَ لَيْسَ لَهُۥ دَافِعٌ

    lilkâfirîne leyse lehû dâfi`.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçeği yalanlayan nankörler için engellenemez olan azabı.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 2. ayet

  3. Meâric suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 3. ayet. مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ

    mine-llâhi ẕi-lme`âric.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Mearic dipnot 1 sahibi Allah tarafından.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yükselme zamanları. Yücelikler. Yükseliş yolları.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 3. ayet

  4. Meâric suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 4. ayet. تَعْرُجُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ

    ta`rucü-lmelâiketü verrûḥu ileyhi fî yevmin kâne miḳdâruhû ḫamsîne elfe seneh.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Melekler ve ruh, O'na yükselirler. dipnot 1 Azabın dipnot 2 bir günü elli bin yıl dipnot 2 gibi uzun sürecek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O'nun sahip olduğu yüceliklere.
    2. metne dön, dipnot 2
      Müşriklerin alay konusu ettikleri azabın bir günü, hiç bitmeyecekmiş gibi uzun sürecek. Kur'an'da bu tür sayılar, rakamsal değerleri değil, çokluk ifade etmektedirler. (97/Kadr, 1-5; 32/Secde, 5; 11/Hud,123; 22/Hac, 47.)

    Ayet detayı — Meâric suresi, 4. ayet

  5. Meâric suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 5. ayet. فَٱصْبِرْ صَبْرًا جَمِيلًا

    faṣbir ṣabran cemîlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde, güzel bir sabır ile sabret.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 5. ayet

  6. Meâric suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 6. ayet. إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُۥ بَعِيدًا

    innehüm yeravnehû be`îdâ.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 6. ayet

  7. Meâric suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 7. ayet. وَنَرَىٰهُ قَرِيبًا

    venerâhü ḳarîbâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz, onu yakın görüyoruz.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 7. ayet

O günün dehşeti ve cehennemin çağrısı 8–18

  1. Meâric suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 8. ayet. يَوْمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلْمُهْلِ

    yevme tekûnü-ssemâü kelmühl.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O gün gökyüzü erimiş bir maden gibi olur.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 8. ayet

  2. Meâric suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 9. ayet. وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ

    vetekûnü-lcibâlü kel`ihn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve dağlar renkli yün gibi olur.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 9. ayet

  3. Meâric suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 10. ayet. وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًا

    velâ yes'elü ḥamîmün ḥamîmâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve hiçbir yakın dost, başka bir yakın dostu sormaz.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 10. ayet

  4. Meâric suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 11. ayet. يُبَصَّرُونَهُمْ يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ

    yübeṣṣarûnehüm. yeveddü-lmücrimü lev yeftedî min `aẕâbi yevmiiẕim bibenîh.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, birbirleriyle yüzleşecekler. Mücrim dipnot 1 olan, İzin Günü'nün dipnot 2 azabından kurtulmak için mümkün olsa oğullarını fidye olarak verebilmeyi ister;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Suçlu" demek olan bu sözcük, "basit suçlu" anlamında değil; "gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın" anlamına gelmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hesap görme günü.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 11. ayet

  5. Meâric suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 12. ayet. وَصَٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ

    veṣâḥibetihî veeḫîh.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eşini ve kardeşini,

    Ayet detayı — Meâric suresi, 12. ayet

  6. Meâric suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 13. ayet. وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ

    vefeṣîletihi-lletî tü'vîh.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kendisini barındıran soyunu-sopunu;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 13. ayet

  7. Meâric suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 14. ayet. وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ

    vemen fi-l'arḍi cemî`an ŝümme yüncîh.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yeryüzünde kimi varsa tamamını verip kurtulmak ister.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 14. ayet

  8. Meâric suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 15. ayet. كَلَّآ إِنَّهَا لَظَىٰ

    kellâ. innehâ leżâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır! Hayır! O alev alev yanan ateştir;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 15. ayet

  9. Meâric suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 16. ayet. نَزَّاعَةً لِّلشَّوَىٰ

    nezzâ`atel lişşevâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Derileri kavurup soyan;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 16. ayet

  10. Meâric suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 17. ayet. تَدْعُوا۟ مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ

    ted`û men edbera vetevellâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Haktan yüz çevirip, arkasını dönen kimseyi kendisine çağıran;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 17. ayet

  11. Meâric suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 18. ayet. وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ

    veceme`a feev`â.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Mal, mülk edinip, onu biriktireni.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 18. ayet

İnsanın hırsı ve namaz kılanların vasıfları 19–35

  1. Meâric suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 19. ayet. إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا

    inne-l'insâne ḫuliḳa helû`â.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnsan açgözlü, bencil yaratıldı. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Musallin olanlar hariç. (Bak: Bu surenin 22. ayeti)

    Ayet detayı — Meâric suresi, 19. ayet

  2. Meâric suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 20. ayet. إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًا

    iẕâ messehü-şşerru cezû`â.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Başına kötü bir şey geldiğinde hemen sızlanmaya başlar. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sabretmesini bilmez.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 20. ayet

  3. Meâric suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 21. ayet. وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا

    veiẕâ messehü-lḫayru menû`â.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Mal-mülk sahibi olunca da ondan kimseyi yararlandırmaz.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 21. ayet

  4. Meâric suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 22. ayet. إِلَّا ٱلْمُصَلِّينَ

    ille-lmüṣallîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ancak "musallin" dipnot 1 olanlar hariç.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çoğunlukla çevirilerde; "musalline" sözcüğüne, "namaz kılanlar" olarak anlam verilmekte ve bu ayetin çevirisi "Namaz kılanlar hariç" şeklinde yapılmaktadır. Oysaki salat sözcüğü kök anlamı ve yer aldığı ayetlerdeki bağlamı itibariyle, yalnızca namaz kılmak anlamına gelmemekte; Allah'ın davasını yüceltmek için bütün gücünü seferber etmek, şirk koşmaksızın kulluk ve ibadet yapmak, destek olmak, din ve dindarlık, yaradılış amacına uygun hareket etmek, dua, ibadet vb. anlamları da bulunmaktadır. Bu ayette de "musallin/salat eden" sözcüğü; "ibadete layık yegane ilah olarak yalnızca Allah'a inanan; kulluğu, Allah'a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten arındırılmış bir bilinçle yapan" anlamına gelmektedir. Dolayısıyla ayetin doğru çevirisi şu şekilde olmalıdır: Allah'a şirk koşmaksızın iman edip, kulluk yapanlar, Allah'ın dinine destek olanlar hariç.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 22. ayet

  5. Meâric suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 23. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ

    elleẕîne hüm `alâ ṣalâtihim dâimûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, salatlarında dipnot 1 devamlıdırlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın davasını yüceltmek için bütün güçlerini kullanmada, şirk koşmaksızın kulluk ve ibadet yapmada, destek olmada.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 23. ayet

  6. Meâric suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 24. ayet. وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ مَّعْلُومٌ

    velleẕîne fî emvâlihim ḥaḳḳum ma`lûm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, mallarında belirli bir pay ayıranlardır; dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mallarında, ihtiyaç sahiplerinin de payları bulunduğunun bilincinde olanlardır.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 24. ayet

  7. Meâric suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 25. ayet. لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ

    lissâili velmaḥrûm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İsteyenler ve yoksun olanlar için.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 25. ayet

  8. Meâric suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 26. ayet. وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

    velleẕîne yüṣaddiḳûne biyevmi-ddîn.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 26. ayet

  9. Meâric suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 27. ayet. وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ

    velleẕîne hüm min `aẕâbi rabbihim müşfiḳûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, Rabb'lerinin azabından çekinirler.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 27. ayet

  10. Meâric suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 28. ayet. إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ

    inne `aẕâbe rabbihim gayru me'mûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Rabb'lerinin azabından kimse emin olamaz.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 28. ayet

  11. Meâric suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 29. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ

    velleẕîne hüm lifürûcihim ḥâfiżûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, ırzlarını korurlar.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 29. ayet

  12. Meâric suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 30. ayet. إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ

    illâ `alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânühüm feinnehüm gayru melûmîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ancak eşleri veya sağ ellerinin sahip olduğu dipnot 1 hariç. Bundan dolayı kınanmazlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ma meleket eymanu: "Sağ elinin sahip olduğu", "antlaşma yoluyla sahip olunan" anlamında bir deyimdir. El, "güç" demektir. Bu deyim; "güç yolu ile üzerinde tasarruf etme hakkına sahip olduğunuz" anlamına gelmektedir. Diğer bir anlatımla; antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, üzerlerinde hak sahibi olunanlar gibi anlamlara gelmektedir. Bu deyimle, esas olarak kast edilen şey, bakımları ve sorumlulukları üstlenilerek sahip olunan savaş esirleri ve o günün cahiliye döneminin bakayası/kalıntısı olarak kalan cariyeler ile ancak nikah yapılarak birlikte olunabileceğidir. Kur'an; kim olursa olsun, nikah yapmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır. Diğer bir ifade ile "nikahsız her birliktelik " zinadır. "Ellerinin sahip olduğu" veya "antlaşma yoluyla sahip olunan" deyimi ile ifade edilen şey, elinde nikah sözleşmesini bulundurmak, nikah sözleşmesine sahip olmak demektir. Bu deyimle vurgusu yapılan husus, ilişkide nikahın şart görülmesidir. Dikkat edilirse birlikte olunması uygun görülen kimse "hem eşi hem de sağ elinin sahip olduğu kimse" değil; öncelikle nikahlı eşi şayet o yoksa sağ elinin sahip olduğu nikahlısı. Lakin ikisi ile aynı anda değil; ya eşi ya da "sağ elinin sahip olduğu kimse. Zira ayette eşiniz ve sağ elinizin sahip olduğu denmiyor "ve" edatı yerine "veya" edatı kullanılarak "ya eşiniz ya da Sağ elinin sahip olduğu" deniliyor. Toplumsal gerçekliğin verili kalıntısı olan kölelik ve cariyelik olgusu, İslam'ın kabul ettiği veya ön gördüğü bir durum değildir. İslam, kölelik ve cariyeliği; cariye ve köle edinme yollarını ortadan kaldırarak kesinlikle yasaklamıştır. Aslında mevcudun tasfiye edilmesi süreci olan uygulamaları ileri sürerek cariyelik ve kölelik kalıntısını İslam'a yamamak, İslam'a atılan en büyük iftira ve hakarettir. Saltanat ideolojisi erkek egemen sapıklığın bir tezahürüdür.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 30. ayet

  13. Meâric suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 31. ayet. فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ

    femeni-btegâ verâe ẕâlike feülâike hümü-l`âdûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bunun ötesinde bir şey isteyenler, haddi aşanlardır.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 31. ayet

  14. Meâric suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 32. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ

    velleẕîne hüm liemânâtihim ve`ahdihim râ`ûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, kendilerine verilen emanete ihanet etmez, sözlerini tutarlar.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 32. ayet

  15. Meâric suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 33. ayet. وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَٰدَٰتِهِمْ قَآئِمُونَ

    velleẕîne hüm bişehâdetihim ḳâimûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, tanıklıklarını dosdoğru yerine getirirler.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 33. ayet

  16. Meâric suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 34. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

    velleẕîne hüm `alâ ṣalâtihim yüḥâfiżûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, salatlarını dipnot 1 korurlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın dinine ve nebiye destek olmayı, Allah'ın yolunda kararlılıkla yürümeyi sürdürürler. Salatın türetildiği es-sala, bir şeyi dik tutan şey demektir. Salat sözcüğü bu ayette, "destek olmak, esas duruşunu korumak" anlamına gelmektedir.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 34. ayet

  17. Meâric suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 35. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ فِى جَنَّٰتٍ مُّكْرَمُونَ

    ülâike fî cennâtim mükramûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte onlar, Cennetlerde ağırlanacak olanlardır.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 35. ayet

İnkâr edenlerin beklentisi ve çıkış günü 36–44

  1. Meâric suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 36. ayet. فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ

    femâ lilleẕîne keferû ḳibeleke mühti`în.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Şimdi gerçeği yalanlayan nankörlere ne oluyor da sana doğru koşuşturuyorlar?

    Ayet detayı — Meâric suresi, 36. ayet

  2. Meâric suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 37. ayet. عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ

    `ani-lyemîni ve`ani-şşimâli `izîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Her yönden, her yerden gruplar halinde.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 37. ayet

  3. Meâric suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 38. ayet. أَيَطْمَعُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍ

    eyaṭme`u küllü-mriim minhüm ey yüdḫale cennete ne`îm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların her biri Nimet Cennetine girdirileceğini mi umuyor?

    Ayet detayı — Meâric suresi, 38. ayet

  4. Meâric suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 39. ayet. كَلَّآ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ

    kellâ. innâ ḫalaḳnâhüm mimmâ ya`lemûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır, boşuna ummasınlar! Biz, onları bildikleri şeyden yarattık.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 39. ayet

  5. Meâric suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 40. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِرَبِّ ٱلْمَشَٰرِقِ وَٱلْمَغَٰرِبِ إِنَّا لَقَٰدِرُونَ

    felâ uḳsimü birabbi-lmeşâriḳi velmegâribi innâ leḳâdirûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır, öyle değil! Doğuların ve batıların Rabb'ine yemin ederim ki kesinlikle Bizim her şeye gücümüz yeter;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 40. ayet

  6. Meâric suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 41. ayet. عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيْرًا مِّنْهُمْ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

    `alâ en nübeddile ḫayram minhüm vemâ naḥnü bimesbûḳîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların yerine, kendilerinden daha hayırlısını getirmeye kesinlikle güç yetirenleriz. Bunu yapmamıza hiçbir güç engel olamaz.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 41. ayet

  7. Meâric suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 42. ayet. فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

    feẕerhüm yeḫûḍû veyel`abû ḥattâ yülâḳû yevmehümü-lleẕî yû`adûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Artık onları kendi hallerine bırak. Uyarıldıkları günleri gelip çatıncaya kadar gaflet içinde oyalanıp dursunlar.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 42. ayet

  8. Meâric suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 43. ayet. يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍ يُوفِضُونَ

    yevme yaḫrucûne mine-l'ecdâŝi sirâ`an keennehüm ilâ nüṣubiy yûfiḍûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O gün, onlar kabirlerinden fırlayıp çıkarlar. Sanki bir hedefe koşuyor gibi;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 43. ayet

  9. Meâric suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 44. ayet. خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يُوعَدُونَ

    ḫâşi`aten ebṣâruhüm terheḳuhüm ẕilleh. ẕâlike-lyevmü-lleẕî kânû yû`adûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gözlerinde korku, kendilerini zillet bürümüş halde. İşte bu, onların uyarıldıkları gündür.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 44. ayet